Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Eurovision ve Türkiye

Mor ve ötesi bence başarılıydı, zaten tarzlarını severim, yarışma şarkısı olan "deli" de tekrara düşmemiş özgün bir şarkı. Puanlama pek tuhaftı, komşuculuk oynar gibi...

26 Mayıs 2008 14:24
Amerika Vizeler -2

Eziyet kelimesi yetersiz kalıyor. Biz de (eşimle) bundan 5 yıl önce vize aldık , iyi ki 10 yıllık veriyorlar yoksa bu eziyet sık sık çekilecek gibi değil. "Vize almış olmanız ülkeye girebileceğiniz anlamına gelmemektedir" ibaresi de var. O kadar yolu tepip gittiniz, pasaporttaki görevli uygun görmezse gerisin geri dönmek de var.... Amaaaa bi de girdiniz mi alışveriş cenneti. (ucuz, çeşit bol, kalite güvenilir, beden sorunu yok hatta hatunların çoğu obez olduğundan prenses gibi hissetmek bile mümkün... ah o çantalar, ayakkabılar derken kendimi kaybettim galiba pardon) "Bi daha gidersen şunu da bunu da alıcam geyikleri" yıllarca bitmiyor.

22 Mayıs 2008 13:46
Banu Avar ve TRT

Bu kadar güzel ifadeler ve sıkı bir blog hiç okumamıştım. Gerçekten tebrikler. Banu Avar şu fani TV'de izlenebilecek nadir yararlılıkta, gurur duyduğumuz programlara imza atmıştır. Düzenli bir biçimde takip edememiş olsam da artık neden hiç rastlayamadığım açıklık kazandı. Kaleminize sağlık.

08 Nisan 2008 21:16
Kadının sosyal statüsü

Bizim ülkemizde kadına verilen haklar ve toplumda biçilen rollerde kadın hareketlerinin rolü yok. Sanırım sorun bu.
Nasıl bir elbise istediğini bilmeyen birisinin kumaş,düğme vs.. almak için çarşıya çıkması gibi bir şey kadınlarımızın haklarını arayışı.
Önce ihtiyacını belirlemelisin ki sonra ciddi bir toplumsal harekete girişesin...
Ben ne istiyorum bana ne lazım diye sormayı öğretmemek bunu bir eğitim stratejisi olarak benimsemek akıllıca yapılmış bir plan mıdır yoksa toplumsal bir gelenek midir onu çözemiyorum yalnız.
Yazı çok hoş, öz ve akıcı
Teşekkürler.

20 Eylül 2007 03:15
Hayatımın en büyük hatası nasıl en büyük hayalim oldu?

Sakin olabilirsiniz vatana millete hayırlı evlat yetiştirme durumu planlanıp gerçekleştirilebilecek bir hedef değil, kimse bu kadar kontrol ve güç sahibi değildir. Ergen ebeveyni olmak çooook zordur haklısınız ama size yansıyanı bu kadarsa ergenler kimlik bunalımları sırasında ne can yanmaları yaşıyor tahmin etmeye çalışmak gerek. Her şeyin sorumlusu siz değilsiniz sadece anne-baba olmak ve gerektiğinde yanında olmak, her isyanlarını üstümüze almamak (bazen direk üstümüze de gelse) doğru karaları vermesini ummak ve "itmemek", ihtiyaçlarına duyarlı kalmaya çalışmak yeterli ama kimse kolay diyemez. Aslında doğduklarından beri bildikleri gibi davranan ve ihtiyaçları hep farklı farklı olan birer birey büyüyor biz de elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz olay bu. "Benim mutlu mesut hayatıma kastım mı vardı ne diye bu işe kalkıştım" cümlesi benim de sık sık aklıma geliyor ama anne olmanın hazzı yanında hafifleyip inceliyor. Hepimize kolay gelsin gerçekten!

20 Eylül 2007 02:56
Emre Belezoğlu’nun üzerine gidilmesi haksızlıktır

Emre ve diğer üstün yetenekli insanların idaresi biraz zordur. Bitmeyen bir ergenlik gibi iniş çıkışları çok olabilir.
Bence bu toplumun her alanında var. Çok zeki ama haylaz öğrencilerin okuldan atılmasındansa en olması gereken yerde yani okulda "eğitimi" nasıl şartsa bence meslek içi eğitim her alanda da böyle algılanmalı. Spor yorumcuları konusunda size katılıyorum kabadayı halleri rahatsız edici.
Tek takıldığım nokta şu.
İşinde üstün denebilecek yeteneğe sahip herkese verilmeyen paye neden sadece spor ve de hatta sadece fubolculara veriliyor ki.
Futbol biraz abartılıp diğer yeteneklerin hakkı yenmiyor mu sizce de.

19 Eylül 2007 03:02
Okul fobisi

Ne kadar doğru tespitleriniz var, tam okulların açılma arefesinde yazmanız da iyi oldu, kaleminize sağlık. Bir kaç söz de benim sarf edesim geldi müsadenizle. Kararlılık ve empati değindiğiniz gibi çok önemli. ''Bundan dönüş yok gitmek zorunlu'' hissini vermek gerek. Ama anlayışlı ve sabırlı olmak gerek, öfke, çocuğun tepkiselliğini iyice arttırır. Yeni bir başlangıç yapmanın ne kadar zor olduğunu anladığını, hatta kendimizden örnek vererek okula başlarken herkesin kaygılı olmasının normal olduğunu ifade etmek, bolca konuşmak ve artık büyüyor diye '' oyun'' gibi keyifli şeylerde azalma olmayacağını sık sık tekrarlamak gerek. Bir de ''para kazanmak'', ''iş sahibi olmak'' gibi anlamlandırmakta zorlanabileceği hedefleri bahane etmemek gerek, daha çok '' yeni şeyler öğrenmek'', ''arkadaşlarla farklı oyunlar oynamak'', '' öğretmenine her şeyi sorabilmek'' gibi kolay anlaşılır ve aslında zaten yeterli olan gerekçeler sunmakta fayda var. Tekrar ellerinize sağlık Sevgiler.

31 Ağustos 2007 01:43
A nenni nenni kınalı kuzum!

Çok anneannemsi hislerle doluyorum oğlumu düşününce. Aman sağlıkları sıhatleri huzurları yerinde olsun da tek derdimiz ayrılıklar olsun değil mi? Daha nice başarılarına sevinirsiniz sizde inşallah. Siz yine iyisiniz ben o şarkıyı dinleyemiyorum, daha ilk cümlesinde boğula boğula ağlamam geliyor, güzelim CD'de bir tek o şarkıyı atlıyorum Tüm çocukların bahtı yazısı iyi olsun, kötü insanlar yollarına hiç çıkmasın...

31 Ağustos 2007 01:22
Türk dizileri

Çok geç farkettim bana sunulanla zamanımı doldurmak zorunda olmadığımı. Bence hayatın, televizyonun vs.. sunduklarını değerlendirmeden önce "ben ne istiyorum" "ne izlerken, kiminleyken, hangi işi yaparken vs..keyifliyim" bunu düşünmemiz gerekli. Duygularının ve ihtiyaçlarının farkında olmayı, kendini izlemeyi bildikten sonra hem rahatça "hayır" diyebiliyor insan hem de dayatmalar varmış gibi hissetmiyor.Onlar kendi kendine oynasın dursun ben önce TV programına bakıp sonra gerekli bulduğum birşey varsa açıyorum televizyonu. Kısaca tüm yaşantımız tek formüle bağlı gibi sanki " En kıymetli şeyini yani zamanını vermeden önce duygularını ve ihtiyaçlarını gözden geçirmek" Sevgiler...

24 Ağustos 2007 10:46
Çocuklar

Çocuğu olunca insan bence diğer çocukları da aynı şekilde seviyor. Çok masumlar, çok savunmasız... Nasıl ayırırsın ki kendininkinden. Duygularınıza aynen katılıyorum.

21 Ağustos 2007 16:36
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 81
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 606
Kayıt tarihi
: 31.07.07
 
 

34 yaşına girdim profilde hala 30 yazıyor bir türlü değiştirmeyi beceremedim, dur bakalım bu sefe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster