Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kadüse (Asa) ve Ankh

Bu sembol, tek bir hücrede dahi insanın tüm şifresini taşıyan "DNA sarmalımız" olarak da anılıyor. Mısırlıların bu şifreyi bilmeleri hiç de uzak bir ihtimal değil zaten. Yine bakıldığında, yılan sarmalı ile insan başı ve omurgası ve tekamüle aracı kabul edilen "Kundalini uyanışını" da hatırlatıyor. ve sen anlatınca şimdi birleştirdim. Seichimdeki "Ift Chei" yani anahtar sembolünün bir versiyonu bu değil mi? Bilinçli olmadan o sembolü hep alın çakramda kullanmak geliyordu içimden zaten. Eline sağlık, yine bir sürü şey buldurdun bana. En faydalı bilgi, hatırlatan bilgidir zaten:)

12 Ekim 2008 07:15
Allahın evinde misafir olmak (2)

Annem babam gibi sevdiğim teyzem ve eniştem de sizinle aynı dönemde gittiler Ümreye. teyzem 70 yaşında ama. Oraları yeniden görünce (hacıdır kendileri) teyzemde hiç bir hastalık kalmamış, dağ bayır koşturmuş:) Bu arada bildiğiniz gibi orada dönen şey niyettir. Kabeyi tavaf bir çeşit rezonans etkisi yaratıyor (mevlevi dönüşü gibi) ve binlerce insanın niyeti aynı anda müthiş bir dalga oluşturuyor. Uzaydan çekilen fotolarda da kabe'nin üzerinde bir çeşit hortumumsu bir enrji dalgası olduğu tespit edilmiş. Yeniden Allah kabul etsin diyorum, sevgilerimle.

28 Mayıs 2008 12:41
Doğa Tutkusu

Tüm canlıların doğumu da bana göre hala o derece sihirli ki (memeliler ve yumurtlayanlar dahil) ben hala bilimsel olarak nasıl olduğunu bilsem de, aklımda bu olguya yer bulmakta zorlanıyorum. Kuran'da da geçen ve çok sık kullanıldığı için "bir su damlasından meydana gelme" kavramına aşina da olsak, aslında varoluşumuzun kendisi bir sihir... Bu nedenle çocuklara anlatılması en zor olgulardan biri de doğumdur:)Bir de bir öneri. Doğada sebze meyve kabuklarını çöp bırakmama amacıyla toplamamalı insanlar. Organik olan herşey doğaya geri döner. Böcekler yer, toprağa gübre olur. Özellikle çekirdekleri dediğiniz gibi toprağa geri kazandırmak lazım. Sevgilerimle.

28 Mayıs 2008 12:36
Ram (Rama) ve Ramayana Destanı

Demek ki Noel sadece Hiristiyanlığa ait değilmiş. Diriliş, ışığa ve kurtuluşa erme anlamında 5000 yıl önceden gelen kadim bir gelenekmiş. Bunu da bilgilendirici yazından öğrenmiş oldum. Bir kadim Hint sembolü olan Rama'yı da Karuna Reikide kullanıyoruz. Eline sağlık, sevgilerimle.

28 Mayıs 2008 12:31
Kaos teorisi

Hiç bilgim olmayan bir konuda okuduğum bir yazı olduğu için teşekkür ederim. kaos teorisinin, sanki evrende bir düzensizlik ve tesadüfi varoluşu ifade etmediğini net olarak belirtmişsin. Çünkü sanki İlahi bir düzenin yokluğu gibi algılanıyor bu teori.///Tümdengelim ve tümevarımla ilgili ise aklım karıştı. Ortaçağda özellikle kilise etkisindeki bilim, her durumda Tanrı'nın varlığını desteklemek için tümdengelimi (dedüksiyonu) kullanmıştır. Yani dedüksiyon aslen Batı zihniyetidir. Sonraki bilim adamları (Newton, Galilei) tümevarımı kullansalar da ve gerçek anlamda bilim, tümevarımla başlasa da, şimdi Batı anlamındaki bilim de aslında tümdengelimcidir. Çünkü varolan değişmez prensiplerden yola çıkıyor ve buna sahip olmayan sistemleri bilim olarak bile görmeyebiliyorlar (Psikoloji gibi). Bu nedenle Doğu'nun tümevarımcı olduğunu söylemek daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. sevgilerimle.

04 Mayıs 2008 00:53
Ebe hanımlar, benim güzel teyzeciklerim ve ille de Hilmi...

"Direk Kabristan mı yoksa cenaze namazı için camiye uğrayacak mıyız?" cümlesine bayıldım. Bir de Hidayet Turizm var. Bizde biliyorsun "hidayete erdi" cümlesi ancak mevtalar için söylenir. Ben o otobüse binip uzun yola çıkar mıyım hiç? (tur şirketinin şikayetlerine karşı, "bu bir espridir" ibaresini koymak isterim)

04 Mayıs 2008 00:22
Ebe hanımlar, benim güzel teyzeciklerim ve ille de Hilmi...

Ya o bi kısa bi uzun bayanlar hallüsinasyon olmasın sakın? hani insan ateş etkisinde böyle küçük küçük varlıklar görüyo (bi de delirium tremens var gerçi). kısa boylu olanı ise, uzuna göre daha bir tezat bulduğundan, bir Hobbit köylü olarak sana teessüf ederim diyorum, bunu da belirtiim. Zaten kardeşim sen 5 yıldızlı otelin yemek salonundan mayo ve şıpıdıkla geçen çok afedersin densizin tekisin:))). Donla kapıyı açmana ise hiç şaşırmadım. Bunun dışında Hilmi ile geçen konuşmanızda ise, her zaman işkolik olup, idare edenlerin sonu budur diyeyim ben sana. Hakkın olan şeyi bile alamazsın işte:))) neyse çok sevdim bu yazıyı. Bi daha okuyayım...

04 Mayıs 2008 00:15
Bir zamanlar öğrenciydiler...

Yani Serdarcım, hani çok güzel olmuş eline sağlık diyecem ama, bu bloğa "amma da iğrençmişsin" demek sanırım hakaret kaçmaz:))) Çünkü kemikten et sıyırma bölümü cidden mide bulandırıcı:) Geçen gün Adli Tıp'tan bir hoca, aynı düşünce tarzını gösterenlerin ya seri katil ya da polis olabileceğini söylemişti. Yan bir polis, ne kadar seri katil gibi düşünürse o denli suçluyu yakalar ve bazı özellikleri de benzer diye. Ben de, özellikle cerrahlar başta olmak üzere bazı hekimlerde bir çeşit nekrofili (ölüsevicilik) olduğunu düşünüyorum. Hani bazı adamlar kesmeye biçmeye ve kana bağımlı gibi geliyor gözüme. Otopside biri vardı, zannedersin yemek yapıyor, o denli keyifli bir amca idi:))) Bilmiyorum artık seni tezih ederim:)

04 Mayıs 2008 00:06
Aşk sayıklamaları (2)

O kadar çok aşkı yaşamayan var ki. Üstelik bunu kendi çevremde daha sık görmeye başladım. Eğitimi, mesleği uygun ve biraz sizi çeken biriyle bir ilişki yaşanıyor, gayet dingin ve planlı. Misal "aşkı için hiç ağlamak, özlemle yanmak" nedir bilmeyen ve hiç böyle hissetmemiş insanlar var. Yine de herkes kendi ruh haline en uygunu yaşar Tijhal. Yani doğrusu yanlışı yok. Herkes hayatına kendine uygun ilişkileri çekiyor, memnunsa da sorun yok zaten. ben en çok eski nesile acıyorum. Bir çoğu aşık olma hakkı bile verilmeden 50 li yıllarla süren evlilikler yaşadılar. Hep içlerinde Türk filimlerindeki sahneler ukte kaldı.

15 Nisan 2008 23:36
''Gelinler''

Çok etkileyici bir filimdi. İmkansız bir aşk hikayesi. özellikle baş kahramanın saçlarının bir gecede beyazlaması çok çarpıcıydı. sevgilerimle

15 Nisan 2008 10:45
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 194
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 12772
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Blogumun amacı; sağlıklı ruhsal yaşam ve psikoloji; özel ilgi alanım olan ruhsal (spiritüel) geli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster