Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal'ın 'Silahsız Kuvvetleri' hukukun neresinde?

Tashih: Yazının Özdemir Özok'la ilgili bölümünde sehven hata yapılmıştır. Doğrusu: 'TBB Başkanı Özok: Beğenmediğim AKP iktidarını askeri iktirada tercih ederim'dir. Düzeltir, özür dilerim.

14 Haziran 2013 15:03
AKP ve Başbakan'ın Bilinmeyen Başarıları ve Başbakan'ın Dilindeki Olmayan Ayar

Yoruma devam. Özel hastanelerin önünden ise geçemezdiniz, sadece zenginler içindi. Şimdi gidiyorsunuz özel hastaneye muayene oluyorsunuz, acıl muracaatlar, kalp, kanser gibi ağır ve önemli hastalıklarda (sanırım 7 madde olacak) ücret ödemiyorsunuz. Ya 10 yıl önce böyle bir şey var deseydik, git oradan eğlenme bizimle denirdi. CHP geceleri tencere tava çalıyor ya. Balkondan seyrediyorum. Yaşlı kadınlar, yaşlı erkekler... İçimden geçeni paylaşıyorum. Aile hekimine gidip özel olarak muayene oluyorsunuz, istediğiniz hastanede istediğiniz rahatlıkla tedavinizi oluyorsunuz ve istediğiniz eczaneden ilaçlarınızı alıyorsunuz. Tavuk bile su içip yukarı bakarmış! Nihat Bey, çok özür diliyorum ama, sizin bu yazınıza söylenecek söz bulamıyorum. Oktay Ekşi bile, bu iktidar iyi çalışıyor ama, 80 yıllık kazanımlarımızı yok ediyor diyerek bu iktidarın hizmetlerini itiraf ederken... Selam ve saygılarımı sunuyorum...

04 Haziran 2013 20:53
AKP ve Başbakan'ın Bilinmeyen Başarıları ve Başbakan'ın Dilindeki Olmayan Ayar

Merhaba Nihat Bey, üzülerek söylemeliyim ki, sizinle ilgili büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Çünkü katılmadığım noktaları olsa da analiitik yazılarınızı okumaya alışmıştım. Sizden doğrusu böyle bir yazı beklemezdim. Bu iktidarın başarılılarını yazmak için sayfalar yetmez. Bu kesinlikle soyut bir ifade değildir, ki benim yazılarımda hepsini somut bir şekilde görebilirsiniz. 1990'li yıllarda bu ülkede yaşayanlar, aradaki farkı nasıl göremezler? Bir iktidarın başarısı birinci planda ekonomiyle ölçülür. Dış siyasetin de, yatırımların da, halkın memnuniyetinin de birinci göstergesi ekonomidir. Duble yollar, havaalanları, Marmaray projesi, metrolar vs vs. Hepsi bir tarafa bu halk öncelikli olarak bu iktidara neden oy veriyor biliyor musunuz? Sağlık alanında getirdiği yenilikler sebebiyle. Hele de belli bir yaş üzeri için sağlığın ne kadar önemli olduğunu takdir edersiniz. Eskiden SSK iflas etmişti. Kuyruklardan, ilaç yokluğundan SSK hastanelerine sağlam gider, hasta dönerdiniz. dv var.

04 Haziran 2013 20:42
İdam sehpasında bile 'Halkların Kardeşliği' diyen 'Denizlere' kurban olasınız!

Meltem Hanım'ın yorum cevabına dv: Amerika'da 11 Eylül gerçekleştirildi, ki Reyhanlı'yla kıyas dahi edilemez, 3000 kişi öldü, Amerika'nın görsel ve yazılı basınında ölülerle ilgili tek bir kare fotoğraf bile göremedik. Biz de gördük ama! Demokrasi terörün amaçlarına hizmet etmekse, demek ki biz Amerika'dan daha ileri demokrasiymişiz!!! Peki hükümet hiç mi sorgulanmayacak? Tabii ki sorgulanacak. Ülkede olan herşeyden sorumlu olduğu gibi bu olaydan da sonuçta hükümet sorumludur. Olay neden engellenemedi, bir istihbarat zaafı mı var noktasında olay sorgulanmalıdır. Bu eleştiri başka şey, terörle aynı safta yer almak başka şey. Bunu bahane ederek liberallere ve hükümete demokrasi eleştirisi getirmeyi, hem suçlu hem de güçlü durumu olarak görüyorum. Asıl konumuz olan CHP ile ilgili söylediklerinize gelince, bu konu bir yorumla cevaplandırılamayacak kadar geniş. Çoklarının da bu konuda sizin gibi düşündüğünü sanıyorum. Onun için bu konuyla ilgili bir blog yazmak benim için vacip oldu. Slm...

15 Mayıs 2013 10:01
İdam sehpasında bile 'Halkların Kardeşliği' diyen 'Denizlere' kurban olasınız!

Nihat Bey'in yorum cevabına devam... Bir taraf daha bir yıl önce 2012 Kürt yazı olacak söylemiyle Arap baharına gönderme yaparak bir topyekün isyanı ima edip peşinden özerklik ilan ettikten sonra 2013 Nevruzu noktasına gelmişse, bence esas savrulma budur. Bu konuda hükümetin ta başından beri barıştan yana durduğunu düşünüyorum. Zaten Kürt haklarıyla ilgili aldığı cesur kararlar, uygulamalar ve söylem değişiklikleri bunu doğrulamıyor mu? Somut örneklere girmeden genel hatlarıyla diğer konularla ilgili olarak da sizin tarafınızda olduğumu söylersem eminim şaşıracaksınız:)) Zaten yazımın anafikri de buydu: Topal demokrasi. Demokrasi rejimi yarış rejimidir. Sağlıklı bir demokraside iktidar değişimi mutlaka olmalı ve bu değişim süresi fazla uzamamalıdır. Karşıda rakip olmayınca beri tarafta da, aman beni yanlış anlarlar diye bir kaygı olmuyor. Yani köpeksiz köy bulmuşlar, değneksiz dolaşıyorlar:)) Yorum için teşekkür ederim... Selam ve saygılarımla...

11 Mayıs 2013 12:54
Sansürlenmede Çıtanın Yükseldiği Son Dem

Son bir yorum: Unutulmamalıdır ki; MHP'nin Erdoğan'ı, Öcalan'ın ağzıyla konuşuyor şeklindeki eleştirisi aslında Öcalan'ın Erdoğan'ın ağzıyla konuştuğu şeklinde olmalıdır. Nevruz'daki Öcalan herkes gibi sizi de şaşırtmadı mı? Ben şahsen Erdoğan konuşuyor zannettim. Barış adına çok ileri ve cesur bir konuşmaydı. 2012 yılının baharında, Öcalan'ın talimatıyla, "Bu yaz Kürt yazı olacak" deyip 'Demokratik Özerklik' ilan edilmişken, daha bir yıl bile geçmeden bu radikal değişim neydi? İşte Öcalan'ı bu noktaya getiren, Erdoğan'ın süreçte izlediği kararlı, tutarlı ve samimi politikalarıydı. Her şey iki halkın gözleri önünde cereyan ediyordu. Liderler, terorist de olsa, dayandığı tabanın yani halkın eğilimlerine ve beklentilerine karşı hareket edemezler. Özetle Öcalan'ı bu noktaya getirenin Erdoğan olduğu göz ardı edilmemelidir. Mandela konusuna gelince, Öcalan'ın geçmişini ve gelecekte de kıvırma ihtimalini yok sayarsak, 2013 Nevruz'undaki Öcalan Mandela olmayı fazlasıyla hak ediyor. Slmlar

28 Mart 2013 11:42
Sansürlenmede Çıtanın Yükseldiği Son Dem

Bu durum Ahmet Altan ve Hasan Cemal tarafından, hükümetin açılımdan vazgeçtiği, 2011 genel seçimlerinde milliyetçi oyları kazanabilmek için milliyetçiliğe kaydığı şeklinde yorumlandı ve bu kapsamda hükümete ağır ithamlarda bulunuldu ve ağır eleştiriler getirildi. Bu önyargı 2011 seçimlerinden sonra da devam etti. Bu defa da Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını düşündüğü, bunun için de yine milliyetçi oylara ihtiyaç duyduğu söylendi, yazıldı, çizildi. Cumhurbaşkanlığı seçimine bir yıl kala, milliyetçilerin çileden çıkmalarına sebep olan şu açılım, Ahmet Altan'ı da Hasan Cemal'i de açıkça yalanlamaktadır. Nezaket sınırlarının da ötesinde yapılan bu ithamları, bu haksız ve tamamen uydurma eleştirileri görmezden mi gelelim? Biz görmezden gelsek bile, yazıları onların peşlerini bırakmayacaktır. Barışa katkı sunmalarını tabii ki takdirle karşılarım, ama bunu yaparken PKK'yı tamamen masumlaştırıp yüceltmelerini ise asla anlayamam. Öcalan'dan bir Mandale çıkmaz. Selam ve saygılarımla...

27 Mart 2013 23:25
Birini bekliyorum

Mustafa Atilla Beyin yorumuna devam: Bu biraz da iktisat ilmi gibi. Bir açığı kapatmak istediğinizde karşınıza başka bir açık çıkmakta. Önemli olan en ideal dengeyi tutturabilmek. İdeal dengeler de bakış açılarına göre farklılıklar arzetmektedir. Daha yakın zamanda Ak Parti hükümetinin iki bakanının nasıl farklı fikirleri savunduklarına şahit olduk; biri frene basalım derken diğeri gaza basalım dedi:)) Tekrar ediyorum, demokrasinin açıkları konusunda ben de çok hassasım ve çok eleştiriyorum. Sizinle aynı noktadayım, ama çaresizim. Ve, belli kişilerin veya belli grupların despotluğa açık rejimlerine karşılık, hâlâ demokrasiyi bir erdem rejimi olarak düşünüyorum ve demokrasinin açıklarını da demokrasinin maliyeti olarak görüyorum. Umarım bilinçlenme ve şeffaflaşma geliştikçe demokrasinin açıkları da minimal seviyeye iner. Özetle aynı şeyleri gördüğümüzden gözlüklerimi değiştirmeme gerek yok sanırım:)) Selam, sevgi ve saygılarımla...

08 Ocak 2013 23:12
Bakın !..Cefâkâr Milliyet Blog Logo'muz, bize selam veriyor!

Görünüşte logoya yazılmış bir fantezi gibi dursa da aslında içinizdekileri bir güzel döktürmüşsünüz hocam:)) Tabii ki anlayanlar için... Hani anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az derler ya işte öyle:)) Yeni yılınızı tekrar kutluyorum, sağlık ve mutluluk içerisinde nice yıllar diliyorum...

02 Ocak 2013 00:33
Yanıyor mu yeşil köşkün lâmbası ?..

Sade saçları değil, baştan aşağıya tarumar:)) Bu da Romen mi yoksa:)) Anlaşıldı bu Romen dilberleri senle beni şair-i azam yapacaklar:)) Selam ve saygılarımı gönderyorum hocam... iyi geceler...

28 Aralık 2012 00:25
Toplam blog
: 337
Toplam yorum
: 1342
Toplam mesaj
: 70
Ort. okunma sayısı
: 3618
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster