Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Umut Can Çeppioğlu

Meltem hanım merhaba, daha önce öykü kitabım ile ilgili yorumlarınızı okuma şansı bulmuştum. Yeni kitabım Müjgan'la Gülüşmeler bu hafta içinde internet kitabevlerinde satışa sunuldu. Eğer okumaya imkan bulursanız yeni romanımla ilgili yorumlarınızı da merakla bekliyor olacağım. Selamlar Umut

11 Kasım 2018 21:50
ErkanArkut

Merhaba Meltem Hanım, yazıma yorum yazmışsınız, Türkiye liderliğinde büyük bir İslam Birliği kurulacak, okumayı sevdiğinizi söylemişsiniz, sanırım bilmediğiniz çok fazla şey var, mutlaka blog sayfamdaki yazıları okuyun, daha sonra sormak istediğiniz bir şey olursa bana yazabilirsiniz. Saygılar, hürmetler.

18 Ağustos 2013 13:55
Kamran

ben atatürkün hayallerini küçümsemedim ancak görüyorum ki hala cumhuriyet sevdasının içindeki o önemli mesajı size verdiğim ipuçlarına rağmen kavrayamışsınız.

14 Ocak 2013 14:27
CEVAP

birincisi Atatürkün hayallerini değil cumhuriyeti küçümsediniz dedim ve hala da öyle olduğunu düşünüyorum. evet sizin ve sizin gibi düşünenlerin zihniyetini asla kavrayamayacağım . halbuki siz türk devrimini kavrayabilir aynı topraklarda birçok sömürge diktatörlük kurulurken dünyaya bağımsız bir devlet olarak kendini kabul ettirebilmiş türkiye cumhuriyetinin ne olduğunu azıcık kafa yorsanız anlardınız. ipuçlarına bile gerek olmadan:)

15 Ocak 2013 12:58
serhat baran

meltem hanım, yorumlarınıza yazıların altında cevap vermek istemedim çünkü facebook yorumları gibi olsun istemedim. 28 şubat yorumunuzla ilgili olarak; oradaki hiçten kasıt aslında darbenin amaçsız bir güç gösterisi olmasıydı, darbenin iyi olabilecek bir dönemi baltalaması ve ülkeyi geriye götürmesiydi. haklısınız darbe sonrası güzel şeyler de oldu tabiki. chp'yle ilgili olarak; chp türkiye'nin denetim birimi olmalıdır ve böyledir de, son 10-15 yıldır bazı olumsuzluklar vardır, chp de demokrasi olursa türkiye'de demokrasi olur, olmazsa olmaz. Bunun için chp de demokrasi önemlidir.

03 Mart 2012 21:58
ÇokEskidendi

Siyasete bakış açımız farklı olsa da, yazılarıma yaptığınızın yorumların, şahsıma ve kişiliğime değil, yazıların içeriğine olması ve alt yapısında birikiminizi de ortaya koyan yorumlar olması beni mutlu ediyor. Emek vererek yazılarımı okuduğunuz ve yorumladığınız için ve değerli katkılarınız için çok teşekkür ediyorum. Ben biraz yorum tembeliyim, en çok da zamansızlıktan şikayetçiyim. Ancak elimdem geldiğince yazılarınızı okuyorum. Güzel güzel, kaliteli, birikimli atışmalara devam:) Günleriniz mutlu ve sağlıklı olsun...sevgiler

03 Kasım 2011 20:03
CEVAP

Beran hanım, beni anladığınızı hissetiğim bu nazik mesajınız için tüm kalbimle teşekkür ederim..Maalesef bir çok karşıt düşünceli blog yazarı arkadaş yorumlarımı kişiliklerine yazılmış gibi algılıyor. belkide bu algıya neden oluyorumdur da .. o yüzden daha özenerek yazmaya dikkat ediyorum..karşıt fikirleri okumayı hem fikri olduklarımı okumaktan daha önemli buluyorum. Gözden kaçırdıklarımı göremedikleri mi bana göstermesi açısından yararlı olduğunu düşünüyorum..Özellikle de bilgiye dayalı ve bilinçli yorumlanmış blogların sürekli takipçisiyim. Blog yazma konusunda siizn kadar üretken değilim okuduğum bir düzine kitap var ve tanıtılımak için sırada bekliyorlar..kurban bayramınızı şimdiden kutluyor size de mutlu ve sağlıklı günler diliyorum..

04 Kasım 2011 09:51
BURÇAK YAZICI

Ben inanın tüm öğretmenlerim dahil olmak üzere gazetecilik okumamı düşündüler. Kendim okul tercihini yaparken kaliteli bir anadolu lisesine çok rahat yerleşebilecekken özellikle anadolu sağlık tercihi yaptım ve buradan inşallah Askeri Tıp okumak üzere Gülhane tıp Akademisine geçmeyi düşünüyorum ve bu amaçla çalışıyorum. Gazeteciliğe gitmeyi istemememin tek sebebi ülkemizde gazetecilik yapamayacağımı düşünmemdir ve severek yapacağım insanlara faydalı olabileceğim meslek tıp diye düşündüğümden bu mesleği seçtim...yani insan yapabileceği mesleğe yönelmeli diye düşünüyorum. Ben bu güne kadar bu eğitim sistemini ilk defa destekliyorum. Ama tabi çekincelerim var. Bu sizinde belirttiğiniz gibi dergah okullarının önünü açmak ve imam hatiplerin sayısını arttırmak içinde yapılmış olabilir bekleyip göreceğiz. saygılarımla

06 Aralık 2010 23:12
Kongar Tekin

"... Şimdi de seçimler öncesi fatih projesi diye bir proje çıktı. :)hadi hayırlısı... ilericive aydın olan ve böyle insanlar yetiştirmeyi amaç edinen tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun. selamlar..." Necati'nin blogunda gördüm size ait bu satırları. Böyle gün de bile öğretmenleri ilerici/ ilerici değil şeklinde tanımlayıp sadece "ilerici" öğretmenleri tebrik etmeniz hiç hoş değil çünkü bir öğretmen olarak kimin öğrencilere faydalı kimin zararlı olduğunu siz bilemezsiniz. Önemli olan öğretmenin yetiştirdiği öğrencidir. Ortaya çıkan eserdir. İlerici, ne demekse ben hayatımda hiç ilerici olmadım. Muğlak ve içi boş bir kavram çünkü. Ama bayrağını, vatanını seven; ülkesinin kazanımlarına sıkı sıkıa bağlı binlerce öğrenci yetiştirdim. Ha bir de: "Fatih projesi"ni yabana atmayın. Geçmişte her okula "internet" dendiğinde de gülenler vardı. Şimdi hepsi utanıyor. Kitapların yetersizliği konusu doğru bir tespit... Selam ile.

24 Kasım 2010 15:16
CEVAP

ilerici ve aydın kavramlarının bana göre hiç de muğlak bir yanı yok. Doğmalara değil bilimin ışığında muhakeme eden sorgulayan aklı önemsiyendir. Birinin zıttı gerici ,diğerinin zıttıda aydınlanmamış demektir. Niye gerici ve aydınlanmamış bir öğretmenin gününü kutlayayım ki ? Bu tür insanların eğitim ve öğretim camiasında çokça bulunduğu da aşikar. Her okulda hala internet var mı? bırakın interneti deney yapılabilecek ne gerekli malzeme ne de labaratuvar bile yok.Hala gülen var emin olun. Fatih projesi büyük resmin harika bir parçası, ya resmin geri kalanı? Onları da olması gereken düzeye getirmeden nasıl faydalı olabilir ki?

25 Kasım 2010 11:00
Olcay Gülgün Karaoğlu

Bir kaç yorumunuzu okudum ve sizi tebrik etmek istedim... Atatürk'ün hedeflediği cesur, dürüst, aydın kadınlarından birisiniz! Sevgi ve selamlarımla...

07 Ekim 2010 18:16
CEVAP

ah gülgün hanım ah..bazen ne gazete okumak ne bloglara bakmak geliyor içimden, meydanı boş bulmuşlar atıp ta duruyorlar, bunları midem kaldırmıyor ..bunlara laf söylemekle duvara söylemek arasında bir fark yok.. inandıkları ya da inanmak istediklerini sorgulamaktan bile acizler..sözleriniz beni onore etti teşekkürler saygılar.....

08 Ekim 2010 12:04
Matilla

Son blogunuzu okudum ve demokratik tarihimizin çok güzel bir özetini yaptığınız görünce anasayfanıza baktım ve gülümsedim. Okumak ve yazmak hayatımın vazgeçilmez ögeleri oldu dediğiniz için bende aklımdan, acaba okumadan da yazabilir mi diye sormadan edemedim. Bende yazıyorum ama ben sizin aksine kitaplarımı yakalı yıllar oldu ve artık okumadan yazıyorum. Şimdi aldı beni bir merak, acaba hangimiz doğrusunu yapıyoruz? Okuyup yazmak mı yoksa okumadan yazmak mı? Bu mesajımı bir eleştiri gibi algılamayın lütfen, sadece aklımdan geçenleri yazmak istedim. Size başarılar diliyorum, saygı ve selamlarımla.

20 Nisan 2010 20:29
CEVAP

Bu tip konularda doğrular bir tane değildir. Açıkçası, herkesin kendi doğrusu vardır. Herkesin doğrusuda kendine özeldir. Size bu konuda kendi bakış açımla söyleyeceklerimde sadece beni bağlar. Katılanda olabilir, katılmayanda. Lakin kimse yanlış diyemez, nitekim aksini düşünenler içinde benim, yanlışsınız diyemeyeceğim gibi. Bana göre ''okumak'' sadece herhangi birisinin ciltler dolusu yazdığı kitapları okumakla sınırlı değildir. Aldığım gazetenin köşe yazılarını,gündelik haberleri,internette takip ettiğim blog siteleri,evimdeki ansiklobedi, ya da bir türkçe sözlük. Bilgimi genişletip, fikirlerimi derinleştirdiğim farklı bakış açılarınıda görebildiğim yegane kaynaklarım. hayati fonksiyonlarımı yerine getirebilmem için beslendiğim gıdalar gibi kendi düşüncelerimi, fikirlerimi oluşturmam için hatta kelime haznemi geliştirebilmem için okumaya ihtyaç duyarım. İnsan eğer düşünebiliyorsa,fikir üretmeyi başarıyorsa yazmayada ihtiyaç duyar kendini ifade edebilmek için...selamlar....

21 Nisan 2010 12:56
Melek Koç

Meltem Hanım, yanıtıma ilave etmek isterken unuttum. Sabahattin Ali'nin tüm öykü kitapları YKY tarafından yeniden yayınlandı. Okumak isteyeceğinizi düşünerek belirtmek istedim. Sevgiler...

06 Nisan 2010 18:15
CEVAP

Verdiğiniz bu bilgi için çok teşekkür ederim. Temin edeceğim ve zevkle okuyacağımdan eminim.selamlar..

06 Nisan 2010 18:19
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 77
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 6637
Kayıt tarihi
: 05.04.07
 
 

Okumayı seviyorum. Okudukça geliştiğimi, geliştikçe de kendimi ifade etmek istediğimi farkettim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    ''“Karanlığa söveceğine, kalk bir mum yak.” Konfüçyus