Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Onder KARAÇAY

Sayın Filiz hanım; Milliyet blog sayfasında çok yeniyim. Doğrusu yorum kısmına yazdığımı tekrar okuyamazsınız diye teşekkür etmek istedim. Başka bir sebebi yoktur. Sizi üzdüysem özür dilerim. Saygılarımla.

21 Haziran 2016 13:02
CEVAP

Yok yok estağfurullah, özür dilenecek bir şey yok. Sadece sebebini merak etmiştim ve tahmin ettiğim gibi, demek ki farklı düşünmüşsünüz. Zira bizler yorum yazdık mı yanıtını da yine o yorumumuzun altında mutlaka okuruz. Bir yorumun yanıtını da o yorumun altında ararız ve normali bu olduğu için de orada görmek isteriz. Evet mutlaka da okuruz, çünkü sistem bize, bir yorumumuza yazar da yanıt verdiğinde, "yorumunuz cevaplandı" diye haber vermektedir zaten. Ama bu şekilde mesajla olursa, asıl o zaman kimsenin haberi olmaz, sanki yanıt vermemişsiniz gibi durur, diğer okuyucularca da yanlış anlaşılır, sanki yanıt vermemişsiniz gibi zannedilir. Yani tam aksine mesajla cevap verdiğnizde asıl, okunmama, bilinmeme, yanılma gibi sorunlar yaşanabilir. Selamlar, saygılar..

22 Haziran 2016 00:00
Onder KARAÇAY

Sayın Filiz hanım; Çağın vebası narsisizm yazıma yaptığınız değerli yorum ve beğeni için çok teşekkür ederim. Saygılarımla.

20 Haziran 2016 16:45
CEVAP

Rica ederim Önder Bey.. Ancak bu nezaketinizi ve teşekkürünüzü mesaj yerine yine yazınızın bulunduğu sayfada yorumumun altındaki cevap hanesine "yanıt" olarak yazsanız daha iyi değil midir sizce de? Ya da "neden" tercih hakkınızı yoruma yanıt olarak değil de mesaj yönünde kullanıyorsunuz? bilmek isterdim doğrusu.. Selamlar...

20 Haziran 2016 17:04
Mehmet Sinan Gür

Merhaba, kütüphaneyi Kadıköy'de kuracağım. Orada yaşıyorum. İsterseniz adresime ödemeli olarak postalayabilirsiniz. buradaki yazıları herkes görüyor. O yüzden yalnızca e-maili yazıyorum. / msinangur@hotmail.com / saygılar.

26 Mayıs 2016 17:58
CEVAP

Tamam Sinan Bey, kitaplarımı tekrar tasniflediğimde ben mail adresinizden sizinle irtibat kurarım. Ayrıca kütüphane kurma fikrinizle ilgili bu değerli hizmetinizden kızıma da bahsetmiştim. O da zaman zaman kitaplarını ayıklıyor. Üstelik o İstanbul'da. Gerçi ondaki kitaplar daha ziyade ingilizce ağırlıklı, ama türkçe ingilizce farketmez herhalde değil mi? Aklınızda bulunsun, gerektiğinde o da sizinle yine mail adresinizden irtibat kurabilir. İzniniz olursa mail adresinizi ona da bildireceğim. Teşekkürler, saygılar...

27 Mayıs 2016 12:26
Onder KARAÇAY

Sayın Filiz hanım Haya adlı şiirime yaptığınız değerli yorumunuz için çok teşekkür eder derin saygılar sunarım.

23 Mayıs 2016 12:51
Abdülkadir Güler

İyi akşamlar Filiz Alev Hanım, hiç yoktan aramızda bir tartışma oldu. Bugün belki iki sanat BLOG yazılarıyla uğraştım, sizin "TEKZİP " ve "Kurgu " konulu yazıları okudum.Geçmişte benim sizlere hem önerdiğim, hem de yorumlarımız vardır. Sizler de bana övgüler,yorumlar yapmışsınız. Nerede hata yaptım, kendimi yargıladım. "TEKZİP"i okuyunca adını vermek istemedim iki yazarın yazılarına rastladım. Ancak onların yazılarında "Allah FİLİZ'lerden ve ALEV'lerden korusun (3 Mart 1916) ve yine bir başka yazı da sizleri kastederek "Allah " Filiz'lendirip Alev'lendirmesin" şeklindeki gönül kırıcı yazıları görünce inanın sizin adınıza çok üzüldüm. Bu sözleri bu arkadaşlara asla yakıştıramadım. Filiz Hanım'ın bana sertçe mesaj veya yorum göndermesine bir yerde hak verdim. Ama keşke bana daha önce adlarını vererek ve biraz konu açıklayarak yazsaydınız ikimiz arasında bu kırılma olmayacaktı.Bir kez daha ÖZÜR diliyor,selam ve saygılar sunuyor, mesajımın de silmeniz-i rica edeceğim.

24 Nisan 2016 22:53
Filiz Alev

(Sn.Güler dvm9) bile-isteye kötülük edene, haksızca zarar vermeye çalışana, kendi çapına ve ahvaline bakmayıp benin çapımı kişiliğimi kötü yetersiz değersiz ilan etmeye kalkışana, insanları da bu yönde aleyhime yönlendirmeye çalışana ve dahi tabii ki “böylelerinin yanında yer alana-alabilene de” asla hakkımı helal etmem doğal olarak. Haklarımı kurda kuşa yem ettirmem!! Bunu da direkt veya dolaylı bildiririm ki o kişiye, o da bilsin. Haksızlık etmiştir-edilmektedir çünkü, ne hakkı, hangi hakkı helal edeyim? öyle değil mi? Hakkı olana, haklı olana hak helal edilir ancak. Ya da haksızlığı düzeltene, telafi edebilene helal edilir ancak. Siz de haksızların-böylelerinin yanında yer almayın, onları öveceğinize, aksine yerin kınayın, yaptıkları işlerin ne denli kötü şeyler olduğunu belirtin o kişilere ve insanlara, size de helal ederim, endişeniz olmasın bundan. Yeter ki siz hakikaten dediğim gibi ve söz verdiğiniz gibi de yapın. Adil olabilin. Saygılarımla.

18 Nisan 2016 14:52
Filiz Alev

(Sn.Güler dvm8) etmiş değilim. Ben ne yapayım, ben de sizleri uyandırmak, uyarmak, size durumun aslını-esasını açıklamak, hatırlatmak zorundayım, mecburum. Bu insanların kötülüklerini, sizleri kandırışlarını, yüzsüzlüklerini, pişkinliklerini, yaptıkları haksızlık ve çirkinliği sineye çekecek, sizlerin de bunlara övücü yorumlarınızı önerilerinizi beğenilerinizi sadece sesizce izleyip susacak değilimdir herhalde değil mi? O yüzden uyanık olun sizler de işte bu kişilerin yazdıklarına ve yorumlarına karşı "daima" lütfen. Herkes bizim kadar iyi niyetli ve iyi insanlar değil maalesef. Halini düzeltene hakkımı helal ederim. Yaptığı işin ne kadar yanlış-kötü ve çirkin olduğunu anlayıp gerçekten pişman olup “samimiyetle” özür dileyerek bir daha öyle yanlışlıklar çirkinlikler, haksızlıklar yapmayana helal ederim. Ama yanlışta ısrar edene, haksıza, çirkine-saygısıza, bencile, çıkarcıya, sorumsuza, hele de pişkine yüzsüze, bu denli ar-hayadan, akıldan fikirden, doğrudan haktan yoksuna, (dvm)

18 Nisan 2016 14:46
Filiz Alev

(Sn.Güler dvm7) Düşünün artık yani, saygısızlığın hakaretin terbiyesizliğin aptallığın bile ötesinde bu derece bir çirkinlik, kötülük, şerefsizlik-ahlaksızlık, iftira-dedikodu, hileler-kulisler, gerçeği saptırmalar, yalan ve entrikalar söz konusu iken, kasıtlı olarak ve son derece de salakça, bana, kişiliğime ve itibarıma saygınlığıma, saldırılır iken, bu kişilere bir de üstelik buradan bir takım insanlar halâ daha “aziz dostum, değerli hocam, üstadım veya ne kadar iyi bir insansınız vs” gibi övgü, hürmet dolu, taltif edici, paye verici hitaplar, ifadeler kullanabilmekteyseler ve işte sizlerin de böylelerine bu şekilde itibar edici yorumlarına, böylelerinin yazılarını önerebilmenize ben üzülmeyeyim de kim üzülsün, böyle bir durumda benim üzüntümün yanında sizin üzüntünüzün lafı olur mu Abdülkadir Bey, Allah var, düşünün yani işte lütfen. Tabii ki sizin kadar değerli iyi bir insanı asla üzmek istemem ama, aması böyle işte maalesef. Yani ben o 2. yorumumu yollarken size haksızlık (dvm)

18 Nisan 2016 14:40
Filiz Alev

(Sn.Güler dvm3) bırakın üzülmeyi, nasıl kahrolmaktayım!! Siz benim şu sadece o da haklı olarak yaptığım şu serzenişime bile katlanamamışsınız ne kadar üzülmektesiniz ama ben, düşünün ki işte böyle bir durumda ne kadar üzülmekteyim! Benden o kişilerin yazılarını ve isimlerini istemişsiniz. Bunlar burada 10-12 kişi kadar bir çete gibidirler.Ben bunların hepsinin isimlerini de açıkça yazarım ama büyük ihtimal yayınlanmayabilir. Zira pek çok kez yazdığım halde kimileri yayınlanmadı, o yüzden de ancak işte böyle yeri geldikçe ve o da edit.ten geçerse ancak belirtebiliyorum! Ama yine de ara ara ola ki yayınlanır diye böyle de denerim. Yani böyle bir durum da var MB’de maalesef!! Onlar da zaten büyük ölçüde bu durumdan da istifade ederek, ve ayrıca gayet içten pazarlıklı sinsi ve maskeli tutumlarıyla da böylece ilaveten “iyi insanların iyi niyetinden de istifadeyle” kendilerini iyi-düzgün insan gibi tanıtıp, sürekli sizlere güzel yorumlar filan da atarak, tlf.la filan arayarak da tabii (dvm)

18 Nisan 2016 14:29
Abdülkadir Güler

Merhaba Filiz Hanım, sabahlayın bana gelen yorumunuz beni ağlattı.Vallahi de billahi de ağladım.Yahu erkekler ağlar mı? Bu sertlik nereden geliyor diye? Sizden özür diledim. MB'gu araştırdım, adını vermek istemediğim bir arkadaşımı aradım. Bunun üzerine 3 Mart 2016 tarihli "TEKZİP" başlıklı yazınızı okudum.Sizi rahatsız eden o isimleri( M.B.G. ve E.I ) öğrendim. Doğrusu M.B, G.nin ( Rüya üzere) yazdığı yorumunu hiç beğenmedim:" Şöyle diyor: Kıymetli E,I. Allah insanı "FİLİZ'lendirip ALEV' lendirmesin " diyor.. Bu hiç yakışmıyor. Şimdi bu adam bana beş tane yorum yazmış. Ben şimdi ne yazayım. Size hak veriyorum? Allah'ın adını anan bir insan böyle bu çirkin sözleri söyler mi,hiç yakıştıramadım doğrusu Ancak bana yazdıklarınızı da ben hiç hak etmedim Filiz Hanım..Ben şimdilik yorumlarına yanıt vereceğim. Bundan böyle tövbeler olsun. Bilmeden,tanımadan Önerdiğim, yorum yazdığım için ÖZÜR diliyorum. Hayatımda böylesine bir ZILGIT yemedim. Allah'a emanet olunuz...Selamlar.

16 Nisan 2016 17:13
CEVAP

(dvm) senedir bu! dile kolay, hep aynı kişilerden hiç kesintisiz hep aynı terane, insaftır yani artık, sabırtaşı bile benden önce çatlar.O yüzden, sizin o kişilerin yazılarını okuyup göreyim diye önermenize, hele de üstelik bir de onlara övgü dolu yorumlar göndermenize hiç mi hiç gerek yoktur. Ben de 60'ımı devirmiş düzgün, kaliteli, seviyeli ve iyi bir insanım, lakin bu kişiler hiç utanmadan sıkılmadan ve üstelik beni hiç tanımadan etmeden, o tekzip yazımdan sonra bile halâ daha “beni kötüleme ve karalama fiillerini” sürdürebilmektedirler! Eh ben de haliyle böylelerini sizin kadar iyi ve düzgün insanlar dahi övebilince, nasıl kızmayayım? Bakınız benim o tekzip yazımdan “sonra” M.Bg’nin yazdığı “Biz mağdur rolünü oynayanlara ağlarız” yazısına! Ne yalanlar sıralamış yine benim hakkımda.Ve o yazıyı tek öneren de sizsiniz.Oysa o yazıda rol yapmakla, sahtekarlıkla, sataşmakla, yalancılıkla ve nice kötü ve gerçekte hiç de öyle bir şey olmadığı halde sanki öyleymiş gibi yalanla dolanla (dvm)

18 Nisan 2016 14:17
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 1771
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3138
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    "Ne"leri, "Niye"leri çözdüm, ama "Nasıl"lar için sadece tek insan ömrü yeterli değil; insanlar lazım