Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ahmet YILMAZ

Bayram, en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selam ve saygılarımla…

08 Eylül 2010 12:35
CEVAP

Mesajınız için teşekkür ederim Ahmet Bey.Ben de sizin ve ailenizin bayramınızı kutluyor, sağlık ve esenlik diliyorum.İyi akşamlar.

09 Eylül 2010 20:52
Atila Karakullukçu

Öncelikle yazıma göndermiş olduğunuz yorum için bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum....Buradan diyorum, çünkü, yorumunuzu diğer yorum gönderenlerle birlikte yanıtlamama rağmen, sizin yazınıza gönderdiğim yorum, ne yazık ki, henüz yayına konmadı...Ne yazık ki, yetkililer, nedenini de bildirmiyorlar ve yenileme şansım da yok......Onun için o değerli yorumunuza buradan teşekkür etmek istedim....Bu vesile ile, Milliyet'e bir eleştiri getirmek de yerinde olur sanırım....Yayına gönderilen yazılarda, editöre takılan konular nasıl yazara gerekçesi ile bildiriliyor ve düzeltme olanağı sağlanıyor ise, yorumlarda da benzeri uygulama yapılabilmelidir..... İyi günler diliyorum.....

14 Temmuz 2010 09:59
CEVAP

İyi akşamlar.Benim başıma da benzer aksaklıklar geldi.Cevaplarım yayınlanmadı ve bir şiirimimin okur sayısı çizelgede hiç görünmedi (bloglarım bölümünde yani) Bu zor günlerde kökeni her ne olursa olsun " ülkesini sevenler" olarak birbirimize destek olmalıyız diye düşünüyorum. Nutuk'ta bahsedilen "gaflet ve dalalet" günleri bunlar olsa gerek..Saygılar. duyarlılığınız için teşekkür ederim.

14 Temmuz 2010 22:55
UFUK KESİCİ

Birinci sayfada bulunan şiirlerinizin tümünü okudum. İzniniz olursa bir iki şey söyleyeyim :(ne acayip laf değil mi, "iznim yok" deseniz sanki yazmayacakmışım gibi) Şiirleriniz, okuduklarım ışığında bir düzyazı aslında. Yüklemi başa çekmek (devrik cümle) şiir dizesi oluşturmaz. Dize içindeki isim ve sıfat tamlamalarını da KIRMAK gerekir... Bir ŞİİR DİLİ de yakalamak. Siz, şiirlerinizde çok güzel yakaladığınız bir duyguyu, şiir dizesi kuramadığınızdan düzyazı gibi anlatmış, şiiriniz sadece DUYGU olarak kalmış... (bir ölüm şiiriniz var. mükemmel duygu yakalamışsınız; ama...) Düzyazıya yakın bir dize ile şiir yazılamaz mı? Peki... Yazılır. ustalar yazmış. Ama öyle bir şiir dili kullanmışlardır ki, düzyazı DİZE olmuştur.. Bakın hemen aklıma geldi: A. İlhan'dan .(Hatırladığım ha...) "Kız sen burda yeni misin? Hani Perihan nerede hani yağmurdan korkan, sarışın... Ben kim miyim? Elektirikçi İhsan... Şöyle bir dokundum mu dünya aydınlanır..." vb. Şiir hakkında konuşuruz daha...

17 Haziran 2010 07:07
CEVAP

Hocam haklısınız. Teknik olarak şiir tarifine uymayabilir bu düz metincikler. Ancak ben de kıtalar halinde yazmayı sevmem nedense. Duyguları nakarat olsun, ölçülere uysun diye çekip sündürmek zorlama ve kelimelerin sihrini, ritmini bozan bir şey gibi geliyor sanki. İtiraf edeyim çok fazla klasik tarzda yazılmış şiirim de var ama bunların tadı başka.Bundan sonra biraz da öyle yazmayı dener beğenirsem yayına veririm İnş.Saygılarımla.

17 Haziran 2010 14:25
Mim Kemal Ertuğrul

Yorumlarıma,sizin şiiriniz altında yanıt verdiniz ve özür de dilediniz,teşekkür etmem gerekiyor,ediyorum.Ancak;bu özrü suçlandığım yerde,yani Aslına Rücu (Aslına Dönüş) adlı şiirimin altında,yani yorum hanesinde bekliyorum efendim...Rica

28 Nisan 2010 23:04
CEVAP

Şiirinizle ilgili, tekzip mahiyetindeki yorumumu aslına rücu şiirinizin altına yazdım. İyigünler

29 Nisan 2010 18:05
Mim Kemal Ertuğrul

Size yazdığım yorum ve mesajlarımın yayınına izin vermenizi diliyor ve sizden bir açıklama ve milliyet blog kamuoyu önünde özür beklediğimi bildiriyorum.

28 Nisan 2010 21:17
CEVAP

Bana gelen hiçbir yorumu yayına almaktan çeki,nmedim. Ayrıca-çok şükür- beni rencide eden hiçbir mesaj ve yorum da almadım. Hakaret ve küfür içermeyen her türlü yorumu yayınlıyorum. Kişiliğimle kendimle barışığım ve kusursuz olmak gibi bir ego sorunum da yok inanın.İyi günler.

29 Nisan 2010 17:55
Mim Kemal Ertuğrul

Şiirimi okuyor olmanız size hakaret hakkı kazandırmaz.31.05.2008 tarihinde yayına verdiğiniz şiirinizden alıntı yaptığım imasıyla şiirime yaptığınız yorumda beni şiirinizi "aşırmakla" suçluyorsunuz.Adı geçen ASLINA RÜCU başlıklı şiirim 10.5.2005 tarihinde antoloji.com adlı sitede yayınlanmıştır.Şimdi benim sizi intihalle suçlamam mı gerekir bu durumda?Kaldı ki sözler ve sözcükler toplumun ortak malıdır kim nasıl isterse öyle kullanabilir.Bu haksız ve yersiz suçlamanız nedeniyle bana milliyet blog kamuoyu önünde alenen özür borçlu olduğunuzu hatırlatmak isterim.Bir de istirhamda bulunmak isterim lutfen bu mesajımı da yayınlayın ve ayrıca , lutfen siz de birkaç sözcüğü bir araya getirip bir şiir yazınız,okuyalım.Kaygılarımla

28 Nisan 2010 14:04
CEVAP

Selam. Şiirinizin altında 2010 nisan tarihi yazılı. Bu nedenle ben de yeni yazıldığını düşünerek biraz da maksadını aşan tarzda yorum yazmışım. Kelimeler herkesindir ama şiirler öncelikle yazanların evladıdır bence. Ancak sonuçta iyiniyet asıldır. Şiir yazmayı nedense pek sevmem ancak gelen ilhama da karşı koyamıyorum bazen. İyi ya da kötü okuyucu karar verir tabii bana da % 90 olumlu eleştiriler gelmiştir genellikle çok şükür. Ben insanlarla çevresiyle barışık birisiyim. Kompleksim de yoktur.Haklıysam haklıyım haksızsam haksızım derim.Aslına rücu şiirinizle ilgili de anında özür diledim zaten.(Dün akşam) Bu konuyu çok ta fazla uzatmanın kimseye yararı olduğunu düşünmüyorum. Herkese kendi yolunda başarı ve mutluluk dilerim.

29 Nisan 2010 18:24
?=)(

1 mayısı konu alan yazıma yaptığınız yorum için öncelikle teşekkür ederim. sorularınızda elbette haklısınız. ancak Taksim 1 mayısla sembolleşmiş bir mekandır. orada 77 yılında onlarca insan yaralanmış kaç kişi yaşamını yitirmiştir. olayın perde arkasında CIA bile olduğu biliniyor. bundan dolayıdır ki benimde Taksim'de kutlanılması fikrine sıcak bakmam. valilik izin verse ve işçiler emekçiler taleplerini isteklerini bir nevi şenlik içişnde dile getirme fırsatı bulabilse zaten ne copa ne de panzere gerek kalacaktır. fikrim budur. teşekkürler..

08 Nisan 2010 13:50
CEVAP

Selam. Şiddet içermeyen her düşünce ifadesine evet derim. Ancak biliyorsunuz ki maalesef ülkemizde herşey karışmış. Kadınlar günü, işçi bayramı, nevruz, vs.vs. Halkın ürktüğü politik marjinallertin ortalığa dolduğu korku günleri olmuş. Ne eğlencesi, ne kutlaması. Herşey "açılımcıların" polise taş atma, molotofçuluk oynadığı günlere dönüşmüş. O eski idealist solcular yok artık. Ya da %1. İyigünler

13 Nisan 2010 12:26
Hasan Ali And

Merhaba, Kıbrıs konusunda ne yazık ki diğer tüm Türkiyeli'ler gibi yüzeysel bilgiye sahipsiniz.Aslında daha da ileriye gidip çoğu Türkiyeli'ler gibi manipulasyon ve dezenformasyona çok açık olduğunuzu söylemek zorundayım.Gazete sahiplerinin neden bu kadar güçlü olduğunu hiç düşündünüz mü..Dikkatle baktığınızda onlara bu gücü verenlerin her yazılanı sırf gazete yazdı diye bu kadar önem verip ciddiye alanların olduğunu görebilirsiniz.Yer kalmadığı için yazınıza yeteri kadar cevap yazamadım.Size tavsiyem konuları yeterince araştırmadan insanlar ve özellikle bir toplum hakkında daha dikkatli olmanız.Kendi adıma, Kıbrıs konusunda size günlerce sürecek bir konferans verebilirim.Şehitlere gelince,onlar Türk'lüğe hizmet ettiler ve hepimizin onlara sonsuz borcu vardır.Ama ''biz onların hayatını kurtardık onlarsa bizi istemiyor''edebiyatından da sıkıldık artık.Adaya gelen Türkiyeli turistler alışverişte pazarlık yaparken bile ''biraz daha indirin bakın sizi biz kurtaradık''diyorlar yıllardır..

02 Nisan 2010 21:39
CEVAP

Selam. Haklısınız. Karşılaştığım birkaç olay yüzünden Kıbrıs Türkleri hakkında bu tür olabilirim. Biraz da Kıbrıs Türkleri'nin " Rumlar da biz de sizden medeniyiz, bize Rumlardan çok siz kötülük yaptınız, işimize karıştınız" tarzı davrandıklarını düşündüm nedense. Aslında toplumlar hakkında önyargıya kapılmamaya çalışsam da hisler karışıyor bazen işe. Azerbaycan'a da aynısı yapılsa tepkim değişmezdi. Yine de özür dilerim. Çünkü biz Türkçe konuşan toplumlar aynı ailenin fertleri gibiyiz. İyigünler

08 Nisan 2010 12:50
Akif Ziya

İSTANBULDAN SELAMLAR, yorumunuz için tesekkurler,blogda uye çok ama yazılara yorum yapan az.Bu nedenle yorum yapan arkadaşlara bır fazla saygı duyuyorum. Evet barış,analar ağlamasın v.b kelımeler klışe oldu.Blogda engın yazamıyorum tum yazılarım hep ımla hatası diye gerı dönuyor ve hep bu terddutle kısa yazıyorum. işin özü ve açığı şu.İsrailin bölgede korunması ve konuşlanması için bir yudokurt devletıne ıhtıyaç var.Toprağın ustundekı suyun altındakı petrolun emperyal güçlere teslım edilmesi için kesın bır proje var.100 yıllık rüya gerisi boş.Loca nato,ABD savunma bakanlığı NBC ve daha nıce ciddi kuruluş Türkıye harıtasını parçalı doğusu kurdıstan gösterıyor.Realıte bu,bunu realize etmek için doğuya toprak reformu,yol,okul,eğitim,sağlık demokrası gıtmıyor orta çağ aşiret sistemı surduruluyor.Bu realıteyi tersıne çevirmeye ATANIN gücü ve ömrü yetmemış.Turk Kurt realıtesı yok kardeşler ayrıştırılmak ıstiyor.İnsan önce iş aş ekmek sağlık refah diler.ABD onlarca ırk ve mıllet ne zaman

02 Ocak 2010 20:31
CEVAP

Haklısınız. Aysbergin asıl kısmı denizin altında tabii ki. Bu plan çoktan yapıldı belli artık. Büyük Ortadoğu Projesi. Türkiye bölünecek.Devlet kurdurulacak. Türkiye'ye dini esaslara dayalı gidişata yeşil ışık yakılacak..Ortadoğu ABD AB,İsrail güdümünde yaşayacak.Hayırlısı olsun diyelim. Elden fazla birşey gelmiyor artık.Çünkü AKP her halukarda %1 ya da %5-10 diğer partilerden hep önde gibi.Şunu düşünmeden edemiyorum.Her millet müstehak olduğuyla yönetilirmiş. Sade inanç sahipleri, fanatik inanç sahipleri ve doğudaki gelişmeler bugünün temeli oldu. Saygılar

04 Ocak 2010 11:23
Cemal Hüseyin Çağlar

Sevgili beyazışık; sizlerin, ailenizin ve sevenlerinizin yeni yılını en kalbi duygularımla kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim... Çok iyi olduğunuzu ümit ediyor ve diliyorum... Selam, sevgi ve hürmetlerimle... Esen kalınız...

01 Ocak 2010 14:54
CEVAP

Sağolun. Ben de size ve ailenize sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyorum.İyi günler.

01 Ocak 2010 15:59
Toplam blog
: 158
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 399
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster