Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Nermin Ayduran

Merhaba Ümit Bey, zarif kutlama mesajınız için çok teşekkür ederim, aslında cevabımı yazmıştım ama az önce baktığımda hâlâ onaylanmadığını görünce bu mesajımı yazmak istedim, çok incesiniz sağ olunuz, içten sevgi, saygı ve selamlarımla.

22 Mayıs 2017 17:44
CEVAP

Rica ederim efendim! Siz büyüklerimin ellerinden ve küçüklerimin gözlerinden öper,Denizli'ye kucak dolusu selam ve sevgilerimi sunarım! Sevdiklerinizle Sağlıcakla Musmutlu Kalın İnşallah!

25 Mayıs 2017 23:20
Doğa

Merhabalar:) Tebessümle yazıyorum çünkü o kadar uzun aradan sonra beni yeniden bu sayfalarla buluşturdunuz. Yorumunuzu okudum teşekkür ederim. Onca zaman önce yazılmış bir yazımın okunup bir de uzun uzun yorumlanması hoşuma gitti doğrusu:) Ancak o kadar unutmuşum ki bu platformu, cevap yazmayı bile beceremedim. Yorumu onaylayınca bir türlü cevap yazamadım. Benim de içime sinmedi, bari mesaj yazayım dedim. Sayfanıza şöyle bir göz attığımda, sizin de benim gibi öğrenme sevdalısı olduğunuzu fark ettim:) Ben de doktora tezim için bu platformda yazmaya ara vermiştim.Sizi tanımak güzeldi. Selamlar.

17 Aralık 2014 10:32
CEVAP

Merhaba Efendim,Sizi güldürebildiysem ne mutlu bana:)İyinin var olma savaşında,iyiliğe anlam katan;Kötülerde aslında birer iyidir,diyerek anlamı tamamlayayım!Yazınız çok güzeldi, ben kendimce anlamlandırmak istedim,olmuştur inşallah!Evet,Doğa Hanım farkettim; Siz buralardan uzaklaşalı hayli 1 zaman olmuş! Aslında çekinerek yazdım,çünkü son yayımladığınız blog tarihi 2009'u gösteriyordu,valla ne diyim beklemiyordum.Yorumu yayınladığınızı gördüğümde,yüreğimden sizin için şu ikileme söz buldu,Yaşıyor Yaşıyor:)Mesajıda görünce tamam dedim!Bazen öyle olur Doğa Hanım:Zamanda mekanı tutturamazsınız; Ama mekana geldiğinizde zamanda yolculuğa çıktığınız gün,işte gün bugündür. Buraya mekanınıza geldiniz ve zamanda kısa bir yolculuk yaptınız diyebilirim.Doktara eğitiminizle beraber,öğrenme hayatınızda başarılar dileyerek.!Doğa Hanım siz hep gülün,gülün ki:500 bin hücre can bulsun Gül yüzünüzde ve her bir hücre,Rabbine şükretsin ibadetle:)Seviklerinizle beraber;Esenlik içinde kalmanız dileğimle..!

17 Aralık 2014 14:41
Rıza Üsküdar

“Günümüz fetret devrini nasıl okumalıyız” başlıklı yazıma yazdığınız yorumu, yayına verip vermemede tereddüt ettiğimi belirtmek isterim. Ak Parti’yi eleştirdiğin ilk cümlen değil kastettiğim, söz konusu II. Selim’e ilişkin parantez içinde verilene. Günümüzde yakinen şahit olduğumuz bir konu da bile her zaman bir yanlış anlama olabildiğine göre, böylesi bir cümle gerçeği yansıtmaz. Bu cümle politik bir eleştiri olsa dahi. Nedenine gelince toplumsal gerilemeleri, salt baştaki kişinin eksikliği ile izah etmek gerçeğin anlaşılmasını çoğu zaman zorlaştırır. Fetret devri için yeni bir Timur’a da ihtiyaç yoktur. Timur ile Yıldırım’ı karşı karıya getiren, ikisinin de yaşadıkları coğrafyalar üzerinde zirve yapmalıdır. Dahası iki kişi için dünyayı küçük gördüklerini dile getirirler karşılıklı mektuplarında. Dünya birinin olmalıdır sadece. Bugün olanlar da budur, illa Timur olacak değil ya, ABD vardır, daha başkaları da vardır. Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir. Görüşmek üzere...

24 Ekim 2014 14:21
Ahmet YILMAZ

Başarıyı tek başımıza da elde edebiliriz. Ama yaşadığımız mutluluğu paylaşamazsak, o başarıdan hiç zevk alamayız. Bayramlar, bireylerin “toplum” olmasını sağlayan manevi harçlardır. Her yıl, daha üst basamaklara çıkarmamız gerektiği halde, onu biz kendi ellerimizle iğdiş ettik. Aile fertlerinin yılda iki kez de olsa bir araya gelmesini, sevgiyle kucaklaşmasını sağlayan bayramları, tatil niyetine kullanıp, büyüklerimizden uzaklara kaçtık. Bir “el öpmek”ten bile kaçındık. Sonra da sevgiden ve saygıdan uzak, yabancı bir toplumla karşılaştık… Bayramlaşmak tek kişiyle yapılacak bir eylem değil… Birbirimizle, her birimizle ayrı ayrı bayramlaşarak, onun hazzını yaşayacağız ki, sevincimizi paylaşıp toplumun tüm katmanlarına yayabilelim… Bu duygularla hepinize, bayram sevinci içinde geçen sağlıklı, mutlu, başarılı bir ömür diliyorum. Selam ve saygıyla…

20 Ağustos 2012 18:54
Ahmet YILMAZ

Hayat beklentilerden ibaret bir yerde… Yaşımız ne olursa olsun, yine de gelecek yıllardan bir şeyler bekliyoruz. Giden yıllarda bir türlü denkleştiremediğimiz şeyleri yerli yerine oturtmak istiyoruz. Tıpkı arzularımızdaki gibi, düşlerimizdeki gibi… Ben kendi adıma yaşadığım güzelliklerin çoğunu, beklenmedik zamanlarda yaşadım. Hüzünleri de beklemediğim ortamlarda… Yine de hayal kurmak, ümit etmek, kötü bir şey değil… Kimimiz 2010 yılını bu bağlamda belki hasretle anacak, kimimiz de nefretle hatırlayacak… 2011 de ondan çok farklı olmayacak aslında… Olaylar değişecek, mekânlar değişecek, dekorlar değişecek, kişiler değişecek sadece… Devran bildiğince dönmeye devam ederken, biz kendi adımıza yeni bahtlar yaşayacağız, yeni senaryolar sahneye koyacağız… Ne olursa olsun, “Mutlu Son” hepimizin ortak beklentisi… Bu duygularla yeni yılda ummadığınız kadar güzellikler, mutluluklar yaşamanızı temenni ederek, selam ve saygılar sunuyorum…

31 Aralık 2010 16:33
Ahmet YILMAZ

Mevsime göre güzel bir havada, 9 günlük bayram tatiline girdik. Özel bir derdi olmayanlar için bayram mutlu geçecek gibi… Bir türlü çözüp gündemden kaldıramadığımız siyasi dertler de artık en azından çoğunluğun kanıksadığı bir hale geldi. Hani derler ya, mutluluk ve huzur biraz da bizim beynimizde… Bardağın boş tarafını görmekten vazgeçemeyenlerin tadabilecekleri hazlar zaten oldukça azdır. Bu duygularla her zaman olduğu gibi, bayramın sizin için, ülkemiz için, milletimiz için esenliklerle dolu geçmesini; derdi, kederi, üzüntüsü, hastası, çaresizliği olanlara Allah’ın sabır, yardım, şifa, umut ve kolaylıklar vermesini diliyor, en içten sevgi ve saygılarımla, selâmlar sunuyorum.

13 Kasım 2010 19:59
Ahmet YILMAZ

Bayram en güzel duyguları başkalarıyla paylaşmaktır. Bizse en güzel duyguların sadece bize ait olduğunu sanıyoruz, sadece kendimizi beğeniyoruz, tek doğru düşünen kişi olduğumuzu zannediyoruz, başkalarına burun kıvırıyoruz, “ötekiler” deyip herkesi dışlıyoruz. Bayram, karşımızdaki insanın cinsiyetini, yaşını, mesleğini, sosyal, siyasal ve ekonomik durumunu sorgulamadan, ona el uzatmaktır, uzanan eli sıkmaktır, gerekirse öpmektir. Bayram, ortak sevincimizi ve mutluluğumuzu dışa vurmaktır, güven vermektir, dost kazanmaktır, sevmektir, sevilmektir, hoş görmektir, affetmektir. Bu duygularla bayramınızı kutluyor, bu mutluluğu anlayabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz sürece samimi bir insan ve sonuçta bu insanların oluşturduğu gerçek demokrat, çağdaş, ilerici ve yenilikçi bir toplum olabileceğimizi ifade etmek istiyorum efendim. Selâm ve saygılarımla…

09 Eylül 2010 16:24
Ahmet YILMAZ

Normal günlerimizi “bayram”a döndürme gayreti içinde olmamız gerektiği halde, biz 3-5 günlük bayramlarımızı bile ağız tadıyla kutlayamıyoruz. Her türlü imkânlara ve şartlara sahip cennet vatanımızda, sanki bilerek veya bilmeyerek hayatı kendimize zehir etmeye, cehennem ıstırabı çekmeye bayılıyoruz. İnsan olmanın meziyetiyle aklımızın mantığımızın gösterdiği aydınlık yolda, sorumluluklarının ve görevlerinin bilinciyle hareket eden şuurlu vatandaş olarak daha güzel günlerde bayramlar yaşama azmi ve heyecanıyla dolmanızı arzu ederek, bayramınızı kutluyor, güzellikler diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.

27 Kasım 2009 10:11
CEVAP

Teşekkür ederim Ahmet Abi elerinden öperim Ailecek geçmiş bayramınız mubarek olsun... Yeni okudum geç oldu özür dilerim... Biraz baramım telaşalı geçtide.. Saygılarımla esen kalın... Çok teşekkür ederim...

04 Aralık 2009 14:14
Ahmet YILMAZ

Sevinç günlerimizdir bayramlar… Durup dururken “bugün bayram” diye sevinemeyiz. Sevindiğimiz gün, bizim için bayramdır. Hayatımızda böyle mutlu olduğumuz, heyecan duyduğumuz, sevinçten havalara uçtuğumuz günler vardır değil mi? Aynı duyguları toplum olarak yaşayabildiğimiz günlerdir işte bayramlar… Ramazan bayramınızı bu coşkuyla yaşamanız dileğiyle kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

19 Eylül 2009 05:29
Tünay Süer

İkinci yorumunuzuda aldım ve cevap yazdım ama henüz blogta yayınlanmadığı için benim tarafımdan yorumunuzun engellendiğini sanmayınız diyerek bu mesajı yazmak durumunda kaldım.Bazı yorumlar maalesef hangi nedenlerle çıkmıyor ben de anlamış değilim.Ben size duyarlığınız için çok teşekkür ediyorum. Zaten yorumunuza verdiğim cevapta da yazmıştım sizin gibi gençler var oldukça bu ülkede ve Atatürk ufkunda güneş asla batmayacaktır.Tekrar teşekkür eder sevgilerimi sunarım.

19 Ocak 2009 19:37
CEVAP

Çıkmamasının nedeni gerçek: Tünay Hanım bazı sesler kapı gıcırtısı gibi geliyor. Ben teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum. Hep sizinleyiz..

20 Ocak 2009 11:37
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 144
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 3858
Kayıt tarihi
: 24.04.07
 
 

17 Şubat 1986'da: Soğuk karlı bir Şubat gecesi Koca Karı olan ebenin ellerine ''bilim otoriteleri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    Sessiz değilsin. Büyük bir gürültünün içindesin, duymuyorlar..