Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
"Kudurma seansları" ve habire ağlayan analar!!..

Temelde aynı noktada olsak da yapılması gerekenler noktasında aramızda farklar var. Terör psikolojik savaştır. PKK'nın hiçbir zaman TSK'yı yenmesi veya zaafa uğratması söz konusu bile değildir. PKK'nın yaptığı da bir gayri nizami savaştır. Kuzey Irak'da kendilerine ait bir bölge var, o kadar erkeklerse çıksınlar TSK'nın karşısına. PKK vur-kaç eylemleri yapıyor. Gece geliyor, gündüz kayboluyor. Ama vermek yada yaymak istediği mesaj TSK karşısında zafer kazandığı, onu yendiğidir. Olay toplumu ne kadar ajite ederse, ne kadar abartılı yansıtılırsa PKK o kadar çok amacına ulaşmış oluyor. Bunu yapanlar bilinçsizce PKK'ya hizmet etmiş oluyorlar. Toplumda, korku, ümitsizlik, bıkkınlık, ne olacaksa artık olsun duygusu yayılsın istiyor PKK. Psikolojik savaş da doğrudan topluma karşı yapılıyor. Burada aracı da medya. Medyaya büyük sorumluluk düşüyor. Haberi vermeyle terör örgütünün amacına hizmet etme arasında çok ince bir çizgi var. PKK'yla savaşırken ayrışmayı tetiklememek lazım. Selamlar...

04 Eylül 2012 22:34
"Kudurma seansları" ve habire ağlayan analar!!..

Sorunu zamana yaymayı çözüm olarak gördüler geçmişteki bazı siyasetçiler ve askerler. Hatta temelden yok saydılar, kafalarını kuma gömdüler. Maalesef bu siyasiler yüzünden sorun kronikleşti ve çözüm çok daha zorlaştı. Onlar da fırsattan istifade zamanı çok iyi değerlendirdiler ve taban edindiler kendilerine. Son seçimlerde olduğu gibi kurnazca ittifaklar kurarak tabanı daha da genişletmeye çalışıyorlar. Taban desteği olmadan ne yapsalar başarılı olamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Beri tarafta ise hala ne yarışı! Buradan 3,5 daha fazla oy nasıl alabilirimin hesabındalar. Kalkışma gibi, bölünme gibi bir dava nasıl günlük siyasete alet edilebilir? Her gün onlarca taze fidan soluyor, evlere ateş düşüyor, onlar nasıl daha müktedir olabilirimin peşindeler. Tarihe karşı nasıl hesap vereceklerini çok merak ediyorum. Selam ve sevgilerimle.

04 Eylül 2012 01:05
Blog Yazarlarının bayramı kutlu olsun...

Sizin de bayramınız mübarek ve kutlu olsun Mesut hocam... Adamlar ramazanda karakola saldırıyor, tam da sahur yemeğini yerken askerleri şehit ediyorlar, bayramda da sivil vatandaşa saldırıp katliam yapıyorlar... Bu gözü dönmüş katillerin kutsal değerlere de saygıları yok... Ama ne yazık ki birileri beri taraftan, "dağdaki barış isteyen çocuklar" diye onlara romantizm yaparken, öbür taraftan da yine birileri onları hasretle, sevgi ve saygıyla kucaklayarak, geçmiş ve gelecek katliamlarını tebrik ediyorlar! Bir tarafta gaflet ve dalalet, diğer tarafta açıkça bir ihanet! Hiç de bayram gününe yakışmayan bir yorum yapmak zorunda kaldığım için üzgünüm... Her şeye rağmen yine de yarınlar için ümitliyim. Çok yakın gelecekte barış içinde kardeşçe mutlu ve huzurlu bayramlarda buluşmak dileklerimle... Selam, sevgi ve saygılarımla...

21 Ağustos 2012 18:56
Yeni CHP’den bi cacık olmaz

Ben ta başından beri CHP'den bi cacık olamayacağını yazıyordum. Topal demokrasi bunun için diyordum. CHP'ye saplanıp kalmanın yanlışlığını nihayet sizler de görmeye başladınız. Sizin gibi düşünenlerin azımsanmayacak sayıda olduğunu görüyorum. Geç de olsa önemli bir gelişme. Saygılar...

17 Ağustos 2012 15:38
Yüzlerden üç yüz!...

Düşünme yetisi devam ettiği sürece yazmaya devam... Nice dalyalara... Ramazan Bayramınız mübarek olsun Metin Bey... Selamlar, saygılar...

17 Ağustos 2012 14:57
Milliyet Blog'da, değerli bir akademisyen... Bir dost yürek :'' Hızır Kâbil ...''

Gerçekten güzel bir geceydi. Böyle bir güzelliğe vesile olan değerli hemşehrim Sayın Hızır Kabil Bey'e ve saygıdeğer eşi Sayın Kamile Hanımefendiye çok teşekkür ediyorum. Sizin bu yazınız da ayrı bir kadirşinaslık örneği. Bizlere bu tanışma ortamını hazırlayan, sanaldan gerçeğe transferini sağlayan Milliyet Blog'a da müteşekkir olmalıyız diye düşünüyorum. Bu transferlerin daha da gelişmesi ve büyük bir sosyal aktiviteye dönüşmesi dileğiyle saygı ve selamlarımı gönderiyorum değerli hocam. Elinize, yüreğinize sağlık...

29 Temmuz 2012 15:06
Blog yazarlığıyla gelen şöhret!

Ben zaten şöhretin oğluyum... Yani doğuştan şöhretim... Yalan diyosam iki gözüm önüme aksın... Şaka bir yana gerçekten annemin adı Şöhret:)) Bu arada, üç gün dedin, beş gün dedin, aylar oldu gelmedin:)) Telefon bekliyoruz... Selam ve saygılarımla...

19 Temmuz 2012 10:24
Şahin Tepesi'nde bir bilge adam.

Kariyerinize uygun olarak oldukça bilimsel bir değerlendirme olmuş. Şahin Usta'yı yakından tanıyan biri olarak, bu kadar kısa sürede bu kadar gerçekçi bir tanımlama yapmanızdan dolayı sizi kutluyorum. Gerçekten özgün bir karaktere sahip olan Şahin Usta tam da sizin anlattığınız gibi biri. Kendi yaşam tecrübelerinin oluşturduğu mantığına karşı hiçbir şeyi ona kabul ettiremezsiniz. Hani Nuh der peygamber demez misali gibi :)) İkinci tespitiniz de çok doğru. Şahin Usta'nın bütün felsefesi mutluluk, başka bir anlatımla hayattan zevk almak üzerinedir. Aynı zamanda bu mutluluğu çevresiyle paylaşır da. Kadirşinas bu yazınız dolayısıyla size teşekkür ediyor, selam ve saygılarımı gönderiyorum değerli hemşehrim...

20 Nisan 2012 15:04
Bahara merhaba demek için haydi Ballıkayalar'a...

Merhaba Sema Hanım, minibüste yer kaldıysa Şahin Bey'la ben de binmeye hazırız :)) İlginiz için teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla...

07 Nisan 2012 15:56
Yazar arkadaşımız, Sema Şener'in eniştesi vefat etmiştir...

Sema Şener Hanım'a başsağlığı diliyorum. Duyarlılığınızdan dolayı sizi de kutluyorum.

27 Mart 2012 19:15
Toplam blog
: 337
Toplam yorum
: 1342
Toplam mesaj
: 70
Ort. okunma sayısı
: 3618
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster