Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

29 Aralık 2010 17:37
CEVAP

Bu samimi ve içten temennilerinizin hepimiz için gerçekleşmesi dileğiyle bende şahsınızın yeni yılını kutlar, saygılar sunarım. Teşekkürler...

01 Ocak 2011 21:03
ömer simsek

Üstat 80'li yılların sonunda hasan vezirin fenerbahçeye attığı son dakika golü ile galatasarayın maçı kazanması ile neticelenen maçın hakkındaki yorumlarınızı merak etmekteyim sizinle maçı seyreden biri olarak maç sonunda yorum yapacak haliniz olmadığından umarım 20 sene sonra omersimsek16@hotmail adresine yorumlarınızı gönderirsiniz....)))) seni çok özledim umarım iyisindir oğlunun ve duru bebeğin gözlerinden öperim kendine iyi bak selamlar ömer şimşek (üsküdarlı)

08 Aralık 2010 22:27
CEVAP

Sevgili Kardeşim Şimşek; aldığım en güzel mesajlardan biri bu, çok sevindim. Çünkü ne zamandır aramama rağmen sana bir türlü ulaşamıyorum. O günü unuturmuyum dostum. Hasan'ı bizden kaçırmıştınız, o gol sonrası ağladığımı hatırlıyorum :) Ama o günden sonra Hasan Fenerbahçe'lilerin lanetini alınca bir daha Vezir değil, rezil oldu gitti :))) Bende seni özledim kardeşim, ilgili mail adresine telefonumu yazacağım ve aramanı bekleyeceğim.

09 Aralık 2010 14:47
izmirli doksanyedi

Mübarek bayramın huzur mutluluk barış getirmesini umuyor, size ve ailenize şeker tadında bir bayram diliyorum. Saygı ve selamlar...

14 Kasım 2010 22:02
CEVAP

10 gündür internete elimi sürmediğimden nazik mesajınıza ancak teşekkür edebiliyorum. Sağ olun...

22 Kasım 2010 11:41
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

13 Kasım 2010 14:41
CEVAP

10 gündür internete elimi sürmediğimden nazik mesajınıza ancak teşekkür edebiliyorum. Sağ olun...

22 Kasım 2010 11:42
Ahmet YILMAZ

Bayram, en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selam ve saygılarımla…

08 Eylül 2010 11:41
CEVAP

Değerli mesajınıza teşekkür eder, ben de iyi bayramlar dilerim. Saygılarımla

09 Eylül 2010 10:25
arkin selsk

kardeşim çankırıdaki muhabereci çeliksüngümüsün

20 Ağustos 2010 11:25
CEVAP

Ben hiç muhabereci olmadım, ben hep cendarma'ydım Telsizci seni :) aceliksungu@yahoo.com a telefonunu bekliyorum...

22 Ağustos 2010 16:55
yasar tekdemir

Merhaba yanlışlıkla sizin yazınıza yorum yazdım. Yayımalamazsanız sevinirim.

22 Mayıs 2010 00:13
CEVAP

Bahsettiğiniz yorum bana ulaşmadı. Eidtörler silmiş olabilir, bilginize...

24 Mayıs 2010 09:27
Fatma Köse

Size yorum yazan Tuğrul-20 eşimdir. Burada henüz yeni yazmaya başladı. Fenerbahçe bir yazar daha kazandı:)) Selamlar!

20 Mayıs 2010 11:29
CEVAP

İçinde Denizli ve bolca Fenerbahçe olunca size soracaktım, tanıyormusunuz diye :) Renk katacaktır MB'a ve Aile içi rekabete :)

20 Mayıs 2010 16:17
yasar tekdemir

Merhaba Ahmet Bey, öncelikle geçmiş olsun. Bu maçta aklımda kalan kareyi kısaca paylaşmak istiyorum. Her ne olursa olsun, bir sporsever olarak takımına inanılmaz katkı sağlamış Alex'in evine polis arabası içinde gitmesini kabullenemiyorum. Bu sadece fb, gs meselesi değil. Böyle birşeyi kabul etmek istemiyorum. O Alex ki rakibe korku salmış fenerlinin hep yüreğine su serpmiş. Bu mudur bütün olay? Bakın kimse kimseyi kandırmasın, kimsenin derdi değil takımın şampiyonluğu insanların tek bir derdi var: Nasıl geçirdik ama... diyebilmek. ... Bunun için de gözler dönüveriyor birden. Saygılarımla...

17 Mayıs 2010 22:05
CEVAP

Yaşar Bey taraftar sitenizdeki bana cevaben yazdığınız yazıda ki "ağızlarından yoğun sıvılar akıtmaya başladılar" ifadenizi bana gönderdiğiniz yazılarınızdaki incelikle bağdaştırmadığımı öncelikle belirteyim... Fenerbahçe'nin yaşadığı bu travma'da sadece Fenerbahçe'yi suçlu görmek ilerideki daha vahim olayların da habercisidir. Fenerbahçe'nin attığı golleri ortada bir dayanağı olmadan şüpheli bulanların yarattığı stres, bugün düşen çığ'a kartopu etkisi yaratan sebeplerdir. Yine sitenizde belirttiğiniz gibi "benim gibi az-çok mürekkep yalamış" birisi bile bunlardan etkilenip rahatsız oluyorsa, sokakta, kahvede, kafası allak bullak olmuş kendisini "polat alemdar" sanan gençlik ne hâle geliyor görüyorsunuz. Fenerbahçe camiası son 8-10 haftadır bu tip ayrıntıların stresiyle uğraşıyor. Yarın çok detaylı açıklama yapılacak kulüpten. Fener şampiyon olsaydı lig şaibeliydi, şimdi lig çok kaliteli oldu ve namusu kurtuldu!!! Ne güzel.Yine yapanın yanına kâr kaldı. Yaşasın Türk Futbolu...

18 Mayıs 2010 13:14
yasar tekdemir

Evet haklısınız, barış çubuğu tüttürdük ama bu yazınız bence amacını aşmış durumda. Nefret ittifakı çok ağır bir ifade. Şaibe meselesine gelince.... İBB-FB maçından sonra ligin doğal dengesi bozuldu. Ama ligin dengesini alt üst eden olay, Aziz başkanın hakem azarlamasıdır. Bu normal medeni ülkelerde yenilir yutulur bir olay değildir. Ama bizde ne oluyor? Futbol düzenleyicilerinin sesi çıkmıyor. Siz bu koşullarda fenerin maçlarına çıkan hakem psikolojisini düşünün. Ve dahası özellikle saraçoğlu'nda nasıl olsa kart görmeyiz rahatlığında rakibe dalan, hakem azarlayan, emre, lugano, bilica vs. Bunları görünce insan sahada oynanan oyuna inanmıyor. Ve şunu da söylüyorum, dengesi bozulmuş bu koşullarda kim şampiyon olursa olsun bir önemi kalmıyor. Sizin gibi eli kalem tutan, mürekkep yalamış (hele ki Duru kız gibi her gördüğünde iyiki bu dünyaya gelmişim diyebileceğiniz bir melek de varken) bir kişinin böyle bir yazı yazmış olmasına üzüldüm ama yazının içeriğinin de amacını aştığını düşün

11 Mayıs 2010 00:46
CEVAP

Yaşar Bey, Komşusuna taş atanlar camdan evde oturmamalılar denir biliyorsunuz. Yazımı birkaç kez daha okudum, gördüklerimi fikirlerim doğrultusunda ifade ettim. Maksadını aşan birşey olduğunu görmedim. Son 10 maçtır gol yemeyen, Galatasaray'dan Beşiktaşına, rakiplerine pozisyon dahi vermeyen ve şampiyonluğa giden bu takımın kazandığı her maç sonrası kaleci, şike, hakem, şaibe vs söylentileridir asıl maksadını aşan. Rakipler şampiyon olunca alınteri, Fenerbahçe başarılı olunca şike, şaibe vs. balonları, yok öyle şey... Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş biliyorsunuz. Hakem azarlamayla şampiyon olunuyorsa bu ülkede merak etmeyin herkes azarlamasını bilir zaten... Üstelik birkaç senedir burada yazıyorum hiçbirinde bu tip davranışları da haklı gören bir ifade kullanmadım.Futbol'umuz kirliyse, hepimiz kirliyiz. Bu arada kendi sitenizde yazım için "öyle böyle" değil demişsiniz, keşke kaynak gösterseydiniz de herkes görebilseydi.Duru'da ellerinizden öper, sizinkinide Allah bağışlasın Tşk.

11 Mayıs 2010 14:10
Toplam blog
: 252
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 932
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster