Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 17:07
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

14 Kasım 2010 23:46
Taci

Çookk eskilerde halkım bunu yiyemiyor diye kendisine ikram edilen yiyeceği almayan, halkım bunu ne zaman yerse bende o zaman yiyebilirim diyen liderler vardı. Komşusu açken uyuyamayan insanlar vardı. 12 dev adam özellikle hido zaten paraya pekte ihtiyaçları olmayan insanlar. İhtiyacı olan varsa alsın kullansın. Ama onlardan şunu beklerim. Bugün 500 milyona villamsı bir ev ve yine harika bir araba alınabilir. Geriye kalan 1 milyon TL yi Pakistana göndersin...yada engellilere araba alınsın desinler ya da buna benzer birşey...işte o zaman bu halk 12 dev adama 10 kez üst üste Dünya şampiyonu olmuşçasına değer verirdi. Ben olsam böyle yapardım ama olduğu zaman kim ne yapardı onuda bilemem. Ben onlardan böyle bir şey bekliyorum. Biraz hayalci bir beklenti ama bakarsın olur :) Saygılarımla

15 Eylül 2010 22:06
CEVAP

Evet, dediğiniz gibi fazlaca hayalci bir yaklaşım. Böyle düşünecek olsalar "büyükelrimiz bize bu ödülü uygun gördü" demezlerdi. Ben ödüle karşı değilim. Ödülün biçimine ve miktarına karşıyım. Bakın, dün itibari ile bir halterci bayan sporcumuz 3 altın madalya aldı. Boks'ta bir bayan sporcumuz da altın madalya aldı. Alackaları ödül 400-500 altın civarındadır. 3 altın alan sporcunun toplam ödülü yaklaşık 400 bin liradır. Bir ev parası ancak. Basketçilerden neyi eksik. Basketçiler dünyaya bizi tanıttılarsa, bu sporcular da Türk bayrağını dalgalandırmadılar mı uluslararası bir oprganizasyonda. Bu hiçte haklı ve dmeokratik değildir. Ödülün Pakista'a verilmesine gelince. Neden Pakistan ? Bu ülkede milyonlarca evsiz ve yoksul insan var.. Oralar daha önceliklidir bana göre.. Bırakalım bu mavraları... Birşyi daha unutmayalım. Biz bu kadar paraları saçıp, dağıtacak kadar zengin miyiz, bir de onu değerlendirelim lütfen...

20 Eylül 2010 10:20
Ahmet YILMAZ

Bayram en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram, ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selâm ve saygılarımla…

09 Eylül 2010 17:21
suna yesiltas

YAZINIZI PÜR DİKKAT OKUDUM BEYFENDİ VE TÜM İÇTENLİĞİMLE YAZDIKLARINIZA KATILIYORUM.BENİM SÖYLEYECEKLERİMİ DİLE GETİRMİŞSİNİZ AMA BİRDE SAYIN BAŞBAKANIMIZ OKUSA DİYORUM BELKİ SİZİN YAZDIĞINIZ BU ÇÖZÜMLERDEN BİRİNİ FAALİYETE GEÇİRİR.SAYĞILAR.....

03 Eylül 2010 12:28
CEVAP

Hayır geçiremezler....

03 Eylül 2010 15:53
Efraim YAĞARKAR

merhaba sayın yazar.. ben sizin kürdistan haritası her yerde adlı yazınız hakkında yazıyorum yazınızı okudum içinde kısmen doğru tarafları var hatta çoğu doğru ama bu ilk öğretim kitabında oranın haritasının olması sizce hangi mantığa uyar? yani burada demek istediğim kim olursa olsun henüz o kadar da cesaretlenecek kadar büyümedi isterse yüzde doksan seçim oranı olsun.. bende izmir'deyim acaba gördüğünüz kitabı banada göstermeniz ya da göndermeniz mümkün mü? ki böyle bir kitap olsaydı eğer böyle bi haritayı barındnıran daha önce defalarca anayasa mahkemesine giden ChP suskun kalmazdı! saygılarımı sunarım ii günler..

30 Mart 2010 13:29
CEVAP

Bu tür kitap ve yayınlar, büyük kentlerde pek dolaşmaz. Çünkü çok daha rahat anlaşılır ve tespit edilir. Geçmişte yaşanılan pek çok olayda da görüldüğü gibi, ilk önce az gelişmiş ve az kültürlü yerlerde yaşayanların zihinlerini bulandıracaksın ki, bu durum zihinlere yerleştikten sonra, büyük bir toplum ve bir ülke politikası haline gelsin. Bilmem anlatabildim mi ?

02 Nisan 2010 17:55
Suzan kuran

sayin tansel bey sizin ask uzerine yazdiginiz bir yaziyi acaba sizden alintili olarak benim facebook ,ta kullanabilirmiyim?

19 Mart 2010 11:14
CEVAP

Tabiki kullanabilirsiniz.. O yazı artık ulaşılan herkesin. ama isim belirtirseniz reklamım olur... :=) Sevgiler...

19 Mart 2010 14:51
Ahmet Secer

İnanç ve bilim bölümüne yazdığım yazılarımı mutlaka okumanızı tavsiye ederim, ayrıca kitap bölümüne açtığım tüm kitapları ücretsiz internetten okuyabilir, çok güzel resimlerden oluşan galerilerimi ziyaret edebilirsiniz. Sayfamın linki: http://blog.milliyet.com.tr/Arsiv.aspx?UyeNo=1589933&rn=RP Ziyaret edince yorumlarınızı beklerim. Saygılarımla

11 Mart 2010 20:46
zeki etferat

Sağlıkla geçen, aydınlık ve esenlikli bir yıl dilerim. Dostça selamlarımla.

01 Ocak 2010 02:14
CEVAP

Teşekkür ederim. Size de mutlu yıllar dilerim...

04 Ocak 2010 11:26
faruk halis

İyi günler beyfendi, ben Marmara Üniversite'si işletme öğrencisi ve genç girişimci adayıym. Dalga gücünden enerji üretmek lise yıllarımdan beri aklımda olan bir konu. Sizden ricam beni bu konuda biraz daha aydınlatabilirmisiniz. Devletten izinsiz elektrik üretmenin yasak oldugunu ve üretim iznininde eşe dosta dağıtıldığını biliyorum(ÇALIK Grubu). Bu sistemin en iyi işleyeceği yerleri(mesela doğu karadeniz), izin almak için başvurulacak merciler yazarsanız minnettar kalırım. Kusura bakmayın son bir yardımınızı daha isteyeceğim; suyun altında oluşan akıntılardan elektrik üretilebilir mi? Örneğin marmara denizi ve boğazlarda sürekli bir akım söz konunudur(sıcak soğuk, tuzlu az tuzlu hesabı). şimdiden teşekkür ederim saygılar...

29 Aralık 2009 18:01
CEVAP

Merhaba.. Bu konuda zaman zaman yoğun mesajlar geliyor. Bilgim dahilinde yanıt vermeye çalıyorum. Dalga enerjisi çok yeni bir konu. Ülkemizde de yeni yeni denenmeye başlandı. Önümüzdeki 10 yıl içinde de hem dalga, hem rüzgar enerjisi çok ilgi görecek. Bu konuda, amatör çalışmalar yapabilirsiniz. Ama daha profesyonel ve ticari bir çalışma yapacaksanız, bu konuda enerji işi ile ilgilenen firmaların ve enerji bakanlığının web portalını inceleyebilirsiniz. Denizden enerji üretme işi, ülkemizde çokfazla bilinmese de bu işi profesyonel yapan firmalar var. Deniz üstünde enerji üretilebildiği gibi, suyun altındaki akıntıların kontrol altına alınması ile de enerji üretilebilir tabiki. Bu tarz türbinler, özel türbinlerdir. Su üstünde çalşan türbinler de çok ucuz türbinler değil ama su akıntısından elektrik üretme işi, basit türbinlerle de yapılabiliyor ve bunun için bildiğim kadarı ile izin almanız gerekmiyor. Selamlar..

31 Aralık 2009 14:00
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2456
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    • İç Politika [214]
    • Günlük Olaylar [60]
    • Dış Politika [46]
    • Aşk-Sevgi [24]
    • Özel Günler [21]