Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Filiz Alev

dnzkent cvp 9- söz edilmelidir! Üstelik bu durum sadece bizim değil dünyanın çoğu ülkesi için de geçerli. Özellikle de ABD'nin 5.kol faaliyetleri, sübliminal telkinleri, çaktırmadan toplumu içten ele geçirecek empozeler, bir şeyleri görünüşte hep iyi-sevimli sanki doğru ve kârlıymış gibi gösterip, tam aksine en derinden gizli niyet ve amaçları ile sırf kendi işine geleni asıl kakalamaları, ağızlara bir parmak bal çalıp salt kendi çıkarlarını sadece uygulamak gibi, aslında tek dünya devleti (diğerleri köle ve onun hizmetinde) projesi ve amacı ile planlı-organize-kararlı bir şekilde her ülkenin içinden özellikle de yönetimlerinden işbirlikçiler de edinerek, beyin yıkamaları, kalleşlik ve oyuna getirmeleri ve kimsenin de buna “zamanında” ayılmayıp hep yanılmaları ve çoğu akıllı insanın bile bunlara kanmaları yada artık buna maalesef “mecbur bile kalmaları” nedeniyle, evet dünyanın çoğu ülkesi herşeyden önce ABD'nin bi defa güdümünde zaten artık ne yazık ki. Yani güdüm meselesi artık(dvm

15 Ağustos 2014 14:00
Filiz Alev

dnzkent cvp 8- beter bir şekilde! Ki Baykal da keza! Kapalı kapılar arkasında yapılan daha kimbilir neler, hem de ne uluslararası antlaşmalar, verilen tavizler var. Henüz kamuoyu bunların çoğunu bilmiyor. Kaldı ki şu meşhur BOP projesi ve emparyalist sulta ile güya “globalleşme” çerçevesinde “ekonomik olarak”, zaten işte “bu yanlış ve eski adamların yanlış politikaları, çoğunun yanılgıları nedeniyle artık hepten bağımlı olduğumuz” dolayısıyla siyasi olarak da hiç bir şekilde bağımsızlığımızın da kalmadığı, var olanı da yitirdiğimiz-yitirtilen bir gerçeklikte, Atatürk'ten sonra ve özellikle Nato'ya da girişimizle hangi başbakan, hangi lider ABD güdümünde olmaksızın, tam bağımsız bir şekilde hareket edebildi ki? Bağımsız tek bir adım dahi atamıyorlar. Ecevit bile atabiliyor muydu? Sonrakiler atabiliyorlar mıydı? Hele de artık şimdi, hepten HİÇ! Oysa Atatürk'ün bize emanet ettiği bağımsız ve itibarlı Türkiye böyle miydi? Onun için Kılıçdaroğlu'na gelesiye kadar asıl ne güdümlerden(dvm)

15 Ağustos 2014 13:55
Filiz Alev

dnzkent cvp 7- ile ve var olan tüm sebepler ve gerçekler dahilinde “kendi bütünselliği” içinde değerlendirmeye çalışırım ve böylece de olabildiğince hakça ve doğru çıkarımlara ulaşırım. Yani haksızlık yapmamış olurum. Bu arada arkadaşım, sizin dikkatinizin ve hatta hafızanızın da sanki bir parça dağınık yada zayıf olduğunu ayrıca belirtmek durumundayım. Zira o bahsettiğiniz Baykal'ın Cmbşk. adaylığını savunduğunuz yazınızı da “eğer okumuş olsaydınız” demişsiniz ya hani yine bana, lakin işte bırakın okumamış olmayı, o yazınızda benim yorumum bile var! Bir de bir ricam olacak, siz şu bloğum var, bu yazım var derken, o dikkat çektiğiniz hele de “eski” yazılarınızın “asıl blog No.sunu” yazın lütfen. Zira malum, oldukça fazla yazınız var ve onca yazınız arasından işaret ettiğiniz yazılarınıza “en kısa yoldan” ancak bu şekilde ulaşabilirim. Ve son olarak değindiğiniz şu “güdümlülük” konusu. Pardon ama Erdoğan da birilerine ve hatta bir şeylere dahi güdümlü değil mi zaten? hem de çok daha(dvm

15 Ağustos 2014 13:40
Filiz Alev

dnzkent cvp 6- doğru ve hakikaten makûl-hakça bir yön olsun! Yani bir anlamda da yanlış düşündüğünü farketmek, yanıldığını anlamak denir buna da, çarkçılık değil. Hele de “asıl çarkçı”nın karşısında çark etmeye hiç çarkçılık denemez. Zamanında Eylül 80 öncesinde de mesela, sağcı-solcu insanlar sonradan “o zamanlar meğer ne kadar yanlış yaptıklarını, yanlış düşündüklerini anlayıp artık farklı düşündüklerinde, fikir değiştirdiklerinde” onlara “dönek” denebilir mi? Asla! Yalnız bunlardan benim de sanki Kılıçdaroğlucu olduğum gibi bir anlam filan da çıkarmayın sakın. Değilim çünkü. Ben Atatürk'ten başka kimseci değilimdir. Hele de siyasette, yalnızca iyi niyetin, dürüstlüğün hatta tecrübenin bile yetmediğini de bilirim. Ben de CHP'nin başında çok daha etkin, yetkin, dinamik, mahir, özellikle de teşkilata hakim daha dirayetli daha lider vasıflı birini görmek isterim. Ancak benim şöyle bir özelliğim vardır, ben her olguyu,her durumu-konuyu ve insanı da ilişkin olduğu zamanki koşullar(dvm

15 Ağustos 2014 13:36
Filiz Alev

denizkent cvp 5- gösterdi mi de Baykalcı olmak yetmezmiş gibi siz bir de üstelik Erdoğancı da olabildiniz? Sizin sebepleriniz, bu anlattıklarımdan gayet net görüleceği üzere, üzgünüm ve beni mazur görün ama çok duygusal, basit ve küçük ve bizzat serzenişlerinize sanki yanıt almışsınız gibi düşünmeniz sizin ruhunuzu da okşadığı için birazca da şahsi türden sebepler maalesef. Oysa siyasette daha büyük, daha geniş ve hakikaten sadece sırf vatan-millet yararına, toplumsal ve gerçekçi, daha mantıklı bakabilmek lazım! Onun içindir ki zaten, insanlar da tıpkı Kılıçdaroğlu gibi mesela bazen ilk anda esasen atıyorum mesela A diye düşünür ve o düşüncesinde ve kararında gerçekten samimidir de, ama öyle gerekir ve öyle insanlar ona öyle gerekçeler-sebepler ve gerçekler sunarlar ki, B diye düşünmeye başlar, hee der adam “doğru aslında böyle düşünmem lazım” ve pekala kendinin yanıldığını, aslında hiç de öyle yapmaması gerektiğini görür ve fikir değiştirebilir. Yeterki değiştirdiği o fikrin yönü(dvm)

15 Ağustos 2014 13:23
Filiz Alev

denizkent cvp 4- maddesinin tümüne birden bile zaten aykırı olup, böyle bir kişiye ve oluşuma neredeyse altın tepsi içinde siyasi parti ve başbakanlık hüvviyeti kazandırarak kendilerinin geçit vermekte olduğunu ve bu, anayasayı delmek değil midir, yanlış değil midir bu diyen. Buna en azından birer hukukçu olarak nasıl cevaz verilebildiğini soran! Kiminden yuvarlak ve kısacık cevaplar aldım; “Müsterih olunuz, bizler de görev tanımlarımız dahilinde ve gerek mer'i yasalar ve gerekse de demokrasi çerçevesinde günceli dikkatle takip ediyor ve gerekeni yapıyoruz, yapacağız” diyen gibi mesela! Baykal hele zaten cevap bile veremedi, nasıl verebilsindi ki? Ve peki RTE, gün olup devran dönüp bu defa da CHP den milletvekili seçilen üstelik de yine RTE marifetiyle bir de üstelik haksız suçsuz yere özgürlükleri gaspedilerek sırf Atatürkçü diye içeri tıktıklarına, kendine yapılan “Baykal'ın o güya demokratlığını” (aslında işgüzarlığını), kendisi peki yine aynı şekilde Haberal ve Balbay'a (dvm)

15 Ağustos 2014 13:16
cdenizkent

Merhaba Filiz hanım...Ekmeleddin'in Havlu atması ile ilgili bloğuma yazdığını 6 yorumdan,1/6 ve 4/6 yorumlarınıza verdiğin yanıtlar yayınlanmamış; sizden kaynaklanmıyorsa bir şey demem; ama bilerek yayınlanmamışsa bir "hak ihlali" vardır ortada, "düşünceye saygı" gibi...Öyle değil mi? Selamlar.

12 Ağustos 2014 18:42
CEVAP

Açıkçası okadar olamayacak birşey demişsiniz ki, "sizden kaynaklanmıyorsa" şeklinde gayet net ifade etmiş olmanıza rağmen,ben yine bile ben mi yanlış anlıyorum acaba diye kendimden kuşkuya düşüp dediklerinizi birkaç kez daha okuma ihtiyacı hissettim. Hakikaten hoş,SİZİN SAYFANIZA benim nasıl olupta bir müdahalem olabilir ki:) Zira evet sizin sayfanızdır ve hele de KENDİ sayfanızda BİZZAT YİNE SİZİN YAZDIĞINIZ CVB.a sizden ve editörden başka hiç kimsenin bir dahli ve müdahalesi zaten olamaz. Bırakın benden kaynaklanmasını,bunun "ihtimalinin" dahi aklınıza bile gelmemesi gerekirdi,çünkü zaten imkansız! Hani hakikaten insanı ve nasıl ve çok kolay yanılıp hele de neden yanıldığını çok çok iyi bilip,o yüzden de insanın her ahvaline de alışkınımdır ama buna rağmen dahi bu kadar mı olur bile dedirttiniz bana yani şimdi.Üstelik MBde hayli eskisiniz,hiç olmazsa yıllardır yazdığınız sitede "neyin ne olduğunu" bari biliyor olaydınız. Ama ah işte kendinizi bir farkedebilseniz, kabul edebilseniz:(

04 Eylül 2014 11:14
cdenizkent

3. Mesaj : Ben Kılıçdaroğlu'nun bir yerlerden güdüldüğüne inanıyorum..."Cumhurbaşkanı nasıl olmalıdır" şeklinde kamuoyu araştırmaları yapmak için felliik fellik yaptığı nafile turları bir hatırlayın. O turlar sırasında, Ekmeleddin İhsanoğlu, Kılıçdaroğlu'nun kulağına çoktan fısıldanmıştı bile...Benim CHP'liliğim babadan kalmadır...Ama, güdümlü olduğunu düşündüğüm Kılıçdaroğlu, benim baba mirasımı rafa kaldırmama neden oldu. Ama, ben yine de CHP'nin iyiliğini istiyorum; bazı Erdoğan düşmanları gibi, Kılıçdaroğlu'nun hastalanıp ölmesi aklımın ucundan bile geçmiyor...Filiz Hanım "bir dokun bin ah işit" gibi oldu...Ama durum bu...Kılıçdaroğlu ile CHP, bir yerlere gidemez. Ekmeleddin İhsanoğlu, onun son yanlışı olmuştur...Sizin, basmasını 10'dan 100'e çıkardığınız adayınıza da başarılar dilerim. Selamlar.

06 Ağustos 2014 13:45
CEVAP

3/10- iktidarda veya bir yere bir baş olabilmeyi, "güya muhalefet lideri" olarak dahi muhalefet yapıyorum diye sadece bir tiyatro oynamıştır, kandırmıştır milleti, bir muhalefet tiyatrosu izletmiştir senelerce Türk milletinin gözünün içine baka baka Türk milletinin karşısında. Benim gibi Atatürk ilke ve inkılaplarına, cumhuriyetine bağlı, vatanına milletine sevdalı, hak ve hukukun üstünlüğüne inanan, demokrat, aydın, dürüst birinin, böyle birine lider demesi, böyle birini sevgi-saygı duyup takdir etmesi mümkün müdür, mantıklı olabilir mi bu? Bir çelişki olmaz mı, böyle birinden yana olabilmek?! Zamanında ben de mailler yazdım CHP Gn.Bşk'lığına bizzat “D.Baykal'ın dikkatine” şerhiyle! Sırf ona da değil aralarında o dönemin Cmbşkn'ı Sezer'in ve Anayasa Mhk.Bşk'lığının ve Cum.B.savcılığının da bulunduğu birkaç makama da. AKP ve bizzat da RTE'nin zaten bilinen ve her söylem, her yaptığı ve tutumundan da zaten “kanıtlı” malum tandansının, niyet ve amaçlarının bizzat Anayasanın ilk 4 (dvm)

02 Aralık 2014 15:45
cdenizkent

2. Mesaj :...Bykal'ın, Kılıçdaroğlu'na, "genel başkanlığına aday olacak mısınız?" sorusuna, Kılıçdaroğlu "kesinlikle hayır" yanıtını verir. Ama ziyaret bitip evine döndükten sonra ne olduysa oldu, daha ziyaretten 24 saat geçmeden, sanki bir yerlerde emir almışçasına, ertesi sabah Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı'na adaylığını koyar...Başta Baykal olmak üzere herkes şaşırır. Aynen Kılıçdaroğlu'nun Ekmeleddin İhsanoğlu'nu, fol yok yumurta yokken Cumhurbaşkanı adayı olarak göstermesi gibi...Acaba Kimden emir aldı. Bu acelesi neydi? Benim CHP'ye düşmanlığım falan yok. Benim tepkim, daha ilk günden "çarkçı" nitelemesini hak eden Kılıçdaroğlu'nadır...Eğer, okumuş olsaydınız, bu konudaki bloglarımdan birinde CHP ve MHP'nin Deniz Baykal'ı aday gösterseydiler Ekmeleddin İhsanoğlu'ndan daha fazla oy alabileceğini de önerdim.Bu mudur CHP düşmanlığı? Kılıçdaroğlu'na Haberal'ın Balbay'ın milletvekili olmaları için Kılıçdaroğlu'na baskı yapanın kim olduğunu biliyor musunuz?

06 Ağustos 2014 13:17
CEVAP

2/10- keza niyet ve amaçlarının, anayasamızın TC devleti tanımına yönelik ilgili hükümlerine aykırılığı nedeniyle yargılanıp mahkumiyeti sürerken milletvekili de seçildiğinde, bizzat Baykal'ın marifetiyle ve tabii ki kimi pazarlıklarla da, mahkumiyetinin sonlandırılmasının sağlanıp, AKP Genel Bşk. olarak Başbakan hüvviyetine de kavuşturulmasaydı, Türkiye bugün böylesine demokrasi, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı, hukuk tanımayan ve irticai bir tehlikeyle de yüzyüze, şerefli ordusunun dahi itibarı-gücü ayaklar altına alınıp zayıflatılmış ve dahi böylesine de ayrışmış, bölünmüş, ahlaki, milli, toplumsal, kurumsal değerleri bile çökmüş-çürümüş ve her alanda dışa bağımlı, mevcut her stratejik, ekonomik, sınai, zirai, jeolojik ve tarihi, hem maddi hem manevi zenginlikleri, değerleri ve mevcutları bile yabancılara ya satılmış ya endekslenmiş bir ahvalde, tabiri caizse bir delinin bir kuyuya attığı taşı şimdi binlerce akıllının çıkaramadığı bir durumda olmazdı. Yani Baykal aslında, bırakın(dvm)

02 Aralık 2014 15:45
cdenizkent

1.Mesaj : Merhaba Filiz Hanım...Cumhurbaşkanlığı konusunda son bloğumu da yazdım ve noktayı da koydum. Artık, bazı yanlış anlamaları düzeltmek için bugünümü size ayırdım. -CHP'Yİ SEVMEDİĞİM VE ÖFKE DYDUĞUM KONUSU : Bilmem hatırlar mısınız, Mart 1995 tarihince Gazi Mahallasi'nde olaylar olmuştu.Bu olaylarda 3-4 CHP'li milletvekili polis karakollarına doğru yürüyüşe gecen grup içinde yer almıştı. Deniz Baykal'a bir mektup yazarak, bu katılımın CHP ilkelerine uymadığını belirttim. Baykal, bana yazdığı bir mektupta teşekkür etti ve bir sonraki seçimlerde, mektubumda isimlerini verdiğim milletvekillerinden, hatırladığım kadar ikisi milletvekili seçilemedi. Mektup arşivimdedir.(Bir bloğumda bunu konu etmiştim)...Ben son iki dönemde AKP'ye oy verdim. O döneme kadar oyum hep CHP'ye gitmiştir...Benim CHP'ye karşı olduğum filan yok; benim hoşlanmadığım Kılıçdaroğlu'dur. ONU DA ANLATAYIM : Deniz Baykal o malum kaset olayından sonra,Kılıçdaroğlu,Baykal'a "geçmiş olsun" ziyaretine gider...

06 Ağustos 2014 13:01
CEVAP

cvp1/10-Sevgili cdenizkent, öncelikle benim için bu çok değerli son 3 mesajınız, açıklamalarınız ve ayırdığınız özel vakit için çok teşekkürler. Keşke ön adınızı bileydim de,ben de size adınızla hitap edebileydim. Zira bu, şu karşılıklı iyi niyetimizin daha somut bir yansıması da olurdu. İşte sonuç olarak siz nasıl ki Kılıçdaroğlu'nu sevmiyorsanız ben de aynı şekilde Baykal'ı tutmam. Ancak şu bir gerçektir ki siyasette duygularla karar verilmez ya da verilmemelidir. Ben Baykalı niye tutmam? Bunun çok çeşitli nedenleri vardır ama en önemlisi, tüm başarısızlığına rağmen asla kimi hataların bizzat kendinden kaynaklandığını hiç hesaba katmayıp nerdeyse 20 senedir onun da koltuğa yapışıp kalması, hele de HİZİPÇİLİĞİ!, hiç özeleştiri yapmaması ve özellikle RTE gibi birinin bizzat onun katkılarıyla da zaten Türk siyaset tarihinde yer alarak, Türkiye'nin müthiş zararına olan ve olacak şu son 12 seneye damga vurmasını sağlamasıdır. Eğer Erdoğan daha en başta, malûm zihniyeti ve söylemleri (dvm)

02 Aralık 2014 15:42
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 1771
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3138
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    "Ne"leri, "Niye"leri çözdüm, ama "Nasıl"lar için sadece tek insan ömrü yeterli değil; insanlar lazım