Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İbrahim ARSLAN

ben resme ilk baktığımda misvak aklıma geldi..ve biliyorum ki misvağın faydaları ayan meyan bu meyandan daha çoktur..siz ne düşünürsünüz..sağlıcakla kalın.

17 Mayıs 2011 11:31
CEVAP

Fotograf meyan kökü parçasıdır. Misvakın faydalarını biliyoruz. Bu makale Avrupa'da meyan kökünün modern tıbbi tedavide kullanımını belirtmektedir. Bitkilerin modern tıbbi tedavide uygulanmasını sağlayan kanun bizde de yürürlüğe girdi. Türk farmakope komisyonu çalışmalarını tamamladığında uygulama kanuna dayalı olarak yapılacak. Doktor ve eczacılar fakültede bu konuları öğreneceği için doğru uygulamaya kavuşacağız.

17 Mayıs 2011 20:55
Devrim Atılkan

blogunuzu yeni keşfettim. Yazılarınız çok açıklayıcı kaleminize emeğinize sağlık hocam.

17 Şubat 2011 23:39
CEVAP

"Türk Farmakopesi - Avrupa Farmakopesi Adaptasyonu 2004" kanunu yürürlüğe girdi. Bu kanun hükmüne göre kurulan "Türk Farmakope Komisyonu" çalışmalarını tamamladığında uygulama fiilen başlayacak, muayene ve teşhisten sonra doktorunuza "İlacım bitki olsun" diyebileceksiniz. Bu nedenle blogdaki makaleler 10-15 yıl güncel ve geçerli kalacak. Saygılarımla

18 Şubat 2011 16:41
ahmet parlak

Hocam sormak istediğim,çayı yapılan enginar yaprağı,enginarın üstündeki küçük balık pulu gibi olan yapraklar mı? yoksa bitkinin kendi uzun tek parçalık yaprağı mı?Cevaplarsanız sevinirim, çalışmalarınızda başarılar ve kolaylıklar dilerim.

28 Ocak 2011 16:59
CEVAP

Enginarın 75-100 cm boyunda olan dip yaprakları kullanılır. Devedikeni tohumu ile birlikte uygulanırsa karaciğer yenilenir. Bu uygulama Avrupa Birliğinde modern tıbbi tedavidir. Saygılarımla

28 Ocak 2011 19:47
merve gürbüzoglu

Satın Toptaş,sarı kantaronla ılgılı bır odev hazırlarken yazınızla ve yorumlarınızla karsılastım.Soyler mısınız bıtkısel bır urun nasıl ılac sayılmıyor? oyle demıssınız bır yorumunuzda? sarı kantaron cıltte cıddı lekelenme yapar ve de varfarın gıbı pıhtı onleyıcı ılac kullananlarda kontraendıkedır,ben bır eczacılık ogrencısı olarak,farmakognozı ana bılım dalı dururken,sadece kımya okuyup her kımyasal maddeye,ılaca, bıtkıye hakım olmaya calısan ınsanları kınıyorum..umarım yeterınce acık olmusumdur.daha pek cok yazabılırım ama gerek yok..

18 Kasım 2010 22:35
CEVAP

Sayın Merve Gürbüzoğlu Bitkilerin modern tıbbi tedavide kullanılmaları; - Kommission E ve - ESCOP monografileri ile düzenlenmiştir. Burada yazılanlar Avrupa Birliğinde modern tıbbi tedavi uygulamalarıdır. Avrupa Birliği Ülkelerinde tıp ve eczacılık eğitimleri sırasında "Bitkilerle modern tedavi" dersleri de verildiği için pratikte sistem çok iyi işlemektedir. Bizde bu eğitimler verilmediği için ilgili meslek mensupları olumsuz tepki vermektedirler. Bu blogdaki ilk yazıyı okursanız daha geniş çapta açıklamaları görebilirsiniz. Saygılarımla

22 Kasım 2010 16:31
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

13 Kasım 2010 15:06
akar

Şifalı bitkilerle ilgili olduğunuzu görüyorum. Müsade ederseniz bir soruda ben sormak istedim. Ben geçen yıl ağır bir kalp krizi yaşadım. Hastalık cinsi kalp büyümesi olarak teşhis edildi. Yani damarlarda bir sorunum yok ama kalp büyümesi sorun oluyor. Şifalı bitkilerle ilgili internetten araştırma yaptığımda İbrahim Saracoğlu'nun domates küründen başka bir tabii tedavi şekli bulamadım. Ona devam ediyorum. Acaba dedim başka ca tedavi şekilleri varmı diyecektim. Şimdiden Teşekkürler. Selam ve saygılar.

26 Şubat 2010 21:20
CEVAP

Sayın Akar Burada verilen bilgiler Avrupa Birliği ülkelerinde modern tıbbi tedavi olarak uygulanmaktadır, diğer yayınlarla mukayese etmemek gerekir. Kalp kas ve damarlarının güçlendirilmesi için alıç yaprağı ve çiçeği ile biberiye yaprağı kullanılmaktadır. Çörekotu ve sarımsak birlikte yendiğinde vücudun genel dengelerini sağlamaktadır. Bu bitkilerin hiç bir yan etkisi yoktur ve diğer tedavilerle uyumsuzluk göstermez, yani tedavi görüldüğü sırada da kullanılabilir. Belirttiğiniz şikayetler yaz aylarında sıcaktan çok bunalma meydana getirebilir. Vakit geçirmeden kendinizi yaza hazırlayınız. Önerilen bitkilerin ayrıntılı kullanım şekli bu blogdaki makalelerde bulunabilir. Saygılarımla

27 Şubat 2010 10:45
mine objektif

umrim sorularimla sizi rahatsiz etmiyorumdur. Cörek otu eskiden beri "ölüm haric her derde devadir" diye bilinir. Hastaliklari önleyici veya tedavi edici niteliklerinden dolayi siz de yenerek tüketilmesini zaten öneriyorsunuz. Ancak, agizdan alinanabilecek türde kapsel olarak yaglari da satiliyor. Henüz kullanmadim. Ben havanda eziyorum ve bekletmeden hemen balla karistirarak aliyorum. Bazen ezilmis haliyle cay yaparak iciyorum. Sizce hangi tarzda alinmasi etki bakimindan en uygun olanidir? Cörek otu cinko bakimindan zengin. Sac dökülmesine karsi doktorlar tablet olarak alinmasini öneriyorlar. Cinkonun fazlasi zararli bildigim kadariyla. Kanda cinko miktarinin normal düzeyde oldugunu bilmeden cörekotu kürü yapmak zararli olabilirmi diye kafama takiliyor. Sizce yaniliyor muyum? Cörek otu kürüne baslamadan önce kan sayimi yaptirmak gerekir mi? Saygilar.

26 Şubat 2010 20:38
CEVAP

Sayın Ertürk Her zaman sorularınızı yöneltebilirsiniz. Siz Almanya'da yaşadığınız için bu bilgiler oradaki insanlarımıza da ulaşacağından, ilave olarak hoşnutluk duyarım. Olgunluk çağından itibaren vücutta çinko birikmesi olabileceğinden, ilave olarak çinko tabletleri alınmamalıdır, zehir etkisi yapar. Bu durum çörekotunda söz konusu değildir. Düzenli olarak sürekli çörekotu yerseniz hastanenin ve eczanenin yolunu unutursunuz. Belirttiğiniz kullanım şekli uygundur. Dişleriniz sağlamsa çiğneyerek yerseniz ağız içi ve diş eti bakımı da yapılmış olur. Tadına alışamıyorsanız dut kurusu veya siyah kuru üzümle birlikte çiğnenebilir. Çörekotu yağı, çörekotunun bütün etkin maddelerini içermediğinden, özel durumlar haricinde önerilmemektedir. Çörekotu nasıl yenmeli makalesini okursanız daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Saygılarımla

27 Şubat 2010 11:03
mine objektif

bitkilerin türkce isimlerinin yanisira almanca, hatta latince isimlerini vermeniz sanirim mümkündür. Bir bitkinin türkce de veya almanca da bazen bir iki farkli ismi olabiliyor. Latinceden tercüme edildiginde sözü edilen bitkinin hangisi oldugunu bilmek daha isabetli olabiliyor. Ben bitkileri almanca isimleriyle tanidigim icin verdiginiz türkce isimler ilk etapta cok yabanci geliyor internette tercüme ettirdigimde tanidik bir bitki oldugunu anliyorum. Verdiginiz bilgilerin en son aktüel gelismeleri icerdigine dolayisiyle, güvenilir olmasi ilgimi cektigi icin yazilarinizi okuyorum. Bazi bitkilerin bilinmeyen özellikleri veya zararli yanetkileri yeni deneyim veya arastirmalar sonunda gündeme geldiginde sasiriyorum. Sanirim en dogrusu; gelisigüzel degil uygulama tarifesine harfiyen uyup miktarin disina cikilmamasi kesinlikle gerekiyor. Tesekkürler verdiginiz yararli bilgiler icin. Saygilar.

21 Şubat 2010 15:40
CEVAP

Sayın Ertürk Bu blogdaki yazılar Almanya'da kanunla düzenlenmiş olarak 34 yıldır uygulanan "Modern tıbbi tedavi"lerdir. Bitkilerin tanıtımı yazılarında bitkilerin latince isimlerini veriyorum. Hastalıkların tedavisi ile ilgili yazılarda kısmen latince isimleri veriyorum. Almanca ve latince isimlerin heryerde verilmesi, okumayı zorlaştırdığı için verilmiyor. Almancasını veya latincesini bilmek istediğiniz bitkileri sorabilirsiniz. Saygılarımla

22 Şubat 2010 00:46
NİLGÜN BURSA

süper bir kariyer düzgün bir yaşam boyutu. Esenlikler diliyorum.

17 Şubat 2010 12:47
CEVAP

Sayın Nilgün Seymen Bütün çabalarımızın temeli, halkımızın ve gelecek nesillerimizin sağlığının güvencede olduğu kabulüne dayanır. Kimya ve ilaç devi Almanya halkına 34 yıldır bitkisel ilaç sunuyor, bizede kimyasal-sentetik ilaç satıyor. Bu blogda Almanya ve Avrupa Birliği ülkeleri genelinde kanunla düzenlenmiş olarak kullanılan tıbbi bitkilerin tanıtımında; "İstenmeyen ( Yan, zararlı) etkileri: Yok" ifadesinin çok yaygın olduğu görülür. Evdeki bir ilacın kullanım kılavuzunda yan etkileri okunduğunda durum daha iyi anlaşılacaktır. Bu açıdan bakıldığında konunun, gündemi oluşturan diğer olaylardan çok önemli ve hayati olduğu görülür. Avrupa Birliği sürecinde "sağlık faslı" kapatıldığında Bizde de "Bitkisel ilaç kanunu" yürürlüğe girecektir. Bizdeki tıp o zaman "Çağdaş" sıfatını hak edecektir. Bu yazılar süreci hızlandırmak ve insanlarımızın ilgisini konuya çekmek için önemlidir. Saygılarımla

17 Şubat 2010 21:16
önder yavuz

ismim önder yavuz ben mudanyada bitkisel ürün satışı yapan bir iş yeri sahibiyim size yaşadıgım bi deneyimi paylaşmak istiyorum bundan 1,5 sene önce bide kanseri olan 43 yaşlarındaki bir erkek hastaya almanca bi kitabında yardımıyla 3 farklı bitkiden hazırladıgım karışımın günde 5 bardak tüketimiyle hastada 45 günde yaklaşık % 53 iyileşme görüldü bu kadar kısa sürede bu sonuç o kadar inanılmazdıki çapa onkoloji bölümündeki profosörler içinde sonuç çok şaşırtıcı bulundu hatta ısrarla hastaya ne kullandıgı sorulup ögrenilmeye çalışıldı keşke bu konuda işbirligi yapabilecek çalışmalar türkiyede olmuş olsa

07 Şubat 2010 03:01
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 4406
Kayıt tarihi
: 14.11.09
 
 

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi kimya yüksek mühendisliğinden mezun oldum. İstanbul Üniversitesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster