Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Recep Altun

Merhabalar İbrahim PEKBAY, Kardeşim. Ben, Recep Altun. Milliyet blogda yıllardır değişik mahlaslarda ve değişik profillerde yayın yaptım. Kendi hakiki adımda da yayın yaptım. Şu anda KÖSEOĞLU mahlası ile ve kendime ait bir profil resmi ile yayın yapmaya çalışıyorum. Sürekli mahlas adımı değiştirmekten dolayı haklı olarak serzenişte bulunanlar oldu. Ben de Milliyet Blog'da yazı ve yorumlarımı paylaştığım arkadaşlarımı bilgilendirmek için bu mesajı hazırlayarak gönderiyorum. Sürekli olarak böyle bir mahlas ve profil değişikliğinde bulunarak sizlere verdiğim rahatsızlıktan dolayı çok özür dilerim. Eğer yayına devam etmeme müsaade ederlerse,bundan böyle KÖSEOĞLU mahlası ve profilimde görülen profil fotoğrafı ile yayın ve yorum yapmaya devam edeceğim. Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

07 Ekim 2015 08:13
Ohannes

Tüm dost olanlara; Özlemini çektiğimiz, dostluk ve kardeşliğin yeniden doğduğu, sevgilerin yeniden birleştiği, sosyal adalet ve eşitliğin gölgesinde övünebilecek yarınlar yaratabileceğimiz, mutlu, umutlu, sevgi, saygı, sabır, başarı ve şans dolu nice yıllara diyerek 2015 yılının hepimize huzur, barış ve güzellikler getirmesini diliyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum….

28 Aralık 2014 22:47
Canmehmet

Değerli İbrahim Pekpay, sitemizdeki "Galeri" de kitabın fotokopilerini yayınladık. Nedense yayına alınmadı. Tarafsızlık, iki tarafa da eşit durmayı gerektirdiğini herhalde öğrenmişizdir. Bu belgeleri ayrıca, www.canmehmet.com kişisel sitemizde de yayınladık, meraklıları orada görebilir. Sağlıcakla kalınız.

06 Haziran 2013 11:04
CEVAP

Canmehmet Kardeşim... Kitabı İnternetde gördüm, hatta yayınevinin sitesine girdim ki satın alabilimimiyim diye. Sizin elinizde var, biliyorum ve yazdıklarınıza da karşı değilim elbette. Ancak ben de kitabı edinmek ve okuyarak karar vermek istiyorum. Bakın... Ben içinde "Küfür" olmadıkça her yorumu yayına alırım, sizin yorumlarınızın hepsi de yayında. Açıkçası sitenizi incelemedim, bakacağım. Siz lütfen alınmayın. Eğer yanlış bir şey görürsem ki beni takip ediyorsanız bilmenin gerekir, açıkça her şeyi yazarım. Saygılarımla...

06 Haziran 2013 12:11
Canmehmet

Değerli İbrahim PEKBAY, İnönü'nün anıları hakkında görüş belirten, sayın Bekir Kayık'ın iddialarına karşın, cevap hakkımızı, kaynağımızı detaylı belirterek kullandık. Eminim size ulaşımca yayınlarsınız. Sağlıcakla kalınız.

04 Haziran 2013 17:09
CEVAP

Sayın Canmehmet... Yayına mesajınız bana ulaşmadan önce alınmıştır. Bilgilerinize...

05 Haziran 2013 23:46
Ohannes

Sevgili yazarım İBRAHİM PEKBAY, Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlar, sağlık, esenlik, mutluluk ve işlerinizde başarılar dilerim. İstanbul da iken defalarca telefon etmeme rağmen, telefonunuz hem meşgul çaldı, size ulaşamadığım için özür dilerim. Sevgi ve dostlukla…

31 Aralık 2012 20:58
CEVAP

Ohannes... Çok teşekkür ediyorum. Seniz İstanbul'a geldiğinde görmeyi çok istedim. Acabyanlış numara mı? Numaramıvereyim: 0532 218 77 77... Bir imkan olursa görüşmek üzere, yeni yılını kutlar saygı ve sevgilerimi sunarım. Kardeşim...

01 Ocak 2013 10:47
S Zobu

Yeni yılınızı en içten duygularla kutlar, yeni yılda tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini dilerim. Selam, sevgi, saygımla... Mimar Suat ZOBU

27 Aralık 2012 10:56
CEVAP

Sayın Zobu... Çok teşekkür ediyorum. Aynı dileklerle ve hep beraber inşallah yeni yılda, yeni umutlarla mutlu oluruz. Saygı ve sevgilerimle...

27 Aralık 2012 13:46
Ahmet YILMAZ

Başarıyı tek başımıza da elde edebiliriz. Ama yaşadığımız mutluluğu paylaşamazsak, o başarıdan hiç zevk alamayız. Bayramlar, bireylerin “toplum” olmasını sağlayan manevi harçlardır. Her yıl, daha üst basamaklara çıkarmamız gerektiği halde, onu biz kendi ellerimizle iğdiş ettik. Aile fertlerinin yılda iki kez de olsa bir araya gelmesini, sevgiyle kucaklaşmasını sağlayan bayramları, tatil niyetine kullanıp, büyüklerimizden uzaklara kaçtık. Bir “el öpmek”ten bile kaçındık. Sonra da sevgiye ve saygıya hasret, ya da yabancı bir toplumla karşılaştık… Bayramlaşmak tek kişiyle yapılacak bir eylem değil… Birbirimizle, her birimizle ayrı ayrı bayramlaşarak, onun hazzını yaşayacağız ki, sevincimizi paylaşabilelim… Bu duygularla bayram sevinci içinde geçen sağlıklı, mutlu, başarılı bir ömür diliyorum. Selam ve saygıyla…

19 Ağustos 2012 19:38
CEVAP

Sevgili Yılmaz... Mesjınızdan önce yazınızı okuyup yorum yazdım. Sonra da mesajınızı gördüm. Bu mesaja "Bir dokundun, bin ah işittin" diyerek cevap verebilir ve "Ah"larımı da sıralayabilirim. Ne var ki yapamadan içimize atarak sadece "Eski bayramlar"ı özleyerek bayram geçiriyoruz. Olursa şayet nice "Eski bayramlrdan bir bayram" dilerim ama, neredeeee... Saygı ve sevgilerimle... İbrahim PEKBAY

20 Ağustos 2012 11:02
M.Talip Girgin

Değiştiremeyeceğiniz bir düzen için bu kadar insanın düşmanı olmaya değer mi? Eleştirinizi yaparken bu düzeni değiştirmek için etrafınızdaki insanların desteğine ihtiyacınız olduğunu bilin ve o insanları üzmeden siyaset yapın. Belki o zaman AKP den oy koparabilirsiniz! Ayrıca, kalıcı dostlukların önüne set kurmamış olursunuz. Ben bugünkü beceriksiz muhalefet için her gün aleyhte yazı yazarım ama bu muhalefete gönül vermiş eş, dost ve arkadaşlarıma karşı saygısızlık olur ve onları üzmüş olurum. Fakat buna dikkat etmeyen MB üyelerimiz sonra dostluktan bahsediyorlar. Gülüyorum tabi. Bu çocuk oyuncağı mı? Siz buna dikkat ediyor musunuz? Önünüzde iki yol var ya siyasetin kirli yüzü anlamsız efelik ve münakaşa veya dostluğun, kardeşliğin, samimiyetliğin sıcak yüzü. Karar sizin. Umarım izah edebilmişimdir. Hayırlı iftarlar... 2/2

02 Ağustos 2012 19:36
CEVAP

Sayın Talip Girgin... İktidar aleyhinde yazdığım için "Düşman" kazanıyorsam, bu benim sorunum. Siz beni "Düşman" olarak kabul ediyorsanız, o sizin sorununuz. Ben dostumla da düşmanımla da oturur konuşur, tartışır, döğüşürüm ve bundan da çekinmem. Size "Dost" da olabiliriz dedim, farkındaysanız. Bu şartlar altında "Olmak" da sizin elinizde, olmamakta. Dost olursak sevinirim, "Düşmanım" olursanız üzülürüm, ama kendime "Dert" edinmem. Siz -yazılarım dışında- beni tanımazsınız, ben sizi tanımam. Ola ki bir gün biraraya gelirsek -İstanbul'da iseniz çok mümkün cep numaramı vereyim, isterseniz beni arayın ben de sizinkini almış olayım: 05322187777- o zaman tanışırız ve "Dost" kalmak ile "Düşman" olmak arasındaki tercihimizi yaparız. Ha... Derseniz ki "Yazılarınızdan ötürü ben sizin düşmanınızım, benim tutumum değişmez" o da olur, tercihim değil ama kabulümdür. Saygılarımla...

03 Ağustos 2012 15:40
M.Talip Girgin

Benim kayınvalidemin annesi 2009 yılında vefat ettiğinde 103 yaşındaydı. Söz konusu kişin adını hiç duymadım. Siz bana genç dediğiniz için öyle yazdım ben 50 yaşındayım, bu yaşta genç oluyorsak ihtiyarlığımız da 100 yaşında olur inşallah. Ben hem kara avcısıyım hem deniz, göl, dere yani doğa adamıyım. Her zaman söylerim cümleleri iyi kurarsanız boş yere düşman kazanmamış oluruz. Bilakis dost kazanırız. Siz başbakana yüklendikçe, onun partisine oy verenleri oy verdiği için suçladıkça, başbakana saygı duyan ona hayran olan 16 milyon insanın sözde ve gönülde düşmanı olursunuz. Kaldı ki o insanlar AKP vücut bulmadan önce belkide sizinle aynı partilerdendi! O insanların AKP ye gidişleri, Türkiye’de siyasetin toptan iflas ettiği bir dönemde olduğunu herkes biliyor! Oylar geri dönmüyorsa artık bükemediğiniz bileği öpme zamanı gelmiştir! Devamı var 1/2

02 Ağustos 2012 19:35
M.Talip Girgin

Yazma şevkinizi mi kırdım İbrahim Bey? Benim sizin şahsınızla meselem yok siyasi yönünüzü aynı sertlikle eleştiriyorum o kadar. Ben Türkiye'nin her yerine gider balık tutarım. Oradaki insanların kötü huyları olsa bile ben hep iyi tarafını yazarım. Sonuçta o kötü huylar gider geriye bambaşka iyi bir insan kalır. Size tavsiyem insanların birazda iyi yanıyla ilgilenmeniz ve bunları yazmanız. Bu durumda kendinize düşman değil dost edinmiş olursunuz! İnsanlara hakaret etmenin sınırı yoktur. Benim dostluğum sıkıdır, düşmanlığım sıkıcıdır :)Sağım solum belli olmaz! Kalın sağlıcakla....

02 Ağustos 2012 14:20
CEVAP

Mesajınızı okudum Talip Bey... Daha önce bir çok yorumunuza verdiğim cevap gibi, eleştiriden hiç kaçmam. Doğru olanında da yürekten doğru derim. ancak son yazdığınız yorumda neyi kasttiğiniz anlamadım. "...her halde 100 yaşındaydı..." demekle... Ölen ve Türk Boks sporuna önemli katkıları olan çok sevdiğim kişinin ölümü üzerine yazılmış bir yazıya böyle yorum mu olur? Söyledeğim bu... Yoksa, siz en eleştirel şekilde yorum yazarsınız, eyvallah... Aynı şekilde de cevabını alırsınız. Diğer yandan... Ben balık tutamam, ancak iyi bir kara avcısıyımdır. "Dostluğunuza" ve "Düşmanlığınıza" gelince... Belki yan yana gelsek sıkı bir dost oluruz, belki de tersi... İkisi de kabulümdür. Hiç bir sakıncası yok. Elbette "Dost" olabilirsek sevinirim. Yok "Düşman" olursak, sonrasını allah bilir. En içten dileklerimle...

02 Ağustos 2012 18:30
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 851
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster