Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Darbeyi kim ister?

ellerine sağlık. 1980 sonrası devletçilik, halkçılık tarihe karıştırılan değerlerimizdi. Harun Deniz, okulun hizmetli kadrosuna üniversite mezunları başvuruyor demiş. İşsizliğin bu boyuta gelmesinin de nedeni 1980 sonrası izlenen devlet mallarını, üretim birimlerini, arpalık diye halkın gözünden düşürüp sermaye sahiplerine peşkeş çekenler değil mi? Sümerbank'ları yok ettiler de ne oldu? Hem üretim yapan fabrikaları atıl hale getirdiler. Hem binlerce kişiyi işsiz bıraktılar. Bir tane üretim yapan eski Sümerbank fabrikası gösterebilirler mi? İzmir Basma'nın alanına bir kaç göstermelik okul binası yaptılar. Öğretmensiz, alt yapısız, araçsız, gereçsiz, ne idüğü belirsiz. Birileri zengin edildi inşaatlar sayesinde. Kalan arazinin akibeti belli değil.

23 Kasım 2009 16:59
Bu Dünyadan Sen De Geçtin

sevgili Nursen Kitaura Japonya'dan telefonla arayıp haber verdi. Çok heyecanlanmış ve duygulanmış. Ben de çok duygulandım sevgili Harun. Yalnız inan ki beni eleştirdiğin ya da uyardığın konusunda en küçük bir kelime hatırlamıyorum. Yapıcı eleştiriye her zaman açığım. Ben de bazen arkadaşlarımı şurada bir hata var diye uyarmışımdır. Bu yazım hataları konusunda bir kişi beni çok sinirlendirdi. O kişiye de bir blogla cevap verip bir daha benim sayfama gelme dedim. Sen boşu boşuna huzursuz olup mimiklerimden anlamlar çıkartmışsın. Birbirimizi yapıcı yönde eleştirmezsek daha ileriye nasıl gideriz? Kitabıma gelince anlatım dilini beğenmene çok sevindim. Özellikle ilk öyküde, olayı karşıdan izler gibi farklı bir anlatım denedim. Ve sevgili Harun yazdıklarına ilave olarak bu öykülerin biri hariç hepsi yaşanmış olaylar desem, senden kurgu olan öyküyü bulmanı istesem ne dersin? Dikkatli ve iyi bir okur olarak övgün de eleştirin de benim için çok değerli. Sevgili Ege'ye, eşine sevgiler, selamlar

23 Kasım 2009 13:11
Ali topu... Atmamıştım!

gece vakti gene çarptın. Allah rahmet eylesin. Bizim fabrika müdürü de futbol meraklısıydı. Top ayağına sürüldükçe kendini Maradona zannederdi. Koskoca kısım amiri top gerisine çarpıp gol olunca, neredeyse ayaklarına kapanacaktı, bilmeden oldu efendim diye. Astlarla üstler oynamamalı gerçekten. Sevgiler kız babasına İzmir'den...

21 Kasım 2009 01:27
Çanak tutmak

Gazeteciliğinde... Etoburlara et gösterirsen elbette geleceklerdir... Sadece Türkiye değil dünyanın her yerinde bu böyledir. Selamlar...

20 Kasım 2009 00:36
3 seneyi devirdim

nostalji ihtiyacı doğdu demek ki... Bir sıfır eklersek geçen üç yıla kim bilir neler yazarsın. İnşallah diyelim sevgili Esma. İzmir'den sevgiler, selamlar...

19 Kasım 2009 21:15
Hastayım, yaşıyorum...

ahşap tavanlı evimizde, tahta aralıklarından görünen yıldızları seyrederek uykuya daldığımı hatırladım. Tavan akar mıydı hiç hatırlamıyorum. Yıldızlar çok net belleğimde. Öykünüzle geçmişe gidp geldim. Çok güzel bir öykü. Ellerinize sağlık ve geçmiş olsun dileklerimle sevgiler İzmir'den.

18 Kasım 2009 14:37
Pan'ın labirentleri...

ister muska, ister kitap formatında yaz da nasıl yazarsan yaz. İster şiir gibi duygularını aktar, ister seminer verir gibi fikir yazıları yaz. Az da olsa hala okuyan var bu ülkede. Gazeteye vereceği parayı dahi düşünmek zorunda olan, ekmek peşindeki halkımızın şansı belki bir gün döner. Dönmese bile geleceğe iz bırakmak lazım Levent. Hakketmediğin tek bir kelime yok sözlerimizde. Enerjini bu işte yoğunlaştırman dileklerimle sevgiler...

18 Kasım 2009 12:43
Madam Adası

en güzel anı yazısı. Su gibi berrak, duru, akıcı. Bu kadar güzel mi anlatılır bir çocukluk anısı. Çok duygulandım çok. Aklıma Kaş'ı yıllar sonra görüşüm geldi. Abartmıyorum, ağlamak, çığlık atmak, bir şeyleri kırmak duygularıyla nefes alamamış tıkanmıştım. Nasıl kıymışlardı o cennete. Bin pişman oldum gittiğime. Şimdi Karaburun sığınağımız var ve korkarım çocuklarım çok daha kısa zamanda tahribatı görüp bu satırlara benzer yazılar yazacaklar. Cennetleri cehenneme çevirme becerimizi tersine döndürebilmek umuduyla, ellerine sağlık güzel gönüllü arkadaşım. Teşekkürler bu enfes anıyı bu enfes anlatımınla bizlere aktardığın için. Sevgiler İzmir'den kocaman kocaman...

18 Kasım 2009 00:46
Pan'ın labirentleri...

Akşam arkadaşımla konuştuk. Mükemmel bir yazı dedik. Yorum olarak ne yazmalı ona karar verememekten yakındık. Bize yazıya katacak bir söz bırakmamışsın. Bu birikim kitaplaşmazsa yazık olur. Ağzı olanın konuştuğu bu ülkede bilgisi olan da konuşmalı kardeşim. Sen buradan çok ileridesin. Bence vaktini kitaba ayır. Sevgiler, selamlar İzmir'den...

17 Kasım 2009 14:45
"Çocuk okuru olmayanın, büyük okuru olmaz!"

Muzaffer İzgü'nün neredeyse bütün kitapları imzalı olarak iki kızımında kitaplıklarında mevcuttur. İzmirli çocukların pek çoğu okumayı onunla sevmişlerdir. Resimlerime yer vermeniz büyük incelik. Teşekkürler. Sevgiler, saygılar...

17 Kasım 2009 14:28
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 1164
Toplam mesaj
: 290
Ort. okunma sayısı
: 1638
Kayıt tarihi
: 17.06.07
 
 

Emekliyim ama, yaşamdan değil; işimden. Eşim ve iki kızımla birlikte İzmir’de yaşıyoruz. Yazmak, oku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster