Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
SEdat

Üstadım O nefis uslubunuz ve dini konulara yaklaşımınızı çok dikkatli takibeden biri olarak, yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Artık dayanamadım. Epey ara verdiniz sanırım. Sabırsızlığımı ve cesaretimi mazur görün lütfen. Saygılarımla. Sedat Yalçın

30 Ocak 2009 20:02
CEVAP

Uzun süredir yazmıyorum doğrudur. Bir takım iş sorunlarımız oldu yurt dışında, hepimizin malumu... Şimdi yavaş yavaş bu platforma da döneceğim, umuyorum en azından. Güzel ve cesaretlendirici sözleriniz için teşekkür ederim.. Sevgiler olsun

12 Mayıs 2009 15:04
derinmavi..

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=97741 Lütfen okuyun. Teşekkürler.

21 Mart 2008 20:50
CEVAP

Yönlendirdiğiniz linke gittim, oradaki blogu okudum fakat içerisindeki gizli espriyi anlayamadım. Özür dilerim.... Not: Tabii öyle bir espri var idiyse ????

23 Mart 2008 20:23
Ahmet YILMAZ

Size, ailenize ve hepimize, anlamını farkedecek kadar bilinçli bir hayat, hakettiğimiz kadar sevinçli bir bayram ve bayram tadında günlerle dolu bir ömür diliyorum. Sağlığımız, mutluluğumuz, huzurumuz ve tebessümümüz hiç eksilmesin. Sevgiler, saygılar, selamlar...

20 Aralık 2007 15:18
CEVAP

Dilekleriniz bilmukabele, aynı duygular içerisinde Allaha Yakınlaşma Bayramınızı en iyi dileklerimle kutlamak isterim. Keşki bu yakınlaşma hayvan gırtlaklamakla eşdeğer olmasaydı, ama elden ne gelir? Ben size ve ailenize bilinçli kutlanan bir bayram tadında günlerle dolu bir ömür dilemek isterim... Ne yazık ki Kuransal emirleri bizlere yutturanlar yüzünden, suratımızda bir türlü tebessüm kırışıklıkları oluşmuyor, heyhat! Ama yapacak da bir şey yok Üstad.... Sağlıcakla kalınız ... Sevgi, saygı ve selamlarımla...MR

20 Aralık 2007 19:32
akar

Sizin ve sevdiklerinizin Mübarek Kurban bayramınızı kutlar, sağlıklı, huzurlu, mutlu günler dilerim.

19 Aralık 2007 11:52
CEVAP

Efendim, bilmukabele... Sağlık dileklerinizi aynen kabul ederken, huzurlu ve mutlu bir bayram geçiremediğimi de vurgulamak istiyorum. Kurban kelimesi, hayvan gırtlaklamak olmayıp, Allaha Yakınlaşma manasını taşıdığı için, benim için bu bayramın adı Allaha Yakınlaşma Bayramıdır. Elimizden geldiğince yakınlaşmaya çalışmaktayız, ama gördüğümüz odur ki, bu bayram manasından uzaklaşmış ve adeta Allahtan Uzaklaşma Bayramı olma yolunda emin adımlar atmaktadır. O kadar yazıktır ki, bir Diyanet İşleri memuru çıkıp da bu Hac ve Kurban işinin gerçeğini anlatmadığı gibi, şu gözümüz gibi koruduğumuz ve kolladığımız MB de bile "Hac ve Kurban, İbadet mi? Vahşet mi?" başlıklı yazım bayramdan önce uyarı anlamı kazansın diye yazılmış olmasına rağmen, editörlerce henüz yayınlanmamıştır. Ekonomik kaygılar mı vardır, hayvan satışı mı gerekmektedir? anlayamadım, ama allahtan yazılarımın bir kopyasını http://mukaryen.blogcu.com/archive/ adresinde de yayınlıyorum da oradan ulaşıyorum. Sevgiyle kalın :)

20 Aralık 2007 19:47
Ümit İpekçeker

Ben genelde söze falanca bey/hanım klışesiyle girerim,sanırım sizin adınız bir ismin kısaltılmışı.(Mücahit olabi lir) yine de bilemediğim için yanlışlık yapmama adına ve saygı bağlamında hocam hitabını kullandım.Yıllar önce tanımadığım biri bana hocam sözüyle seslenince çok hoşuma gitmişti.Bu Dünya'da her birimiz ya muallim ya talebe değil miyiz?.Yerine göre 8 yaşında ki bir çocuktan bilmediğimi öğrenebiliyorum.Mesela ben bilgisayardan fazla anlamıyorum,bir yanlışlık yaparsam evde çocuklardan yardım talep ediyorum.İlk laf;Amaaan baba kaç sefer gösterdik olsa da yardımsız olmuyor.Sizin polemiğe uygun bir yazım tarzınız var.Sizle zevkle polemiğe girmek isterdim fakat dünkü saldırı çok canımı sıktı,polemik keyifler yerinde olursa tat verir,şu an hiç havamda değilim.Havamda olsaydım,Ulubatlı Hasan'ın hemşerisi olarak tahta kılıç taşımadığımı belirttirdim,şu halde buna bile mecalim yok.Katil sürüsünden fırsat bulabilirsem ''kunduracılığın''geleneğini,adetlerini yazmak istiyorum.Selamlar.

22 Ekim 2007 07:58
Ümit İpekçeker

Sayın hocam. 16 Ekim tarihinde;yani henüz sizden ılımlı olmam gerektiği hususunda uyarı gelmemişken yazdığım bir blog ancak dün gece yayına verilmiş.Beni blog habercinize dahil ettiğinize göre okumuş olabilirsiniz veya ileride okuyacaksınız,dikkatinizi çekerim ben söz kunusu blogda aşırı itidal gösterdim. Demek ki isteyince oluyormuş!..Ben aklıma her geleni yazmış olsam benim sayfam anında kapatılır.Çünkü ben hayat eğitimimi kunduracıların arasında yaptım,feyzimi onların tarzında edindim..Siz hiç kunduracı tanıdınız mı?. Her biri felsefede,mantıkta,kelamda ayrı bir ekoldür.Selamlar..

21 Ekim 2007 08:12
CEVAP

Ümit Bey, öncelikle şunu belirtmek istiyorum, hangi manada hoca payesini şahsıma yakıştırdınız bilemiyorum ama hiçbir manada bir hoca değilim; devamen, PE-KA-KA ve tezkere ile ilgili yazınızı okudum, oldukça ılımlı olduğunuz da gözümden kaçmış değil elbet, fakat sahifenizin kapanmasına gelince, hiç merak etmeyiniz, sahifeniz sağa sola çemşirmenizle kapatılmaz, ancak Milliyet grubunun yayın ilkeleriyle ters düşerseniz kapatılır. Zaten her yazının altında o yazıda sarfedilmiş sözler blog sahibini bağlar manasında bir cümle vardır, bu da hakaretvari sözlerinizin ancak sizi bağlayacağı ve eğer bu sözleri ettiniz de sahifeniz kapanmadıysa, bu sözleri etmediğinizin göstergesi olamayacağını anlatan bir cümledir. Hayat eğitiminiz tam bir ahilik eğitimi olmuş, ama insanlar sizi kırsa da sizin onları kırmamanız gerektiğini anlatan derse her halde katılmamışsınız diye düşünüyorum. Sorunuza cevap olarak da, çok kunduracı tanıdım. Ekol olmak ise sadece onlara has bir özellik değildir. Sevgilerimle

21 Ekim 2007 11:58
Ümit İpekçeker

Doğru veya yanlış kendi fikrimi yazıyorum,kendi doğrularımı savunuyorum.Yazılarımda agresif tarzı eleştirmenize hak veriyorum.Fakat ne yapayım ki bu benim itiyadımdır.Aslında bende herkes kadar mutedil olmaya çalışıyorum fakat muvaaffak olamıyorum.Benim bir çok yazımda vurguladığım gibi 12 Eylül öncesinden kalma kılıç artığı olmam sebebiyle istesem de ılımlı olamıyorum.Can çıkmadan huy çıkmıyor.Ben artist değilim,rolde yapamam.Sadece kendim gibi olmak dışında bir kaygı beslemiyorum.Ben buyum;istesemde değişemem.Aslında değişmeyi bende çok istiyorum,ama beceremiyorum.Sonradan pişman olduğumda vakidir.Mesela geçen gün teknolojik yetersizliğim sebebiyle hata yaparak Kütahyaspor'lu taraftarları çok kötü kırdım.Sonrasında özür diledim ,fakat bir kez yanlış yapmış oldum.Şimdi bu çocuklarla ne zaman konuşsam boynum eğik kalıyor.Keşke iki ölçüp bir biçseymişim,bu yanılgıya düşmeseymişim diyorum.Durum bundan ibarettir,dikkatinize sunarım.Bursa'dan selamlar..

20 Ekim 2007 15:03
Ümit İpekçeker

Nazik,nazik olduğu kadar da uyarıcı yorumunuz cevap yazarken meseleyi uzatmak istemediğim için kısa kestim.Ben dün Ahmet beye üç tam sutun mesaj yazarak neden bu denli agresif davrandığım izah etmeye çalıştım.Kendileri yayınlamadılar,takdir kendilerinindir,bende aynen mukabele ettim,cevabi mesajını yayınlamadım.Benim yazdığım mesajları okuma imkanınız olsaydı,sanırım bana biraz daha hak tanıyabilirdiniz.Beni üzen esas nokta bir arkadaşımızın Ahmet beye yorum yazarak''bilmeyen yazmasın''demesi ve Ahmet beyin de bu yorumu aynen yayınlamasıdır.MB da kim olursa olsun,bilmeyen yazmasın kardeşim deme hakkı ve selahiyeti var mıdır?.Ben hatalı olabilirim,yanılabilirim,yanlış yazabilirim ben tüm bunları kabul ediyorum.Fakat bana yanlış yapma obsiyonunu tanımama hakkını kim,nereden buluyor.Biz burada çok tanınmış yazarların yazılarını aynen iktibas ederek kendi imzasıyla yayınlandığını duyduk.Veya herhangi bir kaynaktan istifade ederek kendi yazısıymış gibi tanıtanları gördük.Ben hiç değilse..

20 Ekim 2007 14:50
Ahmet YILMAZ

Bayramlar, bizi birbirimize bağlayan, sevincimizi ortak kılan, en önemli geleneksel değerlerimizdendir. Açıkça milletimizin varlığına yönelik saldırılarla, bu özel günü bize ağız tadıyla kutlama fırsatı vermek istemeyenlere inat, daha içten duygularla kenetlenmemize vesile olması dileğiyle bayramınızı kutluyor, sağlıkla kedersiz, tasasız, nice bayramlara erişmemiz temennisiyle, sevgi, saygı ve selamlarımı sunuyorum. Ahmet Yılmaz

11 Ekim 2007 13:34
CEVAP

Ahmet Bey, ben de sizlerin bayramını kutluyorum, geçmiş bayramınızı. Ama bayramınıza katılamadım, çünkü henüz oruç trantinamı tamamlayabilmiş değildim, ancak 18 Ekimde son gün orucumu tutup ben de "kendi" bayramıma, Şükür bayramıma ulaşmış oldum. Bu gün de son günü bayramımın. Herkese hayırlı bayramlar

21 Ekim 2007 15:25
Osman Ömer

İnsanın bazen kafasındaki soru işaretlerini dile getirmesi başını belaya sokmak için yeterliymiş. Rahmetli Ecevit; "Vahdettin hain değildi." dediğinde başına gelenleri hatırlıyorsunuz değil mi. Umarım bizler de başımızı belaya sokmayız. Sizinle tanışmak güzeldi. Selam ve saygılarımla...

08 Ekim 2007 01:43
CEVAP

Osman Bey, Ecevite gelene kadar, resmi tarihten dem vuracak olursak, Atatürk, Vahidettin vatan hainidir dediği zamandan bu güne, başına gelenleri görmezden gelmek aymazlık olur diye düşünüyorum. Sizinle de tanışmak güzel. Sevgi ve saygılarımla

21 Ekim 2007 15:31
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2625
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

Rumî takvimin 1900+55 senesi sonunda nüfusa katkıları olsun diye annem ve babam oturmuşlar, benim il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster