Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '12

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
4482
 

Bu Egoları Şişirsek de mi Saklasak ? / Aykut Oğut - Esra Banguoğlu Oğut

Bu Egoları Şişirsek de mi Saklasak ? / Aykut Oğut - Esra Banguoğlu Oğut
 

Şu Egoları Şişirsekde mi Saklasak ? / Aykut Oğut - Esra Banguoğlu Oğut


Aykut Oğut’a ait kitapların tanıtımını yaparken hep söylüyorum ve yine söylemeye devam edeceğim.

Bugüne kadar okuduğum kitapların içinde istisnasız çekim yasasını en iyi anlatan kitaplar Aykut Oğut’un kitapları!

Bu Egoları Şişirsekde mi Saklasak?' Adlı kitapta da aynı şey olmuş.

Çekim yasasının işleyişini harikulade anlatmış sevgili Aykut Oğut ve eşi Esra Banguoğlu Oğut.

Bence bu kitabın en güzel yanı soru-cevap şeklinde ilerlemiş olması.

Zira kafanızda çekim yasası ile ne kadar soru varsa hemen hemen hepsine yanıt buluyorsunuz.

Aykut Oğut’un eşi Esra Banguoğlu Oğut’da kendi görüşleri ve düşünceleriyle yer almış kitapta.

Okuyucunun bir sorusuna kendi penceresinden hem Aykut, hem de Esra ayrı ayrı cevap vermiş.

Bence son derece yaratıcı olmuş.

Her ikisinin bakış açısı da mükemmel, kutluyorum. Soruların iki ayrı perspektiften yanıtlanıyor olması sizin bakış açınızı da zenginleştiriyor.

Bu kitapta Esra’yı tanıdığıma sevindim.

Bu konularda ne kadar donanımlı, vizyon sahibi ve yaratıcı bir beyne sahip olduğunu kitabı okuduğunuzda siz de göreceksiniz.

Kitaptan bir soru ve Aykut ile Esra’nın o soruya yanıtları…

Esra Hanım ve Aykut Bey tanışmadan önce hangi cümleyi kullanarak birbirlerini çektiler? Onlarınki gibi düzenli bir ilişki için hangi olumlamayı kullanmak gerekiyor? __İsimsiz__

Yanıt Esra –Aykut’la tanışmadan önce nasıl bir ilişki istediğime dair bir seçim hakkını kendime vermemiştim. Daha önceki ilişkilerimde bir kişiye karşı hoşlanma hissi veya sevgi duymak, o ilişkiyi yaşamam için yeterli bir nedendi benim için.

Aykut’la tanışmadan önce şöyle bir şeye karar verdim;

Ben evrene nasıl bir ilişki istediğimi tarif edeceğim. “Nasıl bir erkek istediğimi değil!” Nasıl bir ilişki istediğimi tarif ettim.

“Benim istediğim gibi bir ilişkiyi tarif etmeye hakkım var, dedim.

Kendi kendime mumlarımı yaktım ve bir ritüel hazırladım ve tek tek tarif etmeye başladım.

-       Çocuklar gibi oynayabildiğimiz bir ilişki.

-       Birbirimize karşı inanılmaz güven duyduğumuz bir ilişki.

-       İkimizin de eğlenceye çok vakit ayırdığı, hayatımızı yaşarken çok eğlendiğimiz bir ilişki.

Belki yirmi tane daha cümle yazdım. Ama benim için en önemli cümle, sonunda bunları yazarken geldiğim nokta idi.

Ben öyle bir ilişki yaşayayım ki, birbirimizle öyle bir birlik içinde olalım ki, eğer verilecek bir savaş varsa bu birbirimize karşı bir güç savaşı değil, birbirimizi en yüksek kaderimize taşıyabileceğimiz hayatla ilgili bir savaş olsun!

(Elbette artık “savaşmak” diye bir düşüncem yok. Bu cümle on sene önceki Esra’ya aitti. Benimde o zamanlar HAYAT ZORDUR gibi kodlarım vardı.)

Karşımdakini değiştirme çabası, ya da onun beni değiştirmesin önlemek için bir çaba göstermek yerine, ahenkli bir beraberlik ısmarladım.

Ve Aykut’la bundan tam 48 saat sonra tanıştım!

Hiç kimse bana kullanacağım telkinleri veya cümleleri vermedi.

Cümlelerimi kendi içimde araştırarak, özellikle daha önce yaşadığım ilişkilerin bana sağladığı zıtlıklar – kontrastlar sayesinde buldum. O ilişkilerim sayesinde ne istediğim konusunda son derece net bir kanıya vardım.

İlk başladığımızda böyle bir ilişkimiydi ilişkimiz? Elbette hayır!

Üstünde beraber çalıştık ve ısmarladığım şekle dönüştü. Hatta çok daha ötesine geçti. Burada dikkati çekmek istediğim nokta şu; ben hayatımda öyle bir noktaya gelmiştim ki hayatımda bir ilişkinin olmaması durumu ile barışmıştım! İstediğim gibi olmayacaksa, hiç olmasın daha iyi diyebiliyordum.

·         İlişkim olunca mutlu olacağım,

·         İlişkim olursa huzur bulacağım,

·         İlişkim olursa kendimi huzurlu hissedeceğim,

·         İlişkim olursa hayatımdaki her şey yoluna girecek,

Hayır aksine, olduğum yerde, ilişkisi olmayan A kutumda – zaten çok mutlu, huzurlu ve tam hissediyordum kendimi. Herhangi bir eksiklik algım yoktu. Aksine hayata bakış açım şöyleydi;

“İlişkisiz var olmakta harika bir şey! İlişkisiz olarak var olacaksam eğer müthiş şekilde özgür olabilirim. Macera dolu yaşayabilirim. Yarın öbür gün eğer bir çocuk istersem şayet, bu da bir eksiklik değil. Anasız-babasız bir çocuğu alıp büyütebilirim. Anne olabilmek için illa ki evlenmek gerekmiyor.”

İşte bu kadar rahat olduğum için iki gün içinde Aykut’la tanıştım…

Yanıt Aykut –İlişkinin ötesinde başka bir yerden yaklaşmak istiyorum bu soruya. Ayrıca bu cevabı okuyan herkes, ilişki sorunu olsun, olmasın, ilişki istiyor olsun olmasın burayı lütfen çok dikkatli okusun.

Türkiye’de çok yaygın olduğunu gördüğüm bir hata var. Karşılaştığınız bilgiler, teknikler, doğudan-batıdan artık her nereden geliyorsa, tam olarak özümsenmeden, deneyimlenmeden öğretilmeye başladığı için, biraz çarpık çurpuk, yamulmuş bir şekilde öğretiliyor.

Soruyu soran okuyucumuza şöyle açıklamaya çalışayım olumlama olayını.

Ben sana yeryüzünde var olan bütün ilişki olumlamalarını vereyim. Sen bunarlı kağıtlara yaz, kağıtların suyunu kaynat iç. Olumlamaları çarşaf takımlarına yaz, hatta içi çamaşırlarına işlettir. Ya da git evine olumlamaları DUVAR KAĞIDI yaptır.

Şu an olduğun kişiyi değiştirmediğin sürece evde kalacaksın garanti ediyorum.

Geçici ilişkilerin olabilir ama istediğin gibi bir ilişkin olmayacak.

Olumlamalar senin kim olduğunu ASLA DEĞİŞTİRMEZ.

SEN bunu yapacaksın.

Biz zannediyoruz ki, “eylem çözümleri” ya da “teknikler” bizi değiştirecek.

HAYIR!

Olumlamalar, enerji çalışmaları, teknikler, egzersizler, ANCAK siz değişmeye karar verdikten, yeni bir varoluş seçimi yaptıktan sonra yol boyunca size yardımcı olacak şeylerdir.

Arabaya koyduğunuz benzin gibi düşünün onları. Benzin sizi istediğiniz yere götürmez, benzin sadece siz nereye gitmek istediğinize karar verdikten, arabayı o yöne kullanmaya karar verdikten sonra devreye girer ve size yardımcı olur. Eğer siz karar vermemişseniz, öyle oturur durursunuz arabanın içinde.

Sadece eylem çözümleri – teknikler ile elbette bazı sonuçlar alabilirsiniz, ama hepsi de geçici olacaktır. Aynen karlı bir günde palto giymek gibi. Evet, palto sizi soğuktan koruyacaktır, ama paltoyu çıkarttığınız an da üşümeye başlayacaksınız yine.

Gelin şu üçlüyü size iyice anlatalım.

OL – YAP – ELDE ET

Önce ilişkin varmışçasına hayatını mutlu ve huzurlu yaşa – aynı bir ilişkide olmasını istediğin gibi. Sonra YAP kısım kendi kendine geliyor zaten. Aaaa, bir bakıyorsun adamla yemektesin.

“Ama Aykut yaaaaa…. İlişki yokken ortada, nasıl ilişki varmış gibi mutlu ve huzurlu yaşanır ki ?”

Diye bir soru geçtiyse aklınızdan, lütfen dönün ve diğer iki kitabımı baştan sona, satır satır bir daha okuyun okuyun lütfen. Çünkü öğrenmiş olabilirsiniz; AMA henüz anlamamışsınız demektir.

Olumlamalarla ilgili bir şey daha eklemek istiyorum.

Biz Esra’yla üç dört senedir çok yoğun olarak Türkiye’de çalışıyoruz ve siz bu kitabı okurken hala bir olumlama cd.miz yok. Yapsak çok iyi satacağından eminiz AMA hala yapmıyoruz, çünkü çok dikkatli hazırlamak istiyoruz o tarz bir ürünü.

Bazen öğrencilerimizde görüyorum; kitaplardan alıp geliyorsunuz, cd.lerden duyuyorsunuz ve uygulamaya başlıyorsunuz. Dikkat edin çok kötü geri tepebilir.

Bunu size yaşanmış bir örnekle açıklamaya çalışayım.

Bir öğrencimle daha ilk seansımızdı. Para üzerinde çalışmak istediğini söylüyordu. Son bir ayda ise morali iyice bozulmaya başlamıştı. “Son bir ayda ne değişti de moralin bu kadar bozuldu?” diye sordum.

“Geçen ay bir kitapta gördüğüm bolluk-bereketle ilgili olumlamaları yapmaya başladım. Ama yavaş yavaş çook  kötü hissettim.

Olumlamalardan örnek versene bana.

“Bolluk bereket içinde yüzüyorum. Para bana her şekilde rahatça ve kolayca gelir.. v.s.”

“Bayağı bir borcum var. Hayatımı ancak döndürebiliyorum. Kredi kartı, kredi borcu falan derken bayağı bir dağıttım durumu.“

Ehh işte size olumlamanın geri teptiği an. Eğer yapmaya kalktığınız olumlama, size 5 beden büyükse içinde yüzmeye bile başlayabilirsiniz!

Öğrencimin başına gelen llk basamaktan on birinci basamağa atlamaya çalışmaktı. Olumlamalarınızda bir sonra gidebileceğiniz, size en uygun adımı belirleyin.

İstediğiniz hedefe elbette ulaşacaksınız merak etmeyin.

Sadece basamakları çıktığınızı düşünün!

Tly Ekr bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sn nilgun hn. yazınız bir seri olarak sürmeli ve diğer yazılarınızda da tecrübelerinizi gözlemlerinizi yazarsanız bizlere çok iyi olur. Bu yönde biraz toplum olarak eksik kaldık.Bana göre ilginç ve fikir verici yazınızdan dolayı teşekkürlerimi sunarım..Toprak

Aydın ADAM 
 14.08.2012 17:15
Cevap :
Rica ederim Toprak Bey. Aykut Oğut'un son kitabıydı tanıttığım, inşallah okuduğum kitapları tanıtmaya devam edeceğim. Saygılar, sevgiler, selamlar.  15.08.2012 9:13
 

Gerçekten Aykut Oğut'un kitaplarını okumak büyük bir zevk. İkinci kez okurken de sıkılmıyorum. Altını çizdiğim o kadar çok satır oluyor ki, kitapları rehber gibi geliyor bana.

merve ballı 
 04.08.2012 19:32
Cevap :
Bu kitabı da çok güzel Merve'ciğim. Beğeneceğini umuyorum, eşi Esra'nın da büyük katkısı olmuş kitaba. Okumanı tavsiye ederim, sevgiler canım, öpüyorum.  04.08.2012 22:27
 

Minik bir noktada da olsa denemek istiyorum...Deneyimlerimi seninle paylaşırım..:) Sevgiyle...

Arzu Elif 
 31.07.2012 9:08
Cevap :
Sevinirim Arzu'cuğum benimle paylaşmana :)Sevgiler, selamlar.  31.07.2012 12:06
 

Bütün iş önce beyinde sonra yürekte. Gönülden ol'masını istemekte. Tabii isterken de usulünü yöntemini bilip, bilinçli olarak istemekte. Ben enerjiyim, süperim.;)))) Deyip de kendini motive edebilmekte... Hahhha nasıl ama. Şimdi Harry Alder'in Nlp El Kitabını aldım onu okuyorum. Ne zaman hatmederim bilemem zira Engelli derneği için yoğun çalışmalardayım;))Ehhh biter elbet.Bir tek insanı gülümsetebiliyor musun hayatta? Bence mutluluğun sırrı burada. Offff ne çok konuştum değil mi? Gelmezsin gelmezsin, gelince de gitmek bilmezsin. Aynı karşıdaki komşu teyze gibi;)))Çalışmalarında başarılar diliyorum canım. ÖPtümmmm sevgiyle...

Ay Şen 
 31.07.2012 1:04
Cevap :
Canım benim, ben de sana çalışmalarında başarılar diliyorum. Ne güzel söylemişsin, önemli olan bir yüzü güldürebilmek hayatta. Ama önce kendi yüzümüz gülmeden kimsenin yüzünü güldüremeyiz. Bu yüzden yatırımı herkesten önce kendimize yapmalıyız. Biz ne kadar mutlu, huzurlu bireyler olursak, karşımızdakileri, çevremizdekileri de o kadar huzurlu ve mutlu kılarız. Teşekkür ederim güzel yorumun için Ayşen'im. NLP ile ilgili sormak istediğin her türlü soruda ben burdayım canım. Seni kocaman öpüyorum, güzel bir gün seninle olsun.  31.07.2012 9:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 504
Toplam yorum
: 1896
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 4435
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster