Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '16

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
11043
 

Eski sevgilimi özlüyorum diyenler okusun!

Eski sevgilimi özlüyorum diyenler okusun!
 

Eski Sevgilimi Özlüyorum


Eski sevgilim dediğiniz şahsın ayrılığı içinize mi oturdu, ondan ayrı kalmanın hüznü yüreğinize mi çöreklendi? Biliyorum, katlanılması çok zor bir olgudur sevgiliden ayrılık. Hicran yarasının ne kadar hırpalayıcı olduğunu anlatan şiirlerin, türkülerin, şarkıların çokluğu da, bunun en güçlü kanıtlarıdır.

Tarihin her döneminde binlerce kişi sevgilisinden ayrılmanın dayanılmaz acısını her fırsatta içten kopan ahlarla dile getirmeye çalışmış.

Fakat emin olun, ölüm gibi geri dönüşü imkansız bir sebep yoksa eğer, eski sevgilim nostaljisini yaşamanıza gerek yok; çünkü eski sevgiliyi geri kazanmak ve ona yeniden kavuşmak için biraz bilgi ve birikim sahibi olmanız yeterli. Maddi anlamda birikimden bahsetmediğimi, sözünü ettiğim birikimin bilgi ve farkındalık düzeyi manasında olduğunu bilmenizi isterim.

Evet, önceki birkaç yazımda da belirttiğim gibi, insan, bir yere odaklanıp onu sabit fikir haline getirirse, amiyane tabirle hedefini kafaya koyarsa, ulaşmaya çalıştığı her ne olursa olsun ona mutlaka ulaşır. Bu konuda güzel bir anekdot anlatılır. Sizinle paylaşmak isterim:

Tarihte İbn-i Hacer diye bilinen bir alimin öyküsü. İbn-i Hacer, medrese eğitimi alırken kendisiyle ilgili itici ve cesaret kırıcı bir gerçekliği fark eder. Bakar ki diğer arkadaşlarının bir saatte anladığı bir konuyu kendisi ancak üç saatte kavrayabilmektedir.

Bu durumun sürekli devam ettiğini görünce de şevki kırılır ve medrese eğitimini yarıda bırakarak evine dönmek için yola koyulur. Bir akşam üstü karanlık çökmek üzereyken bir mağaraya çekilir ve dinlenmeye başlar. O anda hayatının dönüm noktası sayılabilecek önemli bir olayla karşılaşır:

Bakar ki bir sarkıçtan damlayan su damlaları sürekli bir kayaya damlamakta. Bu su damlaları oldukça seyrek damlamasına rağmen kayada epeyce büyük bir oyuk oluşturmuştur. Bunu gören İbn-i Hacer, şöyle düşünmeye başlar:

“Bir su damlası bile, ısrarla ve düzenli damladığında kayaları taşları delebiliyorsa ilim ve bilgi damlaları olan kitaplar da düzenli okunursa benim kafamda tecrübe ve birikim oyukları oluşturabilir. Sonuçta benim kafam, o taştan daha sert değil ki. “

Bu düşünceden sonra medreseye geri dönen İbn-i Hacer, eğitimine kaldığı yerden devam ederek kendini geliştirir ve İslam âleminin kayda değer sayılı âlimlerinden biri olarak nam salar. Sonrasında ise kendi adıyla anılmaz olur. Bu yaşadığına dayanarak kendisine “Taşın Oğlu” anlamında İbn-i Hacer denilir.

Bu yaşanmış anlatı, bize ne anlatır peki?

Tabi ki azim ve kararlılıkla bir işi yürekten istersek ve o işe odaklanırsak bizi hiç kimse ve hiçbir şey yolumuzdan alıkoyamaz. Genel anlamda bu böyle.

Özelde ise; yani eski sevgilim dediğimiz sevgilinin yine sevgilimiz olması konusunda ise yapmamız gereken, onu elde etmenin yöntemlerini tüm detaylarıyla içeren bir program yapmak ve o programı harfiyen uygulayıp hedefimize ulaşmak. Veya onu tamamen unutmak ve eskiye tamamen sünger çekmektir.

Aylar boyu, hatta yıllar yılı hasret ve hicran ateşiyle yanmak yerine eski sevgiliyi geri kazanmak için bir program yapmak daha mantıklı değil mi?

Hoşça ve güzelce kalın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 6220
Kayıt tarihi
: 05.07.12
 
 

Sevgili Okurlar,  1977 yılında Istanbul'da doğdum. St.Joseph Fransız Lisesi'ni bitirdikten so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster