Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
792
 

CHP, MHP ve AKP no Tarım Politikaları

CHP, MHP ve AKP no Tarım Politikaları
 

CHP, MHP ve AKP Tarımsız Tarım Politikaları ve Tarımın Sanayileşme İhtiyacı 

Her üç partinin de tarım politikası ülkemizde genelde tarımı ilerletmekten ziyade tarımdan rant kazandırmak üzerine olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Her dönem tarımla ilgili önemli sözler verilir ama hiç biri ya da önemli ve gerekli olanlar yerine getirilmez. 2011 yılına geldiğimizde ülke içinde tarım alanları olmasına rağmen üretici, çiftçi ya da tarımla uğraşan milyonlar tarım topraklarını ekmiyorsa, dikmiyorsa o ülkede tarım bitmiştir fazla söze gerek yoktur. Gerisi ayrıntıdır. Ülkemizde tarıma dayalı sektörlerin ihtiyacı olan tarımsal hammadde yurt dışından getiriliyorsa tarım bitmiştir. Hiç bir parti bu yapıyı değiştirmeye cesaret edemez. Günlük hayatta kullandığımız gereksinimlerden bazıları; ekmek, elma, domates, un, makarna, çanta, çorap, gömlek, ayakkabı, su, tuvalet kağıdı, sıvı yağ, yoğurt, süt, yumurta, pekmez, tahin, helva vb. hepsi tarımla doğrudan bağlantılıdır. İşta partilerin tarım politikaları; 

A PARTİSİ 

Nüfusunu yeterli, kaliteli ve güvenilir gıda ile besleyen, tarım ürünlerinde net ihracatçı konumunu daha da geliştiren, rekabet gücünü artırmış, dünyada ve bölgesinde tarım alanında söz sahibi bir ülke olmak temel hedefimizdir. Önümüzdeki 10 yılda tarımsal milli gelirimizi 150 milyar dolar seviyesine, tarım ürünleri ihracatımızı ise 40 milyar dolar düzeyine çıkarmayı hedefliyoruz. Tarımsal ekonomik büyüklük açısından 2023 yılında dünyanın ilk 5 ülkesi arasında yer almayı amaçlıyoruz. 

Tarımsal üretimin rekabet gücüne doğrudan katkıda bulunacak şekilde, halen 5, 4 milyon hektarı işletmede olan toplam 8, 5 milyon hektarlık sulanabilir alanın tamamı önümüzdeki yıllarda sulamaya açılacak. Sulamada tasarruf sağlayacak ve toprağı koruyacak modern teknolojiler Türkiye sathında kullanılacak. TBMM gündeminde olan Tarım ve Gıda Bakanlığı'nın kurulması sağlanacaktır. Bu yeni yapılanma ile AB uyum süreci de göz önüne alınarak gıda, bitkisel üretim, hayvancılık, kırsal kalkınma ve su ürünleri ile ilgili hizmetler konu bazında teşkilatlanarak daha etkin bir hizmet organizasyonu oluşturulacaktır. Önümüzdeki dönemde dünya fiyatlarında yaşanacak muhtemel dalgalanmalardan üreticilerimizin olumsuz etkilenmemesi için çiftçilerimizin kullandığı tarımsal girdilerde destekler artarak devam edecektir. 

Kamu elinde bulunan tarım işletmelerinde (TiGEM), çiftçimizin ihtiyaç duyduğu bitkisel ve hayvansal üretimde kullanılan girdilerin sağlanması ve üretimi için kamu-özel sektör işbirliğine devam edilecek. Önümüzdeki dönemde üretici birlikleri ve diğer çiftçi kuruluşlarının daha etkin çalışmasını sağlayacağız. Böylece, çiftçilerimizin ürünlerinin pazarlanmasında ve tarımsal destekleme işlemlerinin yürütülmesinde daha etkin rol alarak ihtisaslaşmalar sağlanacaktır. Hayvancılık yatırımlarına imkân tanıyacak düzenlemeler ile birlikte meralarda verimlilik ve mülkiyet sorununu çözecek düzenlemeler gerçekleştirilecektir. 

Ülkemiz için özel bir önem arz eden et ve süt başta olmak üzere hububat, baklagiller, çay, fındık ve diğer geleneksel ihraç ürünlerimiz gibi tarım ürünlerinde "ideal pazar" şartlarının oluşması için bir dizi önlem hayata geçirilecektir. Bu çerçevede; fiyat iniş-çıkışlarını üretici ve tüketici lehine kontrol edip, dengeleyen, üretici ve tüketicinin ortak menfaatlerini koruyan; örnekleri AB ve gelişmiş piyasa ekonomilerinde mevcut olan piyasa düzenleme mekanizmaları oluşturulup, geliştirilecektir. Yine bu doğrultuda; sektörde şimdiye kadar farklı kurum ve kuruluşlar bünyesinde yönetilen pazarlama ve üretim faaliyetleri, birleştirilerek aynı çatı altında organize edilecektir. 2011-2015 döneminde 3 bin yeni tarımsal tesis daha açılacaktır. Böylece, halen bu tesislerde oluşturulan 30 bin kişilik istihdama ilaveten, 30 bin vatandaşımız daha iş sahibi olacaktır. 

Uygulamaya girecek yeni Hal Yasası ile sebze ve meyve ticaretinde tarladan sofraya güvenli bir dönem başlayacak. Üretici emeğinin karşılığını daha fazla alabilecek. Tüketicinin yeterli, kaliteli, güvenilir, sağlıklı ve uygun fiyatla mal talebi karşılanabilecek. Sebze ve meyve üzerindeki maliyetler düşürülecek, gıda güvenilirliği temin edilecek, toptancı halleri ile pazar yerleri çağdaş bir altyapıya kavuşacak. Hal Kayıt Sistemi kurularak kayıt dışılık önlenecek ve böylece tüm haller tek bir borsa fonksiyonu kazanacaktır. 

Genetik kaynaklarımız biyoteknoloji ile bütünleştirilerek ülkemizin bölgesinde lider bir tarımsal teknoloji transfer merkezi haline getirilmesi hedefimizdir. Tarladan Sofraya Gıda Güvenliği'nin sağlanması ve çiftçilerimizin bilgi ve teknik yöntemler konusundaki ihtiyaçlarının yerinde zamanında ve yeterli düzeyde karşılanabilmesi amacıyla tarımsal eğitim ve yayım hizmetleri çeşitlendirilerek geliştirilecek. 

B PARTİSİ 

Tarım politikamız yatırım eksikliğini gidermek ve bilgi ve teknolojiyi tarımda kullanmak suretiyle maliyetleri düşürüp verimliliği artırmak ve böylece rekabetçi bir üretim artışı sağlamak, artan tarımsal refahı hakça paylaşmak esasına dayanır. 

Bu çerçevede yılda bir milyon hektar arazi toplulaştırması yaparak , 12 milyon hektarlık toplam hedefi gerçekleştireceğiz. Arazi Edindirme Ofisi aracılığıyla topraksız ya da yeter toprağı bulunmayan köylüye toprak vereceğiz. 

Yılda 400 bin hektar sulama yatırımı yaparak 10 yıl sonra 9 milyon hektarlık toplam hedefi gerçekleştireceğiz. 

Tarımsal ar-ge yatırımlarına özel bir önem vererek gen merkezi konumundaki ülkemizi tohum ve damızlık hayvanda dışa bağımlı olmaktan kurtaracağız. 

Tarımsal üretim girdilerinin üzerindeki insafsız dolaylı vergileri kaldıracağız. Mazot 1, 5 liradan üreticiye verilecek. Gübre, tarımsal sulama ve elektrik alanında da benzer düzenlemeler yapılacak. 

Böylece verimliliği yükselen ve maliyetleri düşen tarım sektöründe üretim tahrik edilecek. Türkiye üç yıl içinde tahıl, bakliyat ve yem bitkilerinde, beş yıl içinde de yağ ve endüstri bitkilerinde önce kendine yeter hale gelecek, ardından dünya pazarlarından ihracatçı bir ülke olarak daha fazla pay alacak. 

Bu genel politika anlayışı, üretim planlaması temelinde tüm tarımsal alt sektörlerde yansımasını bulacak. Makrohedefler mikro plan ve projelerle desteklenecek. 

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılması sağlanarak, üretici ile omuz omuza alanda çalışabilecek, hareket yeteneği yüksek bir tarım yönetimi oluşturulacaktır. 

Politikalar günü kurtarmaya yönelik olmayacak, 5’er yıllık planlamalarla dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrayıp uygun çözümler üreten çağdaş bir anlayış egemen kılınacaktır. 

Destekleme politikaları esnek olacak, güncel gelişmelere ayak uydurabilecektir. Bu politikaların üreticiyi verimli üretime yönlendirirken doğal kaynakları koruyucu ve geliştirici bir içeriğe sahip olmasına özel bir önem verilecektir. 

Geçmiş yıllardaki veriler kullanılarak hazırlanan ancak amaç – araç kombinasyonundaki önemli eksiklikler nedeniyle yaşama geçirilemeyen Havza Bazlı Üretime Destek Projesi, gerçekçi bir anlayışla gözden geçirilerek uygulamaya sokulacaktır. 

Dünya gıda fiyatları endeksi, 1990 yılı 100 kabul edildiğinde, 2011 yılı başında 215’e ulaşmıştır. Bu kapsamda, tarım ve gıdanın stratejik önemi tüm dünyada artmaktadır. Partimiz, bu gerçeği görerek altyapı ve yatırım eksikliklerini gideren bir kalkınma anlayışını tarım sektöründe hayata geçirecek, başta üretici ve tüketici için olmak üzere, Herkes İçin Tarım anlayışını uygulamaya sokacaktır. 

C PARTİSİ 

Tarım sektörü; yüksek verimlilikte ve kaliteli ürün üreten, teknoloji kullanabilen, ülke insanını besleyebilen ve ihracat kapasitesi yüksek bir düzeye getirilecektir. Doğal kaynakların dengeli kullanımını gözeten, büyümeye sürdürülebilir katkı sağlayan, örgütlü ve rekabet gücü yüksek bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. Tarım sektörü; üretim, işleme ve pazarlama boyutlarıyla bütüncül bir yapıya kavuşturulacaktır. 

Tarımsal yapı; fiziksel, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla, çağdaş değişim ve dönüşümlere uygun hale getirilecektir. “Sözleşmeli üretim modeli” ile bir taraftan çiftçilerimizin ürünlerinin gerçek değeri üzerinden pazarlanmasına, diğer taraftan sanayici, tüccar ve ihracatçılara sürekli, kaliteli, yüksek standartta, uygun nitelik ve fiyatta hammadde arzına imkân sağlanacaktır. 

Hububat, tütün, et, şeker ve süt piyasalarında denetim etkinleştirilecek, tarımsal ürün ve üretimde kullanılan girdilerin piyasa şartlarında üretiminin sürdürülebilirliği tanzim edilerek denetlenecektir. 

Genetiği bozulmamış ürünlerin korunması ve geliştirilmesine önem verilecektir. Bitki ve hayvan varlığının korunması amacıyla “Gen Bankası” kurulacaktır. Organik nitelikli tarımsal üretim ve iyi tarım uygulamaları teşvik edilecek, üretim faaliyetlerinin ülke çapında yaygınlaştırılması sağlanacaktır. 

Ülkemiz şartlarına uygun yüksek verim ve kalitede tohum, fide, fidan ve damızlık hayvan geliştirilmesi ve üretimi desteklenecek ve dış bağımlılığa son verilecektir. Zararlılara karşı biyolojik mücadele yanında alternatif mücadele yollarına öncelik verilirken, zirai mücadele, çağdaş bitki koruma ve gıda güvenliği dikkate alınarak ekolojik ürünlerin üretimi özendirilecektir. Dünya üretiminde önemli paya sahip olduğumuz fındık, incir ve kayısı gibi ürünlerin katma değer yaratarak satışı, pazarlanması ve fiyatlarının tespitinde söz sahibi olabilmek için gerekli idari, hukuki ve teknik alt yapı oluşturulacak, bu amaçla gerekli yatırımlar yapılacaktır. 

Halen çiftçilere sağlanan GSYH’nın yüzde 0, 5’i düzeyindeki devlet desteği ilk etapta yüzde 1’e yükseltilecek, sonraki yıllarda ise kademeli olarak artırılarak yüzde 1, 5 düzeyine ulaştırılacaktır. Tarımsal destekler, ürün arz ve talebini dikkate alan, üretici refahını artıran, girdi maliyetlerini azaltan, üretim maliyeti ve ürün fiyatı dengesini gözeten, afete karşı koruyan, üretimde verimliliği, etkinliği ve kaliteyi artırmayı hedefleyen bir anlayışla yapılandırılacaktır. 

Küçük çiftçilerin desteklenmesi amacıyla mazot, gübre, ilaç, tohum, fide gibi temel tarımsal girdilerin üzerindeki ÖTV ve KDV kaldırılacaktır. Orta ve büyük ölçekte üretim yapan çiftçilerin kullandığı bu girdilerinin üzerindeki ÖTV ve KDV ise kademeli olarak yüzde 50 oranında düşürülecektir. 

Ülkemiz için stratejik öneme sahip buğday, mısır, pamuk, soya, ayçiçeği, çeltik, fındık, üzüm, kayısı, zeytin, yerfıstığı vb. gibi ürünlerimiz için özel destekleme programları geliştirilecek ve bu ürünlere fiyat garantisi verilecektir. Hazine arazilerinde tarımsal üretimde bulunanların tarımsal desteklerden yararlanması sağlanacaktır. Hazine ile olan uyuşmazlıklar giderilecek ve araziler kullanıcılarına uzun vadeli olarak kiralanacaktır. 

Tarımsal ürünlerin çeşitlendirilmesi, verim ve kalitenin artırılması, yerinde işlenerek katma değer elde edilmesi ve istihdam sağlanması, marka olarak pazarlanmasına dayalı temel tarımsal yapılanma oluşturularak; yatırım ve teknolojiyi kırsal alanlara yöneltmek üzere, tarım-sanayi entegrasyonunun sağlandığı kırsal cazibe birimleri olan “Tarım Kentleri” kurulacaktır. 

Hayvancılıkta verimlilik ve kalite artışı sağlanacak, et ürünlerinin istikrarlı bir şekilde artırılması amacıyla besi hayvancılığının geliştirilmesi desteklenecektir. Hayvancılığı desteklemek amacıyla bütçeden yapılan destek ödemeleri yüzde 50 oranında artırılacaktır. Hayvancılığın en önemli girdisi olan yem bitkileri üretimi teşvik edilecek ve yağlı tohumlu bitki üretimi desteklenecektir. 

SONUÇ: 

Tarım bir sanayidir ve sanayi gözüyle bakılarak değerlendirilmelidir. Tarımın sanayileşmesi gerçekleştirilmedikçe Türkiye'de tarım asla iyiye gitmez. 

Tarımın sanayileşmesine örnekler; 

- Ülke içinde her bölgede hangi bitkilerin yetiştirileceği belirlenmeli. 

Patates, Mısır, buğday, ayçiçeği, zeytin, şeker pancarı, elma, portakal, muz, arpa, domates, pamuk, fasulye, nohut, gibi temel ve stratejik bitkiler ülke vatandaşlarına yetecek miktarlarda ve gereksimde üretilmeli. 

- Ülke içinde üretilen tüm tarımsal ürünlerin hem üretimi hem de tüketiciye ucuz ve kaliteli bir şekilde ulaştırılması ortamı sağlanmalı 

- Arazi toplulaştırması ile birim alan maliyeti düşürülmeli ve gelir artırılmalı. 

- Küçükbaş hayvan sayısı ve büyülbaş hayvan sayısı bürodan değil doğrudan kontrol edilerek net olarak ortaya konmalı 

- Tarımsal üretimde şeffaflık uygulaması ile üretici ne yediğini ve neyin nasıl ve hangi koşullarda yapıldığını bilmeli. Şeffaflık çerçevesinde mısırı, sıvı yağı, pamuğu fasulyeyi, tatsız şeker kamışı şekerini, nohutu dışarıdan aldığımız vatandaşa beyan edilmeli, tarım ülkesiyiz yerine tarımı bitmiş tarım ülkesiyiz demek her zaman için daha doğru olacaktır. 

- Tarımsal endüstri (meyve suyu, süt teknoloji, tarımsal atıkların değerlendirilmesi, tohum ihtiyacı vb.) konuları ve tarımsal destekler net, hızlı ve etkili bir şekilde yönlendirilmeli 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 509
Toplam yorum
: 171
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 10.06.10
 
 

Gündemi ve olayları yakından takip etmeye çalışıyorum. Sinema, kitaplar, spor, doğa, siyaset, miz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster