Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
12554
 

Bursa’ da eski köy düğünleri

Bursa’ da  eski köy düğünleri
 

Eski köy düğünleri öyle güzel olurmuş ki. Bugün hala o düğünlerde yapılan şenlikler, eğlenceler dilden dile anlatılır. Bazen av merasimleri, bazen cumartesi akşamları yaşana eğlenceler, kız kaçırma oyunu, Çingen oyunu, askerlik ve atana sevgisi, gurbet gibi oyunlar anlatılır durur. Bugün o düğünlerde yaşanan birçok olayın izlerini taşımaktadır. Benim köyüm oldukça büyük bir köydür

Aşağı ve yukarı mahalle, Osmanlar mahallesi, Ümmetler mahallesi, otaka, Beş evler, Tokat yanı gibi büyük mahalleri var. Düğün altı ay önceden başlarmış.

Düğünden on beş yirmi gün önce düğüne davet başlar. Köy içindekiler köyden bir kişi tarafından Düğün veya kına ekmeği, sigara, mendil veya şeker ile çağırılır. Köy dışındakiler, kâğıtlı şeker, mendil, havlu veya bir paket sigara ite çağırılır. Bu çağırmaya Oku denir. Düğün (okuma) Cuma günü başlar. Salı günü başlayan düğünler de az da olsa vardır,

Düğün sabahı köyün gençleri ve oğlanın komşuları birer yük odun veya çıra getirirler,

Gelen odunlar ve çıralar gece eğlentisinde ve yemek pişirmede kullanılır. Hatta bunların içinde en güzeli ve ilginç olanı Ortanca denilen ormana oduna gidilir. Odunlar kesildikten sonra köye yaklaştıklarında davul ve zurnacılarla beraber tören eşliğinde 15 veya 20 eşek yükü odun getirilirmiş. Bu odunların çoğu cumartesi akşamı kına ataşında yakılırmış. Eğer odun yetmezse işte o gün köyün etrafında ne kadar alva denilen tarların kenarındaki çalı çırpı ne varsa yakılırmış. Hatta bir gün şöyle komşu köyde bir olay yaşanmış. Akşam bütün odunlar bitmiş ne yapılacak damadın sağdıcı çağırmış gençleri birine emir vermiş git çabuk nereden bulursan bul bir yük odun getir. Genç ne yapsın emir emirdir. Getirmezse büyük bir cezası var. Fakat eşek yok düşünmüş taşınmış diğer gençler bir şeyler toplamaya gitmiş bunun eşeği yok o da bir kedi bulup iki tarafına birkaç odun parçaları koyup yük gibi yapmış ve

Buyurun demiş size bir yük odun

Bunun üzerine sağdıç

Ne odunu bunlar

Genç de

Sen bana bir yük odun getir dedin ben de getirdim.

Ne yapayım bana bir eşek yükü odun getir demedin ki

Zaten benim eşeğim yok demiş

Bunun üzerine bunu görenler

Helal olsun uyanık derler ve ne zaman görseler o günkü hazır cevaplığı akıllara gelir.

MİSAFİRLİK

Bütün misafirler daha gelmeden önce oğlanın yakınları ve komşuları tarafından paylaşılır. Öyle ki kimin hangi evde misafir edileceği bellidir. Bu gün dahi o gün misafir edenlerle edenler arasındaki muhabbetin devam ettiği görülmektedir. Misafirlerin yemek, yatma, düğünde yardımlaşma, hayvanlarının yiyeceğine kadar ilgilenirdi. Giderken de tek tek ilgilenir ve heybelerine hediyeler verilerek gönderilirdi

Akrabalık dışında köye gelen bir misafir, Konak Usulü denen bir yolla ağırlanır, Konak usulünde, sıra ile bütün köy halkı hane olarak Sıra kendilerine geldiğinde misafir ağırlamak zorundadırlar.

Sıranın kendine geldiğini öğrenen hane halkı, misafiri durumuna göre ya evinde ağırlar ya da köy odasına yemeğini götürerek ağırlar. Bu adet, halen köyümüzde devam etmektedir.


Bu gece çalgıcılar köy halkım eğlendirmek için çalışırlar. Çalgıcıların kullandığı çalgılar,

Keman, Cümbüş, klarnet, Darbuka, Davul ve Zurnadır. Mevlitli düğünlerde ise Cuma akşam namazından sonra yemek verilir. Yatsı namazından sonra da mevlit okunur. Bunları oğlan tarafı yapar. Cuma günü ikindiden sonra davulcular gelir ve karşılama adı verilen düğüne başlama töreni düzenlenir. Eğer düğün sahibi aşağı mahalleden ise Karşılama yukarı mahalden Akpınar denilen yerden başlarken, eğer düğün sahibi yukarı mahalleden ise hovut yanı denilen yerden başlardı

Bu esnada bir tane sırık denilen çubuğun ucuna ayva bağlanır sonra en üstte Türk bayrağı onun altında ise bezler dolanır. Bazen de gelin teli de bağlanır. Bayrakçı adı verilen bir kişi tarafından taşınır. Buna iyi bakması gerekir. Kaptırmamalıdır. Bayrağı taşırken dikkatli olmalı ve bazen de şov yamasını bilmelidir. Silah atılır. Tabancalar peş peşe patlatılır. Düğünün başladığı belli olurdu.(1)

Oyunlar başlar. Yavaş yavaş ısınılır. Ve önce bilenler başlar ki bilmeyenler de öğrensin denilirdi. Giriş yapılır sonra Çiftetelli, aşağıdan, Cezayir, söylenir, oynanılır ve başka biri geçerdi

Akşam ezanına kadar süren bu düğüne hoş geldiniz ve giriş programı ezanla sona erer ve akşam yemekleri yenir. Bu esnada misafirlerle ilgilenilir. Yatsı yaklaştığında bu defa camide yatsı namazı kılınır. Nazmın sonunda mevlit okutulur. Düğünün hayırlı, ailelerin geçimin huzurlu ve mutlu olması için dua edilir. Cuma gecesi gecenin geç vakitlerine kadar davul zurna bırakılır. Onun yerine cümbüş, keman, darbuka, klarnet eşliğinde oyunlar oynanır. İçki genel de kullanılmadığından öyle olaylar veya taşkınlıklar çıkmaz. Herkes içindeki kurtları döksün denilir. Oynamak isteyenler oynarlar.

Cumartesi günü öğleden sonra dışından misafirler gelmeye başlar Damadın bir arkadaşı misafirleri karşılarlar. Herkesin gideceği yer bellidir. Her aile bir misafir alır. Onun bütün ihtiyaçlarını karşılar. Düğün bitene kadar beraber gezilir.

O gün ortancadan getirilen odunlar zurna ekibi eşliğinde oduncular karşılanır. Cumartesi günü öğleden önce Çeyiz götürülür. Bu esnada oğlan evinden çeyiz yüklenir. Bunlar genellikle bir çift yorgan ve döşek, yastık, kilim den oluşur. Bunların içine şeker gibi küçük çerezler konur. Sandık vardır. Sandığın içine genellikle taş konur. Kız evine götürürken zorluk olsun diye bu muhakkak yapılır. Davul zurna eşliğinde kız evine varılır. Bu esnada öküz arabası ile yolculuk yapıldığından oldukça yavaş gidilir. Arabalar süslenir. Öküzleri ayrı araba ayrı süslenir. Eğer hafif yüklerden oluşuyorsa bir tane at bulunur ve atın iki yanına yorgan ve döşekler, ortasına sandık konulur. Sandığın ön tarafına ayna takımı ile bir tane ayna takılır. Arka tarafına ise büyük bir sini bağlanır. At da aynı şekilde süslenir. Atın boynuna şal ve çevreler bulunur. Başına çevre bağlanır. Çocuklarda yeni elbiselerle düğüne katılır. Öğlen yemeği kız evi tarafından verilir. Bu yemekten sonra eğlenceler başlar. Çeşitli oyunlar ile karşılıklı atışmalar yaşanır. Kızlar ise askı evinde oynar. Kız erkek kesinlikle bir arada oynamaz. Bu esnada kızlarla erkekler arasında konuşmak görüşmek isteyenler, birbirlerine haber gönderirler. Fakat konuşma pek olmaz. Düğün gününe kadar nişanlıların konuştuğu görülmezmiş. Görücü usulü ile evlenilse de köyde herkes birbirini tanıdığından pek sorun yaşanmazmış. Düğünde çeyiz götürüldükten sonra ikindi vaktine kadar eğlence devam eder ikindiden sonra biraz dinlenilir. Sonra tekrar devam edermiş.


Akşamda yatsıdan sonra kına yakılır. Kına yakma esnasında düğün evinden kız evine davul zurna eşliğinde gidilir. Kız evinde kına yakma merasimi yapılır. Burada kız tarafının istekleri yerine getirilir. Oyunlar oynanır. Sonra hep birlikte oğlan evine dönülür karşılıklı hediyeler götürülürmüş. Esas eğlence bundan sonra başlarmış. Köy elektrikler olmadığından geceleri çıralar eşliğinde hareket edilir, ay varsa bunlara sadece yol boyunca kullanılırmış. Bu esnada oğlan evinde bir tarafta evin önünde eğlence yapılırken bir tarafta yemek yenir bir tarafta çay ve sohbet edilir. İsteyenler oyuna kalkarlarmış. Gece yarısından sonra da şenlikler başlar. Çeşitli oyunlar oynanırmış. Özellikle kız kaçırma oyunu oynanır. Bu oyunlarda köye bir çingene gelir. Onun güzel kızları vardır. Onlar kaçırılır veya bir köye sepet örmeye veya başka nedenle çalışmaya gidilir burada güzel bir kız görülür onu kaçırma faaliyetleri anlatılır. Bir genç askere gider savaş çıkara ve askerlikteki anılarım ile sevdiğine kavuşmak için yaptıkları anlatılır. Daha başka birçok oyunlar düzenlenir. Geceleyin kadınlar kendi aralarında oyunlar oynarken (askı evinde) erkeklerde dışarıda eğlenir veya bir evde sohbet ederler. Eskiden çalgı ile yapılan düğünlerin yerine şimdi Dua ile düğün yapılmaktadır.

Pazar günü Öğleye kadar sohbet edilir eğlenilir. İkindi namazından sonra oğlan evinden kız evine doğru ise çalgı ile beraber çıkılır (dua ile yapanlar dualarla hareket edilir )Bu arada çeşitli yarışmalar ve eğlenceler yapılır, oyunlar oynanır, ). Özellikle avcılık ve at yarışı yapılmaktadır. Bir yere tahta dikilir ve en iyi şekilde isabet ettiren ödül olarak bir tane yazma alır. At yarışın dada birinci gelene bir yazma atada bir çevre bağlanırmış. (2)

Bütün bu işlemler devam ederken oğlanın babası ve annesi gelini çıkamaya kız evine giderler Gelini almaya geldik derler,

Fakat gelinin kız arkadaşları gelini bir odaya kapatarak Kapı parası isterler. Oğlan tarafı istenilen bu parayı ödeyerek gelini çıkarırlar. Gelin evden çıkmadan annesinin ve yakınların ellerini öper. Sokak kapısından çıkmadan gelinin babası kırmızı bir kurdeleyi gelinin beline bağlar çözer. Bu üç defa tekrar edilir. Bağlanılan bu kurdeleyi yöremizde "Gayret Kuşağı" denir. Gelin arabaya bindirilirken oğlanın babası gelin arabasının etrafındakilere şeker, çerez ve bozuk para serper. Çocuklar bunu kapışırlar. Bu sırada gelin n erkek kardeşi veya bir akrabası arabanın Önüne geçer. Geçiş için "Toprak Bastı parası ister.

Toprak Bastı parası ödendikten sonra araba hareket eder. Düğün alayı oyunlar oynayarak oğlan evine doğru yürürler.

Oğlan evine gelindiğinde gelin inmeden önce hoca dua eder. Bu dua ile beraber gelin oğlan evine indirilir, Gelin almaya gidildiğinde damat yöremizde "Sağdıç" denilen arkadaşıyla beraber oturur, konuşur ve tıraş olup giyinir. Eski giysilerini oturduğu bu evde bırakır. Damadın sağdıcı evli kimseden olur. Damada düğün boyunca uyması gereken gelenek, görenek ve kurallardan bahseder. Damat sağdıcı ile birlikte yatsı namazına gider. Yatsı namazından sonra damat cemaatle birlikte tekbirlerle evin önüne getirilir.

Giriş kapısının Önünde hoca dua yapar, damat arkadaşlarının yumruklamasıyla beraber yakınlarının ellerini öperek gerdeğe girer.

Pazartesi günü büyüklerin elleri öpülür önce kız evine sonrada oğlan evine akşamları gezmeler yapılır.(3)
Kaynaklar

(1)Hacı Ali KILIÇ Durhasan köyü1942 doğumlu

(2)Ramazan DİL. Durhasan köyü1942 doğumlu

(3)Tarihi Kültürü ve Turizmi ile Orhaneli.1987 sy

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1789
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

1972 Bursa Büyükorhan Durhasan Köyünde doğdum. İlkokulu köyde Ortaokulu Orhaneli'de liseyi Bursa'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster