Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '09

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
16143
 

Cihangir

Cihangir
 

Livaneli’nin "Leyla'nın Evi" isimli kitabında Cihangir semtinden sıkça bahsedilmektedir. İstanbul'un en güzel semtlerinden biridir Cihangir. Çocukluğumda, babamın teyzesinin oğlu Metin Amcaların evine giderdik. Şu anda sokak ismini hatırlamıyorum, ama dik bir yokuşun kenarında, mükemmel bir manzarası olan ( eski Galata köprüsünden Üsküdar’a kadar seyretmeye doyum olmayan bir panorama ) tipik bir apartman dairesi idi. Sanırım dört katlı bir bina idi ve her katta bir daire vardı. Küçük bir bahçesi de vardı, apartmanın. Metin Amcalar ve annesi Ayşe Teyze beraber yaşıyorlardı. Ayşe Teyze’nin kocası genç yaşta vefat etmiş Eğin’in zengin sayılabilecek esnaflarındanmış. Metin Amcanın hanımı Ülkü teyze bu eve gelin gelmiş, değerli biri idi. Ne yazık ki genç yaşta kansere yenik düşmüştü. Sonrasında Metin Amca iki kızıyla beraber O evden taşındılar. Seksenlerin başında beri okul hayatım Taksim ve Gümüşsuyu’nda geçmesine rağmen Cihangir’e neredeyse hiç gitmedim.

Cihangir eski ( 17 yy. dan beri ) İstanbul semtlerinden biri. Semt özellikle 19 yy itibarı ile Beyoğlu etkisinde kalarak günümüze gelmiş. Peki ismini nereden almış. Livaneli’nin kitabında da kısaca olay anlatılmakta, sizlerle paylaşmak istedim.

Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu şehzade Cihangir, Hürrem Sultan’ın çok sevdiği ve Kanuni’den sonra padişah olmasını istediği kambur ve hastalıklı oğlu.

Son derece hırslı ve acımasız kişiliği ile bilinen Hürrem Sultan saraya geldiğinde Kanuni'nin Mustafa isimli bir oğlu varmış. Kanuni’nin beş oğlunun en büyüğü olan Mustafa, 1515’te doğmuştu. Annesi Gülbahar Hatun idi, çocukluğu babaannesi Hafsa Sultan’ın himayesinde geçmiş, daha sonra Manisa’ya o zamanın şehzadeleri için bir çeşit staj sayılan “sancakbeyliği”ne gönderilmiş ve kendisini zamanla herkese sevdirmiş. Akıllıymış, devlet idaresinden gayet iyi anlıyor, asker tarafından destekleniyormuş ve tahtın Kanuni’den sonraki várisi olarak kabul edilmekteymiş.


Kanuni’den sonra tahta kendi çocuklarından birinin geçmesini isteyen Hürrem Sultan, işe kızı Mihrimah’ı zamanın önde gelen devlet adamlarından Rüstem Paşa ( Rüstem Paşanın hayatı da çok ilginçtir ) ile evlendirmekle ve Paşa’yı sadrazam yaptırmakla başlamış.
Hürrem Sultan ve Rüstem Paşa ikilisi, Şehzade Mustafa’yı karalamak için yoğun bir kampanyaya girişimişler. Bu maksatla kazıtılan sahte mühürlerle şehzadenin ağzından İran Şahı Tahmasb’a mektuplar gönderilmiş ve Şah’ın cevaplarının Kanuni’nin eline geçmesi bile sağlanmış. Etrafa yine Mustafa’nın ağzından “Babam artık yaşlıdır, tahttan çekilip İstanbul dışındaki saraylardan birine kapanmalıdır” gibisinden dedikodular yayılınca, söylenenlere o zamana kadar itibar etmeyen Kanuni Süleyman işin ciddi olduğuna inanmış ve kendisine rakip gördüğü oğlunu ortadan kaldırmanın yollarını aramaya başlamış.

1553’ün 6 Ekim’inde, ordusuyla beraber Nahcıvan üzerine sefere çıkan Kanuni, Konya Ereğlisi’nde konaklamış ve oğlu Mustafa da askerleriyle beraber babasının ordusuna katılmak üzere Konya’ya gelmiş.

Şehzade Mustafa, elini öpmek üzere Kanuni’nin bulunduğu çadıra girmiş, o sırada bir yayı germekte olan babasını görünce hürmetle selámlamış, ama hükümdardan “Ah köpek! Sende beni selámlayacak cesaret hálá var mı?” sözlerini işitmiş ve Kanuni çadırdan dışarı çıkmış ve içeriye giren yedi cellad, Şehzade Mustafa’yı kementle boğarak öldürmüşler.

Sevdiği kadının, yani Hürrem Sultan’ın ihtirası uğruna evlat katili olan Kanuni Süleyman’ın bahtsızlığı bu kadarla kalmamış, en sevdiği oğlu olan Cihangir, ağabeyi Mustafa’nın idamı üzerine ruhi bunalıma girmiş ( üvey ağabeyini çok severmiş ) bir buçuk ay kadar sonra aniden ölüvermiş, Kanuni daha sonra İran’a iltica eden diğer oğlu Şehzade Bayezid’i de idam ettirmek zorunda kalmış. Bu arada damat Rüstem paşa da öldürülmüştü.

Kanuni oğlu için Mimar Sinan’a yaptırdığı Cihangir Camii, bölgenin ismi olmuş.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 420
Toplam yorum
: 239
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1052
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster