Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Do you anderstand me hülooooğ, savaşa hazır mısın?

Merhaba Necati Hocam. Gayet yalın bir anlatımla Suriye'deki gelişmeyi özetlemişsiniz. Yazınız önerilmeyi fazlasıyla hakeden bir yazı. Umarım dünya savaşıyla karşı karşıya kalmayız. Böyle bir şey insanlığın sonu olur. Selamlar Saygılar

24 Ağustos 2013 09:43
Uçurtma Avcısı romanı ve popülerizm

Yazarın bir yerleri, bir şeyleri övgüye boğduğu, bir şeyleri de alabildiğinde yerin dibine soktuğu söylenemez. Taliban eleştirisi var ve dinin nerede duracağının belli olmadığı, sınırlarının meçhul olduğu bir noktada rejimi ele geçiren Taliban'ın sosyal hayata ilişkin yorumu eleştiri konusu yapılmış. Rusya ve ABD eleştirilerinde, en nihyaetinde ABD göçmeni olan yazarın ABD'ye ilişkin yaşadıklarını dile getirmesi garip değil. ABD'yi eleştirebiliriz ama ABD'nin olumlu yönlerine hayır demek mümkün mü? Sovyetlerin işgalini ise meşru gören bir satıra rastladığımı ben hatırlamıyorum. Aksine Sovyet işgalinden sonra, ekonomik hayatlarının altüst olduğuna ilişkin birçok mesajı yazar yeterince vermiş. "Popülerizm" hususuna da fazla takılmışsınız. En nihayetinde üstadım eleştirileriniz yerli yerine oturmamış. Selamlar Saygılar

23 Ağustos 2013 09:20
Katliama doymayan Esed, sonunda kimyasal silahlarını da kullanmaya başladı!

Geç bunları Ali Hocam geç... Sen dönüp önce kendi ülkenin yöneticilerini sorgula. Bir başka ülkeninin iç işlerine burunlarını sokup, o ülkeyi nasıl bir birlerine taktıklarından bahset. Kimyasal silah kullanan sad canide, ÖSO denen eli kanlı katiller cani değil mi? Tekbir getirerek koparttıkları kafalardan bahset. ÖSO denen şarlatanlar kimyasal silah kullanmamışlar gibi konuşuyorsun. Ortaya çıkan gerçekleri dahi görmemek için direniyorsunuz. Unutmaki bu yaşanan psiliğin bir parçasıda Türkiye'dir. Bu katliamlarda Türkiye'nin dahli vardır ve bu sebeple Türkiye hükümetide ve Erdoğan'da kıyasıya eleştiriyi haketmektedir. Hatta bence lanet okunmalıdır.

23 Ağustos 2013 08:47
Başbakan: Mısır'daki darbenin arkasında İsrail var! Mısır: Erdoğan Batılı Ajan! Kaybedilenler!

Financal Tımes editörü "Erdoğan'ın bu kadar ahmak olabileceğini düşünmemiştim" demesi de cabası Hasan Bey.

22 Ağustos 2013 09:23
Uzun tatiller sonrası çekilmez ilk iş günleri

Sevgili Baver; Söylediklerin doğru olmasına doğru, lakin ben hafatada bir gün tatil yapan bir çalışan olduğumdan, Pazar günü tatilinin hiç bitmesini istemem ve bu yüzden ne pahasına olursa olsun pazar günleri olabildiğince geç yatmak için elimden geleni yaparım. Yani anlayacağın önerini dikkate alamayacağım:)))))

15 Ağustos 2013 10:04
Teşekkür

Şerife Hanım'la Antalya'da bir araya geldiğimiz çok zamanlar oldu ama nedense hiç konusu geçmediğinden olsa gerek ben bu süreçte sizin ablanız olduğunu öğrendim. Değerli ve saygın bir insanı kaybettik. Şiirlerini kendi sesinden dinlemenin keyfi bir başkaydı. Hepimiz için sarsıcı bir kayıp oldu. Başınız sağolsun Şennur Hanım.

18 Temmuz 2013 10:43
Kıymetli yazarımız, Şerife Karaçayır Mutlu'yu kaybettik.

Ölümün ardından ne söylenebilir ki? Değerli bir hocamızı, şairimiz kaybettik.

28 Haziran 2013 10:36
Gezi Parkı'nda sil baştan noktasındayız

Mesela Beran Hanım "Eylemcilerin kışkırtıcı ifadeleri" derken kastınızın ne olduğunu anlayamadım. Hak arama sürecindeki "kırıp dökmek" kavramları... Dikkat ediniz, bu türden demokratik taleplerin yükseldiği durumlarda, her zaman bizzatihi devlet asli provakatör olmuştur. Bu durumu gözden kaçırmamanız gerekirdi ki 12 Haziran Salı günkü polis-marjinal grup tiyatrosundaki mizansenler gözümüzün önünde dururken. Bence fazlaca orta yoldan gitmeye çalışıyorsunuz Beran Hanım. Bu eylemleri bölmek için devlet/hükümet günlerdir olmadık politikalar hayata geçirmeye çalıştılar. Medyayı ablukaya aldılar, iftiralar attılar... Bunlara yoğunlaşmadan bu denli geniş çaplı bir isyan hareketinde eylemcilerin bir kaç istisnai şiddetini konuşmak bana doğru gelmiyor.

17 Haziran 2013 12:56
Gezi Parkı'nda sil baştan noktasındayız

Merhaba Beran Hanım; Yazıda ortaya koyduğunuz düşüncelere ve olayı görme biçiminize katılmadığımı belirtmek isterim. Öncelikle, şu "pravakatör" ve "yasadışı örgütler" söylemi. Bu ifadeler bizatihi devletin eylemi itibarsızlaştırma ve bölme çabasının bir sonucu olarak ortaya çıkmış ifadelerdir. Buraya dikkat çekmekten özenle kaçındığını görüyorum. Diğer bir yandan Başbakanın ısrarla esas muhatap tartışmasını keyfince yürütmesi. Muhatap Taksim Platformudur ama en ilgisiz insanlarla bu husus üzerinde görüşülmüştür. Dİkkat ediniz, Başbakan bu eylemi provoke edebilmek için her yolu hem de en pervasız yöntemlerle deniyor. Dolayısıyla bu sorunda Başbakan ve siyasal iktidarın eylemi bölme çabasına ilişkin çabalarını teşhir etmek daha doğrudur. Diğer bir yandan sorun sadece bir gezi parkı sorunu değil, dikkat ediniz gezi parkı sembolik hale gelmiş bir eylemdir. AKP'nin otoriter uygulamaları ve demokrasiyi hiçe sayan," Benden değilsen tu kakaksın" politikasının sonuçlarıdır.

17 Haziran 2013 09:37
Devlet, Gezi Parkı "gezgin"lerine teslim mi olacak?

AKP'nin Emin Çölaşanını okuyorum sandım. Yanıldım mı?

14 Haziran 2013 14:17
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1122
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster