Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Zühal Ekinci

Elalem ne der?Türk vatandaşı sadece buna önem verir.Sevgi ülkemizde, tedavülden kalkmış para gibi işe yaramayan bir kavramdır.Sevilmek yerine, korku salan olmayı tercih ederiz.Çocuklarımızı bile döverek eğitmeye kalkarız.Oysa bizi sevdiklerinde de söylediklerimizi yerine getirirler onlar.Sevdiğini üzmek istemezler.Peki biz büyükler sevdiğimizi söylediğimiz insanları, niye üzeriz ve ezeriz?

07 Eylül 2012 18:29
CEVAP

Cevap veriyorum canım; Sevmeyi otorite ve baskı sanmaktan olabilir. Sağlıkla ve mutlu kal

11 Eylül 2012 11:41
Zühal Ekinci

En çok özlediğim ne?Diye düşündüm,okuduktan sonra.Huzur.Huzurunuz yerinde olsun.

07 Eylül 2012 18:06
CEVAP

Huzur ve sağlık canım. Sevgiyle

10 Eylül 2012 10:22
Ahmet YILMAZ

Başarıyı tek başımıza da elde edebiliriz. Ama yaşadığımız mutluluğu paylaşamazsak, o başarıdan hiç zevk alamayız. Bayramlar, bireylerin “toplum” olmasını sağlayan manevi harçlardır. Her yıl, daha üst basamaklara çıkarmamız gerektiği halde, onu biz kendi ellerimizle iğdiş ettik. Aile fertlerinin yılda iki kez de olsa bir araya gelmesini, sevgiyle kucaklaşmasını sağlayan bayramları, tatil niyetine kullanıp, büyüklerimizden uzaklara kaçtık. Bir “el öpmek”ten bile kaçındık. Sonra da sevgiden ve saygıdan uzak, yabancı bir toplumla karşılaştık… Bayramlaşmak tek kişiyle yapılacak bir eylem değil… Birbirimizle, her birimizle ayrı ayrı bayramlaşarak, onun hazzını yaşayacağız ki, sevincimizi paylaşıp toplumun tüm katmanlarına yayabilelim… Bu duygularla hepinize, bayram sevinci içinde geçen sağlıklı, mutlu, başarılı bir ömür diliyorum. Selam ve saygıyla…

20 Ağustos 2012 00:00
Ahmet YILMAZ

Her yıla yeni bir umutla girmek âdet olmuş... Oysa yıllar hayatımızın bir parçası değil, zamanın bir parçası. Günden güne, aydan aya, yıldan yıla geçmekle insan hayatında bir şey değişmez. Sadece ömrümüz kısalır, o kadar... Biz yine de hep beklentilerle girdik yeni yıllara... “Bu yıl daha güzel geçsin” dileklerimizi hiç eksik etmedik dilimizden. Çoğumuz hayal kırıklığına uğradık, umduklarımıza erişemedik. Şimdi 2012 yılının daha kötü geçeceğine dair çeşitli söylentiler var. Belli mi olur, tam tersine bizim için her şey daha güzel oluverir. Sonuçta bu kararı veren yüce bir varlık var. Sevgi, saygı ve selâmlarımla yeni yılınızı kutluyor, beklediğinizden daha güzel geçmesini diliyorum.

02 Ocak 2012 15:16
CEVAP

Teşekkür ederim Ahmet Bey, Hep kötüyü düşünür olduk, belki iyi düşünmek daha yararlı olabilir. İyi iyilik getirsin, umut mutluluk inşallah. Sağlıkla ve mutlu kalın

02 Ocak 2012 15:50
Gül AYAN

Merhaba Leblebi Tozu, MB, bir okur olarak henüz terk etmedim, her ne kadar bu sürüme alışamamış olsam da sizin yazılarınızı okuyor oldum.Kına kullanıyorum saç boyası olarak diyorsunuz …Gerekçelerini de, yazmışsınız. Ben hiç, boya ile boyamadım saçlarımı, çünkü beyine çok yakın , kimyasal uygulaması içime hiç sinmedi. Beyaz saçlarımı ben de kına ile kapatırım yıllarca. Gülruz Sururi’den öğrenmiştim ( tv programı ). Bir su bardağının yarısına karanfil ve üzerine aldığı kadar su ile bir gece bekletirim. Su kahverengi renk alır, bu suyu ısıtarak kınayla karıştırırım ( içine bazen yumurta sarısı koyarım ), karışım saçlarda daha koyu renk vermekte. Sizin kına uygulama şeklinizi paylaşırsanız sevinirim. Doğal malzemelerle, sağlıklı ve bakımlı günlere…

05 Aralık 2011 14:47
CEVAP

Merhaba GÜl Hanım, Ceviz kabuğunu kaynatıp, çıkan suyla kınayı karıyor ve içine rastık koyuyorum. Evde beklemiş çay varsa onun da kullandığım oluyor. Her seferinde değil, ama badem yağı kullanmaya dikkat ediyorum. Daha parlak oluyor. Sağlıkla ve mutlu kalın

06 Aralık 2011 16:59
Gül AYAN

Devam ediyorum...bizler de sadece şahit olduk. İç yüzünü hiç bilemediğimiz ilişkiler, empati kurarak, anlamaya çalıştık. Ali Bey, sıra dışı, eksantrik birisi, en azından bana göre öyle…Biz, kadınlar birbirimize yaptıklarımıza bazen aklım almıyor…Erkeklerin bu şekilde davranmalarına, sebep biz kadınlarız gibime geliyor. Ama şöyle de bir gerçek var ki, mutlu olmak isteriz hepimiz, evlenerek hiç kimse kimsenin sahibi olmamalı. Herkes hata yapabilir.Önemli olan dürüstçe, aldatmadan, karşılıklı anlaşmalar sağlayabilmektir. Ali ve Selma duygusal olarak yollarını zaten ayırmışlar bir dönem ve bir kez boşanmışlar, sonra tekrar evlenmişler...Hastalık sonra gelmiş.Üzücü tabii ki…Selma Hanıma Allah rahmet eylesin ve sevdiklerine sabır versin.Sadece kısaca düşüncelerimi paylaştım, benimle aynı fikirde olmaya bilirsiniz.Saygılarımla.

26 Kasım 2011 09:39
CEVAP

Gül Hanım, Teşekkür ederim. Ben konuyla ilgili net bir yorum yapamadım. Zira, yaşayan ve yaşanan tarafların hiç biri değilim. Ama, duygusal olarak yaklaşımımı ifade etmeye çalıştım. Sizin yaklaşımınızı da yadırgamıyorum. Hatta, siz ifade ettikten sonra, ilk eşinin hissiyatını ben de merak ettim. Sağlıkla ve mutlu kalın

28 Kasım 2011 17:33
Gül AYAN

Merhaba. Kısa bir süre önce, MB yeni yüzüne alışamayarak buradan, bir blog yazanı, olarak ayrılmıştım, bu sebeple size yorum yazamadım.Fakat bu sabah son güncenize tesadüf edince ve okuyunca, kısaca düşencilerimi paylaşmak istedim. Konu Ali Taran ve Selma Ann. Haberler, konuyu getirdiler ve bir insan, bir kadın, bir anne olarak, etkilendim tabii ki. Ama şöyle bir gerçek var ki, Selma Hanım, Ali Beyin ikinci eşi, bir zamanlar oğlu Kuzeyi kucağına alırken, mutluyken ve oğlunun babasıyla büyümesini isterken, geride bir kız çocuğu vardı.Babasından ayrılan bir kız çocuk.O ilk eş nerede , neler hissetmişti, onu merak ettim ben. Muhtemelen sizin söz ettiğiniz gibi güçlü bir kadın oldu o.Rahmetli Selma Hanımın mutlu olduğu dönemlerde o ilk eş neler yaşadı…Herkes Ali Beye, Ayşe Hanıma saldırıyor...Oysa bir zamanlar, Ayşe’nin yerinde Selma vardı. (Ayşe Hanım ilgi alanımda hiç olmadığını belirtiyorum, sadece bir isim ).Bu yaşanmışlıklar, göz önünde oldukları için, devam...

26 Kasım 2011 09:36
CEVAP

Hoş geldiniz, sefa geldiniz Gül Hanım. Çok sevindim, okumak ve mesaj yazmak inceliğini gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Sağlıkla ve mutlu kalın

28 Kasım 2011 17:33
Ahmet YILMAZ

Bayramın huzur ve mutluluğuna gölge düşürecek olaylarla sarsıldık bu bayrama girerken yine... Ama hayat devam ediyor... Bir musibet bin nasihattan evlâdır demiş atalarımız... Yaşadığımız olaylar, umarım böyle bir hayra vesile olur. Selam ve sygılarımla sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlara erişmenizi temenni ediyorum.

09 Kasım 2011 16:55
CEVAP

Ahmet Bey, Güzel dilekleriniz ve temennilerinizle daha da bir umutlandım. Hala umut ve umuda dair ışık tutan insanların olmasından duyduğum mutluluk sizin mesajınızla perçinlendi. İyi dileklerinize katılıyor. Size ve tüm sevdiklerinize sağlık ve mutluluk dolu bir bayram diliyorum.

10 Kasım 2011 11:24
Kaan Akoba

Son bloğunuzda yanlışlıkla ''Üç ükle'' yazılmış, belki ''Üç ülke'' olarak değiştirmek istersiniz?

05 Kasım 2011 10:52
Kaan Akoba

Son bloğunuzda yanlışlıkla ''Üç ükle'' yazılmış, belki ''Üç ülke'' olarak değiştirmek istersiniz?

05 Kasım 2011 10:52
CEVAP

Kaan Bey, Teşekkür ederim dikkatiniz için. Farkına varmış olmakla birlikte bir yazım hatası olmasının rahatlığı içinde davrandım. Tüm hataların telafisi olsa keşke... Sağlıkla ve mutlu kalın

10 Kasım 2011 11:25
Toplam blog
: 245
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 690
Kayıt tarihi
: 11.03.09
 
 

Buradayım işte. Yaşamın tam içinde. Her anın benim olduğunu bilerek. Yaşamın sadece "Şimdi" olduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    • Hayata dair... [70]
    • şiir, yaşam [39]
    • NEREYE GİDİYORUZ? [13]
    • ANLATACAK BİR HİKAYEM VAR! [8]
    • OYUNA" BİR, İKİ... [7]