Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ahmet YILMAZ

Başarıyı tek başımıza da elde edebiliriz. Ama yaşadığımız mutluluğu paylaşamazsak, o başarıdan hiç zevk alamayız. Bayramlar, bireylerin “toplum” olmasını sağlayan manevi harçlardır. Her yıl, daha üst basamaklara çıkarmamız gerektiği halde, onu biz kendi ellerimizle iğdiş ettik. Aile fertlerinin yılda iki kez de olsa bir araya gelmesini, sevgiyle kucaklaşmasını sağlayan bayramları, tatil niyetine kullanıp, büyüklerimizden uzaklara kaçtık. Bir “el öpmek”ten bile kaçındık. Sonra da sevgiden ve saygıdan uzak, yabancı bir toplumla karşılaştık… Bayramlaşmak tek kişiyle yapılacak bir eylem değil… Birbirimizle, her birimizle ayrı ayrı bayramlaşarak, onun hazzını yaşayacağız ki, sevincimizi paylaşıp toplumun tüm katmanlarına yayabilelim… Bu duygularla hepinize, bayram sevinci içinde geçen sağlıklı, mutlu, başarılı bir ömür diliyorum. Selam ve saygıyla…

20 Ağustos 2012 18:50
CEVAP

Kuru mesajlar ve telefonlarla kutlanmayan, sadece tatil olarak görülmeyen, el öpmeler ve bayram tatlılarıyla hayat bulan, şekerlerdeki renklerin insanların yüzlerindeki sevinçle birleştiği, bir araya geldiğimiz güzellikte kutlanabilen bir bayram diliyorum.

21 Ağustos 2012 18:19
Ahmet YILMAZ

Sinan bey, Bayramın huzur ve mutluluğuna gölge düşürecek olaylarla sarsıldık bu bayrama girerken yine... Ama hayat devam ediyor... Bir musibet bin nasihattan evlâdır demiş atalarımız... Yaşadığımız olaylar, umarım böyle bir hayra vesile olur. Selam ve sygılarımla sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlara erişmenizi temenni ediyorum.

09 Kasım 2011 14:44
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 16:28
CEVAP

Sürekli olarak yeni yıllardan bir şeyler istedik, bir şeyler bekledik. Oysa kendimiz bir şeyler vermedik, belki de verdiklerimizi istediklerimizle kıyasladığımızda verdiklerimiz hep azınlıkta kaldı. Bu yıl daha çok çalışacak, daha çok proje üretecek, sağlığıma daha çok dikkat edecek ve Türkiye barışı başta olmak üzere dünya barışı için daha çok emek harcayacağım. İşte bu nedenle 2011 den daha çok şeyler bekleyeceğim. 01.01.2011 Tarihinden itibaren herkesin sevdikleriyle birlikte BİR NUMARA BİR YIL geçirmesini bekleyeceğim. MUTLU YILLAR...

02 Ocak 2011 00:54
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

13 Kasım 2010 19:54
Ahmet YILMAZ

Bayram en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram, ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selâm ve saygılarımla…

09 Eylül 2010 16:18
CEVAP

Sevgili YILMAZ; Mesajınız için teşekkür ediyor, tüm söylediklerinize "yürekten" katılıyorum ve size de hayırlı bayramlar diliyorum. Siyasilerin görevi ülkeyi ve dünyayı daha yaşanabilir hale getirmektir. Kendini 'militan' olarak gören bir siyasetçinin insanları ikiye bölerek ülkeyi götürmek istediği yolun karanlık olduğuna inanıyorum. 30 Yıldır gazetecilik yapıyorum, siyasetle, hukukla, ekonomiyle ilgileniyorum. Yazılarımla yapmaya çalıştığım şu dönemde hukuksuz olan çıkan seslere karşılık "karşı sesleri" ve muhalefeti ortaya çıkararak bir denge yaratılmasına yardımcı olmaktır. Yazdıklarımın bu amaca hizmet etmesini umut ediyorum! Saygılar, Sevgiler, Selamlar...

09 Eylül 2010 17:55
fatma iyibilgin

"Bandırma'dan Geçmiş'e" adlı yazınızı henüz okudum ve büyük keyif aldım...Elinize sağlık!

29 Ağustos 2010 23:30
CEVAP

İlginize ve yorumunuza teşekkür ederim.

29 Ağustos 2010 23:56
Emre Karatas

Fenerbahçe hakkında yazdıklarınız tabii ki sizin kendi düşüncelerinizdir. Ama en azından futbol hakkında bir yorum yaparken tarafsızlığınızı korumalısınız derim. Ortada bir olgu varken "anti" olmak kolaydır. Birazda zor kısmını yorumlamaya öalışınız lütfen.

17 Mayıs 2010 02:55
CEVAP

Sayın Karataş; Benim gözlemim genellikle Fenerbahçeli olmayanların Fenerlilere karşı oynayan takımları desteklediği yönündedir. Yazdıklarım Fenerli dostlarımıza "takılmak" üzere yazılmış yazılardır, lütfen fazla ciddiye almayın. Bunca eleştiriye rağmen, Fenerbahçenin başarıları da ortadadır. Yorumunuz için teşekkürler...

17 Mayıs 2010 14:31
Meltem Şahin

sinan bey. Mb ta daha önce yayınlamış olduğum bloglarım vardı bir ara ayrılmaya karar verdiğim için bloglarımı geri çekmiştim. eğer onlar yayında kalsaydı fikirlerimin bibliyofil isimli blog üyesinden ne kadar farklı olduğunu daha iyi anlayabilir asla mesajları karıştırmazdınız. selamlar...

19 Kasım 2009 10:51
CEVAP

Sevgili Blogdaşım; Sizin de bibliyofilin de tek ortak noktası esas isimlerinizi kullanmamış olmanızdır, bu nedenle farklı zamanlarda bakınca aynı kişi yazmış olarak algılamıştım. Bu nedenle de bibliyofil'in yazdıklarından rahatsız olduğum için yazınızı ilk etapta dikkatle okumamıştım. Yoksa fikirlerinizin farklı olduğunu görmemek mümkün değil... Teşekkürler :))))

22 Kasım 2009 18:34
Ahmet YILMAZ

Sevinç günlerimizdir bayramlar… Durup dururken “bugün bayram” diye sevinemeyiz. Sevindiğimiz gün, bizim için bayramdır. Hayatımızda böyle mutlu olduğumuz, heyecan duyduğumuz, sevinçten havalara uçtuğumuz günler vardır değil mi? Aynı duyguları toplum olarak yaşayabildiğimiz günlerdir işte bayramlar… Ramazan bayramınızı bu coşkuyla yaşamanız dileğiyle kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

19 Eylül 2009 05:21
Özcan Çeltik

Yazılarınızı özenle okudum, bundan sonra da okuyacağım. Hepsi için de kutladım. Saygılar efendim.

09 Eylül 2009 16:22
CEVAP

Sayın Çeltik; Teşekkür ederim, saygılar bizden efendim.

11 Eylül 2009 12:50
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 935
Kayıt tarihi
: 28.10.07
 
 

Mülkiye İşletme mezunuyum ve aynı zamanda Sakarya Üniversitesi Maliye Bömlümünde doktora öğrencis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster