Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ben hep iyilikleri gormek istemiştim

Düzenli ayırmalı 3 saatleri... ama haftada ama ayda 1 ama düzenli... bekleniyorsun çünkü orada... 4 yıldır tavla oynuyoruz Şükrü Amcayla ki eski bir şampiyon kendisi... tesadüf karşılaştık bir siyasi partinin mitinginde ve kolkola mitinge devam ettik... eylem arkadaşım benim... Hüzünlenmeden gitmek lazım yalnız... Paylaşmak deneyimi.... Çocuk yuvaları da aynı, verdiğin sözü tutacaksın... zaten sen giderken tekkrar gelecekmisin sorusuna hayır demek mümkün değil, ama gitmen gerekiyor arkasından... Bekleyeni bekletmemek gerek... Hoş artık benim profesyonel işim oldu o ayrı... Sevgiyle...

07 Kasım 2006 22:16
Günün birinde her arkadaşlık biter mi?

Unutulmadığı gibi kaldığı yerden de devam ediyor dostluklar... Arkadaşlıklar farklı o ayrıııı... Eylül Hanım da ne der bilmiyorum ama 1,5 ay kadar önce mezun olduktan 22 yıl sonra 2 ilkokul arkadaşımla buluştum... ki hala birçoğuyla telefonla görüşürüz... Unutmadım demek adına da tüm sevdiklerimin doğumgünlerini kutlarım yılda bir de olsa... Zaman uzak düşürmüyor yürekleri... Sevgiyle...

07 Kasım 2006 22:02
Hayata dair

Bir söz var "Eğer bir sorunu çözebiliyorsan dert yok; eğer bir sorunu çözemiyorsan, o zaman zaten dert edecek bir şey yok..." Her zaman bu başarılamıyor hayat içerisinde çünkü bizlerinde zorlanmaları var... Ama bir çok şey kendini sevmekle halloluyor galiba söylediğin gibi... Her sabah kalkıldığında ayna karşısında kendi yanağından bir makas alıp bu gün gene harikasın diye başlamak lazım güne... Sevgiyle...

06 Kasım 2006 18:25
Allah katında izinliymişler!

Bu soruyu 1- erkek tarafı için; 2- kadın tarafı için sormak daha iyi olur diye düşünüyorum... Allah katında herkes eşittir diyorsak eğer bu 2 taraflı sorunun cevabının aynı olması gerekiyor gibime geliyor... Arada bir de bir gönüle kaç aşk sığar diye düşünüyorum... Sonsuz aşk sığdırılabilir yeterince uzun yaşanırsa diyorum kendi kendime... Ama aynı anda 2 bile fazla geliyor... Bütün bunların yanında nikahın da kim tarafından kıyılırsa kıyılsın belirli ritüelleri yerine getirmek harici -pardon çocuk doğduğunda "meşru" olması hariç- hiç bir anlamı olmadığınada inanıyorum kendi hayatımda... Eninde sonunda herkes kendi hayatından ve vüdudundan sorumlu diyorum... Kimsenin burnunu sokmaya hakkı olmadan... Sevgiyle...

05 Kasım 2006 23:51
İnanmak ve istemek...

Eksik dua etmemek gerek diye bir söz var... Yanlışlıkla eksik kalan tarafının kişiyi bulacağına yönelik... Bunun yanında ne istediğine de iyi karar vermek gerek hayatın içerisinde ve kavramları bir birine karıştırmamak gerektiği gibi araçla amacı da birbirine karıştırmamak gerekiyor galiba... Sevgiyle...

05 Kasım 2006 22:44
Karamsarlık Kuşatmasında bir pazar günü yaşanmışlığı

Bir şekilde tüm bu olaylar da değil mi ki geleceğe bakışımızı da karartan??? Gelecekten güzel şeyler beklemek için yeni bir hayat düzeneğinin oluşturulması gerekiyor galiba... Sadece insanlığı sevmesini bilen eller tarafından... Bizler tarafından... Sevgiyle...

05 Kasım 2006 21:08
Mutlu evlilik seks ile mi olur ?

Dakika başı kavga edilen bir ortamda muhteşem bir cinsel hayat yaşanabilir ve düzenli olarak yada her şeyin ince ince islendiği dostlukla pekiştiği bir ilişkide cinsel hayat facia da olabilir.... Nerede ne olacağını tespit edebilmek mümkün değil bu konumda... Bunların yanı sıra kötü bir cinsel hayat bir evlilik içeriğinin %95'ini, iyi bir cinsel hayatsa o evlilik içeriğinin % 5'ini oluşturur. Saygılar....

05 Kasım 2006 14:22
Çil çil altın..!

Devlet yapmıyor ki.... Devletin her şeyi yapması gerekiyormuş gibi... Ama gelir gider dengesi tamamen dağılmışken bu durumu altta kalanların devlete (devlet derken tüm Türkiye Cumhuriyetini kastetmekteyim esasında) ayrılma nidalarıyla yaklaşmalarını sağlamak da kolay... Fazla derin konular esasında... Sevgiyle...

04 Kasım 2006 23:44
Hieros Gamos yatağım

Eğer bir gün kadın yada erkek değilde insan olduğumuzun farkına varabilirsek bitecek oyunlar ve ben olacağız kendi içimizde ve o zaman biz olmaya çalışmadan kelecek çoğul hayat... Sevgiyle...

03 Kasım 2006 20:13
Sonbahardayım, depresifim merhaba!

Tamam depresyon geldi hoş geldi de... gerçekten sonbaharın suçu ne??? Yağmurda ıslanmak, düşmüş yaprakların oluşturdukları öbekleri tekmelemek, hava soğudu diye ev içerisine çekilen sıcak arkadaş sohbetleri... bunlar da fazlasıyla güzel... O zaman depresyonun suçunu sonbahara atmamak gerek derim ben :) Sevgiyle...

03 Kasım 2006 20:06
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1916
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster