Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İbrahim ARSLAN

http://blog.milliyet.com.tr/bloglarda-kardes-olma/Blog/?BlogNo=339587#aCom beyfendi evet kardeşiz, abim olur yusuf arslan... ve size bazı şeyleri de anlatmak zorunda değilim? aynı damdan düştük desem aynı anne karnından, aynı havayı soluyoruz , ikimiz de şairiz... ve ikimizde varız!!! desem? bu bloğu yazmayı şeytan dürtmedi, şeytana ne suç atıyorsunuz...

20 Aralık 2011 13:18
CEVAP

Biz ne dedik, ne güzel kardeşler işte. Şeytan bu ne yapacağı belli olmaz:)))

20 Aralık 2011 16:18
Kadri KANPAK

Blogum 3 gün yayından kaldıktan sonra, yorumları yanıtlayacağım.

27 Haziran 2011 13:31
CEVAP

eeeeeeeeeeeee???

27 Haziran 2011 23:43
Kadri KANPAK

indrakadri ye yazdığınız yorumdan ötürü indrakadri-2 yi ilginize sunuyorum...

24 Haziran 2011 13:42
CEVAP

sen benim ilgime bir şey sunamazsın, canım neyi isterse onu okur, ona yorum yaparım. Sen ve senin gibiler sevilmediniz, cvleriniz de bir işe yaramadı. Artık tatil dönemine giriyorum, sen ve bir abla ve bir abinin gereksizliklerine daha fazla vakit ayıramıyacağım, zaten sayemizde yeterince reklam yaptınız. Siz bir kaç farklı kimlikle dolaşın ortalarda.....Akıl sağlığı dilerim......

25 Haziran 2011 09:16
AŞK İÇİN

Bu sayfaya ilişkin bir sürü şey yazdınız, buyrun ne yazacaksanız bizzat son bloguma yazında herkes okusun...

13 Haziran 2011 20:27
CEVAP

Bir şey anladımsa arap olayım, siz kimsiniz, ben ne yazmışım? Acaba bir başkasına göndermek istediğiniz mesaj yanlışlıkla bana mı geldi?

14 Haziran 2011 15:49
Ümit Culduz

Siz de dönüverin artık:) Bakalım siz hangi gerekçeyle döneceksiniz:) Hiçbir gerekçe bulamasanız da bana "inat" dönün işte:) Bekletmeyin "komutanım":)

18 Ocak 2011 22:07
CEVAP

ee liboş dünyası, dönen dönene... gerekçeye gerek yok, ama şaka bir yana yazı yazmayı düşünmüyorum, hem vakit yok hem de insanlara bir şey anlatmak mümkün değil. Size inat konusuna gelince işte o olmaz, sizle inatlaşmak için aynı kulvarlarda olmak lazım, sizin de bildiğiniz gibi değiliz, kendinizi yenileyip geliştirdiğiniz zaman söz size inat dönerim.

18 Ocak 2011 23:10
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 16:39
CEVAP

Size de her şeyin en iyisine sahip olacağınız mutlu bir yıl dilerim.

01 Ocak 2011 13:04
Ümit Culduz

"Pusuda mısınız" hâlâ? Ava giderken avlanmak böyle bir şey olsa gerek:)) Neyse canım; bir dahaki sefere dikkat edersiniz artık:)

21 Kasım 2010 00:28
CEVAP

Sanirim sizin kapasiteniz bir turlu beni anlayacak seviyeye gelmeyecek. O yuzden sizi libos tanrilarina havale ettim. Bu gunlerde surekli yurt disinda oldugum icin sizi daha iyi anliyorum sanirim. Ezilmisliginizin acisini saldirarak cikarmaya calisiyorsunuz. "Barking dogs seldom bite" sozunu cok begenirim. Sizi avlamaya calismak, hatta dusunmek benim icin zaman kaybi. Ben ulkeme katkida bulunmak icin kimisini cebimden karsiladigim seminerlere katilip ulkemin egitimine ne gibi katkilarda bulunup, neler yapabilirim pesindeyim, siz bolmenin. Ben, Turkleri sizlerin Avrupada biraktigi kotu izlerden, onyargilardan kurtarmanin pesindeyim. Bugun AB konusunda sorunlar yasiyorsak bunun en temel nedenlerinden biri siz ve sizin gibi bizi yurtdisinda kotu temsil eden kisiler. Hadi simdi baska kapiya.

21 Kasım 2010 11:12
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

13 Kasım 2010 20:06
CEVAP

Güzel dilekleriniz için teşekkür eder, size de mutlu, huzurlu ve sağlık dolu bayramlar dilerim.

16 Kasım 2010 23:39
Tugçe kula

İyi akşamlar. vygotsky ile ilgili yazınızı okudum. Yüksek lisans tezim de alıntı yapmak istiyorum fakat tam adına ulaşamadım. Kaynakçada belirtebilmem için tezinizle ilgili ayrıntı yazabilir misiniz? yıl, ad soyad, tez adı gibi.. Şimdiden teşekkür ederim

11 Ekim 2010 21:51
CEVAP

Tez adı: Vygotsky ve Piaget'de Düşünce/Düşünme-Dil İlişkisi Yılı: 2006 Tez yazarı: Serhat TUNA Danışman: Prof.Dr. Betül Çotuksöken YÖK tez sayfalarından ulaşabilirsiniz. Eğer bir sorunla karşılaşırsanız mesaj atarak tel ya da mail adresinizi verdiğiniz takdirde bilgi alışverişinde bulunabiliriz. Çalışmalarınızda başarılar. Saygılarımla.

14 Ekim 2010 09:10
Ertem Aygın

Ellerinize sağlık, düşüncelerinize bereket. İnsanın yanlız olmadığını hissetmesi çok güzel bir duygu..

17 Eylül 2010 13:53
CEVAP

Hiç yalnız olurmuyuz, öyle ya da böyle bu ülkede 15 milyon kişi hayır oyu verdi. %'lerin 58'e 42 olması bir şeyi değiştirmez. Seçmen sayısını düşündüğümüzde, boykotu hesaba kattığımızda, hiç de küçünsenmeyecek miktarda insan, durun diyor. Aslında akepe de bunun farkında. Bu nedenle de kıyı kesimlerinde nerede hata yaptıklarını bulmaya çalışıyorlar. Halbuki cevap basit: O bölgelerde yaşayan insanların eğitim ve refah yüzeyi yüksek. Din baskısına aldırmıyorlar. Din onlar için yaşam biçimi değil. Kemalizm onlar için yaşam biçimi. Bir kaç torba kömür ve yardıma oylarını satacak kadar haysiyetsiz değiller. Türk kimliği ve Misak-ı Milli onlar için önemli. Yüzlerini gerçek anlamda Atatürk'ün çizdiği medeniyete dönmüş insanlar. Bir de İstanbul'dan çok göç aldılar (emekli ve artık bu şehir yaşanmaz diyerek, özellikle sosyal ve varoş çevrelerin getirdiği baskılar da buna dahil). Dolayısıyla zaten eğitimli ve aydın olan kıyı kesiminin bu etkenlerle birlikte sayıları daha da büyüdü. Sonuç ortada.

17 Eylül 2010 16:31
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 1134
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1713
Kayıt tarihi
: 24.10.06
 
 

Emekli Deniz Öğretmen Subayım. Felsefe ve yabancı dil eğitimi üzerine çalışmaktayım. Yazmak ise b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster