Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
VAHŞET

Öncelikle geçmiş olsun. Geçmişin hafızası da var ki yoğun bir korku hisse oluşmuştur. Ben Bu konuda araştırma yapıyorum. Deprem erken uyarı sistemleri konusunda. Öncelikle bulunduğunuz bölge çizgisi küresel ölçekte 12 büyük levhanın Afrika levhası ile Avrasya levhasının Anadolu levhası güney çizgisi üzerinde. Yani iki büyük levhanın kesişme noktasına oldukça yakın bölge. Afrika levhası Avrasya levhasını bir tosun gibi alttan vuruyor. Küresel düzeyde bu levhaların milyonlarca yıl içinde birleşip ayrıldıkları levha yapbozu gibi bir durum. Sonuç olarak sağlam bina sağlam zemin ve Bilgi gerekli duruma karşı sükunet verir. Yeniden geçmiş olsun. Sağlık ve huzurla...

11 Temmuz 2021 14:56
Dünya Dinlerle değişir mi?

Dinler Tarihi, insanlık tarihinin "çocukluk" döneminden bugünün "yetişkin" insanlığına şekil veren bir fenomenler yumağıdır. İnsanlık bilincine ışık tutan üst değerlerin(alimler, veliler, nebiler vb) az çok söylemlerinde işaret edilen "öz bilgi", her ne ararsan kendinde ara'ya gelip takılmıştır. Bu konuya en net yaklaşımı kendi dilimizle anlatan Velimiz ne demiştir,"Hararet nardadır sacda değildir Keramet baştadır tacda değildir Her ne arar isen kendinde ara Kudüste Mekkede Hacda değildir." Demiş son noktayı koymuştur. Din yoktur,insan vardır. Tüm hikayeler insandandır! İnsanoğlu, yeterlilik hâline kadar "kurnazlıkla" varlık bulmaktadır. Bilgelerin yapmış olduğu "varlık, yokluk, atman" keşfinde( Buda gibi) elde ettiği derinlik katkılı bilgileri derleyip toplayıp bir köşeye bıraktığında bunları çalan hırsızlar bir çok çeşit tanrılar yaratarak insanlığın özgürlük arayışına tehdit oluşturdular. Aslında "putperest" dedikleri, ve onları düşman ilan ettikleri durum da bu. Din' insanın özünde

03 Temmuz 2021 12:17
Bir Kadın Ne Zaman ve Neden Gider?

KALAN SENSİN... Aşklar da yaşanır gider, kalan sensin.. Tut bir daha gecenin ellerinden Ne geceler gider Tül perdenin eteklerinden Güneş tutulması kadardır Yüreğindeki karanlık Hayat akar..gün doğar Kalk ayağa el oğlu Dizinde derman varken.. Hayallere dalarsın Yükün ağır bilirim Öptüğün dudakların ıslaklığı Ellerinden dökülür Acısı siner gecenin içine Resimlenir duvarların hayallerinle Uzanırsın taa ilk gecenin gıcırtısına..! İçin için katılırsın çekilirsin odana Yak bir sigara Yak! Hayallerine tuzak kurma Mum kokusu kadardır Tutma,bırak aksın,kaybolsun Mum söner gece gider Geçip giderken yüreğindeki hayallerin, Gözlerin titremesin,ellerin üşümesin At bir kadeh kırmızı şaraptan Kan ellerinden sıçrarken Gözlerinden güneş dökülürken ağlama Aşklar yaşanır gider Sen kalırsın Mum söner Kadın gider Aşk biter Sen kalırsın..!

23 Haziran 2021 10:54
HAVASINA SUYUNA

Güzel bir anlatım. Kahvaltı tadı ile denizin tadı aynı oluyor sanki. Öyledir... çevre bizim ilk evimizdir. Bireysel evimiz 2. Evimizdir asıl olan. İnsan kendi 2. evinde kahvaltı yaparken, böyle bir kokunun görüntünün ortasında kahvaltı yapabilir mi? İşte öyle bir şey ki, ilk evimizi hep birlikte kirlettik. Deniz SALYASI aslında dünyanın göz yaşídír. Bir dizi izlerken agıtlı, göz yaşı döküyoruz da, dünyanın göz yaşına tiskiniyoruz, ne garip değil mi? İyonik bir hal içinde yaşayıp gidiyoruz. Önce İNSAN kitlendi sonra ilk evini kirletti. Çok teşekkür ederim, güzel bir aninizin içine sıkıştırmaníz.

14 Haziran 2021 12:53
Cennette Bir Melek

bir çığ damlası gibi dökülen sesleniş Ruhtan ruha dökülüyor ve onun muhatabına haber veriyor. O sizi dinledi ve onayladı. Ana yüreğinin dili ruhsal alemin kulaklarında çınlar. O anlıyordur. Güzel anlatımdı...

08 Haziran 2021 19:29
Evrende enerji yoktur

Madde enerjinin birim zamanda sıkıştırılmış halidir. Frekans dediğimiz enerjinin fotonik taşınımıdır. Einstein zamanı ışık hızının Karesi olarak zaten içinde göstermiştir.Evren bir plazmadır (maddenin 4.hali). Her şeyi felsefeye dönüştürerek te açıklayabiliriz ama bir nirengi noktası eksik olamaz. Enerjinin alt katları boşluk fenomeni ve sanal parçacıklar. Orayı da bir aşalım isterim. Teşekkür ederim.

01 Temmuz 2019 15:17
İbn Haldun'a direnen millet: Türkler

Merhabalar. Turkler`in yayilma istenci bir gudu, kader dir. bu kendi zamaninin icinde bir kuantum belirsizligidir: ruha yayilan kosmos da diyebiliriz. Hind kutsal metinlerinde soyle bir yazit vardir,"Tanrı gözlerle görülmez, gözler Tanrı ile görür. Tanrı kulaklar ile duyulmaz, kulaklar Tanrı ile duyar. Algı ve bilincin kaynağı Tanrı'dır." (Kena Upanishad)Bu metinler milat sonrasi dinler gibi oznel degil, nesneldir. kisisellestirilmemistir. Yer yuzu yasalarinin zemininde insan ve canlilik kendi bilinc katsayisi ile orantili olarak iradesini kontrol seviyesini belirleyen sey bu katilimdir. insan, akilli olmanin ilk adiminda iradesi kendi ile bulustu. Hayvan doganin gudumunde sadik bir surec izlerken insan, bu tutkunun esaretinden akli ile kurtuldu ve eylemlerinden, kendinin kontrol alanina giren tum seylerden sorumlu olmaya kesin neden sundu. yani dunyanin donusu ``kader`` iken insan donekligi kader olmaktan cikti, akli ile dogal seleksiyona el verdi. durum bu. TESEKKURLER

19 Mart 2016 12:46
Şaman davulu

Çok 'doğal'bir konuya, kaynağımızda ki hasretlerimize dikkat çekmenize sevindim. Bizim davulumuzu elimizden alıp, arap çöllerinin kum fırtınalarına saplanıp, bıraktılar! Kaynaktan gelen o temiz akarımız ne yazık ki bulandı! Doğanın ruhundan bir ritimle titreşen davul sesi, rezonansa kaydırıyor ve özümüzdeki akışkanlıkla doğaya doluyoruz. Duruluyor, dinleniyoruz.Bunu anlatmak zor gelsede, bu kadim sanatın bir evladı olarak kendimi şanslı hissediyorum.Benim davulun sesi bana hoş geliyor! Teşekkürler emeğinize....

09 Haziran 2015 21:29
Şiddet

Küresel Coğrafyanın yeşillik örtüsüne baktığımızda tam ortalarda bir yerlerdeyiz. Şiddetin içselleştirilmesinin coğrafi haritasının karanlık tarafında ülkemiz yer edinir. "Kadınlar sizin tarlalarınızdır, İstediğiniz yerden..." gibi, daha nice öğretilerle binlerce yıldır "emtia" gösterilen ve iradesi devredilen bir kuşatma egosunun demir parmaklıklarında tutulan bir cinsiyetin ahı, şiddetin mayasıdır! Ataerkil düzeyin içinde şekillenen tüm kafalar, dengeyi bozmanın garipliğindeler. İyi eğitim alsa da Örülen 'şiddet ağı' içindeki iyilik bilmecesi kadar bir sınırla hakimiyet Erkeklerindir! Oluyor.Aslında yetersizlik sendromu bu kutuptan ivmelense de ortak belirsizliğe sürükleniyor. Şiddet, sistemin çöküntüye uğramasıdır. Artık eski tüm senaryolar sorgulanmalı yeni dünyayı birlikte hiç bir dogmatik yaftalara sığınmadan başarmak zorundayız. Eskimiş tapınaklardan çıkıp İNSAN TAPINAĞI VİCDAN VE BİLGELİĞİ ETRAFINDA YENİDEN İNSANLAŞARAK BAŞARMALIYIZ.BU POTANSİYEL VAR VE YENİ DÜNYA BİZLERİ BEKLİ

31 Mart 2015 19:56
Hikmetler : John Lennon

Dünya derin dincilerinin onu öldürdüğünü sezgiliye biliyorum. Dünya dinleri için, 'organize delilik' demiştir. Ve kendi ?? Kral Tanrısını Dünyaya dayatmak ve bu uğurda kim ne uyarmış, uyanmışsa hallediyorlar! Radikal dincileri ve örgütleri de bu cerahat besliyor. Dünya bu İ.Tehdidi altında. Zorla insanlığa tecavüz ediyorlar, bangır bangır! John Lennon doğu bilgeliğinin, Nesnel din anlayışının ruhu ile bezenmiş, yüreği yaşamı koruma sevinci ile bezemmiş bir yüksek değerdi! Katledilmesi ufak şeylerle geçiştirilmemeli. İnsanlığın başına giyotin kılıcı gibi dikilen organize 'tek tanrıcılar' deşifre edilmeli ve bu beladan John onuruna saygıyla kurtulmanın gününü başlatmalıyız. Her yerde ahtapot gibi sarmalandılar.Müzik ?? eşliğinde ruhumuzu bu dayatma kirlilikten yıkamak isteyen John kardeşimizin önünde saygıyla eğiliyor, kahrolsun küresel kirliliğe, diyorum

24 Mart 2015 14:42
Toplam blog
: 164
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 236
Kayıt tarihi
: 23.02.09
 
 

Kalenderce yaşarım. Okurum, gezerim, Çocukluğum şanslıydı; özgürlük en büyük mükafatım. Hiç bir kal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    Her birimizin geldiği dünya,eskilerin işgalinden kurtulamaz bir tuzakta.Uyanmalı,yeni dünya kurmalı!