Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
33
 

Eğlencelik

Eğlencelik
 

Mersin


Mersin'e bir Ekim ayında taşınmıştık. Tam 33 sene olmuş. Mersin'in plakası da 33. O zaman bu bir işaret olmalı. Tekrarlanan sayılar boşuna karşıma çıkmış olamaz. 

O zaman 33 sene öncesine gidiyorum. Mersin'e taşınmışız. Evimiz birici katta. İlk kat olması pek hoşuma gitmiyor. Sokaktaki bütün ses evin içinde çünkü. E bir de o güzelim akdeniz ikliminde pencereler neredeyse yılın 8 ayı açık. Yapacak tek şey kalıyor geriye. Biran önce şu her akşam birşeyler bağıran adamın ne dediğini öğrenmek. Komşular sağolsun hoşgeldine gelmekte gecikmeyince sorumuzun cevabını almak için fazla beklemiyoruz. Amca meğer akşamları eğlencelik satıyormuş. İyi de o ne ola ki? Oyuncak mı gecenin körü bas bas bağırarak sattığı? O sesiyle uyuyan bütün çocukları uyandırabileceğini düşünürsek oyuncak satmasını mantıklı bir zemine oturtabiliyorum zahmetsizce. Ama eğlencelik meğer fındık, fıstık, çekirdek gibi şeylere verilen bir isimmiş. Amca meğer mobil bir kuruyemişçiymiş. 
Servis sektöründen hiç nasiplenmemiş şu yaşadığım ülkeye bakıyorum ve güzel ülkem Türkiye'mi bir kez daha özlemle anıyorum. Düşünün televizyonda ne zamandır izlemeyi beklediğiniz film başlamak üzere. Çok keyifli bir sinema akşamı organize etmek istiyorsunuz ve o da ne? Evde hiç çerez kalmamış. Endişeye mahal yok. Eğlencelikçi amca az sonra geçer. Rahat olun ve akşamın keyfini çıkarmaya başlayın siz. Çerezler yola çıkmıştır çoktan.
Burada mı? Yok üzgünüm. Hele günlerden pazarsa bırakın çerezi ölseniz doktor bulamazsınız. Pazar günü ölmeyin o yüzden. (Tamam, canım vatanıma torpil geçmek için birazcık pozitif ayrımcılık yapıyorsam ne olmuş? Vatan hasretine verin)
Nerede kalmıştık? Evet 33 sene öncesinin Mersin'inde. Şimdi Mersin'den kilometrelerce uzakta sanki mutluluk ve huzur ve eğlence ve sakinlik ve dinginlikten de kilometrelerce uzakta gibiyim. Ne değişti? Mekan. Ne değişti? Zaman. Ne değişti? Beklentilerim. Ne değişti? Ben büyüdüm. Ne değişti? Endişelerim, korkularım arttı. Yediğim çerezlerin tadı acılaştı sanki. Soluduğum havanın esintisi sertleşti. Kalbim sanki kabuk bağladı. Bunların hepsine Mersin ile arama giren kilometreler mi sebep oldu? Mersin benim güvende olduğum yuvamdı. Gene yuvama dönsem o huzur, güven, mutluluk, tatlar beni orada kollarını açmış bekliyor mudur?
Ya yuvamı gittiğim her yere kalbimde götürebilsem? O zaman mekan, zaman, insanlar, olaylar arama giremez mutluluğumla, huzurumla, sakinliğimle.
O zaman her yer yuvam olur ve her an yuvamda olurum. Zaten de öyle değil mi aslında? Herbirimiz farkında olmasak da bizi koruyan, gözeten, kollayan sıcak bir yuvanın varlığını yeniden hissedebilmek için uğraşmıyor muyuz? O yuvayı gittiğimiz her yere, yaşadığımız her ana ortak edebilmek için değil mi bütün arayışımız? Yuvamı hala özlemle arıyorum. Çocukluğumda Mersin'in bana hatırlattığı gerçek yuvamın varlığını kalbimde hissedeceğim o günü sabırla bekliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 300
Kayıt tarihi
: 25.03.14
 
 

"Kalp çarpar, beyin böler." Yankı Yazgan ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster