Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kelebeğin ömrü bir günmüş

Nasıl olsa kaybolacaz bir gün yok olmanın sonsuzluğunda... Ayakta durduğumuz sürece yaşam bizim... ve farkında olarak yaşama lüksüne sahibiz.. Tadını çıkarma, keşkeleri hiç yaşamama, bu günkü aklım olsaydı pişmanlığına düşmeme dileğimle sevgiyle kal

11 Mart 2013 14:46
Uyuyan güzel

Hüzünlüydü... Aşkı tutkuyu yaratan sensin. Sen değer verdiğin için değerlidir sevgili... Değer vermezsen sıradan yabancı olur gider. İnsanı yücelten kend içindeki sevgidir. Sevme sevilme duygusunu yaşattığın sürece diğerleri bundan yararlanır. Gözlerini kapattığında hiçbirşey göremeyecek olan sensin... Hele bir süreliğine kapat gönlünü... Sevgiyle kal

11 Mart 2013 14:25
Aşk tek kişiliktir

Gerçekten bazan tek kişilik olduğunu düşünürüm. Ama o zaman da tek kişilik olunca insan kendi duygularına kendi aşk anlayış ve yaşayışına aşık oluyor gibi geliyor. Bu megalomanlık da korkutuyor. Galiba zarif duygular tüm inceliğiyle sarsın tüm düşün dünyamızı ama her zaman bir objesi de olsun.. sevgiyle kal. NOT: Cevaplama formatını unuttuğum için yorumun cebvapsız yayınlandı özür dilerim.

10 Şubat 2013 13:15
Ben yanarım bayram yanar

Gizemli ve alaz alaz...

21 Ağustos 2012 13:09
O Biri...

Daima vardır sevdiğimiz birileri.. Kimi zaman bir sevgili, kimi zaman bir arkadaş, kimi zaman anne, kimi zaman da aynada gördüğümüz... Çok esrarengiz, çok gizemli bir yazı olmuş... derin derin düşündürdü beni. duygularına sağlık. sevgiyle kal..

12 Ağustos 2012 21:04
Eğer acı çekiyorsak suç her zaman bizdedir *

Potansiyel olarak,her acının bir mutluluğa, her mutluluğun bir acıya gebe olduğunu düşünürüm. Canımızı acıtanlarda, acıdan çok, acıya sebep olanlar olur. Gerçekte insan yaşamı, zıtlıkların harmonisinden başka nedir ki. Işığı nasıl tanıyabilirdik, karanlık olmasaydı.İşte mutluluk da öyle. Güzel bir konu, güzelce anlatılmış. Teşekkürelr.

02 Ağustos 2012 14:01
Bir Başka Açar, Bir Başka Kokar Memleketimin Gülleri

Teknolojik hata sonucu değerli yorumunu, yorum şeklinde cevaplıyorum. Umarım bizleri bir yerlere bağlayacak ve aynı zamanda bizler için de anlamlı olacak bir şeylerimiz olur. "Verenlerin sevg,isi olmazsa en değerli hediyeler bile değersiz kalırmış" bir şeylere sahip olmak güzel ama içinde mutlaka sevgi olursa.. Yoksa eşyadan öteye gidemiyor. Aslında "bir yerlere bağlanmak istiyorum" derken altında büyük anlamlar yatıyor. Herşey gönlünce olsun. Sevgiyle kal

25 Temmuz 2012 13:29
Anneler öyledir...

Belki doğallıklarını öldürmek değil ama tesbit edilen o anın mutluymuş gibi görünmesini sağlamaya çalışmak biraz da diğerlerini kandırmaya yönelik. Sanki yaşamın her anında gülüyormuşuz gibi... Ama yine de gülümseme anlarının ölümsüzleştirilmesi, tercihimiz olur... Alternatifinin "ağla bakayım" çekecem olmayacağına göre.. Neyse yaşam "küçük sahtekarlıklar" ya da "masum yapaylıklar" la doludur.

06 Temmuz 2012 22:57
Faryad

Tamamlayıcı not:Masume Dadebala: Humeyni öncesi, 70'li yıllarda İran'ın en ünlü şarkıcılarındandı. Daha sonra tüm sanatçıların, aydınların ve kula kul olmayı reddeden haysiyetli insanların yaptığı gibi o da İrandan, vatanından, doğup büyüdüğü kültürden ayrılmak zorunda kaldı. 1978 de ABD’ye kaçtı. İran devriminden sonra yönetim şarkılarını yasaklayınca bir daha ülkesine dönemedi. 1990'da San Francisco'daki konserinde kalp krizi geçirip yaşamını yitirdi. Şarkısında buram buram memleket özlemi ve feryadı var. Artık onun ülkesinde, karanlık çağlarda olduğu gibi, “erkek egemen fizik gücün” ve “kutsallık atfedilen dogmaların” iklimi hüküm sürmekte. Kadının ise ancak “erkeklerin” kendilerine “bahşettiği kadar” ve “şekilde” yaşama hakkı var. “İnsan olup olmadığı ya da ne tür bir insan olduğu” ise yine “erkeklerin izin verdiği” kadar. İşin garibi bütün bu kıyımların “menfaatleri gereği, gönüllü köle olmayı kadınlık zanneden “kadın işbirlikçiler” ile “aydın geçinen karanlık güçlerin” ve ”tatlı su sazanlarının”, “aymazlığı ve satılmışlığının” sonucu gerçekleşmiş olması. Artık geri dönüş de olası gözükmüyor. İşte; bir millet, tarihin derinliklerine kadar uzanan köklü bir kültür, insan ve insanlık böylesi yöntemlerle kolayca yok edilebiliyor… Bizde olmaz diyenler sokaklara bir göz atsın.

21 Mayıs 2012 12:48
aşk ve aşka âşık olmak üzerine...

Olaya çok mekanik yaklaşmak kınanabilir belki.. ama gerçek şu: "her şey, kişinin salgıladığı hormonların eseridir". Tabi "acele hormon salgılatacak biri gerekli" demek de mümkün. Ama insan, çağındaysa, çoğu zaman bir uyaran obje olmadan da salgılar salgılayacağını. En iyisi "hevesini, aşk sanmamak"... (her halde bu resim, her türlü hormonun hakkından gelmeye yeter, hadi bakalım kolaysa bir daha teröristlik yapsınlar da göreyim)

19 Mart 2012 15:38
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 1060
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

Bilecik doğumluyum. Emekli Eğitimciyim. Ankara'da ve yazları Kuşadası'nda yaşıyorum Günlük uğraşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster