Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ahmet YILMAZ

Mustafa bey, Bayramın huzur ve mutluluğuna gölge düşürecek olaylarla sarsıldık bu bayrama girerken yine... Ama hayat devam ediyor... Bir musibet bin nasihattan evlâdır demiş atalarımız... Yaşadığımız olaylar, umarım böyle bir hayra vesile olur. Selam ve sygılarımla sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlara erişmenizi temenni ediyorum.

09 Kasım 2011 11:45
CEVAP

Aynı duygularla aynı dileklerimi yolluyorum ben de size... Daha aydınlık günlerde haberleşme dileği ile...

11 Kasım 2011 11:50
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 10:58
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

13 Kasım 2010 20:38
Ahmet YILMAZ

v

13 Kasım 2010 20:38
Süleyman EKİM

Mustafa Bey şiir yazmıyorum. Yeteneğim yok o alanda. Çıkarmaya çalışıyorum sizi. DİNÇER HELVACIGÜL'e sordum tanıyor musun diye. Henüz yanıt vermedi. Kanımca aynı sınıfta değildik. İlkadımın üst kısmında sınıfınızdaki grupla sürekli oturmuştuk değil mi? Diğer Urfalı arkadaşı göz önüne getiremedim. O zamanlar yazıyor muydunuz? Balıkesir'de misiniz? Fıkralarınıza baktım. Yazılması gerekeni yazıyorsunuz. SAYGILAR.

18 Eylül 2010 23:28
CEVAP

Ah be Süleyman Ekim, bir de kalkıp bana bey demez misin...:) Hayır, aynı sınıfta değildik. Evet, İlkadım'da topluca otururduk. Havuz başında otururduk. Ve sen pek sık olmasa da zaman zaman yanımıza gelirdin. Sohbet ederdik. Kara Mustafa ve Sarı Mustafa derdi bizim sınıfın kızları bize. Sarı Mustafa Yiğit Kürt'tü. Ben ne Arap ne Kürt... Ben İstanbul Erkek Lisesi'nden emekli olduktan sonra buraya, Balıkesir'e yerleştim. Sizin dönemden İbrahim Oluklu'yu, Karslı Osman'ı falan hatırlamıyor musun? Sen Çaylı idin kanımca. Ve Çay'da görev yaptın sonra. Doğru değil mi Süleyman Ekim? Hatırlayamazsan da önemli değil, nasılsa aynı frekansta yayın yapıyoruz. :) Selamlar.

20 Eylül 2010 09:43
Ahmet YILMAZ

Bayram en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram, ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selâm ve saygılarımla…

09 Eylül 2010 12:09
Ömer Faruk MENCİK YILMAZ

Adı güzel arkadaşım yazmak gerek, bütün dertlerimize rağmen. Kimilerine maşa olamk, kimilerinin ekmeğine yağ sürmek ya da tetik çeken olmaktan çok ''kendimiz'' olmak gerekiyor bence. Sizde bu özü gördüm. ''Siyaset, toplum, din ve dil'' konularına baş koymuş olduğunuzu yazıyorsunuz. Ne mutlu size. Bu alanlarda buluştuğumuzu sanıyorum. Çocuk romanı olmadan olmaz edebiyat. Ömer SEYFEDDİN'den Kemalettin TUĞCU ile Cahit ZARİFOĞLU'na kadar gelen çizgiyi çoğaltarak yazmamız gerekiyor bence. Kolay gelsin Mustafa Hakkı KURT Bey!

12 Temmuz 2010 12:23
CEVAP

Mesaj için ayırdığınız zamana ve düşüncelerinizi yazıya dökmek için harcadığınız emeğe teşekkürler... Önemli olan düşünceyi paylaşmaktır. Paylaşılmayan düşüncenin -ne kadar doğru ve önemli olursa olsun- bir yararı yoktur kanımca. Selamlar... Mustafa

14 Temmuz 2010 11:15
Arzum_Var

Milliyet Blogküre'ye hoş geldiniz. Nice paylaşımlara... Selamla, saygıyla... MS

06 Temmuz 2010 21:48
CEVAP

Aynı duygularla... Selamlar, sevgiler...

07 Temmuz 2010 18:39
turan Yalçın

bloga hos geldınız sız bızım nobellı yaarımızsınız bende şiir hıkaye ve kısısel gelısım yazmaktayım yazdıklarımın sizlere de faydalı olmasını dılerım Turan yalçın

06 Temmuz 2010 17:22
CEVAP

Çok teşekkürler... Yazdıklarınızı okuyacağım. Selam ve sevgi ile...

07 Temmuz 2010 18:42
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 704
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

Emekli öğretmen... Yayımlanmış yedi kitabı var. Orhan Pamuk'la birlikte Nobel alma umudu kalmadığı i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster