Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Refik Başdere

Saygıdeğer Tülay hanımefendi, büyük emek ve özenle okurlarınızın istifadesine sunduğunuz kitabın, çok yararlı ve doyurucu bir eser olduğunu tahmin ediyorum. Mümkünse, adresime, imzalı bir kitabınızı postalamanızı ve posta ücreti ile birlikte, bedelini transfer edebileceğim, banka hesap numaranızı bildirmenizi selam ve saygılarımla istirham ediyorum. Refik BAŞDERE Adresim: Mesnevi Sokak 46/22 Aşağı AYRANCI/ANKARA

24 Temmuz 2013 22:24
CEVAP

Refik bey merhaba. Kitabı, bulunduğum yer itibariyle göndermem ne yazık ki mümkün değildir. Sizden ricam lütfen Doğu Kitabevi, 0212 527 29 26 No.lu telefondan talep edebilirsiniz. Ya da, blog da da belirttiğim gibi, kitabevlerinden veya internet sitelerinden sipariş edebilirsiniz. En yakınınızdaki D&R mağazalarından da (eğer kitap yoksa) sipariş üzerine getirebiliyorlar. İlginiz için çok teşekkür ederim. Saygılar... Tülay Hergünlü

26 Temmuz 2013 15:03
Aydın SEVİNÇ

Aşağıdaki soruları cevaplamınızı ve "sevinc35.5@hotmail.com" mail adresime göndermenizi rica edeceğim. Aydın Sevinç: Milliyet Blog denince aklınıza gelen ilk üç şey nedir? Aydın Sevinç: 2006 Yılındaki Milliyet Blog ile bugünkü Milliyet Blog arasında ne gibi farklılıklar olduğunu düşünüyorsunuz? Aydın Sevinç: Yedi senelik bu zaman zarfında Milliyet Blog’a alternatif farklı bir sosyal paylaşım kanalı kullandınız ya da kullanmakta mısınız? Milliyet Blog platformunu diğer paylaşım zeminleri arasında nerede görmektesiniz? Aydın Sevinç: Son olarak eklemek, paylaşmak istediğiniz görüş ve düşünceleriniz varsa lütfen buyurun efendim, sizi dinliyoruz:

11 Şubat 2013 22:56
Aydın SEVİNÇ

Tülay Hanım Merhaba, Milliyet Blog'un en eski yazarlarıyla birlikte bir sanal söyleşi projem var. Katılmayı arzu ederseniz lütfen bana dönüş yapınız. Selamlar. Aydın Sevinç

09 Şubat 2013 01:09
CEVAP

Merhaba, Proje hakkında bilgi alabilir miyim lütfen? Ben biraz elektronik özürlüyümdür de:( Teşekkürler...

09 Şubat 2013 12:25
Ahmet YILMAZ

Başarıyı tek başımıza da elde edebiliriz. Ama yaşadığımız mutluluğu paylaşamazsak, o başarıdan hiç zevk alamayız. Bayramlar, bireylerin “toplum” olmasını sağlayan manevi harçlardır. Her yıl, daha üst basamaklara çıkarmamız gerektiği halde, onu biz kendi ellerimizle iğdiş ettik. Aile fertlerinin yılda iki kez de olsa bir araya gelmesini, sevgiyle kucaklaşmasını sağlayan bayramları, tatil niyetine kullanıp, büyüklerimizden uzaklara kaçtık. Bir “el öpmek”ten bile kaçındık. Sonra da sevgiden ve saygıdan uzak, yabancı bir toplumla karşılaştık… Bayramlaşmak tek kişiyle yapılacak bir eylem değil… Birbirimizle, her birimizle ayrı ayrı bayramlaşarak, onun hazzını yaşayacağız ki, sevincimizi paylaşıp toplumun tüm katmanlarına yayabilelim… Bu duygularla hepinize, bayram sevinci içinde geçen sağlıklı, mutlu, başarılı bir ömür diliyorum. Selam ve saygıyla…

20 Ağustos 2012 19:34
CEVAP

Merhaba. Yazdıklarınızın tümüne katılıyorum. Eski bayramları ararken bir de kanlı bayramlar yaşamak zorunda kalıyoruz. Ne yazık ki bu bayram da yüreğimize acılar düşürdü. Bizi bu hale getirenler elbet bir gümn hesap vereceklerdir. Huzurlu bayramlar da buluşmak dileğiyle...Mutlu bayramlar dilerim...

21 Ağustos 2012 19:09
Ahmet YILMAZ

Her yıla yeni bir umutla girmek âdet olmuş... Oysa yıllar hayatımızın bir parçası değil, zamanın bir parçası. Günden güne, aydan aya, yıldan yıla geçmekle insan hayatında bir şey değişmez. Sadece ömrümüz kısalır, o kadar... Biz yine de hep beklentilerle girdik yeni yıllara... “Bu yıl daha güzel geçsin” dileklerimizi hiç eksik etmedik dilimizden. Çoğumuz hayal kırıklığına uğradık, umduklarımıza erişemedik. Şimdi 2012 yılının daha kötü geçeceğine dair çeşitli söylentiler var. Belli mi olur, tam tersine bizim için her şey daha güzel oluverir. Sonuçta bu kararı veren yüce bir varlık var. Sevgi, saygı ve selâmlarımla yeni yılınızı kutluyor, beklediğinizden daha güzel geçmesini diliyorum.

03 Ocak 2012 11:56
CEVAP

Ahmet bey merhaba. Ümitsizlik şeytan işidir. Kul ümitsizliğe asla düşmemelidir. Dediğiniz gibi bir büyük Yaratan var. Beşerî adaletin olmadığı yerde İlahi adalet tecelli ediverir. Ama biz de beklemekten ziyade yine de elimizden geleni yapmak zorundayız. Ben de yeni yılınızı kutluyor, sağlık ve esenlikler diliyorum.Sevgi ve selamlar...

03 Ocak 2012 12:37
Ahmet YILMAZ

Tülay hanım, Bayramın huzur ve mutluluğuna gölge düşürecek olaylarla sarsıldık bu bayrama girerken yine... Ama hayat devam ediyor... Bir musibet bin nasihattan evlâdır demiş atalarımız... Yaşadığımız olaylar, umarım böyle bir hayra vesile olur. Selam ve sygılarımla sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlara erişmenizi temenni ediyorum.

09 Kasım 2011 17:24
CEVAP

Ahmet bey merhaba.Güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Huzur dolu başka bayramlarda buluşmak dileğiyle ben de sizin bayramınızı kutluyorum. Esen kalın!

09 Kasım 2011 17:56
Ahmet YILMAZ

Tülay hanım, Bayramın huzur ve mutluluğuna gölge düşürecek olaylarla sarsıldık bu bayrama girerken yine... Ama hayat devam ediyor... Bir musibet bin nasihattan evlâdır demiş atalarımız... Yaşadığımız olaylar, umarım böyle bir hayra vesile olur. Selam ve sygılarımla sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlara erişmenizi temenni ediyorum.

09 Kasım 2011 17:24
Bareyev

düne kadar Türkiye denilen ülke TSK mensuplarına ve Devlet Peroneline Maaş ödemek için kapı kapı Borç Para Dilenirdi.. düne kadar Türkiyeyi hiç bi devlet önemsemezdi çünkü Borç alan EMİR alan ezik ve silik bi Devletti.. Üniversitelerinde çocukların kafaları İşbirlikçi prof ve öğretim üyelerince bu Milletten hiç bişey olmaz, Avrupalı şöyle Avrupalı böyle diyerek Özgüvenleri YIKILIYORDU ve sümüklü böcek misali Anadolu çocukları kabuğundan çıkıp kapuğunu beyenmez bi hale getiriliyordular. ve Dünyada hiç bi DEVLET yoktur ki kendi milletini İrticacı, Gerici, Mürteci, Yobaz diyerek DÜŞMAN konumuna koysun ve TSK,YARGI,ÜNİVERSİTELERİNE ve Devletin kurumlarına SOKMASIN.. Üniversiteliler kendi Milletlerine DÜŞMAN yetiştirilmişlerdir yıllarca .Sağcı-Solcu FESADINI Üniversitelerdeki İşbirlikçi Öğretimciler çıkartmışlar ve milletin evlatlarını ve milleti HEDER etmişlerdir.

25 Eylül 2011 08:14
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 17:08
CEVAP

Ahmet bey merhaba. Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Umut hepimizin ilacı. O olmazsa zaten yaşayamayız. Sitemler ve şikayetler de umutları doğurur. Daha iyileri, daha güzelleri ümit ederiz, hayaller kurarız. Sürekli pembe tablolar çizmektir insana yapılan asıl kötülük. Devran elbette bildiği gibi dönecektir ama bizler de üzerimize düşen görevleri yapmak zorundayız. Bazıları sadece söz söylemek olsa da..."Giden geleni aratır der " büyüklerimiz. Dilerim 2011, 2010 yılını aratmaz. Her şey daha güzel olur...Mutlu yıllar dilerim. Sevgi ve selamlar...

02 Ocak 2011 14:45
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

14 Kasım 2010 23:47
CEVAP

Ahmet bey merhaba.Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Bardağın diğer tarafını görmeye çalışsak da olmuyor, çok fazla başaramıyoruz. Allah başka keder vermesin diyoruz ama yine de işsizlik ve geçim derdinden başımızı kaldıramıyoruz. Siyasi olumsuzlukları kanıksamak halkın uyuşması demektir, bu da en büyük tehlikedir... Kanıksamamak, hesap sormak gerekir. Neyse, hayırlısı ile size ve ailenize de mutlu bayramlar dilerim...Sevgi ve selamlar...

16 Kasım 2010 15:08
Toplam blog
: 458
Toplam yorum
: 609
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1096
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. İstanbul'da ortağı olduğum Mali..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 


 
 
 
     
     
     
    • siyaset [235]
    • Güncel [156]
    • Sosyal Yaşam [15]
    • Kütür-Sanat [7]
    • 10 Kasım [6]