Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
sibel kılıç

Ben bu ikilemenin içindeyim bir süredir.Henüz 20 li yaşların başındayım ancak 2 yıldır çalışıyorum hemde 3 4 iş değiştirdim okul bittiğinden beri.Burası yani yaşadığım yer bir ilçe ve ben meslek yüksek okulu bitirdim yani 2 yıllık.4 yıllık açıktan okuyorum e tabi bu arada çalışmakta gerekiyor.Ön muhasebe kursuna gittim ön muhasebeye bakıyorum.Ofis ortamı ancak o kadar farklı ve acımasız geliyor ki iş hayatı bana iş değiştirmelerimden bundan kaynaklandı kırılgan ve naif bir insanım kötü davranışlar karsısında kolayca gözyası akıtan bırıyım.Evde oturup dersmı çalışmalı yoksa iş hayatına bir an önce başlamalı mı derken bunca iş yeri ve çaşit insanla karsılastım...Ve sonuc olarak su ankı ısımı sevmeye calışıyorum.sevmeden olmuyor.Ancak size şunu soylemek istiyorum.Özgürlüğünüzü kıskanmadım değil.Alın kitabınızı çayınızı elinize battanıye ile butunleşin.:) SEVGİLER.

01 Şubat 2013 16:42
CEVAP

Merhaba, Ben de on yıllık yoğun bir çalışma hayatının sonunda evdeyim. Maalesef iş hayatı çok yıpratıcı ama evde oturma kararı verirken de bir amacınız olmalı yoksa çalışmaya alışan biri için gerçekten zor olabiliyor. Zamanla sizde acımasız insanlar için gözyaşı dökmemeyi ve işi işte bırakmayı öğreneceksiniz. Ama belki bunun için biraz daha zaman gerekli. Çok teşekkür ederim, keyif almaya çalışıyorum. Sevgiler...

03 Şubat 2013 01:09
Cemal Hüseyin Çağlar

Sevgili Sibel ÖNAL; bayramınızı kutlar sağlık ve huzur içinde yaşamanızı Allah'tan dilerim... Çok iyi olduğunuzu ümit ediyorum... Selam ve sevgilerimle... Esen kalınız...

29 Ağustos 2011 11:20
CEVAP

Merhaba Cemal Bey, İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Ailenizle mutlu bir bayram geçirmenizi dilerim. Sevgiler,

29 Ağustos 2011 14:56
Aydın ADAM

evet sitenizden katılan olacaktır. Fakat Milliyette yazmaya devam edin bence..burası başka bir dünya..haddim olmayarak kendimce hatırlatmak istedim yanlış anlamayınız..selamlar..toprak

29 Temmuz 2011 16:17
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 16:44
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

13 Kasım 2010 20:30
fatih sahin

insan içini döküp yazdığı zaman veya birine açtığı zaman çok rahatlıyor böle devamını iterim slm lar.

25 Ekim 2010 17:04
CEVAP

Teşekkür ederim. Yazılarıma bundan sonra www.sibelonal.com'dan devam ediyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle. Sibel.

02 Kasım 2010 21:16
cevat KIŞLALI

gündelik seylerle insanlara gülümsemek..... işte hersey bitti...varla yok arasında değilmiyiz... sevgiyle

26 Haziran 2010 21:53
Ali Ekber Erbil

sevdigim kızı unutmadıgımı nasıl kanıtlarım yardımcı olursanız çok sevnirim

16 Ocak 2010 14:25
Akif Ziya

sibel hanım, evlilik konusundaki yazını çok ilginç analizlerle dolu.Erkekler bayanlar kadr çevre baskısı yaşamıyor.Erkekler evlilikde en fazla sorumluluk aldığı için,ekonomık yön çok ağır basıyor.Yani genç ve dinamık olduğunuzda zaman var para yok,olgun yaşlarda paranız var ama zaman yok.Hem zaman hem para olduğunda 55/60 lardasınızdır artık bu defa hayatın anlamı değişiyor. Erkekler açısından evlilik özellikle metropollerde zor.Ülkemiizn ekonomık durumu çok kötü insanımıza umutsuzluk veriyor.Ancak aile yardımı varsa,veya ıkı kışide ıyı bir yerde ıyı maaş alıyorsa evlilik kararı almak daha kolay.TV Evlilik programlarında dikkatinizi çekmiştir,bayanlar erkeğe ilk soru olarak gelirin ne,evin varmı v.b sorular soruyorlar.Ben sorunu ekonomık görüyorum selamalr ce sevgiler

26 Temmuz 2009 21:54
Cemal Hüseyin Çağlar

Sevgili sibel ÖNAL; Sekiz Mart Dünya Kadınlar Günü'nüzü kutlar sağlık ve esenlikler dilerim... İyi olduğunuzu diliyor ve ümit ediyorum... Selam ve sevgilerimle...

07 Mart 2009 20:11
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 138
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 6494
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben hep yazmak istedim ama hayata sıçrama tahtam beni yazılardan ve yazarak para kazanmaktan çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster