Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '17

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
190
 

Deistik düşünce sapağı ve Kur’an’ın yorumlanması

Bugünün en tehditkar düşünce duraklarından yada sapağından biri olan deizmin, Müslüman olduğunu söyleyen (iddia eden-sanan) bir kesim tarafından hüsn-ü kabul gördüğü zamanlara şahitlik ediyoruz.

Deizmin; klasik manada bir Tanrı kabulünün olduğunu fakat kabul edilmiş bu Tanrı’nın hayata-yeryüzüne müdahil olmaktan beri olduğunu sistemleştirmiş bir düşünce biçimi olduğu söylenebilir. Dolayısıyla hayata müdahil olmayan bir Tanrı tasavvuru beraberinde hayatın içinde bir din teşekkülü var etmeyerek risalet ve dini düşüncenin de olmadığını varsayacaktır. Bu kurgudan hareketle tasavvura göre biçimlenmiş bir ahlak yasası ve dünya görüşü tedavüle sokularak hayatın vahiyle inşa sürecine sekte vurma kozu peyda olacaktır. Bu sayede Kur’an’ı çok rahat bir şekilde manipüle-speküle edilebilir bir metaya-malzemeye çevrilmekte zorlanılmayacaktır. Artık Kur’an hayatı inşa etmek üzere evrensel bir inşa aracı öznesi olmaktan çıkarak yeni anlamlandırılması/tanımlanmasıyla üzeri yaz-boz tahtasına çevrilebilen bir nesneye dönüştürülecektir. Manası arka plana atılarak lafzından hareketle kendisine insan adedince yorum türettirilebilen bir metin konumuna getirilen yapısıyla Kur’an, Müslüman olsun yada olmasın her insanın ‘gönlünü hoş edecek’ kıvama ulaştırılabilecektir. Sözgelimi Kur’an’daki içki yasağı günümüz içki markalarının Kur’an metninin içinde vurgulanmadığı öne sürülerek sadece şarap içmemeye indirgenebilecek, aynı şekilde Kur’an’daki örtünme emri İsrailoğulları’nın Allah’ın bir inek kesmelerini emrettiği kıssadaki gibi sürekli ‘yan çizerek’ kadının neresini örtmesinin gerektiği üzere bir polemiğe çevrilebilecektir. Bununla beraber Bakara Suresi’nin daha ilk ayetlerinde belirtilen ‘müttakiler için bir hidayet rehberi olan bu kitapta hiçbir şüphe yoktur’ külli kaidesi Kur’an’da TV, internet, telefon gibi kitle iletişim araçlarının varlığının söz konusu edilmemesi nedeniyle evrenselliğini yitirmiş/kendisinde eksik şüphe olan bir Kitap olduğu vehmine götürebilmektedir.

Sözün özü; tüm bu örnekler göz önüne alındığında Kur’an’ın/Vahyin bir hayat kitabı olarak, hayatı inşa etmek üzere gönderilmiş bir hitap/kitap olduğu ve Peygamber’in de bu hitabı/kitabı insanlığa yaşamak ve ulaştırmakla emrolunduğu/görevlendirildiği tasavvuruyla hareket etmemek insanı Hakikat’ten uzaklaştırmakta birinci derece etken olarak, çarpık bir din/dünya anlayışı meydana getirmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 119
Kayıt tarihi
: 31.08.14
 
 

Okumak, yazmak, dinlemek ve aramakla meşgul biriyim.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster