Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Onder KARAÇAY

Sayın Gülçin hanım acemiliğime verin. Size geri bildirimi bile bir şiirinize yorum gibi yazdım. Öncelikle mesajınız için çok teşekkür ederim. Bu ortamda çok yeniyim. 2014 yılında hesabımı açtım, ilk yazımı onaylamadılar kızdım. İki yıl sonra denedim, ısrarla mesaj gönderiyorlardı. Şimdi yazıyorum. Tanıştığıma çok memnun oldum. Yazı, şiir ve paylaşımlarınızı zevkle okuyacağım. Saygılarımla.

19 Nisan 2016 15:00
Ahmet YILMAZ

Başarıyı tek başımıza da elde edebiliriz. Ama yaşadığımız mutluluğu paylaşamazsak, o başarıdan hiç zevk alamayız. Bayramlar, bireylerin “toplum” olmasını sağlayan manevi harçlardır. Her yıl, daha üst basamaklara çıkarmamız gerektiği halde, onu biz kendi ellerimizle iğdiş ettik. Aile fertlerinin yılda iki kez de olsa bir araya gelmesini, sevgiyle kucaklaşmasını sağlayan bayramları, tatil niyetine kullanıp, büyüklerimizden uzaklara kaçtık. Bir “el öpmek”ten bile kaçındık. Sonra da sevgiye ve saygıya hasret, ya da yabancı bir toplumla karşılaştık… Bayramlaşmak tek kişiyle yapılacak bir eylem değil… Birbirimizle, her birimizle ayrı ayrı bayramlaşarak, onun hazzını yaşayacağız ki, sevincimizi paylaşabilelim… Bu duygularla bayram sevinci içinde geçen sağlıklı, mutlu, başarılı bir ömür diliyorum. Selam ve saygıyla…

19 Ağustos 2012 18:32
CEVAP

Yorumları okuyup yanıtlamakta geciktim. Bayramın son gününde benzer dileklerle bayramınızı kutluyorum. Ben ramazanın ortalarında Elazığ'a geldim. Zira baba tarafı akrabalarımın hemen hemen hepsi burada yerleşik ve ben ortaokuldan beri ilk kez buraya geldim. Amcalarım, halam, kuzenler ve yeğenlerle özlem giderdik. Ramazanı, iftarı, sahuru kalabalık ev ortamında akrabalarla yaşamak güzel, ardından da geleneksel bir bayramı...

21 Ağustos 2012 19:19
S Zobu

Bayramınız kutlu olsun.

19 Ağustos 2012 09:00
CEVAP

Sizin de...

21 Ağustos 2012 19:14
S Zobu

Gülçin Hanım günaydın, Dün göndermiş olduğunuz güzel mesajınız için tekrar teşekkür ederim. Bu sayfayı kullanmayı daha pek beceremediğim için yazdığım cevabın size ulaşıp ulaşmadığını bile bilmiyorum, mazur görün lütfen. Nevruz Bayramımız kutlu olsun. Mutlu ve sağlıklı bir yaşam dilerim. (Bu sayfada neyi nasıl yaparsam daha iyi olur gibi önerileriniz varsa sevinirim, selamlar).

21 Mart 2012 09:26
CEVAP

Suat Bey, yorumuma yazdığınız yanıt bana ulaştı. Teşekkür ederim. Deneyim kazandıkça blog yazarlığı konusunda yolunuzu bulup, kendinizi daha da geliştireceğinizi umuyorum. Benim üstünlüğüm iletişim fakültesi mezunu deneyimli bir gazeteci olmak sayılabilir; yoksa blog yazarı olarak yeni sayılırım. Her yazarın kendi tarzını yansıtması, dünya görüşünü paylaşması, blog yazılarını okumanın ve yazarlığın keyifli yanı bence. Yalnız alıntı ve derlemeden çok, özgün metinler oluşturmaktan yanayım. Selam ve saygılar,

21 Mart 2012 16:00
uygurunsesi

Sayın Gülçin Erşen: Blogta yazdığınız makale ilgimi çekti.sizin Türkiyeden gidip te Uygur Türkleri hakkında araştırma yapmanız biz Uygurları sevindiriyor. bunlar bizi birbirimize yaklaştıran ve birbirimizi anlamaya vesile olan güzel çalışmalardır. Bir dahaki gidişinizde bizimle irtibata geçin size bazı ipçları verelim! bu arada makalenizi ''uygurunsesi@hotmail.com '' gönderirseniz www.uygurunsesi.com da yayınlayabiliriz. saygılarımızla Uygur Haber Ajansı

20 Mart 2012 21:06
CEVAP

Teşekkür ederim. Aslında Çin'e gitmeden önce de Erkin Emet ile tanışmıştım. Çin'de tanıştığım bir Uygur arkadaşım da şimdi Türkiye'de doktorasını yapıyor. Çin'deyken pasaportumda mesleğim "Gazeteci" yazdığından ve Türk olduğumdan hem Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ne hem de Tibet'e gitmem dolaylı olarak engellendi. Türkiye'ye döndükten sonra Loulan hakkında yazdığım bilimsel yazıyla katılacağım uluslararası toplantı iptal oldu. Kısmet değilmiş. Ama, inşallah ileride kısmet olur oralara da gitmek. Pekin'de ve Avustralya'da da Uygur dostlarım var. Bir iki yazımı en kısa zamanda size ileteceğim.

26 Mart 2012 17:49
sükrü bülent türtat

Düşüncelerinizi paylaşıyorum. Kendi düşüncelerimi de milliyet blog'da "Terör örgütü elebaşısı Başbuğ mu ? başlıklı yazımda aktarmaya çalıştım. İyi geceler dilerim. Selamlar..

12 Ocak 2012 01:17
CEVAP

Görüş ve düşüncelerimle örtüşen yazınızı okudum.19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili olan yazınızı da bu bağlamda, görüşlerimizi destekleyici başka bir metin olarak değerlendiriyorum. Kamuoyu tam bir şeyi yeni sindirmeye ya da tepki vermeye hazırken, başka bir bomba düşüyor gündeme... Bunların hepsini belli bir plan dahilinde oynatılan piyonlar gibi görüyorum. Ben sizin "Anomi" başlıklı yazımı okumanızı öneririm. İyi haftalar.

16 Ocak 2012 15:50
Ahmet YILMAZ

Ben yazınızı, "toplumun her iki cinsinin de riyakârlık yaptığı bir konu" ekseninde değerlendirdim ve beğendim. Kadının daha çok riyakârlık yapmak zorunda kalışını, erkek egemen bir toplum olmamızdan kaynaklanan baskılar yüzünden oluştuğunu hepimiz biliyoruz. Benim yorumumda asıl anlatmak istediğim husus, normal şartlarda erkeğin de kadının da bu en tabi ihtiyacını aynı doğallıkta giderme imkânlarının olmayışından kaynaklandığına dikkat çekmekti. Yoksa sizin fikirlerinize ters düşen bir şey söylemedim. Genelevlerin yasal olduğu söylenebilir belki ama, meşru olduğunu ben hiç hiç düşünmedim. Kadınlar için de genelev açabilirsek belki o zaman buna meşru deme hakkımız doğar. Aynı şeyleri söylemeye çalıştığımız halde farklı bir algılama problemi yaşıyorua gibi geldi bana. Tartışma konusu yaratmak gibi bir niyetim olmadığından bunu yorum olarak değil de özel mesaj olarak göndermeyi tercih ettim. Açıklığa kavuşması gereken bir durum varsa siz de mesajla bana ulaşabilirsiniz. Selam ve saygılar.

06 Ocak 2012 14:04
CEVAP

Ahmet Bey, mesajınız ve değerli görüşleriniz için teşekkür ederim. Umarım yayımlamamda sakınca yoktur.

06 Ocak 2012 14:46
Ahmet YILMAZ

Her yıla yeni bir umutla girmek âdet olmuş... Oysa yıllar hayatımızın bir parçası değil, zamanın bir parçası. Günden güne, aydan aya, yıldan yıla geçmekle insan hayatında bir şey değişmez. Sadece ömrümüz kısalır, o kadar... Biz yine de hep beklentilerle girdik yeni yıllara... “Bu yıl daha güzel geçsin” dileklerimizi hiç eksik etmedik dilimizden. Çoğumuz hayal kırıklığına uğradık, umduklarımıza erişemedik. Şimdi 2012 yılının daha kötü geçeceğine dair çeşitli söylentiler var. Belli mi olur, tam tersine bizim için her şey daha güzel oluverir. Sonuçta bu kararı veren yüce bir varlık var. Sevgi, saygı ve selâmlarımla yeni yılınızı kutluyor, beklediğinizden daha güzel geçmesini diliyorum.

02 Ocak 2012 12:34
CEVAP

Ahmet Bey, yeni yılla ilgili dileklerinizi yineliyor; geçen yılı aratmayacak, dualarımızın hayırlısıyla gerçekleşeceği bir yıl olsun diyorum. Her yıl olduğu gibi, en çok da yeni yılın dünyamıza barış, gönenç getirmesini diliyorum. Saygılarımla,

02 Ocak 2012 17:24
ErkanArkut

Merhaba Gülçin Hanım, Cem Bey'in kaderle ilgili yazdığı yazıya yorum yaptığınızı gördüm, bu konularda ve birçok ilginizi çekecek konuda yazılarım var, mutlaka benim blog sayafama da beklerim. Hürmetler, saygılar.

15 Kasım 2011 13:33
Ahmet YILMAZ

Gülçin hanım, Bayramın huzur ve mutluluğuna gölge düşürecek olaylarla sarsıldık bu bayrama girerken yine... Ama hayat devam ediyor... Bir musibet bin nasihattan evlâdır demiş atalarımız... Yaşadığımız olaylar, umarım böyle bir hayra vesile olur. Selam ve sygılarımla sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlara erişmenizi temenni ediyorum.

09 Kasım 2011 10:34
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 808
Kayıt tarihi
: 06.07.11
 
 

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümü mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster