Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ahmet YILMAZ

Normal günlerimizi “bayram”a döndürme gayreti içinde olmamız gerektiği halde, biz 3-5 günlük bayramlarımızı bile ağız tadıyla kutlayamıyoruz. Her türlü imkânlara ve şartlara sahip cennet vatanımızda, sanki bilerek veya bilmeyerek hayatı kendimize zehir etmeye, cehennem ıstırabı çekmeye bayılıyoruz. İnsan olmanın meziyetiyle aklımızın mantığımızın gösterdiği aydınlık yolda, sorumluluklarının ve görevlerinin bilinciyle hareket eden şuurlu vatandaş olarak daha güzel günlerde bayramlar yaşama azmi ve heyecanıyla dolmanızı arzusuyla, bayramınızı kutluyor, güzellikler diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.

27 Kasım 2009 22:09
CEVAP

Ahmet abi,ailece ağız tadı ile sağlıcakla ve huzurla bir bayram geçirmenizi dilerim ben de.Saygılarımla.

28 Kasım 2009 01:14
mehmetbirolsahin

Sevinç günlerimizdir bayramlar… Durup dururken “bugün bayram” diye sevinemeyiz. Sevindiğimiz gün, bizim için bayramdır. Hayatımızda böyle mutlu olduğumuz, heyecan duyduğumuz, sevinçten havalara uçtuğumuz günler vardır değil mi? Aynı duyguları toplum olarak yaşayabildiğimiz günlerdir işte bayramlar… Ramazan bayramınızı bu coşkuyla yaşamanız dileğiyle kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

19 Eylül 2009 15:39
Ahmet YILMAZ

Sevinç günlerimizdir bayramlar… Durup dururken “bugün bayram” diye sevinemeyiz. Sevindiğimiz gün, bizim için bayramdır. Hayatımızda böyle mutlu olduğumuz, heyecan duyduğumuz, sevinçten havalara uçtuğumuz günler vardır değil mi? Aynı duyguları toplum olarak yaşayabildiğimiz günlerdir işte bayramlar… Ramazan bayramınızı bu coşkuyla yaşamanız dileğiyle kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

16 Eylül 2009 23:37
ahmet (hoşçakalın-artık yazmayacağım)

Aslında ben size yazımda cevap vermiştim ama bir daha söyleyeyim. Anayasada eğitim öğretim Türkçedir ama zaten bu olay bir okulda gerçekleşmemiş. İkincisi bir zamanlar özel eğitim adı altında Kürtçe eğitim veren kurslar açılmıştı. Demekki anayasanın bir yerinde esneklik var. Buna bakınca dava daha da saçmalaşıyor. Üniversitelerde binlerce yıldır yok olmuş Sümerce ve Hititçe üzerine bile araştırma yapılıyor. Kürtçenin bu ölmüş diller kadar bile değeri yok mu? İnsan dünyadan silinmiş dilleri öğretir de kendi halkının bir kısmının konuştuğu dilin öğretilmesine dava açar mı? Ayrıca üniversitelerde Farsça, Arapça, Urduca, Rusça, Çince ve bilmem başka hangi dillerde eğitim veriliyor. Tüm bu diller Türkçe değil di mi? Nedense bu anayasa maddesi bir tek Kürtçe söz konusu olduğunda hatırlanıyor. Eskiye oranla basın yayın alanında ve günlük kullanım anlamında Kütçe için bazı gelişmeler olduğunu reddetmiyorum. Saygılar benden

06 Eylül 2009 14:33
CEVAP

Sayın adaşım,cevabınız sayfanızda duruyor,okudum.Sizinle anlaşamadığımız nokta şudur:Obama meclise geldi,ingilizce konuştu ve yayın kesilmedi diyorsunuz.Obama'nın kökeni neresi?Kenya.Peki Obama neden kendi ülkesinin yada varsa kendi yerel dili ile konuşmuyor?Peki Portekiz'den SSCB başkanlarına 20 küsür ülkenin devlet başkanının mecliste ülkelerinin resmi dili ile konuşma yapmasına ne diyeceksiniz?Sümerler ve Hititler'le Kürtlerin ne ilgisi var?Dünyada bir tane sümer yada hititli mi kalmış?Bunlar bilimin insanlık tarihi açısından incelediği uygarlıklar ve diller.Kürtler bu zamana kadar hangi uygarlığın parçasıydılar?Devletin kürtler ve kürtçeye yaptığı hatalı ve hoyrat uygulamaları yorumlarken sapı,samanı karıştırmayalım derim.Yoksa zemin kayıyor,başka şeyler konuşuyoruz.Ben askerde bile er gazinosunda bangır bangır kürtçe şarkılar çaldırdım,dinledim,söyledim.Bir yerde yasak varsa hep karşısında durdum.Yine de duruyorum.Kürtçenin önündeki yasaklarında karşısındayım.Saygılar.

12 Eylül 2009 07:57
beenmaya

33 Köy 3003 Öğrenci İçin El Ele verdik. http://www.birmilyonkalem.com/?p=17439 Şimdiye kadar çeşitli kırtasiye ürünleri topladık. Aşağıdaki linke tıkladığınızda görebilirsiniz. http://www.birmilyonkalem.com/?p=18166 Hala da toplamaya devam ediyoruz çünkü bitmedi, bitmez de... Ancak, kimse kalem kutusu almadı, pahalı! Ama el emeği, göz nurunun yerini hiç bir şey tutmaz. Belki öğrenciler için dikersiniz/diktirirsiniz ve yollarsınız. Emek ve ilginiz için teşekkürler 1MK Sitesi Kampanya Editörü Özlem Baki Ayrıntılı bilgi için birmilyonkalem@gmail.com adresine yazabilirsiniz

04 Eylül 2009 16:08
CEVAP

İlk fırsatta siteye giriyorum.Gereken neyse yapılacaktır.Selamlar.

04 Eylül 2009 16:55
sema öztürk

Blog sayfanda bir problem var galiba arkadaşım.. epey büyük olmuş.. selamlar.

03 Eylül 2009 00:39
CEVAP

Ben de sonradan farkettim.Sanırım word sayfasından kopyalarken oldu.Şimdi hallettim.Uyarı için teşekkürler.Selamlar.

03 Eylül 2009 14:32
güneşin kızı_firuze

MERHABA HEMŞERİM BELKİ TUHAF BİR SORU AMA YİNEDE SORMAK İSTEDİM DİKKATİMİ OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMANIZ ÇEKTİĞİ İÇİN. BEN BAYANLARIN KULLANABİLECEĞİ İYİ BİR OTOMOBİL İSMİNİ VE NE TÜR BİR ARABA ALMAMI ÖNEREBİLECEĞİNİZİ SORABİLİRMİYİM ÇÜNKÜ BU KONUDA HERKES BİR ŞEY ÖNERDİ KAFAM OLDUKÇA KARIŞTI SÜRÜCÜLÜKTE DENEYİMSİZİM VE KONUNUN EHLİ OLARAK GÖRDÜĞÜM SİZDEN YARDIM İSTİYORUM SELAM VE SAYGI İLE

03 Haziran 2009 12:06
CEVAP

Hanımefendi,öncelikle güveniniz için teşekkür ederim.Araç alacaksanız bütçenize ve beklentilerinize göre hareket etmelisiniz.Örneğin klima,güvenlik,vites,yakıt seçenekleri gibi.Benim tavsiyem küçük motor hacimli ve şehir içi kullanımda ekonomik ve ergonomik olarak gördüğüm Toyota Yaris,Opel Corsa, Volkswagen Polo,Mercedes A150'dir.Otomatik vites tercih ederseniz size kolaylık getirir ancak maliyet artar.Dizel yakıt seçeneği de maliyeti artırır.Daha uygun olsun derseniz Hyundai Getz,İ10 olabilir,incelemenizde yarar var.Araç konusunda ülkemizde herkes uzmandır ve yolda kalmayan,arızalanmayan araç yoktur,unutmayın.Marka olarak Toyota yada Alman araçlarını öneririm.Aracınızı uzun yolda kullanacaksanız bagaja ihtiyacınız olacaktır.Bu unsuru da değerlendirin.Uzaktan bu kadar yardımcı olabilirim.Aklınıza soru gelirse çekinmeden yazabilirsiniz.Selamlar ve saygılar.

04 Haziran 2009 11:09
Nezahat

Çok teşekkür ediyorum nazik kutlama mesajınıza. saygılarımla.

11 Mayıs 2009 09:33
Hatiice

Benim imece Evim ad'lı yazımı okurmusunuz.İkimizde aynı yerden bahsediyoruz;), beklentilerin farklı oluşundan kaynaklandı sanırım bazı aksilikler. İmece turizm amaçlı hizmet vermiyor.Orda kalan herkesin katılımıyla işler yürüyor ,bahçe, yemek, hayvanlar, gelen misafirlerle ilgilenmek.Herşey sizi kendi evinizde hissettiriyor o yüzden bir gün öncesinin mercimek yemeğini ertesi gün masa da görebiliyorsunuz. Heves hanımın cevabını merak ettim gönderirseniz sevinirim. Sevgi ve Saygılarımla Hatice.

04 Mayıs 2009 14:50
CEVAP

Hatice hanım,yazınızı okudum ancak bana bilgileri aktaran arkadaşımın İmece Evi yetkilileri ile olan yazışmalarını görmenizi isterdim.Maalesef şirketten ayrılan arkadaşım şimdi yurtdışında ve şirket mailboxunu kullanmıştı.Yazışmalara gelince;yetkili arkadaşıma "günlük değişen yemek menüsü,iskelede duran kayıkla balık avı,çamurdan çömlek atölyesi vb."etkinliklerden bahsetmiş.Benim 10 yılım turizm işlerinde geçti.Samimiyet ve tutarlılık diye birşey varsa ben İmece Evi'nin o dönemki işletmecilerinin samimi ve tutarlı olduğunu düşünmüyorum.Doğal ortam,ekolojik yaşam,dayanışma gibi kutsalların kullanıldığını düşünüyorum.Beklentilerin farklı olması verilen sözlerle uygulamaların farklı olması anlamına gelmemeli.Eğer "iskelede duran kayıkla balık avlayabilirsiniz"dediyseniz olmalı.İskele nerede,fırtınada yıkıldı,kayık nerde fırtınada battı,çamur nerde,yağmur yağmadı,çömlek hocası nerde,Assos'ta,gelecek ama 3 gündür yolda!!!Heves hanımın yorumunu mail adresinizi verirseniz yollayabilirim.Selam

06 Mayıs 2009 09:30
Hatiice

01.09 2008 tarihli yazınızda adı geçen Ekolojik tatil yerinin adını sizden rica edebilirmiyim.Ve merak ettim size herhangi bir yanıt geldimi. Hatice.

30 Nisan 2009 12:04
CEVAP

Hatice hanım,İmece Evi'nden bahsettim yazımda.İlgililere ve NTV editörü Heves Atasoy'a da yazımı gönderdim.İmece Evi'nin cevabını aynen veriyorum:"Öncelikle İmece Evi bir turistik tesis değil!Ekoloji adına bir turizm anlayışınıda uygulamıyoruz!Ancak dediğiniz gibi buraya turuistik bir tatil anlayışı için gelenlerin aşğıda sözünü ettiğiniz iskele,çömlek,pos vss gibi durumları bu anlayışla yorumlamaları çok mümkün. Keşke sizde yargılmadan önce bize sorsaydınız ::-("..Heves hanımın yanıtını da isterseniz gönderirim.Selamlar ve sevgiler.

30 Nisan 2009 18:25
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 879
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1749
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

1970 doğumluyum.Karadenizin bir sahil şehrinden, hayatın güler yüzlü tarafına tutunmak için İstan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    Ben kimsenin canını yakmadım; onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler. Y.Güney