Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
halil demir

insan-ı kamil kavramıyla kendini gerçekleştirme kavramı arasındaki benzerlikleri anlattığınız yazıyı çok beğendim. ne tesadüftür ki bende tam olarak o konuyla ilgili bir yazı yazmak için bilgi arıyordum. yazmak istediğim şey tamamıyle sizin yazınızın aynısıydı ve sizin yazınızı görünce vazgeçtim. bir fikrin sizden önce birisi tarafından yazılmış olması gerçekten garip bir durum. sırf bunu paylaşmak ve tebrik etmek için rahatsız ettim, kusura bakmayın. yazın hayatınızda başarılar.

30 Kasım 2010 17:11
CEVAP

merhaba, biraz geç olsa da mesajınız için teşekkür ederim. İnsan-ı kamil yazısı benim de en sevdiğim yazılarımdan biridir, beğendiğinize gerçekten sevindim.. sevgiler.

02 Ocak 2011 14:29
HÜLYA SEREF

Bilsekde sebebi ,arasakdaerçeği ,bazen gelmiyor cevaplar öndeki duvarlardan.Bolluk kanalım tıkalı aileden gelen bir kanal ,açacağım elbet ,eğer farklı bir yorumda sizden gelirse sevinirim.teşekkürler.

14 Mart 2010 16:17
CEVAP

Bazen aradığımız cevapların gelmesi zaman alabiliyor, ama mutlaka geliyor buna inanın... er geç cevabımızı alıyoruz hayattan. Bolluk bilinci kesinlikle çok önemli insan hayatında ve genellikle aileden gelen nedenlerle tıkalı oluyor bu kanal, açmak için gayret göstermeye değer... çünkü birçok değişimi beraberinde getiriyor yaşamımıza, çok köklü değişiklikleri...

13 Temmuz 2010 23:12
Ahmet YILMAZ

Normal günlerimizi “bayram”a döndürme gayreti içinde olmamız gerektiği halde, biz 3-5 günlük bayramlarımızı bile ağız tadıyla kutlayamıyoruz. Her türlü imkânlara ve şartlara sahip cennet vatanımızda, sanki bilerek veya bilmeyerek hayatı kendimize zehir etmeye, cehennem ıstırabı çekmeye bayılıyoruz. İnsan olmanın meziyetiyle aklımızın mantığımızın gösterdiği aydınlık yolda, sorumluluklarının ve görevlerinin bilinciyle hareket eden şuurlu vatandaş olarak daha güzel günlerde bayramlar yaşama azmi ve heyecanıyla dolmanızı arzusuyla, bayramınızı kutluyor, güzellikler diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.

27 Kasım 2009 13:45
Ahmet YILMAZ

Sevinç günlerimizdir bayramlar… Durup dururken “bugün bayram” diye sevinemeyiz. Sevindiğimiz gün, bizim için bayramdır. Hayatımızda böyle mutlu olduğumuz, heyecan duyduğumuz, sevinçten havalara uçtuğumuz günler vardır değil mi? Aynı duyguları toplum olarak yaşayabildiğimiz günlerdir işte bayramlar… Ramazan bayramınızı bu coşkuyla yaşamanız dileğiyle kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

19 Eylül 2009 00:03
Mor Okyanus

Uzun zamandır güzel yazılarından mahrum bıraktın bizi sevgili OceanBlue.. Umarım iyisindir, mutlu ve sıhhatlisindir.. Yeni yazılarını bekliyoruz.. Sevgiyle kal..

21 Mart 2009 15:16
CEVAP

Gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. Açıkçası çok sık yazamıyorum, daha çok iş güçten uzaklaştığım tatil vakitlerinde kafamı toparlayıp bir şeyler yayınlarsam yayınlıyorum :) inşallah kısa süre içinde tekrar yazabilirim, çok sevgilerimle, kendinize iyi bakın.

22 Mart 2009 20:02
Ahmet KARAKAYAN

Hoşgeldin küçük kız. BEnde neden böyle görmediğim bir mavi diyordum bloğum. Okyanus mavisiymiş, sen gelmişsin:) Sen istanbul'u seviyormuşsun ama o gördüğün yerler İzmir - Karaburun. Milyarları terk edip yerleştim 2 ay önce buraya. Ama çok aramıştım. Bulduğumda bir ses söyledi "Burası" dedi bana:) Kendine iyi bak öğretmenim.

12 Ocak 2009 01:13
Ahmet YILMAZ

2008’e girerken hepimizin farklı umutları vardı, istekleri vardı… Onu karşılarken “Yeni bir yıl geliyor” diye ne çok sevinmiştik. Şimdi ömrümüzün bir senesini daha geride bırakmanın burukluğu, üzüntüsü, sevinci, heyecanı ve mutluluğuyla ona veda ediyoruz.… Yeni bir yıla daha başlıyoruz. Beklentilerimizi ne kadar yüksek tutarsak, başarılarımız o kadar büyük olur… Tabii hayal kırıklığımız da… Ne olursa olsun, iyi ve güzel şeyler yapalım, yaşadıklarımızdan zevk alalım, gurur duyalım. Keşke demeden, pişmanlık duymadan… Anılarımızda her zaman özlemle anılacak bir yıl geçirmemiz dileğiyle, sevgiler, saygılar, selamlar… Mutlu yıllar…

01 Ocak 2009 13:21
Ahmet YILMAZ

Ne yazık ki, bir bayrama daha yine zorluklar ve darlıklar içinde giriyoruz. Daha iyi bir gelecek umudumuz, hep başka baharlara kalıyor. Birbirimize, dolayısıyla kendimize yaptığımız kötülüklerin farkında değiliz. Bir kenetlenebilsek, bir güç olabilsek, bir yumruk haline gelebilsek, gücümüzün önünde kimse duramaz. Bunu bilenler, bizi bölüp parçalamak için bıkıp usanmadan çalışıyorlar. Yılda iki kez de olsa “BAYRAM” imdadımıza yetişip bizi bir araya getirmeyi başarıyor. İnatla bağlarımızı güçlendirelim, birbirimize sevgimizi ve saygımızı artıralım. Birbirimizi anlayalım, dinleyelim, birbirimizi hoş görelim. Gerilimlerden elimizde ne kaldı, ne kazandık? Düşünelim, sorgulayalım, İyilikleri, güzellikleri yayalım, kötülüklere engel olalım. Hep beraber, bütün gücümüzle… Bu dünyada hepimize yetecek kadar her şey var. Yeter ki hep almak yerine biraz da vermeyi, paylaşmayı öğrenelim... “Eskiden insanlar şöyle yaparlardı, böyle yaparlardı” demek yerine, biz öyle yapalım... Hepimize iyi bayramlar.

09 Aralık 2008 01:49
ali özkan

yardımcı olursanızz sevinirim

06 Aralık 2008 16:44
CEVAP

merhaba, bunun nasıl bir proje olduğundan biraz bahsedebilir misiniz? ve elbette size nasıl yardımcı olabileceğimden.

06 Aralık 2008 18:55
ali özkan

ben ali, ben bi araştırma yapıorum proje ana dilin yabancı dil üzerindeki olumlu yada olumsuz etkileri(aşma yolları)

06 Aralık 2008 16:44
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 92
Kayıt tarihi
: 11.07.07
 
 

İngilizce öğretmeni, astroloji öğrencisi, INTJ-A ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster