Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ya insan olmasaydınız, ne olurdunuz?

Sizin yazılarınıza yorum yazmamak imkansız, bir refleks gibi.. Kaptırıyorum ve kendimi buluyorum yazılarınızda ve yazmaya başlayınca akıyor cümleler klavyenin tuşları arasında... Yetmiyor satırlar bana size yazmaya, ama zoraki durduruyorum kendimi bir sınırı olmalı yazının diyorum... Ki kelimeler kalıyor içimde mühürlü, siz daha çok yazın ben daha çok okuyum daha çok salıyım içindeki mahkum kelimeleri, güvencin misali bir kalpten diger bir kalbe özgürlük uçuşuna.... Yine durduramıyorum kendimi, aslında gevezede değilimdir ama yazı arsızıyım biraz herhalde oda size karşı... İyiki varsın ve iyiki insansın...(Sen deniz olsaydın eğer herhalde bende akan ırmak veya seni dokunuşlarını hasretle bekleyen bir kumsal olurdum...Belki seni yaşam kaynağı yapmış bir balık,...) Bu ara ya sen benim ruhumu çaldın, yada ben senin... Veyahut tanrı sanat hırsızı, kendi eserini kopyalayan bir sanat hırsızı...

17 Ağustos 2007 15:22
Ya insan olmasaydınız, ne olurdunuz?

İnsan olmak, maddiyatta evet nefes alıp vermek yeterli..! Peki maneviyatta, erdemde insan olmak... Dürüst, doğru, erdemli, hoşgörülü, hür ve kardeşce,.... Nedir bizi insan olmaktan yıldıran? Maddiyatta insan sıfatında dolaşıp, maneviyattan insanlıktan zerre kadar katkısını almayan insanlar değil mi? Birde insanlık herbirimiz genel titri ve yılmamak elde değil insanlık sıfatını paylaştığımız türdaşlarımızı görünce... Bunun yanında birde ben anneme-babama evlat, sevdiğime sevgili(şimdilik boş bir kadro ama iş ilanları kısmında yetkin kişi aranıyor), dostuma yaren, evladıma(yine boş bir kadro) baba,..... Tamam insanlıktan hiç gözümü kırpmadan vazgeçerim ama yaaa babalıktan, evlatlıktan, sevgililikten.... Ben ne olmak isterdim acaba diye düşününce nefes geldi aklıma, farklı cigerleri keşfeden, veya bir daktilo nice aşk mektuplarını, şiirlerin, romanların yazıldığı; hatta boşanma dilekçeleri acılı evliliklerin kurtuluşlarına... (Yazılarınız çoook akıcı... Tebrikler...)

17 Ağustos 2007 13:21
Yarası saklı:))

Medeniyete aç, bilgiye aç, insanlığa aç insanımız doğal olarak cinsellik konusunda da bilgisiz ve aç... Bu açlık ve cahiliyet doğal olarak arkasından bir dolu sorunu getiriyor... Erkek eğemen bir toplumda, erkegin cinselliğe bakışı erkekliğin kanıtı olarak, üstünlük olarak algılanıyor... Kadının cinselliği ise namussuzluk,....puluk olarak algılanıyor... Cinselliğin kadının, erkeğinin olmayacağı genel insana haz bir ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır...

14 Ağustos 2007 14:57
Aşk bugün istifa etti

Aşk nedir, sevgi nedir, tutku nedir... Bunların ansiklopedik tanımları varmıdır... Aşk insanın tüm dünyevi işlevselliklerini yitirerek büyük bir hayranlıkla karşı cinse karşı yaşadığı bir büyümüdür... Aşk sığınacak, dertlerine, sevinçlerine aradığı ortağı bulduğunu sanmak mı? Aşk beynin mantığın ölümü mü? Aşk koşulsuz bağlılık sonsuz fedakarlık mı? Ne olur bana aşkı anlat ta bileyim bende ne zaman aşık olduğumu, nerde tükendiğini, yerini kime devrettiğini... Birde ölen aşkın kavramsal bütünlüğümü, yoksa özelde birkişiye dair olan özel üretimi mi... Ne olur anlat banada bileyim şu herbirimizin içerisine düştüğü çaresiz, acı, çıkarsız ama bir okadarda çekici... hissiyatı! Yok mu aşkın kullanma klavuzu? Sen anlarsın benim anlatamadıkları mı? Kelimelerim yetmiyor hislerimi aktarmaya...

10 Ağustos 2007 17:07
Acının fotoğrafını çekebilir misiniz?

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi, çünkü biz başkalarını acılarının gözyaşıydık ve daima anlamsız bir mutluluktansa, anlamlı acıları tercih ettik... Biz daima açların ortasında tok olmaktansa, tokların arasında aç olmayı tercih ettik... Ve unutmasın savaşları çıkaranlar çocukların dini, milleti, ideolojisi yoktur... Onlar ne olacaksa büyüdüklerinde bizim nefretlerimiz belirler onları... Boş bir levhadır çocuklar(Tabula Rasa) ve biz yazarız onların statülerini kimine sevgiyle kimine nefretle... Kimi doktor bilim adamı, kimi terorist.... ama biz yaparız ne olduysa... Gözyumduğumuz düzen yapar... Birbirini hayatları boyunca hiç görmemiş insanların nefretleri yapar... Söylenecek o kadar çook şey var ki bu konuda üç noktaların sayısı yetersiz... Daha öncede dediğim gibi İyiki varsın hislerimin tercümanı, iyiki varsınız her biriniz susmaya boyun eğmeyen sesler...

10 Ağustos 2007 16:56
Küçük şeyler, büyük kavgalar

paylaşmak yazmak dertleri hafifletir... umarım bir nebze faydası olur hayatınıza...

09 Ağustos 2007 16:34
Aşk istifa etti, ben işe başladım....

Başlık herşeyi anlatıyor sanırım... Hissime aradığım tercümanı buldum sonunda... Artık bir köpek kadar sağdık bir okuyucun var... Hazır bugün beyninizi kalbinizin önünden çekin ve hissettiklerinizi olduğu gibi aktarın demişken bende şunu söyleyim harika gözlerin var... derin ve sonsuz... Bakınca insanın hüvviyetini kaybedeceği cinsten... İşte bak dediğini yaptım ve buğün içimdeki beni sözcü seçtim... Umarım yanlış yapmamışımdır... Güzellik gören gözde saklıdır... Gözüne, yüreğine, emeğine sağlık... Banada beklerim... Blog ortamında yemek çay imkansız ama en azından okumaya, yorumlamaya...(alinecatidogan)

09 Ağustos 2007 16:29
Kaybettiğim her şey hükümsüzdür!

Hayat yaşanıldığı kadardır ve güzellik nerden baktığına göre değişir... Beğendim tebrikler...

09 Ağustos 2007 14:16
Kadınız ya

Ben hep şunu düyünmüşümdür dünya üzerinde insan diye birtek bir canlı yok, kadın ve erkek diye iki ayrı canlı var... Ve ne kadınlar erkekleri anladı nede erkekler kadınları anladı insanlık tarihi boyunca...Çünkü her ikiside kendi penceresinden baktılar hayata ve asla empati yapmadılar...Bu yazınız bana kadınlarla ilgili bir empati yapma fırsatı verdi ve bir nebzede olsa sizleri anlamak adına olumlu bir adım attım... Bir gün kadınlar ne ister sorusunun cevabıyla ilgili şu cevabı duymuştum; 'kadınlar ne istediklerinin bilinmesini ister'... Elinize, dilinize, emeğinize, kaleminize sağlık...(Sağol Sedef...) (Sizide benim yazılarımı okumaya davet ediyorum 'alinecatidogan'

08 Ağustos 2007 15:40
Büyük şehrin girdabında alınacak huzurlu bir nefes: Ankara Kalesi

Ankara, gri ve bürokrasi şehri olarak tanınır bilmeyenlerin gözünde..Oysa bir renkli bir ruh vardır bu kentin derinliklerinde.. Bakmak değil görmek için kullanırsak gözlerimizi anlarız her metanın arkasına gizlediği gerçek anlamı.. Ankara yüzünden Hemşeriyiz, Gazetecilik yüzünden meslektaşız... Yazından anlaşılıyor gazeticiligin hiç yazmasanda bilenlerin anlayacağı bir olgu.. Tebrikler... Güzellik gören gözde saklıdır; gözüne, yüreğine, emeğine, kalemine(klavyemi demek lazım artık;)) sağlık...

02 Ağustos 2007 09:06
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5606
Kayıt tarihi
: 27.06.07
 
 

İnsanım herkes kadar; zengin kadar fakir kadar, kadın kadar erkek kadar, Müslüman kadar Hristiyan ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster