Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Burak Yıldırım

Merhaba, Ben Galatasaray Üniversitesi İletişim fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Üniversite bitirme tezimi tamamlamak için Milliyet Blog yazararının cevaplayacağı bir anket oluşturdum. Aşağıdaki linke tıklayarak sadece 2 dakika sürecek anketi cevaplarsanız çok sevinirim. İyi çalışmalar. http://www.surveey.com/SurveyStart.aspx?lang=1&surv=b06874e62ad849909676eac6a1c19ab7

23 Mayıs 2017 13:37
CEVAP

Merhaba. Linke girilmiyor. Sorunuzu direkt sorsanız...

23 Mayıs 2017 17:46
Mehmet Sağlam

Günaydın Mehmet Beyciğim, çoktandır girmiyordum Milliyet Blog'a, az önce girdim ve ilk olarak sizin Atatürk Milliyetçiliği başlıklı yazınızı okudum çok uzun olmasına rağmen. İrdelemeler ve perspektif genişliğine diyeceğim yok, tümü sağlam temellere oturuyor. Kutluyorum... Ama emrim teorisi konusundaki "dil sürçmenize" katılmadığımı yazmak istedim. Şöyle ki, "Evrim Teorisi kanıtlanmış bir teoridir" saptamanızdaki kanıtlanmış olmak onun bir teori değil, bilimsel kanun olmasını gerektirir; ama resmen kanunlaşmamıştır ve çoğu saygın bilimsel makalelerde ve doktora tezlerinde "bilimsel ahlak" gereğince hâlâ "Evolution Theory" diye ifade edilir. "Kanıtlanmış" ifadesi yerine "giderek güçlenen bir kuramdır" cümlesi daha uygun olurdu. Takdir sizin. En derin saygımla, selamla... MS

21 Ocak 2017 10:35
CEVAP

Merhaba Mehmet Bey, buradaki ayırım çok basit ve şöyle: Doğa için yasalar var, örneğin yer çekimi yasası ancak bilim için teoriler var. Örneğin kuantum teorisi, görelilik teorisi sicim teorisi. Evrim teorisi ikinci gruba giriyor. O yüzden bir dil, kalem sürçmesi yok. Bu teorilerin hiçbiri yasalaşmayacaktır. buna gereksinmeleri yoktur. Evrim teorisi sayısız kez kanıtlanmıştır. Teoriye aykırı tek örnek, tek olay yoktur. Günümüzde bilim çevrelerinde evrimin olup olmadığı değil, nasıl ve hangi yolla olduğu tartışılıyor. Saygılar.

21 Ocak 2017 22:39
Nizamettin BİBER

Mehmet bey, yazıma yönelik gönderdiğiniz yorumu cep telefonunda yanıt verirken yanlışlıkla sildim, özür dilerim, haber vermek istedim selamlar.

03 Haziran 2016 16:16
CEVAP

Hangi yazı olduğunu bilseydim...

06 Haziran 2016 11:19
papatya650

Hatırlayamadım ama teşekkürler Çanakkale şiiriniz için.

26 Şubat 2016 12:19
CEVAP

Nazım Hikmet'in Çanakkale şiirini yayınlamıştım. O zaman söylemiştiniz. Çok zaman geçti. Ben de geri döndüğüm için gördüm. Saygılar.

26 Şubat 2016 13:30
kahveperisi

mesajları yayınlamadığım için böyle cevap yazıyorum, hoşgörmeniz dileğiyle.. yazının sonunda hakikaten kıvırmışım:) çok hoşuma gitti bu tespitiniz.. hayal gücüyle ilgili söylediklerinizde de haklısınız, hayal gücü olmayan bir mimar çok tatsız olurdu sanırım.. teşekkür ederim Mehmet bey, saygılarımla..

12 Eylül 2011 22:38
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 11:15
FSC

Merhaba Sinan Bey. Ben de hakkınızdaki bilgilerden Antakyalı olduğunuzu öğrenmiş bulunmaktayım. Benim de Hatay'la ilgili yazımın sizi ilgilendirebileceğini düşünüyorum:)) İyi günler diliyorum..

08 Ekim 2010 14:22
CEVAP

İlgilendirmez mi? O yazınızı zaten okumuştum. Gerçi artık Antakya'da yaşamıyorum ama her zaman gider gelirim. Söyledikleriniz bazılarına şehir efsanesi gibi gelebilir ama büyük çoğunluğu doğrudur. Özellikle meydanda trafik ışıklarının olmayışı ve adımınızı yola attığınızda arabaların zınk diye durmalarını söyleyebilirim. Bir İstanbullu'nun veya Ankaralının aklı bunu almayabilir. Bu duyarlılığı ancak Japonya'da görebiliyoruz. O yüzden orada yola inerken arabanın plakasına bakmak yararlı olabilir :). Köprü ve meydanı biliyorsunuz, trafik ışıksız nasıl tıkır tıkır işliyor. Trafik ışığı olsa her yer kilitlenirdi. Bütün Antakyalı hemşehrilerime buradan selam yolluyorum. Teşekkür ederim bu olanağı bana verdiğiniz için.

08 Ekim 2010 21:40
Matilla

Demokrasi ile ilgili blogumla alakalı olarak "önce demokrasi yoktu, siyasilerde yoktu ve yine baş aşağı gidiyorduk" şeklindeki fikrinize katılıyorum. Ancak ne var o bahsettiğiniz dönemlerde de krallar ve padişahlar vardı ve onlarda ülkelerini babaların çiftliği gibi yönetiyorlardı. Zaten dikkat ederseniz günümüz siyasetçilerinin de padişahlardan ve krallardan pek de bir farkı olmadığını görürüz. Selamlar

07 Şubat 2010 01:00
CEVAP

Evet, ben de o anlamda söylemiştim biraz. Teşekkür ederim yorumunuz için.

06 Temmuz 2011 21:18
Pomprimatarom

Size ve tüm yakınlarınıza nice mutlu seneler diliyorum. Sevgilerle kalınız. Saygılarımla.

30 Aralık 2009 23:11
CEVAP

Teşekkür ederim. Umarım yeni yılda umutlarınız gerçekleşir. Sağlıcakla, selamlar, sevgiler, saygılar.

31 Aralık 2009 16:42
izmirli doksanyedi

Sizin ve ailenizin yeni yılını en içten dileklerimle kutlarım Selam ve saygılar..

28 Aralık 2009 21:03
CEVAP

Çok teşekkür ederim efendim. Ben de size mutlu yıllar dilerim.

29 Aralık 2009 20:19
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 313
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 10804
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Antakya 1955 Doğumluyum. O.D.T.Ü. Mimarlık Fakültesi 1982 Mezunuyum. O zamandan beri firmalarda m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster