Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Soğuk bir havada zile basıyorsunuz...

Hepimizin ne yazık ki hatırlamayı unuttuğu tek önemli nokta hayatta.Huzurlu ve mutlu olmak için şükretmek.Ne güzel dile getirmişsiniz mutlu olmanın yada ona erişebilmenin hazzını.Ne yazık ki alışkanlıklarımızın,gelenek göreneklerimizin,yaşam biçimimizin değiştiği gibi mutluluklarımız,sevinçlerimiz bile değişiyor.Maddesel şeylerle mutlu oluyoruz artık.Sizinde söylediğiniz gibi bir yerlerde eğlenmek,alışveriş yapmak vs.Aslında kendi özbenliğimizi unutuyoruz.Bir an evvel silkelenip kendimize gelmeliyiz.Hani hep hayattaki birçok şeyin gidişhatını beğenmeyiz ya olumsuz diye.Onun için söylüyorum.Ben yazınızı çok beğendim yüreğinize ve kaleminize sağlık.Huzurlu ve sağlıklı günler diliyorum. :)

26 Aralık 2008 12:58
Ballı kaymaklı sıcacık ekmekli kahvaltı sofrası

Merhaba!!! Soğuk ve karlı bir Ankara manzarasını seyrederken bu sıcacık Yunan adasının eşsiz güzelliği karşısında büyülendim doğrusu.Gerçekten çok güzel bir ada görüntüde.Ama birde sizin bahsettiğiniz gibi ballı kaymaklı sıcacık ekmekle beraber bu adanın içinde olmak o insanlarla aynı sofrada bulınmak vardı şimdi.Umarım birgün oraları görme şansını bende yakalarım.Kaleminize ve yüreğinize sağlık...

25 Aralık 2008 12:25
Bahtsız gelin.

Gerçekten mükemmel bir yazı olmuş.Öyküleştirerek çok güzel dile getirmişsiniz hayatın gerçek yanlarından birini..Elinize sağlık...

17 Ocak 2008 09:45
Yitik zamanların sesleri: Büyükada

Hakikaten bir an için yazınızı okurken sanki oradaymışım gibi hissettim kendimi.Ne güzel anlatmışsınız.Defalarca kez istanbula gidip geldim ama inan bana Adalar'a gitmek kısmet olmadı.O zamanlar gitmediğim için pişman oldum biraz.1,5 yıldır tatil yapmıyorum.Önümüzdeki ayın başında ufak bir haftasonu kaçamağı yapmak istiyordum Ankara'nın dışında bir yere.Umarım Adalar'a gidebilirim.Gerçekten çok teşekkürler...Ağzınıza, yüreğinize sağlık..

17 Ocak 2008 09:27
Rüyalarım

Hakikaten çok enteresan böyle rüyalrı çok sık görmeniz.Çok şaşırdım sürekli olmasına.Umarım gerçek hayatınıza yansımıyordur bu rüyalar.....

03 Aralık 2007 11:06
Kremalı bisküvinin sırrı;-)

Size kesinlikle katılıyorum.Kaymaklı bisküvinin tutkunuyum bende sizin gibi.Çook severdim çocukluğumdan beri.Babam hep iş dönüşü Ülker'e uğrar alırdı bana.Kıyamazdı ne zaman istesem.Ablamlar hemen canları kaymaklı bisküvi çektiğinde beni öne sürerlerdi.''Hadi babam seni kıramaz, senin dediğini yapar.Hadi söylede kaymaklı bisküvi alalım'' derlerdi.Şimdilerde getirecek bir babam yok hayatta ama; yine Ankara'da köyümüze her gidişimizde Ülker'in shop marketi var ailecek oranın müdavimleriyizdir.Uğramadan kaymaklı bisküvi almadan çıkmayız.İnan bende dediğiniz yöntemle yiyiyorum.Çokta lezzetli.Anlatırken bile insan gülümsüyor.Sevgiler :))))

03 Aralık 2007 10:58
Yakında blog yazarlarının muzlusu çileklisi çıkacak

Ben içimdeki ses ne diyorsa, ne söylemek istiyorsa,kafamdan neler geçiyorsa onu yaparım.Bu ortamda da yazma gereği duydum ve kendimce yazıyorum. İnsanlarla herşeyi paylaşmayı seviyorum bir kere.Bunun karşılığında da güzel yorumlar alınca daha çok şey yazmak istiyorum. Yazma şevkim artıyor. Oyüzden ennn'lere takılı kalmayın bence.Kimse kalmasın.Önemli olan güzel sohbetlerle,güzel dostluklar kurabilmek.Sevgiler

03 Aralık 2007 10:45
Facebook mu yerli malı mı?

Size sonuna kadar katılıyorum.Ayrıca hakikaten siz söylemeseydiniz,yazmasaydınız,benim www.mezunbul.net gibi bir adresten haberim yoktu.Hiç duymadım ne yazık ki!Bu yüzden çok şaşırdım.Bizim birçok insanımız böyle malesef.Şekilciliğe önem veriyoruz.Ne kadar özenti şeyler varsa bizim olmayan onları kullanmaya bayılıyoruz.Doğrusu benimde hiç hoşuma gitmiyor bu özenti merakı.Türkiye'yi aslında biz kendi elimizle vermeye hazır gibiyiz.Çünkü öyle bir ülke ki tarihde eşi benzeri yok.Ne bilim adamları yetiştirilmiş çok öncelerde.İlimi fenni hep bizden öğrenmişler.Ama şimdi biz onlardan alıyoruz,hiç ölçmeden tartmadan direk.Kendi değerlerimizi, değer yargılarımızı,aile yapımızı,ülkemizin özbenliğini böyle yitiriyoruz işte ne yazık ki!!! Sevgiler

01 Aralık 2007 09:45
Çocuk aynadır

GERÇEKTEN DE SÖYLEDİĞİNİZ GİBİ; ÇOCUK YAŞADIĞI EVİN AYNASIDIR.ÇOCUKLARIN KENDİLERİNİ VE ETRAFINDAKİLERİ ANLAMAYA ÇALIŞMASI İLK ÖNCELİKLE AİLEDE BAŞLIYOR.AİLE NEYE NASIL TEPKİ GÖSTERİYOR,NASIL DAVRANIYORSA ÇOCUKLARDA ONA GÖRE DAVRANIYOR GERÇEKTEN.İYİ VE BİLİNÇLİ AİLE OLABİLMEK ÇOK ÖNEMLİ.ÇOCUKLARA DOĞRU ŞEYLER ÖĞRETEBİLMEK DOĞRU YÖNLENDİREBİLMEK ÇOK ÖNEMLİ.BUNUN İÇİNDE HER ANNE BABA DEĞİŞEN YAŞAM KOŞULLARINDA ÇOCUKLARI İÇİN HERŞEYİ HER AN ARAŞTIRMAYA, TARTIŞMAYA,ÖĞRENMEYE AÇIK OLABİLMELİ. SEVGİLER....

30 Kasım 2007 09:51
Yıldırım aşk, işte böyle oldu...

Tek kelimeyle mükemmel bir yazıydı.Ama keşke bu zamanda bizlerde,sizler gibi şanslı olabilsek...Ne yazık ki yitirdiğimiz değerlerimiz arasında ilişkiler,masum aşklar ve uzun yıllar sürecek evlilikler de var.İnsan deliler gibi aşık olup,sevip sevildiğini zannedip evleniyor ama daha 2 yıl bile geçmeden herşey tersine akmaya başlıyor ne yazık ki...Karşınızdaki insan bambaşka bir insan oluveriyor.İstenilmeyen,yaşanması düşünülemeyen şeyler bile insanın başına gelip yaşanıyor ne yazık ki.Ve sonuç:boşanma.En yakınım ablam bu konuda çok yanıldı.Onun için çok üzülüyorum.Ama uçurumun kenarından döndüğü içinde çok seviniyorum.Bana gelince sevmekten aşık olmaktan korkar oldum.Bunun gibi ve daha birçok örneği önümde görünce.Evlilik dendiği zaman bile çok tedirgin oluyorum.Umarım bir gün bu konuda yanılırım ve korkularımdan vazgeçirtecek bir insanla karşılaşırım.İnşallah...Sevgiler.....

29 Kasım 2007 15:25
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 18.08.07
 
 

24 yaşında Ankara'lıyım. Muhasebe bölümü K.T.Ü. Mes. Yüks. Okulu mezunuyum. Şu anda da açıköğretim i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster