Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ahmet YILMAZ

Başarıyı tek başımıza da elde edebiliriz. Ama yaşadığımız mutluluğu paylaşamazsak, o başarıdan hiç zevk alamayız. Bayramlar, bireylerin “toplum” olmasını sağlayan manevi harçlardır. Her yıl, daha üst basamaklara çıkarmamız gerektiği halde, onu biz kendi ellerimizle iğdiş ettik. Aile fertlerinin yılda iki kez de olsa bir araya gelmesini, sevgiyle kucaklaşmasını sağlayan bayramları, tatil niyetine kullanıp, büyüklerimizden uzaklara kaçtık. Bir “el öpmek”ten bile kaçındık. Sonra da sevgiye ve saygıya hasret, ya da yabancı bir toplumla karşılaştık… Bayramlaşmak tek kişiyle yapılacak bir eylem değil… Birbirimizle, her birimizle ayrı ayrı bayramlaşarak, onun hazzını yaşayacağız ki, sevincimizi paylaşabilelim… Bu duygularla bayram sevinci içinde geçen sağlıklı, mutlu, başarılı bir ömür diliyorum. Selam ve saygıyla…

19 Ağustos 2012 15:18
Ahmet YILMAZ

Her yıla yeni bir umutla girmek âdet olmuş... Oysa yıllar hayatımızın bir parçası değil, zamanın bir parçası. Günden güne, aydan aya, yıldan yıla geçmekle insan hayatında bir şey değişmez. Sadece ömrümüz kısalır, o kadar... Biz yine de hep beklentilerle girdik yeni yıllara... “Bu yıl daha güzel geçsin” dileklerimizi hiç eksik etmedik dilimizden. Çoğumuz hayal kırıklığına uğradık, umduklarımıza erişemedik. Şimdi 2012 yılının daha kötü geçeceğine dair çeşitli söylentiler var. Belli mi olur, tam tersine bizim için her şey daha güzel oluverir. Sonuçta bu kararı veren yüce bir varlık var. Sevgi, saygı ve selâmlarımla yeni yılınızı kutluyor, beklediğinizden daha güzel geçmesini diliyorum.

01 Ocak 2012 22:15
CEVAP

Aynı düşünce ve dileklerimle, yeni yılın; memlekete, millete ve hepimize hayırlar getirmesini, YÜce Rabb(imiz)'den niyaz ediyorum. Dualarımla... 04.01.2012,çaşamba--Bektaş Azizoğlu

04 Ocak 2012 23:10
Ahmet YILMAZ

Bektaş bey, Bayramın huzur ve mutluluğuna gölge düşürecek olaylarla sarsıldık bu bayrama girerken yine... Ama hayat devam ediyor... Bir musibet bin nasihattan evlâdır demiş atalarımız... Yaşadığımız olaylar, umarım böyle bir hayra vesile olur. Selam ve sygılarımla sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlara erişmenizi temenni ediyorum.

08 Kasım 2011 01:14
CEVAP

TGeç te olsa, teşekküler Ahmet Bey...Aynı düşünce ve dileklerle hayırlı ve mutlu nice bayramlara...

11 Kasım 2011 23:19
Mehmet Emin ÖZTÜRK

Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım hayırlara vesile olmasını cenabı Allah'tan niyaz ederim kardeşim..

30 Ağustos 2011 10:16
alikose74

suriyede de artık insanlar uyandı esad ve devraldığı babası mosondur bunlardan hiç hayır gelmez ülkelerine mısırı gör tunusu ve diğer arap ülkelerine bir bak türkiyeye bak demirel özal ve rte yi incele bahçeliyi baykalı de incelesen uzağa gitme kendi bölgende ki kaymakam vali hatta emniyet amirini incele moson olmayan bu görevlere getirilmiyor ülkemizde. sistemi değiştirmek 20 sene alırenaz.onun için tunusda devlet başkanının kendi vatandaşını düşünmemesi kendi rahatını önplana alması pastanın çeyreğinidağıtıp fazlasını kendiyandaşlarına yedirmesi ve 1 isportacının mallarını yıkıp işyapmasını engellenmesi ve zaten gerginolan halkın patlamasıyla oluştu arapca olduğu için facee b ook dan abd takip edemedi ve diğer arap ülkelerine sıçradı darısı başımıza ama daha biz o noktaya gelememişik halk olarak daha çook anamızı ağlatmaları gerekiyormuş.

16 Haziran 2011 00:47
CEVAP

Evet; Türkiye'de birilerinin, bir zamanlar biryerlere gelebilmek için, biryerlerle dirsek temâsında olmaları gerekiyordu. Fakat durumlar artık eskisi gibi değil ''alikose'' kardeşim. Bu Memlekette, birileri istedi diye, ''hazır ol!..'' vaziyetine geçip, her emr'edileni yerine getirmeye âmâde idâreciler yerine; Vatanını geçekten seven, helâl süt emmiş, pırıl pırıl anakuzuları da var atık. Durum eskisi gibi değil. Köprülerin altından çok sular aktı be kardeşim, hâlâ da akmaya devam ediyor...Sağlık ve Muhabbetle...(bektas_azizoglu@hotmail.com)

16 Haziran 2011 21:05
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

30 Aralık 2010 17:48
CEVAP

Mesajınıza teşekkür ediyor, duygu ve dileklerinize ''âmin'' diyorum...Sağlık ve Muhabbet'le size de mutlu yıllar Değerli Kardeşim...Bektaş Azizoğlu

31 Aralık 2010 00:18
Ahmet Secer

Hz. Mehdinin geleceğini anlatmak, Müslümanları birlik olmaya teşvik etmek zaten Kuran'ın hükmüdür. Ayrıca benim bu söylediklerinizi yapmadığımı nerden biliyorsunuz? Bir Müslüman Allah yolunda tüm malını ve zamanını harcıyor olamaz mı, acaba sizin çevrenizde böyle örnekler olmadığı için mi benim yapmadığımı düşünüyorsunuz? Kuran ahlakı bir bütündür, bizler hepsini yapmakla yükümlüyüz ve inşaAllah elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz ve yapıyoruz.

23 Kasım 2010 10:18
CEVAP

Ahmet Secer Kardeşim; ''Mehdi'den bahs'tmeyin!...'' demiyorum. Bu mevzû ile yatıp-kalkmak çok rahatsız edici. Kur'an(ımız)'da; namaz'la birlikte en çok, ''muhtaç'a, yolda kalmış'a, düşmüş'e yardım'' ve hep, ''makbûl ve güzel işler yapanlar'' ısrarla teşvik ve meth'edilirken; bunları bırakıp, ısrarla bütün dikkatleri ''Hz.Mehdi'nin geleceğine'' yöneltmekle elimize ne geçecek? Hz.mehdi geldiğinde O'nu başımıza TAÇ yaparız. Ama O Zât gelmeden evvel, şu an İslâm'ı yaşama konusunda yerlerde sürünen ''İslâmî Kesim''(''varsa eğer!''-samîmi dindarlar var elbet, bunlar hâriç-)'in, kendisine çeki-düzen vermesi lâzım değil mi?..Benim söylediğim bu. Bu konuya çok fazla girmek istemiyordum ama, bir yazı daha yazacağım İnşaAllah. Burası yetmiyor çünkü. Yazdığım yorumu neden yayına alıp Ora'dan Cevap vermediniz, şaşırdım doğrusu. O kısa'cık yazı'yı neden sansürleme ihtiyacı duydunuz bilemiyorum ama, müsbet eleştiriye bile pek tahammülünüz yok gâlibâ?!..Canınız sağolsun...Selam ve Dualar...

24 Kasım 2010 01:12
Ahmet Secer

Değerli kardeşim, tabii ki Allah Hz. Mehdi'yi gönderecek ve tabii ki bizlerde Kuran'a uyarak ona yardım edeceğiz, peygamberimizin hadislerini anlatacağız, tüm çıkış alametlerinin gerçekleştiğini anlatacağız. İnsanlar nasıl derin gaflette, görüyorsunuz değil mi, deccalin büyüsünü ancak anlatarak çözebiliriz.

23 Kasım 2010 10:15
CEVAP

Ayrıca İnşâAllah dediğiniz gibi, Kur'an'(ımız)ın, ''Yardımlaşma emirlerini yerine getirdiğinizi îmâ etmenize memnun oldum. Yapıyorsanız sizi tebrîk ediyorum gerçekten. 53 yaşındayım Ahmet Bey Kardeşim...Evet, bugüne kadar, Kur'an'ın, yardımlaşma konusundaki hassasiyetini göremiyorum mâlesef...İslâmî cemaatlerin hepsi ile iyi diyaloglarım oldu hep. Kimseye karşı hiç önyargım olmadı bugüne kadar. Yalnız, aşırılıklardan hiç hoşlanmıyorum. Kılıcı'nın iki keskin tarafı ile kelle uçuranlar(!)dan hiç hazz'etmiyorum doğrusu...Sağlık ve Muhabbetle...Bektaş Azizoğlu

24 Kasım 2010 01:36
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

14 Kasım 2010 00:23
CEVAP

Aynı duygularla, ben de sizlerin Mübârek Kurban Bayramı'nı tebrîk ediyor, Yüce Rabb(im)'den hayırlara vesîle olmasını diliyorum. He şey gönlünüze göre olsun aziz kardeşim. Sağlık ve Muhabbet'le...

14 Kasım 2010 16:00
Ahmet YILMAZ

Bayram, en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selam ve saygılarımla…

08 Eylül 2010 12:33
CEVAP

Duygularınıza aynen katıldığımı belirtir, en samîmi duygularımla, ben de sizlerin Ramazan Bayramı'nı tebrik ediyor, bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. En içten Selam ve Dualarımla daha nice hayırlı bayramlar temennisi ile...

10 Eylül 2010 23:01
Toplam blog
: 345
Toplam yorum
: 234
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 567
Kayıt tarihi
: 24.11.07
 
 

İlkokul'u Düzce'nin Gölyaka İlçesi, Açmaköy'ünde bitirdikten sonra, Ortaokul'u Gölyaka'da okuyup,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    • Ramazan Mânileri [30]
    • İnançlar [26]
    • Dünya [16]
    • Siyaset [15]
    • İnsan Hayatı [14]