Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '17

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
149
 

Din ne değildir?

Din ne değildir?
 

Dinlerin sembolleri


Bertrand Russel dinin çıkışını korku olarak tanımlar, korkuları ise 1-Doğa’nın  yapabilecekleri, 2-Başka insanların kendine yapabilecekleri, 3-insanın önüne geçilemeyen kendi azgın tutkuları olarak 3'e ayırır. İnsanlığın inanç tarihi hakkında bildiklerimizi yeniden düşünmemizi sağlayacak, inşası M.Ö. 10.000 yılına uzanan tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezinin olduğu (Urfa, Göbeklitepe) coğrafyada yaşıyoruz. Dinsel inançlar ve örgütlerdeki çeşitlilik öylesine geniş ki, bilim adamları dinin genel kabul görmüş bir tanımına ulaşmakta zorluk çekmektedir. İnsanların yaşamlarında binlerce yıldır güçlü bir yer edinen Din, kısaca, Tanrı düşüncesine dayalı toplumsal bir kurum olarak tanımlanır. Başka bir ifade ile din bir topluma ait, inanç, ibadet ve ahlaki ilkeler bütünüdür.

Din şu ya da bu biçimde bilinen tüm toplumlarda görülmüştür. Arkeolojik kalıntı ve buluntularına bakıldığında bilgi sahibi olduğumuz ilk toplumlara ait kayıtlar, bize, açıkça dinsel sembol ve ayin izlerini sunmaktadır. Çoğu dinler, bir veya birkaç tanrısı, düzenli bir rahip sınıfı, ölümden sonraya olan inancı ve düzenli gelenekleri olan sistemlerdir.

Peki, Din ne değildir? Din konusunda kültür temelinde düşünmenin doğuracağı zorlukları yenmenin belki de en iyi yolu, dinin ne olmadığını genel olarak ortaya koymak olabilir.

Birinci olarak,din, tektanrıcılıkla (tek tanrıya inanma) özdeşleştirilmemelidir. Dinlerin çoğunda birçok ilah vardır. Kimi dinlerde ise hiç Tanrı yoktur.

İkincisi, din, inananların davranışlarını kontrol eden ahlaki emirlerle Peygamberlerin Tanrıdan aldığı söylenen emirler gibi özdeşleştirilmemelidir. Tanrıların bizim bu dünyada nasıl davrandığımızla ilgilenmeleri, pek çok dine yabancı gelen bir düşüncedir. Örneğin, Eski Yunan dini, insanların ne yaptıklarıyla pek az ilgilidir.

Üçüncüsü,din, zorunlu olarak, dünyanın bugünkü haline nasıl geldiğini açıklamak durumunda değildir. Hıristiyanlıkta Adem ile Havva söylemi, insanın kökenini açıklayan hükümlere bir çok dinde rastlanmaz.

Dördüncüsü, din, doğaüstü ile “duyular dünyasının ötesinde” bir dünyaya inanış özdeşleştirilemez. Örnek, Konfüçyüs’ün getirdiği din, yeryüzündeki doğal uyumu kabul eder, ama onun “ardında yatan gerçekleri” bulmakla ilgilenmez.

Gerçekte; Din toplumun afyonu mudur?, Yozlaşmak her dinin kaderi midir?, Dinin olmadığı bir hayat düşünülebilir mi?, Dindar birisi olmak mı, yoksa iyi ahlaklı bir insan olmak mı daha önemlidir?, “Din Tabu”mudur?, Din bir ihtiyaç mıdır?, Dinde zorlama var mıdır?, Din ile bilim çatışma halinde midir?, Din mi daha önemlidir, yoksa milliyet mi?, Dinler arası bir diyalog sağlanabilir mi ve zorunluluk mudur? Dinler günümüze uyarlanmalı mıdır? Ahlak, vicdan ve inanç özgürlük ilişkisi nedir? Din toplumu nasıl etkilemektedir?

Din, insanlığın varoluşuyla yaşıttır. Bugün dünyada tek tanrı inancına, peygamber vahyine dayanan semavi dinler ile bunların dışında kalan dinler dahil yaklaşık 4000 civarında din, 6000 mezhep ve 12000 tarikat vardır. Herhangi bir dine inansın ya da inanmasın her insanın belli bir din algısı hatta din konusunda kendisini bağlayan bir yaklaşımı söz konusudur.

Dinin toplumsal yapının tasarım, düzenleme ve içeriklendirilmesinden başlayarak işleyiş, sembol ve göstergelerine kadar uzanabilen etkiler, yaşanılan acı deneyimler günümüzde özellikle modernleşme sürecinde dinin derinlemesine sorgulanmasına neden olmaktadır. Laiklik ve sekülerlik tartışmalarında öne çıkan problemlerin giderilmesi ancak dinin geleneksel statü ve rollerinin gözden geçirilmesi, çağa uygun hale getirilmesi, reform edilmesi ile olanaklıdır. Dinin reel pratiği anokranizm hastalığından kurtarılmalıdır. Yaşadığımız, sibernatik iletişim çağında özgürlük var, bireysel yorumlar vardır. Belki, Din, bir vicdan hareketi olarak, insanın bireysel bir itaat, bireysel bir teşekkür, bireysel bir eğitim mekanizması olarak işe yarayabilir. Dini alıp toplumsallaştırdığınızda, bırak iyi bir şey olmayı, toplumsal çürütücü bir işleve dönüştüğü tarihte görülmüştür.

Hacda, kurban keserken,  trafikte ya da hiç bir önlem almadan, aklı ve vicdanı kullanılmadan yaşanan iş kazaları ve felaketlerde meydana gelen ölümlerin yüceltme aracı din değildir.

Siyasetteki başarısızlık, mimaride, sanatta, bilimde, teknolojide ve hayata tat ve yenilik katan birçok alandaki gerilik, yaşanabilir hayatlar kurmadaki yetersizlik dinle örtülür. Bilinmelidir ki din insan ve toplum başarısızlıklarını örten bir örtü değildir. Din, refah toplumlarını dinsiz ve kafir olarak nitelenerek, öfke duyulan bir araç değildir. Din kesinlikle akıl hastalarının ruhsal durumunu yansıtan,  insanların çatışmalarına neden olan bir araç, insanların sadece doğaüstü güçlere, kutsal saydıkları türlü varlıklara, tanrılara ya da Tanrı’ya inanma, tapınma biçiminde katıldıkları gizemsel bir olgu değildir.

Nizamettin Biber

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkesin hem fikir olduğu, genel geçerlilik durumuna Bilim deniliyor mu? hocam.. saygılar..

yucel evren 
 13.06.2017 10:59
Cevap :
Kesinlikle denilmiyor ancak sonuçta bir konsensüs oluşmuş oluyor, saygı bizden de efendim, selamlar  13.06.2017 13:31
 

Birsey daha;) Din afyon mudur? Adamına göre tabiki ;) beni kimse din ile uyutamaz;)))

Selda Çakmak 
 12.06.2017 12:23
Cevap :
Farkındayım sürekli işleyen, uyku halinde olmayan ve pas tutmayan bir dimağ, duyarlı bir bilinç, düşünen birey; dinin afyon olarak kullanılması dahil hiç bir şeyle kandırılamaz, teşekkürler, selamlar  12.06.2017 21:57
 

Dindar birisi olmak mi? Iyi bir insan olmak mi? ;)) Etrafımız dindar insanlarla dolu, ben bir tane bile faydasını görmüyorum, siz gördünüz mu ? Oysa sadece iyi insanlar olsaydı dünya daha yaşanasi bir yer olurdu..Elinize sağlık, ayrıca birsey daha söylemek istiyorum, söz de değil öz de bir insansiniz;) Sevgilerimle;)

Selda Çakmak 
 12.06.2017 12:20
Cevap :
Dinli veya dindar olmak insanın iyi olması için yeter ve gerekli şart değildir Selma hanım, yani ben dini ifadelerle bana yaklaşanlara öncelikle septik, şüpheci bakar ondan hızla uzaklaşırım. Bir insanın inançları değil, onu iyi insan yapan erdemi, ahlakı ve buna bağlı davranışlarıdır. Vicdan inançtan çok daha önemlidir ve Victor Hugonun dediği gibi o insanın içindeki Tanrıdır. Samimiyetinizle ilgili en ufak bir şüphe duymadığım o sıcak ve duyarlı insan tavrınızla sağ olun var olun, çok teşekkür ederim, selamlar, sevgiler efendim.  12.06.2017 21:55
 

Merhaba, Çok güzel bir anlatım. Ancak günümüzdeki kullanım şekline bakıldığında "toplumun afyonu" olduğunu düşünüyorum. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 12.06.2017 10:17
Cevap :
Merhaba sayın İzmirli, teşekkür ederim, benzer şekilde düşündüğümü ifade edebilirim. selam ve saygılar.  12.06.2017 21:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 767
Toplam yorum
: 2868
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 2020
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster