Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ahmet YILMAZ

Normal günlerimizi “bayram”a döndürme gayreti içinde olmamız gerektiği halde, biz 3-5 günlük bayramlarımızı bile ağız tadıyla kutlayamıyoruz. Her türlü imkânlara ve şartlara sahip cennet vatanımızda, sanki bilerek veya bilmeyerek hayatı kendimize zehir etmeye, cehennem ıstırabı çekmeye bayılıyoruz. İnsan olmanın meziyetiyle aklımızın mantığımızın gösterdiği aydınlık yolda, sorumluluklarının ve görevlerinin bilinciyle hareket eden şuurlu vatandaş olarak daha güzel günlerde bayramlar yaşama azmi ve heyecanıyla dolmanızı arzu ederek, bayramınızı kutluyor, güzellikler diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.

27 Kasım 2009 08:56
CEVAP

Sayın Yılmaz; yazdığınız her cümleyi saygıyla karşılıyorum ve size diyorum ki, bırakın vatandaş olma bilincini bizler insan olma bilincine dahi sahip değilken...insanları kendimizden aşağı yaratıklar gibi görürken, kendi özümüze ihabet ediyoruz bunun dahi farkında değiliz. Insan olabilmenin erdemini; istismarcı insanlarca vücuda getirilen sahte erdemlerden daha aşağı gördüğümüz sürece, ne bayramlar bayram olacak, ne de insanlar insan...üzülüyorum bu satırları yazarken ama beni mazur görün...kim olduğunu bilmeyen bir insan oğlu, hayatı boyunca, para, pul, mevkii, güç, marka giyinmek ve yükselen değer kölesi olmaya mahkumdur...yazıklar olsun benim halkımı bunlara muhtaç edenlere, yazıklar olsun benim öz değerlerimi üç kuruşluk çul uğruna yerlere serenlere. Sizin de bayramınız mübarek olsun saygılaımla...

28 Kasım 2009 01:26
Ahmet YILMAZ

Sevinç günlerimizdir bayramlar… Durup dururken “bugün bayram” diye sevinemeyiz. Sevindiğimiz gün, bizim için bayramdır. Hayatımızda böyle mutlu olduğumuz, heyecan duyduğumuz, sevinçten havalara uçtuğumuz günler vardır değil mi? Aynı duyguları toplum olarak yaşayabildiğimiz günlerdir işte bayramlar… Ramazan bayramınızı bu coşkuyla yaşamanız dileğiyle kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

19 Eylül 2009 06:05
CEVAP

Sayın Yılmaz o kadar güzel dile getirmişsiniz ki; ben de aynı çoşkuyu yaşadığınız bir bayram geçirmenizi size ve tüm ailenize ve MB yazar ve okuyanlarına diliyorum. Selamlar, saygılar.

21 Eylül 2009 00:56
Hüseyin Seyfi

Herşey gönlünüzce olsun, tüm sevdiklerinizle iyi bayramlar.

18 Eylül 2009 20:40
CEVAP

Sizlerinde bayramınız kutlu, mutlu ve huzurlu olsun Hüseyin Bey. Saygı ve selamlar.

21 Eylül 2009 00:57
Tuğrul Karabağ

Merhaba Sayın Münzevi, "neden içiyorsam ondan yazıyorum" başlıklı yazınızı daha önce okumuştum. Çok keyif aldım ve dostlarımla da paylaştım. Diğer yazılarınızı da severek okuyorum. Özel bir yeteneğiniz var, gönül gözüyle görmek deniyor sanırım buna. Farklı çağlarda yaşadığımız için muhabbetlerine nail olamadığıma üzüldüğüm bir kaç kişi vardır. Ömer Hayyam, Neyzen Tevfik, Yunus gibi. Ama bir çağdaşımı ve yaşıtımı buldum. Ki biz Araf'ta doğan bir nesiliz. Ne Cennet ne Cehennem, tam tepeden seyleriz ikisinide varamayız gene de hiçbirine. Belki bir gün bir dost sofrasında beraber meylenir, beraber dertleşiriz. Şiirlerinizle, sohbetinizle derman olursunuz usumuza, ruhumuza. Kadınlar hakkında yazdıklarınızda çok hoşuma gitti. Ne de güzel indiriyorsunuz maskelerini :) Sağlıcakla kalın.

15 Temmuz 2009 15:29
CEVAP

Tuğrul Bey herşeyden önce çok özür diliyorum verdiğim geç cevaptan ötürü zira saolsun MB'nin azizliği yüzünden yaklaşık 3 aydır mesajlarım sayfası hata veriyor ve açılmıyordu bu yüzden gelen mesajlarımı göremiyordum inanın bugün denediğimde açıldı ve cevap yazıyorum değerli mesajınıza. Söylemiş olduğunuz güzel sözler beni fevkalede mutlu etti lakin daha önce de birçok dostuma söylediğimi gibi ben Anadoluya dair her öğeyi çok seven ve özellikle ozanlara aşık bir insanım. Onları dünya üzerinde yaşayan diğer canılılar arasında koyacak yer bulamıyorum çok kıymetliler benim için. Muhteşem sözlerine ve akıl almaz felsefelerine her nail olduğumda dayanamıyor haddim olmadığının bilincinde onları taklit ediyorum diye düşünün. Yetenek olmadığımın bifiil farkındayım o kadar tanıyorum kendimi lakin kendime dair bildiğim bir gerçek varsa şayet çok yanlış bir dönemde yaşıyorum, 100-200 yıl geç gelmişim dünyaya. Ellerinize sağlık, yüreğinize nurlar, tekrar teşekkürler ediyorum. Saygılarımla T.M.

04 Eylül 2009 22:32
SINIR

Ben düşünüyorum düşünüyorum, bir türlü olmuyor. Burada kültür yaptığımız kısmını anlayıp, kabullenemedim. Burada yaptığımız kültür yaratıyorsa, hayatın her alanında her an, yeni kültürler mi yaratıyoruz? İletişimle kültür farklı olmalı sanırım. Belki kültür bunların hepsini kapsar, deseydik, daha doğru olurdu. Tek başına iletişim, kültür yaratmaz gibi geliyor. Üstelik bildiğim kadarı ile, kültür öyle kısa sürede oluşan bir şey değil. Şu bana daha mantıklı geldi. İnsanlar birbirini tanıdıkça, uyum sağladıkça, birbirlerini anlayıp, etkileşim ve benzerlik içine girdikçe uzun yıllar sonra, milliyet bloğunda bir kültürü var, diyebiliriz. Mesela artık burada hakaret etmemek, kültürümüzün gereği olabilir. Bunun oluşabilmesi için de yüzyıllar gerekmiyormu. Hata yapıyor olabilirim. Çünkü gerçekten yabancısı olduğum bir konu. Rahatsız etmediğimi umarım, öğrenmek için soruyorum.

08 Şubat 2009 13:29
CEVAP

Şirketlerin bile kültürü vardır, bu da şirketin iç yapısından, işleyişinden tutun da müşterisi ile olan ilişkilerine kadar bir çok komplike konuyu kapsar ama düşündüğünüz kadar uzun zaman dilimlerine ihtiyaç yoktur kültürü oturtmak için. Çok ufak bir misal verebilirim, şirket kurulualı henuz 5 ay olmuştur ama ta en başından bir takım ilkeler belirlemiştir, cuma günleri serbest kıyafet giymek gibi, yahut patron müdür çaycı herkesin birbirine ismi ile senli benli hitap etmesi gibi bunlarda bu şirketin kültürünü oluşturan konular arasındadır. Bu da bize şunu gösteriyor ki kişilerin birbirleri ile etkileşime geçtikleri andan itibaren kültür dedğimiz kavram kendi kendini yaratmaya başlıyor. O kadar uzun süre beklememize gerek yok yani :) Bu konuda blog mu yazsam acaba :D Sevgiler saygılar

11 Şubat 2009 18:50
SINIR

Tevfik Bey, bana bu kadar sabır gösterip, bütün yorumlarıma cevap yazdığınız için gerçekten çok teşekkür ederim. Sizi anladığımı sanıyorum. Sanırım siz kendinizi biraz yanlış anlattınız. Yanılmam o yüzdendir. Açıklamalarınız sonucunda, ortak bir paydada buluştuğumuzu düşünüyorum. Sonu, sizin dediğiniz gibi bitecekse, inanın bende karşıyım. Sizi yorduğum için kusura bakmayın. İnanın faydalı oldunuz. Sevgiler.

26 Ocak 2009 12:50
CEVAP

Bir şekilde ortak noktada buluşmamıza sevindim. Sayfama ilginize teşekkürler. Sevgiler, saygılar...

27 Ocak 2009 10:04
Ahmet YILMAZ

2008’e girerken hepimizin farklı umutları vardı, istekleri vardı… Onu karşılarken “Yeni bir yıl geliyor” diye ne çok sevinmiştik. Şimdi ömrümüzün bir senesini daha geride bırakmanın burukluğu, üzüntüsü, sevinci, heyecanı ve mutluluğuyla ona veda ediyoruz.… Yeni bir yıla daha başlıyoruz. Beklentilerimizi ne kadar yüksek tutarsak, başarılarımız o kadar büyük olur… Tabii hayal kırıklığımız da… Ne olursa olsun, iyi ve güzel şeyler yapalım, yaşadıklarımızdan zevk alalım, gurur duyalım. Keşke demeden, pişmanlık duymadan… Anılarımızda her zaman özlemle anılacak bir yıl geçirmemiz dileğiyle, sevgiler, saygılar, selamlar… Mutlu yıllar…

31 Aralık 2008 18:03
CEVAP

Size de iyi yıllar olsun, gelen yıl umarım hayırlara vesile olsun, kan dökülmesin, kardeş katli olmasın, MBde luzumsuz polemikle dolmasın :) Saygılar

31 Aralık 2008 18:13
Yalnıztürk

Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlar, esenlikler dilerim, selam

31 Aralık 2008 13:32
CEVAP

Sizinde yeni yılınız kutlu olsun Sayın Çitil, sağlık ve huzurunuz daim olsun. Saygılar

31 Aralık 2008 14:16
Ahmet YILMAZ

Ne yazık ki, bir bayrama daha yine zorluklar ve darlıklar içinde giriyoruz. Daha iyi bir gelecek umudumuz, hep başka baharlara kalıyor. Birbirimize, dolayısıyla kendimize yaptığımız kötülüklerin farkında değiliz. Bir kenetlenebilsek, bir güç olabilsek, bir yumruk haline gelebilsek, gücümüzün önünde kimse duramaz. Bunu bilenler, bizi bölüp parçalamak için bıkıp usanmadan çalışıyorlar. Yılda iki kez de olsa “BAYRAM” imdadımıza yetişip bizi bir araya getirmeyi başarıyor. İnatla bağlarımızı güçlendirelim, birbirimize sevgimizi ve saygımızı artıralım. Birbirimizi anlayalım, dinleyelim, birbirimizi hoş görelim. Gerilimlerden elimizde ne kaldı, ne kazandık? Düşünelim, sorgulayalım, İyilikleri, güzellikleri yayalım, kötülüklere engel olalım. Hep beraber, bütün gücümüzle… Bu dünyada hepimize yetecek kadar her şey var. Yeter ki hep almak yerine biraz da vermeyi, paylaşmayı öğrenelim... “Eskiden insanlar şöyle yaparlardı, böyle yaparlardı” demek yerine, biz öyle yapalım... Hepimize iyi bayramlar.

07 Aralık 2008 14:19
Kaliteli Yaşam

Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun. Bekir Ali

05 Aralık 2008 09:03
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 229
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 775
Kayıt tarihi
: 14.01.08
 
 

1978'de dünyaya gelmişim şirin bir anne babanın ilk erkek evladı olarak. Istanbul'a göçmüşüz sonra k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    www.birruyagordum.com