Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
HATİCE BÜYÜKARI

Vermiş olduğunuz cevap için teşekküer ederim.Hem yazıp,okumak hem de kızımı kaybetmenin verdiği sıkıntıyla eşimle ayrıldık.Keşke yazdıklarımı bir kez okumuş olsaydı .Gösterdiğim halde okumadı.Karadenizde yaşam mücadelesi vermek aileden uzak akrabadan uzak yaşamanın verdiği yanlızlık belki beni yazmam için teşviketti.Dertleşip konuşabilerceğim birilerinin olmamasıydı yazma sebebim. Söylemiş olduğum gibi, eşim keşke bir kez okumuş olsaydın.Tekrar teşekkürler

19 Eylül 2017 08:41
CEVAP

Hatice Hanım, Evlilik maalesef herkesin taşıyabileceği bir şey değil. Eşlerin birbirlerine anlayışlı davranmaları, kimi farklılıkları kabul etmeleri, duruma göre kendi hoşlarına gitmese de eşlerinin önem verdiği şeylere değer vermeleri gerekir. Ülkemizde anlayış eksikliğinden kaynaklı pek çok farklı sorun yüzünden kimi evlilikler çok güzel yürüyebilecek iken birer sıkıntı nedeni haline geliyor. Siz onun futbol izlemesine ilgi göstereceksiniz, o sizin yazı yazmanıza. Olmuyor. Olmayınca da tarafların ya biri ya da ikisi birden sıkıntı yaşayıp duruyor. Evlilik bağı çözülüp alışılmış olan yaşam da değişince başka şeyler, başka sıkıntıları tetikler hale geliyor. Bazen de yürümeyen şeyleri yürütmemek daha iyi olabiliyor. Eşimin bir arkadaşı dün boşandı. Kendisini nasıl hissediyormuş diye sordum. Yanıtı "özgürr" oldu. Elimizde her ne varsa onunla yaşamımızı en iyi bir şekilde sürdürmeye çalışmaktan başka yapılabilecek bir şey yok. Bunu da başarabiliriz. Esenlik dileklerimle.

20 Eylül 2017 17:52
HATİCE BÜYÜKARI

Merhaba Şahbettin bey,konyadam selamlar.Teşekkür ediyorum yazılarımı takip ettiginiz için. Bu alanda kendimce yazıyorum. İmla hataları çok olsa da duygularımı yazarak anlatmak hoşuma gidiyor. Bu sebepten eşimle sorun yaşıyordum. İpler koptu.sebebi yazıp okumak oldu.Abim gazeteci Mehmet Büyükarı yazmak bizim genlerimizde de var. Ayrıca yazmak yada okumak anne yada torun sahibi olmak engelmi sizce. Eşimin bu sözü ve davranışı bana engel olmadı. Böyle büyük bir camia da yazmak hayalim di. Bunu yaşamak çok güzel benim için. Duygularımı paylaşmak da.tekrar teşekkürler.

14 Eylül 2017 09:26
CEVAP

Hatice Hanım, Yazmak insanı çoğaltan, rahatlatan, yeni ufuklara gitmesine fırsat veren bir eylemdir. Yazmak güzeldir. İmla, işin teknik yanıdır ve bence en azından başlangıçta önemli değildir. Duygularınızı da, düşüncelerinizi de yazın. Yazmak birileriyle konuşmak gibidir. Rahatlatıcı yanı da vardır. Yazdığınız için eşinizle sorun yaşıyor olmanızı doğrusu anlayamadım. Yazsaydı eğer, ben eşimin yazan biri olmasından mutluluk duyardım. Mümkünse kendisine bunun bir zararı olmadığını anlatmaya çalışın, olmazsa belki sorunu ağırlaştırmayacak konumdaki kendisinin güvendiği insanlardan yararlanmak mümkün olabilir. Okumak, yazmak insanı çoğaltır, büyütür, ufkunu genişletir; yeni çözümler üretmesine olanak sağlar. Aile mutluluğunu sıkıntıya sokmadan yazabilmenizi diliyorum. Duygu ve düşüncelerinizi paylaştığınız için kutlar, teşekkür ederim. Esenlik dileklerimle.

15 Eylül 2017 22:17
Kadri KANPAK

Şahabettin bey merhaba, İst dışında klavyesiz ortamda olduğum için yorumunuza ancak cevap yazabiliyorum. 3 aralık 2007 den beridir bulunduğum 10 yıldır MB ortamında oluşan muhataplıklarım doğrultusunda fark ettiğim çelişik durumları açıklığa kavuşturma için gerekeni yapıyorum. Her blogerin bir tarzı vardır, benimde tarzım bu :( Birileri gibi blogerlara saldırmıyorum taciz etmiyorum. Yaşam Gönül Hoşluğuyla güzeldir...

16 Temmuz 2017 10:05
CEVAP

Kadri Bey, Mesajınızı okuduktan sonra kişisel web sayfanızı da ziyaret ettim. "Her bloggerin bir tarzı vardır" fikrinize katılıyorum. Her insan özgün ve özeldir, bunu görenlerdenim. Ben yazınıza yorum yazarken sizin MB'da bir göreviniz olup olmadığından emin değildim. Sorma nedenim oydu. Tabii, konu tarz olduğunda yaklaşımımın sizinkinden farklı olduğunu da ifade etmeliyim. Bu arada ortak yanlarımız da var. O İkimiz de SMMM'iz. Öğretim görevliliği yapmışız. Başarı, sağlık, mutluluk dileklerimle,

17 Temmuz 2017 16:33
Janserey Nalan YILDIZ

Merhaba Şahbettin Bey, Oksitosin ile ilgili yazdığınız yorumu okudum sayfada paylaşmıştım da. Bugün ikinci mesajınızı görünce dönüp tekrar baktım, yanılıyor muyum diye? Sağolun mesajlarınız ulaşıyor, sadece ben bloga düzenli bakamıyorum. Katkılarınız için çok teşekkürler :)

11 Kasım 2016 14:17
CEVAP

Nalan Hanım, Öncelikle nazik mesajınız için teşekkür ederim. Herkesin merak ettiği, herkesin kendince fikir sahibi olduğu ama çok az kimsenin konuşmaya cesaret ettiği pek çok şey var. Özgüven sorunumuz var, çeşitli etkiler altında olduğumuz için düşündüklerimizi ifade etme sorunlarımız var. Oysa yaşadığımız dünya net bir dünya. Yüzlerce hesap yapmanın yanlış olduğu, bazen çok önemli sonuçlara çok sıradan hesaplamalarla ulaşılabilen bir dünya. Oksitosinle ilgili, yaşam tarzlarımız, inanç ve beklentilerimizle ilgili yazılıp paylaşılacak, oturup konuşulacak çok şeyimiz var. Çok azımız farkındayız. Farkında olanlarımızın da çoğu hesapları yanlış yapıyor. :) Esenlik dileklerimle,

12 Kasım 2016 14:26
emine gezkin

Değerli Şahbettin Ağabeyim; bana yazmış olduğunuz mesaj için size gönül dolusu teşekkürlerimi iletiyorum. Bir şeyler yazmaya çalıştım, karaladım işte :)) uygun bir zamanı bekledim belki mesajım size geldiğinde çoktan yayında olur. İnanın bazen açıp ilgilenemiyorum, bir kızım ve henüz iki yaşında da bir oğlum var, takdir ederseniz ki henüz küçük, ilgi ve sevgiye muhtaç daha çok onunla ilgilenmem gerekiyor. Yazdıklarınız ve değerlendirmeleriniz beni çok mutlu etti, layık olmaya çalışacağım. Kim bilir gün gelir sizin dediğiniz gibi olur. Cevabım gecikti bu sebeple özürlerimi iletiyorum yazımı yazıp sonrasında cevaplayayım istedim. Sizden yorum, eleştiri ve fikirlerinizi almak isterim. İlginize sonsuz teşekkürlerimle sevgi saygı ve selamlarımı gönderiyorum...

24 Nisan 2016 10:59
CEVAP

Emine Hanım Kardeşim, Tıpkı gençler gibi bizim de iki temel sorunumuzdan biri özgüven (yazabilir miyim, yapabilir miyim durumu), ikincisi de başlayıp yarım bırakmak. Bunları aştığımız zaman hiç kimse bizi tutamaz. Tutamaz da, bu defa da yayın ve yayıncıya ulaşma sorunları ile yani ikinci aşama ile yüzleşiriz. :) Tabii üzerinde konuşulacak yazılı bir kitap olduktan sonra bu ikinci aşama ile bir şekilde baş edilebilir. Ben sizin o yazınızdaki üslubunuzu, tarzınızı çok beğendim. Roman yazacaksanız birbiriyle ilintili öyle konuları arka arkaya koyarak bunu başarabilirsiniz. Önceden olayın kişilerini, konusunu, nasıl anlatılacağını, çevre ve zamanı planlamanız işi kolaylaştırır yine de yazma sürecinde olaylar, kişiler değişebilir. Her şeyin başı başlamak. :) Çocuklarınızı Allah bağışlasın. Elbette onlara da, ev işlerine de yetişmeniz gerekiyor. Zor iş ev hanımı olmak. Ben yine de bu konularda görüşlerime gereksinim duymanız halinde yanınızdayım. Esenlik dileklerimle,

24 Nisan 2016 20:06
Mehmet Fatih Bekirhan

selamunaleyküm şahbettin bey nasılsınız? "bayram mesajları" başlıklı duygulu yazınızı okudum kaleminize sağlık. bende ercişliyim eski erciş kartpostalları ilgimi çekiyor. mümkünse fotoğrafta görünen kartpostalın altındaki kartpostali adresime gönderebilir misiniz? saygılarımla

27 Eylül 2015 18:22
CEVAP

Kıymetli Hemşehrim, Maalesef kartlar benim elimde değil. Nasıl edineceğinizle ilgili olarak size mesaj gönderdim. Mesajımdaki adresten temin edebilirsiniz. Dostlukla,

28 Eylül 2015 14:24
emine gezkin

Şahbettin Bey Teşekkürlerimi sunuyorum..Uyarınızı dikkate alarak yayına almamam gerekiyor sanırım..ama çok üzüldüm..Deli dolu bir insanın bu şekilde hayattan kopup gitmesi çok üzücü gerçekten..Bazen karşımızdaki insanları bütünüyle anlayamıyoruz malesef..

27 Temmuz 2015 15:55
CEVAP

Kıymetli Arkadaşım, Her insan ayrı bir dünya. Gencecik bir makine mühendisliği öğrencisinin bedenine bomba bağlayıp masum insanların arasında patlatması sizin ve benim anlayabileceğimiz bir şey değil, ama gerçekleşti. Her insan kendi içinde ve dışında bazı süreçler yaşıyor. Her insanın görünenleri ve görünmeyenleri var. Biz, birbirimizi görebildiğimiz kadarıyla tanıyoruz. Belki daha ayrıntılı tanısak hiç görüşmeyeceğiz ya da hiç görüşmem dediğimiz insanları baş tacı yapacağız. Sonuçta sizin de isabetle "anlamıyorum" dediğiniz insanların aşırı tepkilerini şu an için ben de anlamıyorum ve iyi ki anlamıyoruz. Mevlana'nın çok sevdiğim bir sözü var. "İnsan, bazen dünyalara sığmaz, bazen de bir zerrede boğulur" der. Ben de her insanın dünyaları da, zerreleri de farklıdır diyorum. Sağlıklı, mutlu günler dileklerimle,

28 Temmuz 2015 11:32
emine gezkin

değerli yorumunuza çok teşekkür ederim ..ancak çok yeniyim ve cevap yazamadan onayladım tecrübesizim..yazılarımın okunuyor olması beni çok mutlu etti..yazdığım bazı yazılar imla hatası dolayısı ile onaylanmadı ama yazmaya devam edeceğim..Tavsiyeleriniz varsa alabilirim..Tekrar teşekkür ediyorum..selamlar..

14 Temmuz 2015 13:47
CEVAP

Kıymetli Yazar. Şair Arkadaşım, Kadınlar hakkındaki yazınız bana göre on numara bir çalışma. Hem konusu, hem ifade tarzı itibariyle alkışlanacak bir yazı. Diğer çalışmalarınızı da elimden geldiğince izleyeceğim. Sizi düşündüren sorunlar aslında çok çok küçük şeyler. Kendinizi yazarak çok iyi ifade ediyorsunuz ve bence önemli şeyleri dile getiriyorsunuz. Gençsiniz ve önünüzde uzun bir gelecek var. Her fırsatta yazıp blog sayfanızı zenginleştirin. Başarı dileklerim ve sevgilerimle,

16 Temmuz 2015 09:45
savas barka

yetişkinliğinn içindeki çocuğu untmak gibi espriden anlamamak

09 Ağustos 2014 15:21
Mehmet Burakgazi

Kıymetli Hocamız,Sayın Şahbettin Uluat: Öncelikle MB hoş geldiniz,Başarılarınızın devamını diliyorum.Hocam size gelen yorumları yayına aldığınız sayfada gelen yoruma cevap verecekseniz orada küçük bir zarfcık göreceksiniz zarfın üzerini tıkladığınızda cevap hanesi karşınıza çıkar ve yorumun cevabını oraya yazarsanız cevap yorum sahibinin yorumu altında yayınlanır ve size gelen yorumu böylece cevaplamış olursunuz.Ayrıca kırmızı çarpı işareti de önemli yorumu reddetme veya yorumu silme için kullanılır oraya karışmayınız.Güzel ve faydalı yazılarınız bizleri aydınlatıyor.Devamlı yazmanız dileğiyle saygılar sunuyorum (Mail adresimiz: mehmetburakgaziii@hotmail.com )Sağlık ve mutluluk diliyorum.

04 Ağustos 2014 01:45
CEVAP

Mehmet Bey, Aydınlatıcı mesajınız, duyarlılığınız ve ilginiz için çok teşekkür ederim. Yazımda da ifade etmiş olduğum gibi her insan ayrı bir dünyadır ve bize haklı-haksız, doğru-yanlış, doğru ifadeyle ya da yanlış ifadeyle yapılmış eleştirileri alır, kabul ederiz. Bunlar genellikle bizi büyütür, çoğaltır. Kızdıranları yazanların da kendilerine göre haklı nedenleri vardır, onları da anlar ya da tahmin ederiz. Elimden geldiğince yazmayı sürdüreceğim. Size de kıymetli çalışmalarınızda üstün başarılar, sağlık, huzur dilerim.

04 Ağustos 2014 12:53
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 196
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster