Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
ErkanArkut

Aleykümselam kardeşim, değerli yorumunuz için teşekkürler.

06 Ağustos 2014 11:43
ErkanArkut

Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim kardeşim, kısaca cevaplamak gerekirse, sabah namazında sabaha kadar Kuran okuyu demiyor,ister bir sayfa okursunuz, ister bir sure. Savaşmak çözüm değil, nükleer silah çözüm değil, İslam sevgiyle dünyaya hakim olacak, bunu da Hz. Mehdi sağlayacak Allah'ın izniyle. Saygılar, hürmetler.

05 Ağustos 2014 13:33
CEVAP

1.Musaftan okumak gerekmez, insanlar namaz kılarken kuran surelerini okuyor zaten. 2.Bir düşünür derki; “akıllı insanlar silahı savaşmadan kazanmak için saklar, cahiller de savaşarak kazanmak için (m.s.) “ nükleer silahın gerekli olduğu ortada. Allah, silahın karşısında oturup kuran okuyun demiyor. Öyle olsaydı Resulüllah efendimiz neden savaştı? Hz. Ali neden vardı? 3.Mehdinin gelmesine daha birkaç bin yıl var.

06 Ağustos 2014 11:36
Mert Arslanoğlu

Biz gerçekleri anlatıyoruz ama inanıp inanmamakta serbestsiniz tabii ki, ama gerçekleşince göreceksiniz. Saygılar

15 Temmuz 2014 15:00
CEVAP

değerli kardeşim, Nasrettin hoca ile kız istemeye giderler. Kız babası sohbet sırasında; ben dürüst insanı severim, yalan söyleyeni sevmem, her zaman doğruyu söylemelidir, der. Bunun üzerine hoca; ya biz geldik senin kızı istemeye, onu bizi oğlana vereceğiz ve oğlan onu becerecek ve çocuk yapacak, der. Kızım babası bunları kovar. Hoca; ne oldu, doğruyu söyledik, der. “Yalan haramdır fakat sonucunda hayır varsa söylemek helaldır, hatta farzdır.”

16 Temmuz 2014 11:17
Kadri KANPAK

Sayın FİKİRCİ, olağan şartlarda 19 Nisan (BU) cmts 16:00 da Gülhane Parkı'nın yeni düzenlemesinde yapılan (sohbete çok uygun) kafeteryada buluşacağız. Her katılımcının farklı bir konuyu gündeme getirebileceği buluşmada Sn. Yılmaz ÇETİNGÖZ 'Tık sayılarını' gündeme getirecektir. Ben 'buluşma periyotları' başlığını gündeme getireceğim. Sonrası katılımcıların gündemine kalmıştır. Olağan şartlarda; Sn. Yılmaz ÇETİNGÖZ, Sn. Hızır KABİL, Sn. Kerim KORKUT, Sn. Cem Beraat ÇAMSARI, Sn. Ferhat YILDIZ katılım niyetindedir. Bildirmeden süpriz yapacakları bekliyoruz. Daha önceki buluşmalara katılanları özlem gidermeye ve katılmamışları da tanışma sohbetine davet ediyoruz. Kadri KANPAK - 0 539 914 85 80

15 Nisan 2014 10:54
CEVAP

Sn. Kadir hocam, bu güzel ve hatta harikulade toplantıya beni davetinizden ötürü müteşekkirim. Gerçekten çok isterim. Tam benim arzularım fakat takdir edersiniz ki Taa Trabzon da oraya gelip dönmek bir memur zor olacaktır. Tüm gönlüm sizlerledir… size ve tüm katılımcılara selam ve saygılarımla…

15 Nisan 2014 13:58
Kadri KANPAK

Beni okuyanlara davet başlıklı blogum yayınlandıktan sonra oluşan diyaloglarımda önceki buluşmalara gelen ve ilk geleceklerle buluşmanın ortak noktasını belirledik. Toplantı başlığımız Sayın Yılmaz ÇETİNGÖZ'ün önerdiği ETKİN BLOG SİTESİ olacaktır. Bu doğrultuda gerek sadece beni okuyanları, gerek daha önceki toplantılara katılan ve belirlenen toplantı başlığına ilgi duyacak tüm bloggerlerı ayırım yapmaksızın bekliyoruz, katılarak katkıda bulunacaklara şimdiden teşekkür ediyoruz. Toplantı tarihi.......: 11 Mayıs Cmts, saat: 17:00 Toplantı yeri..........: İst-Taksim-İstiklal cad. Galatasaray Yapı Kredi Bankası hizasındaki DİLEK CAFE Toplantı gündemi.: ETKİN BLOG SİTESİ İletişim...................: kadrikanpak@hotmail.com, 0 539 914 85 80 NOT: toplantı sohrası isteyenlerle akşam yemeğine devam edilebilir.

02 Mayıs 2013 11:36
Mesut Uğur

Sosyal olayları fiziksel olaylarla karşılaştırmak lüzümsuz. Sorunları çözmez. Elektrik çarpmasısının ne alakası var şimdi kültürel ve bireysel özgürlüklerle? Anadili konuşmak isteyen, kültürünü yaşamak isteyen kimseleri maddi cezalar korkutmadığına dünyanın her yerinde tanık olmaktayız. Bir çok insan gözünü kırpmadan kendi kültürel özgürlüğü için kendini yokedebilmektedir. BUnların kandırıldığını iddia edebilirsiniz. Bu ancak ispatlanmaz bir iddia olarak yerini alır. Ben 4 yıl yaşadığım Biel-Bienne'de dışarı çıkınca kim bana Almanca selam verecek kim fransızca verecek bilmiyordum, devlet dairesine gidince 2 dili konuşan memur buluyordum, evrak buluyordum. Burada neden olmasın? Yaparsın şehir bazında referandumu %25 den fazla bir topluluk 2ci dil istiyorsa uygularsın. Tekeri yeniden bulmaya hacet yok, bir birini öldürmeye hiç hacet yok..

04 Kasım 2012 11:30
CEVAP

Değerli kardeşim, işte bu anlayamadıklarınızı anladığın zaman beni anlayabilirsin. Teşbih sanatınız hiç olmadığı belli ki fiziki olayları sosyal olaylarla ne alakası olduğunu anlayacaksınız. Ayrıca bu düşünceniz eğer saf ve samimi görüşlerin ise saygı duyarım ama eğer bunları ideolojik veya bilinçli yapıyorsanız siz kesin bir bölücüsünüz derim. Ama öyle sanıyorum ki birincisiniz.

05 Kasım 2012 20:12
Mesut Uğur

Güneydoğu ve kürt meselesine yaklaşımınız olaylara sadece içeriden bakan tipik Türk yaklaşımı. İdam, adam öldürmek barış ve huzuru getirmediği gibi kin ve nefreti artırır, öç almayı körükler. Bu ilkel bir yaklaşımdır. 1984 den beri 40.000 vatan evladı öldü. Nereye geldik? tarafların kin ve nefreti daha büyüdü. Bu kin ve nefret belki ülkeyi bölünmeye götürür. Öldürme hızlandıkça ve miktar arttıkça bu bölünme çok daha hızlı cereyan eder. Mesela eski Yugoslavyanın akibeti böyle oldu. Suriye bu yönde... Türkiye sınırda. Eğer ölü sayısında daha hızlı artış olursa artık iki toplum yüz yüze bakamaz, birbirini kabullenemez bölünme olur. O nedenle birbirimizi dinlemeliyiz ve müzakereyle barışı sağlamalıyız. Anadilde eğitim, yerel yönetimde ikinci bir dilin kullanılması bizi korkutmamalı. Ben iki dillilği 4 yıl yaşadım. Her caddenin adı iki dildeydi, her gittiğim devlet dairesinde 2 dilli konuşma ve yazışma mümkündü. sokakta da iki dil konuşuluyordu. Bizde neden olmasın?

01 Kasım 2012 01:35
CEVAP

İdam meselesine gelince, size bir soru sormak isterim: bildiğimiz elektrikle iç içe yaşarız fakat neden insanlar asla elektriğe dokunamazlar? Hatta çıplak bir kabloya bile dokunmaya çekinirler? Ve iç içe yaşıyor olmamıza rağmen neden elektrikten ölümler yok denecek kadar az? Bakınız; bir insan, herhangi bir suçu işlerken bilinçaltından önce o suçun yaptırımını düşünür. O suçun yaptırımı suçu karşılıyorsa işlerler, yani ağırsa o suçu işlemez. Siz karşınızdakinden güçlü değilseniz ona bir tokat atmazsınız. Neden? Çünkü o tokadın karşılığı sizin kinden daha ağır olabileceğini düşünürsünüz.

02 Kasım 2012 15:41
Mesut Uğur

Öncelikle savunduğunuz tez yanlış, başlık yanlış. Kürtçe eğitim bölünmeye eşit değildir. Ben hasbel kader üniversite tahsilimi MB bursuyla İsviçre'de 2 lisanlı bir şehirde (Biel/Bienne), 2 lisanlı (Almanca/Fransızca) bir sınıfta yaptım. 18 yaşımda olmama rağmen 2 lisanlı bir şehri ve 2 lisanlı bir eğitimi kendi özgür irademle seçtim. Hayatımın en güzel 4 yılını geçirdim. İsviçre yüzölçüm olarak Konya kadar. 4 tane anadili var. Almanca-Fransızca-İtalyanca ve Romanş denen bir dil. Romanş dili 20 bin kişi tarafından binlerce yıldır o topraklarda konuşulduğu için ana dil. Mesela 100 bin Türk var fakat Türkçe anadil değil. Çünkü onlar misafir. Türkiye sınırları içinde Türkçe dışında Rumca, Ermenice anadil olarak Lozanla korunmuş durumda, okullarda okutuluyor. Kürt kimliği ve kürtçe inkar edilmiş. Kürt kimliği kabul edildiği gibi kürtçe anadil olarak kabul edilecek. Ülke bölünürse kin ve nefretten bölünür. Kin ve nefret ise ölüm acısından olur... anadil ülkeyi bölmez..

01 Kasım 2012 01:14
CEVAP

Mesut bey, epey bir eğitim aldığınızı biliyorum. Ama aldığınız eğitim alanızla ilgili olduğu da belli. Fakat Türkiye gerçeklerini görebilmek çok farklı. Türkiye başka ülkelerle ne kıyaslanabilir ne de örnek gösterilebilir. 1-Öncelikle şunu önereyim: biraz da, şimdiye kadarki bakışınızın dışında bir bakış açısı sergileyin bakalım ne göreceksiniz. 2- ben şöyle küçük bir örnek vereyim: bir tük casus, yaşlı ve hasta olan İngiliz casusunu yatağında ziyarete gider ve ona şunu sorar: neden yabacı casuslar Türkiye’ye bu kadar önem veriyorlar? İngiliz: 1.Türkiye coğrafi olarak çok stratejik bir bölgede yer almakta. Adeta dünyanın göbeğinde. 2. Türk halkı öyle bir millettir ki, bin yıl ne yapacağını düşünseniz yine kestiremezsiniz, o sebeple sürekli göz önünde bulundurulmalıdır. O sebeple başka ülkelerle Türkiye yi mukayese etmeyin. Bunların size göre yanlış olması da gayet normal.

02 Kasım 2012 15:22
Mesut Uğur

Ben yenilikçi ürünleri hekimlere öğreten biriyim. Bu nedenle bazı konuları hekimlerden daha iyi bilmem gerekiyor. Mesela fizyoloji. Buraya malesef 1000 kelimeden fazla yazamıyorum, şekil ve resim koyamıyorum. o nedenle bana mail adresinizi vermenizi istedim. Fakat siz vermediniz. Öğrenmekten, kendinizi geliştirmekten korkuyormuş gibi bir haliniz var..

01 Kasım 2012 00:57
CEVAP

benden e-posta istediğinizin farkında değilim. düşündüğünüz gibi diri de değilim. ama istiyorsanız buyrun. emin61@gmail.com.

01 Kasım 2012 16:22
Mesut Uğur

Sayın arkadaşım, ben hikaye anlatmıyorum. Siz yumurta akını denemiş olabilirsiniz. ısı teması olan bölgeye yeteri kadar enerji girişi olmamıştır ve bu nedenle yumurta akı fayda sağladığı kanısına varmışsınız. Fizik kurallarına aykırı bir şey. sıcak bir şeyi iyi izole ederseniz, yalıtırsanız onun ısısı daha uzun süre korunur. Termos gibi mesela, düdüklü tencere gibi mesela. Yumurta akının (veya silverdin veya Anestol veya Bepanthen vb) oluşturduğu film termos veya düdüklü tencere kadar olmasada ısıyı hapseder ve yanmanın, pişmenin devamını sağlar. Doktorlara gelince onların yanık ilk yardımını bildiklerini, müfredatın doğru olduğunu söyleyemeyiz. Mesela Sağlık bakanlığının daha bu ay yayınladığı Yanık tedavi algoritması kitabı eksiklerle dolu. Bunu düzeltmem gerekiyor. Yanığa statik bir olay olarak bakıyorlar, oysa yanma çok dinamik bir proses, günlerce sürebiliyor. Bu konuda size daha detay bilgi gönderebilmem için mesut.ugur@beymed.com a mail adresinizi bildiriniz..

30 Ekim 2012 14:24
CEVAP

Değerli okurum, siz hekim misiniz, yoksa mühendis mi. Yanlış mı okudum yoksa sizin yerinize başkası mı yazmış o bilgiyi?

30 Ekim 2012 23:36
Toplam blog
: 357
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 993
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

 Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden yapmaya A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster