Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
El "Classico" : Barça 5-0 R.Madrid

barca ezdi, çakma madrid işte...

30 Kasım 2010 11:46
16 Mart Senfonisi

belli ki, çok şey anlatmak istiyorsunuz... yüreğiniz,aklınız dolu... yazmak istediğiniz şeyler çok hoş... biraz daha sade ve zorlamadan yazsanız, yani; su gibi berrak olsanız, sel gibi aksanız, ne hoş olurdu... ama siz bulanık su gibi, yaralı duygu gibi yazıyorsunuz.. nasıl yazarsanız yazın yazılarınızı okumak çok hoş...

26 Nisan 2008 02:42
Ben ve Kendim

Ben ve kendim "biz" oluruz. Yalnız olsak da evimizde, çoğul yaşarız inadına yalnızlığın tadını çıkarmak için. Her sabah uyanır, yeni günün rutin ritmi oluruz. Çevremizdeki birbirinin aynı olan kişilikler açmaz bizi; belki o yüzden yediklerimiz, içtiklerimiz, söylediklerimiz yarım kalır hep... Emperyalizmin her türlüsüne karşı olsak da, kendi bedenimize ve ruhumuza emperyalistçe davranmaktan geri durmayız. Evimizdeki ufak tefek sorunlar bizi rahatsız eder ama, çözmek için de pek çaba gösterdiğimiz söylenemez. Banyonun ışığını kapatsanız bile, yazdıklarınız yüreğinizi apaçık gösteriyor....

26 Aralık 2007 22:42
Çocuklardık, Nasıl Yıldızlardık O Zaman?

O kadar kötü bir yazı ki, mesaj yazanları okudukça; iki defa kırılıyor yüreğimden önce kalemim... Mavi bir hüzünle uyanınca, gök hala gri diyemezsiniz(zamansız mantık hatası), yağmur olabildiğince ıslak olmaz(anlatım bozukluğu), balina benzetmesi çok kaba ve abartılı.. Neyse, daha devam edemiyorum ilk paragraf yetti....! Keşke daha çok kitap okusaydınız... Sanki duygu ve düşüncelerimizi ifade etmek çok kolaymış da, etrafa saçıyoruz sevdiğimiz çiçekler gibi.. Saygı , sevgi ve dürüstlük yolunuzu aydınlatsın...

06 Aralık 2007 03:22
Fasulye turşusu kavurması

Ben salça katmadan yaparım. Parçacık fındık, pul biber ve sarımsak birlikte sırayla kavur; turşuya ekle... yemekte tarzınız yoksa, yaptığınız yemekler size ait değildir... teşekkürler.

07 Kasım 2007 01:40
Mademki Ben Bir İnsanım

Ait olma duygusunun çarpıtılmasını çok güzel vermissin. Ne olursan ol, yaz.. ister... ümitsizlik yok da, umut var mı?

05 Kasım 2007 02:24
Kendinin soru işaretleri?

Bu blogunuzu beğenmedim. Gerçi inasanın kendisiyle ilgili (sizi kast etmiyorum) açmazlarını ifade etmesi zordur. Çünkü ben her bloga bizlerden ayrı bir yazı gözü ile bakıyorum. Yazdıklarım ben olsaydı, ben kim sorusu anlamını bulurdu. Gece veya gündüz gördüğümüz yıldızlar kendi karanlığını aydınlatan yıldızlardır. (Güneş de bir yıldızdır.) Teşekkürler.

28 Ekim 2007 22:26
İki yüzlü bir varoluş mudur aşk ?

Aşk varoluş kaygısı taşımaz, son yoktur onun için; aşıklardır varolan aşkla... Aşkın yaşla ve kültürlü olmakla da ilgisi yoktur. Yaşanmışlıklar ve hayata bakış açımız aşk karşısında her halukarda duruşumuzu belirler. Boşuna aşkın fotoğrafını çekmeye çalışma... Teşekkürler...

28 Ekim 2007 22:13
Morgtan notlar

Bu metnin uzun paragrafını okurken büyük keyif aldım. Yüreğine sağlık. Ama yaşamı bu kadar kutsamak insanlık tarihine haksızlık olmuyor mu? Teşekkür ederim.

28 Ekim 2007 21:51
Ekim'de zaten ben doğmuşum

doğum günü yazınız hiç fena değil... keşke zaman ömrümüzden çalsa, biz dinlesek. zamandan çıkan ses insan ruhunun çaresizliği.. ormanda sarmaşıklar arasında yüzyıl uyusan, uyansan her sonbahar düşen yaprakları saysan yine hüzün yine kış.. hatıraları ve umutları kayığa doldurup yaksan, hiçliğinde ısınamazsan içindeki okyanusta yüzmeyi öğrenmek bu zaman... masal anlatan mavi saçlı orman perisini dinleme gökten elma düşmesini bekleme.. yirmi sekiz sayfalık bu masal, devamı yoksa okumam hiçbir zaman.. bu zaman!

28 Ekim 2007 01:13
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1789
Kayıt tarihi
: 30.07.07
 
 

5 Ekim'de, sonbaharın güzelliğini görmek için doğmuşum. Öğretmen olana kadar, okumam gereken tüm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster