Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Hasbihalci

Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Sizden bir ricam olacak. 'Büyük Patlama teorisi (Big Bang) kanıtları çürütülüyor mu?' başlıklı bir blog yazdım. Yorumlarınızı görüşlerinizi, eleştirilerinizi bekliyorum. Teşekkür ederim. Saygılar sunarım.

12 Temmuz 2011 21:49
CEVAP

Merhaba Hasbıhalci, Blogunuzu okudum. Benden fikir belirtmemi istediğiniz için isteğinizi yerine getirmeye çalışacağım. Ben dinamik sistemler fiziğine güvenen biriyim ve bu fizik dalı, doğadaki her şeyin değişim-dönüşüm içinde olmasını, hep en ekonomik sistemler yönünde ilerlenmesini, maksimum informasyon oluşumunu gerektiriyor. Böyle olunca, doğa ve dünya yaşayan bir sistem olarak karşımıza çıkıyor. Yaşayan sistem ise "küllerinden yeniden doğan" bir sistemdir. Dolayısıyla büyük patlama diye bir şey bu sisteme zaten uymaz. Kararlı dediğiniz sistemde de değişiklikler yapılması gerekir. Şöyle ki: Fizikçiler genelde doğada "entropi artışı" yani düzensizliğe doğru gidiş olduğu varsayımına dayalı bir tutum içindedirler. Dinamik sistemler fiziği ise, düzen artışına doğru bir gidişi düşünürler. Zaman kavramının farklı tanımı da yine dikkate alınarak teoriler yeniden tasarlanmalı. Önümüzdeki günlerde "yaşayan doğa ve evren" konulu bir yazı hazırlamayı düşünüyorum. Bazı ayrıntılar o zamana.

13 Temmuz 2011 13:33
YILMAZ AKYILDIZ

sayın hocam milliyet blog undaki yazilarinizi ilgiyle okuyorum. belki biliyorsunuz, bir başka agabeyim ve odtü den hocamiz Cengiz Yalçın bey de benzer konularda urriyet BilimTeknik de yazagelmekte. İkinizi de zevkle takip ediyorum: http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/6452914.asp saygılarımla yılmaz akyıldız ( ben de bir emekli...)

10 Temmuz 2011 14:34
CEVAP

Merhaba Yılmaz Bey, İlginize teşekkürler, umarım çabalarımız beklenilen yankıyı bulur ve toplumumuz doğadaki sisteme uygun bir yönetime kavuşur. Sevgiler ismet

10 Temmuz 2011 19:17
Kayacan AKIN

Merhabalar Sayın İsmet GEDİK Hocam, Çalışmalarınıznda henüz birini okumuş olmama rağmen içimde her zaman barındırdığım, bir kaç yıl üzerinde çok derin olamasa da uğraş vererek araştırma yaptığım ve doğrusu gizliden yaşam amacım olan bir konuda, doğru söylemek de gerekirse siz zaten döktürüyormuşsunuz.. Ama ben doğru yere bakmamışım. Belki de bakmamın zamanı bu zamanmış. Ben aslında işe bütünden parçaya değil de parçadan sonuca ulaşmayı deneyerek başlamıştım. Yani yaklaşık olarak ergen krizlerimin de vasıtasıyla inançları ve bunların bendeki yansımalarını sorgulayarak başlamıştım. Sözü çok uzatmak istemiyorum yaklaşık bir kütüphanelik kitap devirdikten sonra ulaştığım nokta aslında sizinle ve muhtemelen Mevlana ve onun gibi büyük düşünürler ile aynı noktaydı. Devamını 2 mektupta yazağım karakter sınırlaması var sanırım..

12 Haziran 2011 22:27
CEVAP

merhaba Kayacan, Deminki mesjda e-posta areslerimi vermiştim, tekrar yazayım: isgedik@ktu.edu.tr veya ismet.gedik@gmail.com Bağlantı içine girersek, yeni ve verimli ortak çalışmalar yapabileceğimizi umuyorum. saygılarımla ismet

13 Haziran 2011 12:31
izmirli doksanyedi

Size ve ailenize mutlu umutlu, sağlıklı bir yeni yıl dilerim. Saygı ve selamlar…

31 Aralık 2010 13:29
CEVAP

Dileklerimizin geçekleşmesi için mantıksal sistemimizdeki bir temel hatayı düzeltmemiz gerekir. Bu temel hata, bir işlevin yerine getirilmesinin o işlevin gerçekleşeceği sistemin bileşenlerine hedef gösterilmesi şeklinde gerçekleştiğidir. Bu gerçeğin >1) bizlerin hücrelerine >2) toplumumuzun insanlarına benimesetilmiş olması durumunda, isteklerimiz ve dileklerimiz gerçekleşmeye başlarlar. Birinci şık bizlerin bedenlerinde gerçekleşmemiştir, ve bu nedenle bizler kişisel sağlığımız ve yeteneklerimiz konusunda hep kuşkulanırız: acaba hasta olacak mıyım, acaba başarabilecek miyim? Halbuki bu konular hücrelerimizin sorunudur; hücreler bedenlerimizin düşmanı değil ki, onu hasta yapacak bir davranışta bulunsunlar. Biz, bedenimizin sahipliğinin hücrelerimizde olduğunu bilmediğimizden hasta oluruz, çünkü sanki harici bir varlığa bağlı bir ruh’un bedenimize girip-çıktığı ve sağlığımızı dışarıdan doğru denetliyormuş şeklinde bir inanç nedeniyle hücrelerimiz sürekli bir stres, bir korku içi

02 Ocak 2011 11:08
Mehmet Sağlam

2011'de tüm arzularınızın gerçekleşmesini diliyor; selam ve saygı yolluyorum size. İyi tatiller, esen kalın... MS

30 Aralık 2010 21:25
CEVAP

Dileklerimizin geçekleşmesi için mantıksal sistemimizdeki bir temel hatayı düzeltmemiz gerekir. Bu temel hata, bir işlevin yerine getirilmesinin o işlevin gerçekleşeceği sistemin bileşenlerine hedef gösterilmesi şeklinde gerçekleştiğidir. Bu gerçeğin >1) bizlerin hücrelerine >2) toplumumuzun insanlarına benimesetilmiş olması durumunda, isteklerimiz ve dileklerimiz gerçekleşmeye başlarlar. Birinci şık bizlerin bedenlerinde gerçekleşmemiştir, ve bu nedenle bizler kişisel sağlığımız ve yeteneklerimiz konusunda hep kuşkulanırız: acaba hasta olacak mıyım, acaba başarabilecek miyim? Halbuki bu konular hücrelerimizin sorunudur; hücreler bedenlerimizin düşmanı değil ki, onu hasta yapacak bir davranışta bulunsunlar. Biz, bedenimizin sahipliğinin hücrelerimizde olduğunu bilmediğimizden hasta oluruz, çünkü sanki harici bir varlığa bağlı bir ruh’un bedenimize girip-çıktığı ve sağlığımızı dışarıdan doğru denetliyormuş şeklinde bir inanç nedeniyle hücrelerimiz sürekli bir stres, bir korku içind

02 Ocak 2011 11:11
Matilla

Merhaba İsmet bey, daha geniş bir okur kitlesine erişebilmeniz açısından sizi ve blog sayfanızı kendi ana sayfamda öneriyorum. Umarım gerçekten de beklediğim gibi bir katkısı dokunur. Selamlar

22 Kasım 2010 18:58
CEVAP

Merhaba Mustafa Bey, Karşılıklı yazışarak, ortak bir stratejide buluşursak, bizim gibi düşünenlerin sayısının gittikçe artacağından eminim. Ben 25-30 yıl kadar önce ilk defa bu fikirleri ortaya attığımda, çevremdeki herkes beni "topun ağzına komuş", afaroz etmişlerdi. Bu gün baktığımda, durum epey değişti; en azından öğrencilerimiz çoğunluğu benden yana tavır koymaya başladılar. Bu önemli bir gelişme sayılır. Onun için umudu kaybetmeyip, mücadeleye devam etmeliyiz. Sevgi ve saygılarımla ismet

23 Kasım 2010 12:37
izmirli doksanyedi

Mübarek bayramın huzur mutluluk barış getirmesini umuyor, size ve ailenize şeker tadında bir bayram diliyorum. Saygı ve selamlar...

14 Kasım 2010 22:15
CEVAP

Bilmukabele Sayın İzmirli

16 Kasım 2010 17:23
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

14 Kasım 2010 17:58
CEVAP

Ben de aynı dileklerle sizin bayramınızın kutlu ve huzurlu geçemesini dilerim.

15 Kasım 2010 16:42
vakayinüvis

Sayın Hocam; programıma katıldığınız için size çok teşekkür edrim... Saygıyla... Gülname GÜMÜŞ

05 Kasım 2010 11:34
CEVAP

Merhaba Gülname Hanım, Amacımız toplumsal düzenimizin sağlıklı bir temele otutulması olduğuna göre, yapılması gerekeni yaptığımızı sanıyor, size teşekkür ediyorum. Esenlikler dileğimle ismet

05 Kasım 2010 12:29
Ahmet YILMAZ

Bayram en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram, ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selâm ve saygılarımla…

09 Eylül 2010 10:50
CEVAP

Teşekkürler

06 Ekim 2010 12:35
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 70
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 950
Kayıt tarihi
: 14.08.10
 
 

K.T.Ü.de paleontoloji ve tarihsel jeoloji öğretim üyesiyim (Prof. Dr.). Yeryuvarında hayatın oluşum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster