Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Tecettin KIYICI

Partilerin olmadığı derken,kendine güvenen aday olur. Halk seçerse meclise gider ve çözüm bekleyen konularla ilgili kendi düşüncesini mecliste anlatır.Tv lerde anlatır. Tüm vekiller dosyalarını hazırlar. Doğal olarak farklı fikirler ve dosyalar olacaktır. Benzer dosyalar birleştirilir ve farklı çözüm önerileri oylanır. En çok oyu olan fikir uygulamaya geçer. Halkın iradesi %100 meclise yansır. Yıllardır parti liderlerinin sultasında yaşıyoruz. Potansiyel olarak süper devlet olacakken yılardır ekonomik ve sosyal krizlerle ülkenin anasını ağlattılar ve hala nelerle uğraşıyoruz. Asıl ayıp olan budur dostum. Farklı fikirleri aşagılamak yerine herkesi dinleyip. Mecliste en akıllcı olan kararı akıl birliğiyle alabilmeliyiz. Ben Liderlerin Tv lerde, yandaşlarınında fırsat bulduğu yerlerde farklı fikirlere seviyesizce laf giydirmelerinden bıktım. Ben bunlara ego mastürbasyonu diyorum. Adam gibi sadece çözüme odaklanıp sorunları çözümlemek varken nelerle uğraşıyoruz. Hepimize çok ayıp diyorum.

04 Aralık 2009 00:17
Tecettin KIYICI

Demokrasiden yanayım fakat partilerin olmadığı ve halkın güvenini kazanmış gerçek vekillerin güç birliği yapabileceği bir meclis istiyorum. Parti liderleri ve vatandaşlar olayları gerçeklere göre anlamak ve çözümlemek yerine oy kaygısıyla karşıt fikirlere laf giydirmekle meşgul. Yıllar boyu olduğu gibi. Açılım konusunda iktidarın psikolojik harekat yürüttüğünü anlayamıyorlar, çünkü psikoloji eğitimleri yok. Öncelikle temiz kürtlerle PKK nın bağını koparmak gerekiyor. Bunun için görsel delillere ihtiyaç vardır. Ülkemize giriş yapanların gösterilerine bilerek izin verildi. Ardından verilmedi. Bu çelişki filan değil. Bakın size özgürlük veriyoruz ama suyu bulandıranlar var. Ey temiz kürt vatandaşlar artık adam gibi seçiminizi yapın. ardından gittiğiniz adamlar bakın ne yapıyor. Yani turnusol kagıdı görevi gören olaylar yaşandı ve dahada yaşanacak. Sonuçta bu ülkeyi çok sevdiğini iddia edenlerin yıllarca çözemediği zor bir meseleye el atıldı. Eh bi zamet muhalefette el atsın. Saygılarımla

03 Aralık 2009 23:49
Ahmet YILMAZ

Normal günlerimizi “bayram”a döndürme gayreti içinde olmamız gerektiği halde, biz 3-5 günlük bayramlarımızı bile ağız tadıyla kutlayamıyoruz. Her türlü imkânlara ve şartlara sahip cennet vatanımızda, sanki bilerek veya bilmeyerek hayatı kendimize zehir etmeye, cehennem ıstırabı çekmeye bayılıyoruz. İnsan olmanın meziyetiyle aklımızın mantığımızın gösterdiği aydınlık yolda, sorumluluklarının ve görevlerinin bilinciyle hareket eden şuurlu vatandaş olarak daha güzel günlerde bayramlar yaşama azmi ve heyecanıyla dolmanızı arzusuyla, bayramınızı kutluyor, güzellikler diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.

27 Kasım 2009 13:41
Yapukay

ey acılara tat veren güzellik Yüreğimize hoşgeldin Geldin de Çiçekli dallara döndürdün öfkemizi Artık ister dolu yağsın ömrümüze İsterse kar Biz ki bildikten sonra sevmeyi Bütün sabahlar Acı renginde olsa ne çıkar.

26 Kasım 2009 21:05
Mustafa Mumcu

http://blog.milliyet.com.tr/MB_Yazarlari_Izmir_Sohbet_Toplantisi_5/Blog/?BlogNo=205660
MB YAZARLARI İZMİR SOHBET TOPLANTISI 5 Bu pazar 11 Ekim 2009 da. Konu ile ilgili Blog yazısını yukarıdaki linkten okuyabilirsiniz. Sizi de aramızda görmek isteriz. Saygı ve sevgilerimle. Mustafa Mumcu

05 Ekim 2009 17:37
CEVAP

Üzüldüm katılmak isterdim. Gerçi bu sıralar zor ama mesajıda yeni gördüm. saygılar abi. Gönüller bir olsunda varsın gelsin, uzak olalım

16 Ekim 2009 17:49
Ahmet YILMAZ

Sevinç günlerimizdir bayramlar… Durup dururken “bugün bayram” diye sevinemeyiz. Sevindiğimiz gün, bizim için bayramdır. Hayatımızda böyle mutlu olduğumuz, heyecan duyduğumuz, sevinçten havalara uçtuğumuz günler vardır değil mi? Aynı duyguları toplum olarak yaşayabildiğimiz günlerdir işte bayramlar… Ramazan bayramınızı bu coşkuyla yaşamanız dileğiyle kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

18 Eylül 2009 23:58
CEVAP

Bayramınızı kutlar mutluluklar dilerim saygılar

22 Eylül 2009 22:28
Ömer Faruk MENCİK YILMAZ

Aziz Arkadaş günaydın.İzmir'de yaşayan bir esnaf olduğunuzu okudum az önce. Anlaşılan kanunlara dayalı olarak küçük esnafa ve sözümona şirketler reva görülen dayatmacı zihniyetin ortaya çıkarttığı ODA açmzının bütün boyutlarını biliyorsunuz. Bence bu konuda esnafın seçeneği olmalı, dernek seçme hakkı gibi.İstediği ODA'ya gider üye olur ya da olmaz!Bunu da hiçbir kann zorlayamaz.Benim de bildiğim kadarı ile her ilin bir ESNAF ODASI var; esnaf o odaya üye olmadan kuruluş hakkını elde edemiyor sanırım. İşte böylece başlıyor SÖMÜRÜ! SENDİKA, BİRLİK AĞALRI gibi ülkemiz bir de ODA AĞALARI gibi kambur taşıyor sırtında bence. ESNAF için ne yapar bunlar?İhale dosyası mı hazırlar,vergi borcu konusunda danışmanlık mı yapar, muhasebecileri mi denetler,gerektiğinde avukat mı tutar?Bence bunları TBMM'ne yazmalı!Bu ODALAR kaldırılmalı.Seçenek çoğaltılmalı;rekabet sağlanmalı.Oda'lar çökmediğine göre ödeme güçlüğü çeken BORÇLU ESNAF'ın bütün borçları da silinmeli. Doğru TBMM'ye bence.Esen kalınız.

23 Ağustos 2009 11:15
CEVAP

İlginize Teşekkürler. Bu zorlama ve kanunlardaki kirliliğin düzelmesi umuduyla

24 Ağustos 2009 01:47
Madambovary BIÇERE

Niçin yayımlanmıyor benim yorumlarım ?

24 Haziran 2009 02:44
CEVAP

:) yeni baktım bloguma pardon

25 Haziran 2009 01:31
Mustafa Mumcu

12 Nisan 2009 Pazar günü yapılacak, Milliyet Blog Yazarları 4. İzmir Toplantısı’nda sizi de aramızda görmek isteriz. Konu ile ilgili Blog linki aşağıdadır. Lütfen oraya yorum yazarak gelip gelemeyeceğinizi, gelirseniz kaç kişi geleceğinizi belirtin! Saygılarımla. Mustafa Mumcu
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=172143

06 Nisan 2009 18:37
CEVAP

off çok pardon o kadarda izmirde işim olmuştu ameliyat oldum kaşkaloğlunda lazer tedavisi baya gittim geldim ama milliyet blog girmedim yeni farkettim msg ı başka bir sefere umuduyla mustafa abi kolay gelsin tanışabilmek umuduyla çok isterim

02 Mayıs 2009 22:59
Ahmet YILMAZ

2008’e girerken hepimizin farklı umutları vardı, istekleri vardı… Onu karşılarken “Yeni bir yıl geliyor” diye ne çok sevinmiştik. Şimdi ömrümüzün bir senesini daha geride bırakmanın burukluğu, üzüntüsü, sevinci, heyecanı ve mutluluğuyla ona veda ediyoruz.… Yeni bir yıla daha başlıyoruz. Beklentilerimizi ne kadar yüksek tutarsak, başarılarımız o kadar büyük olur… Tabii hayal kırıklığımız da… Ne olursa olsun, iyi ve güzel şeyler yapalım, yaşadıklarımızdan zevk alalım, gurur duyalım. Keşke demeden, pişmanlık duymadan… Anılarımızda her zaman özlemle anılacak bir yıl geçirmemiz dileğiyle, sevgiler, saygılar, selamlar… Mutlu yıllar…

01 Ocak 2009 13:18
CEVAP

Tşkrler Sizin ve Tüm Dünya insanlarının yeni yıllarını kutlar. Ayrılık yapılmadan ülke ırk din renk dil ayrımı yapılmadan bir Tüm dünya insanlarının dünya toplumu olabileceğimiz o güzel günlere bir adım daha yaklaşabilmek umuduyla

02 Ocak 2009 23:25
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2425
Kayıt tarihi
: 30.08.08
 
 

Yaşamak buysa yaşıyoruz işte, hayat bir mücadele ve ben de bu mücadeleyi elimden geldiği şekliyle ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster