Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
baki kılınç

BİLİNÇLİ EVREN 1-13.7 milyar yıldır bilinçsiz yani yönetici ve yaratıcı bir güdü merkezi olmadan devinen ve tüm maddeyle biz bilinçli canlılar insanı görmemizin imkansız olacağı kadar küçük maddelerin birleşmesiyle vareden evren, bilinçli canlı olan biz insanların(eğer evrende başka zeki canlı yoksa. ki olsaydı evrene müdahale ederler ve bizde farkederdik)inanılmaz bir hız ve gelişmeyle adeta tanrı olmak istercesine gelişmemiz ve evrimleşmemizle kendisine müdahale etmemiz sonucu tahmin edemiyeceğimiz bir gelecekte artık bilinçli olarak varlığını devam ettirecek ve insan gibi kendiside evrimleşerek sürekli gelişip yetkinleşecek, mükemmeleşecektir. bunun için biz insanların bizden gelişecek insan-ötesi canlılarla evrene bilinçli bilimsel müdahalemiz yetecektir. evrene yapacağımız katkı ve geliştirmelerle evren bünyesinde var olan kara delik, galaksilerin çarpışması, galaksi kümelerinin birbirinden giderek uzaklaşması, yıldızların sönüp ölmesi, meteor çarpmaları gibi kaotik olums

22 Temmuz 2011 09:54
CEVAP

Ateizm tartışmalarında, asla kimseyi ateist yapmaya kalkışmadım, çünkü insanların ancak kendi zihinleriyle bunu tartışacaklarını düşünürüm. yani başkalarının yerine / adına düşünmeyi, yönetmeyi veya yönetilmeyi sevmem. Aynı durum, 'tartışma hakemi' statüsü için de geçerli: Bir otorite olmama / olmaya / olunmasına karşıyım. Bunların dışında siz veya başka biri için iletişim adresi: reha_ulku@yahoo.com

22 Temmuz 2011 11:24
Filiz Alev

Şeytanla ilgili yorumumun 2. bölümünün ilk satırı ki en can alıcı kısmıydı üstelik, bana göre. Tekrar yolladım.. eğer o tam ulaşırsa size şu anki mevcudu silip, onun yerine tam olanı yayına alır mısınız, rica etsem... teşekkkürler, sevgiler, selamlar

03 Haziran 2011 15:02
CEVAP

Yayınladığım bir yorumu silebilme şıkkım yok sanırım. Teknik bir konu.

03 Haziran 2011 18:01
Bilgi Yılmaz

http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=45325 Ateist Milletvekili adayı ile ilgili ateistforum cafe de açtıgım başlık

18 Mayıs 2011 21:33
CEVAP

Eğer istersen, adımı kullanabilirsin aday olarak. http://www.blogcu.com/kullanici/rehaulku adresinde 50'nin üzerinde ateizm ile ilgili metin var. Arkadaşlara belirt ki en son araştırmada Türkiye'de ateistler % 9 çıktı. Bu İstanbul'da bile 100.000 oy ile seçilebilir demektir. Ateist demokrat Parti Manifestosu da var, yazdığım, ararsan bulabilirsin. Gelecek seçim 5 yıl sonra, şimdiden ancak başlanır.

19 Mayıs 2011 20:07
Bilgi Yılmaz

Merhaba sevgili Reha Ateist milletvekili adayı adlı yazını okudum.Umarım ilerde ateist bir milletvekili olursun. Benim önerim internet ortamında millet vekili adayı olmandır. Bir anket hazırlayalım.Evrensel degerleri kendisine düstur etmiş bir aday olarak insaları (inanmayanları)ankete katılmaya çagıralım.Bütün ateist sitelerde bu çagrımızı yapalım din karşıtı herkesi bu ankete katılmaya davet edelim.

18 Mayıs 2011 21:28
CEVAP

Etkin siyasetin Meclis dışında daha iyi yapılabileceği kanısındayım.

19 Mayıs 2011 20:01
Filiz Alev

güvenilir üyeler hakkında sadece editorya bilgi sahibi, ve o üyelerin kendisi sadece kendi üyeliğini biliyor, diğerlerini o da bilmiyor, kaç kişidirler, neye göre seçilirler, ne süre için güvenilirdirler falan gibi.. Neyse esasen bu değil zaten benim öncelikli bilmek istediğim. Editoryadan başka yazı reddeden başka birileri var mı, yani güvenilir üye de yazı reddediyor veya bekletiyor olabilir mi?

19 Nisan 2011 23:27
CEVAP

Milliyet Blog, başından beridir, Milliyet gazetesinin matbu ve internet yayınından ayrı bir çizgisi olduğunu savunageliyor. Bu çokbaşlılık yaratır, yani bir kere reddedilen bir yazı, diğer kezinde reddedilmeyebilir. Bir de, tüm medyanın iktidarla ilişkisine bağlı olarak, siyasal eleştirel metinlerin kabulü veya reddi çok değişkendir. Çok az sayıda güvenilir üyeye yazıların kabülü veya reddi hakkı verilmiş olabilir ama bu çabuk göze batacak bir düzensizlik oluşturur. Şiir gibi kategorilerde bekleme süresi çok düşük. Tüm bunlar, sizin metinlerinizin reddi için dayanak oluşturabilir. Kendi hesabıma, bir güvenilir üyenin günde 150 metin okuma isteği veya kapasitesi olduğunu sanmıyorum; eğer 2 kişi iseler, editörler için de bu kanım geçerli. Vurguladığım şu: Bir gün aşırı hassas iken, bir gün aşırı gevşekler. Tam Türk işi: Günü gününe uymuyor buranın, yazarlar da öyle. Çabuk klan oluşturup, çabuk kavga ederler ve küserler. İşte burası da böyle bir insanat bahçesi işte.

20 Nisan 2011 11:37
Filiz Alev

Burda henüz yeniyim malumunuz.. sitede bir açıklama arandım ama bulamadım. Yazıların onayına sadece editorya mı bakıyor, yoksa mesela güvenilir üyeler falan da bakıyor mu? Aynı şey yorum ve yorum cvpları için de mi öyle? Zaten şu güvenilir üye nedir, niyedir, ne işe yarar, kim karar verir güvenilir olduğuna veya neye dayanarak, gerçekten güvenilir midir değilmidir, kim için güvenilirdir vs. :)) onu da bilmiyorum. Aydınlatırsanız beni sevinirim. Teşekkürler, saygılar...

19 Nisan 2011 13:03
CEVAP

Güvenilir üye, metinleri hiçbir editöryel süzgüden geçmeyen metinleri yazanlar. Kendini açıklayanlar dışında, editörlerden bir liste açıklanmadı. Yorumlar ve yorum yanıtlarında, editörlerin pek uğraşamadıkları, internet ve program sorunları bazan etkili olabiliyor ki bu Milliyet sitesi özelinde veya Türkiye genelinde aksamalar biçiminde olabiliyor. Yani, bir yorumunuz kaybolur giderse, üzülmeyin, internetin hata payadır. O nedenle kesinkes, yazdığınız herşeyi önce, Word'e yazın, bütün metinlerinizi arşivleyin, yazılarınıza kendiniz için muhakkak tarih (gün / ay / yıl) koyun. Yazıların onayı için kriter aramayın, ben reddedilen tüm metinlerimi saklıyorum, arada bakıyorum, 5 yıldır hala ortak hatalarını bulamadım. Yani, editöryel süzgeci biraz öznel sayın. Editörlerimiz gerçekten iyiniyetli ama iş devasa, yetişemiyorlar. Yeniyseniz sabırlı olun. Kafanızda bir yazı programı oluşturun. % 75 gerçekleşse yeter.

19 Nisan 2011 17:16
Gülün içinden

Yorumunuz beni mutlu etti. Söylediğinize katılıyorum. Burada yazmaya son vermem bir daha yazmayacağım hatta yazmayacağımız manasına gelmiyor. Yazmak bir tutku halinde bende. Yazmak için yeni girişimlerimiz olacak. Daha güzel nice ortamlarda yeniden görüşmek dileğiyle :))

05 Ocak 2011 17:57
CEVAP

Yazmayı sürdüreceğinize sevindim. Yer değiştirmeyi hiç sevmeyen ben bile, 10 site değiştirmiş biriyim. Site bahane, yazmak şahane. Yolunuz rasgide...

06 Ocak 2011 11:07
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

30 Aralık 2010 10:14
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

14 Kasım 2010 22:23
Ahmet YILMAZ

Bayram en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram, ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selâm ve saygılarımla…

09 Eylül 2010 15:41
CEVAP

Düşüncelerinize katılmasam da, o kadar uğraşıp yazmışsınız, diye silmedim. Size de iyi bayramlar.

09 Eylül 2010 17:01
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 497
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster