Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
90
 

Geleceğini yeniden yaz

Geleceğini yeniden yaz
 

GELECEĞİ YENİDEN YAZ


Bir gün istiridyenin içine bir kum tanesi girer. İstiridye kum tanesinden rahatsız olur ve onu sedefle kaplayarak başka bir şeye, değerli bir inciye dönüştürür. Hepimiz hayatımızdaki kum tanelerini inciye dönüştürme gücüne sahibiz. Ama benim ki kum tanesi değil kaya parçası diyorsanız bu daha da güzel. Çünkü bu sayede dünyanın en büyük inci tanesine sahip olacaksınız demektir.
 
Sen değiştiğinde, HER ŞEY DEĞİŞİR, 
Sen değiştiğinde, GELECEĞİN YENİDEN YAZILIR. Hayatta istediğin şeyler için uğraşacaksın elinden geleni yapacaksın. Baktın olmuyor vazgeçmeyi de bileceksin. Ve bazen mutlu olmak için başkalarının üstünü çizeceksin. Çünkü geçmişe ve arkamıza sürekli bakarsak bekleyen güzelliklere ulaşamayız.
 
Birlik olmak güzeldir ama bazen ayrılmak gerekir kendi dünyamıza doğru. Hani derler ya herkes senin ters istikametinde ise dön bir bak belki yanlış yönde olan sensin diye. Ben baktım yanlış olan ben değilim sürü şeklin de bir yöne gidiyorlar diye onlara ayak uydurmak zorunda değilim. Kimsenin mecburi istikameti değilim, kimse de benim çıkmaz sokağım değil. Bence kimseyi dinlemeden bildiğiniz yolda ilerleyin ve diğerlerinin ters olmasını umursamayın. O gittiğimiz yol bizi mutlu edecekse doğru olan odur. Ne olursa olsun bu hayatta tek başınasın önce bunu iyice bilmek gerek.
 
Sürünün içine aniden bir kurt dalıp bir koyunu kapabilir ama hayata farklı bakıp, farklı yaşayıp özgür olabilmiş bir insanı hiç bir kurt kapamaz. Çünkü o sürü de değildir güçlenmiştir artık ve sürüden ayrılmak iyidir. Kendi kararlarına kendin saygı duyarsın. Kendi doğrularına, kendi ilkelerine, kendi yeteneklerine sahip çıkıp, onların peşinden gitmek gerekir. Bu durumlarda da başkaları insana yardımcı ve destek olmaz, ancak insanın kendisi kararlı ve özgür duruşuyla kendisine sahip çıkarak yine kendisine yardımcı olabilir. Biraz savrulur sürüden ayrılınca, bayağı bir düşer kalkar ama bir şekilde kendi ayaklarının üstünde durmayı öğrenmiştir artık. Sürüden ayrılmak çoğu zaman iyi gelir. İnsan kendisini yetiştirir ve hayatı daha iyi öğrenir. Hatta fark yaratır, kendi farkını ve bir BEN kurar.
 
Kurucağı dünya da kurt olmayı öğrenmeli kişi. Farklı olmak zordur, bedel ödemeye hazırsan o zaman yıkılamayacak gerçekler vardır. Eğer sürün sana aitse en güçlü sen ol, iyi bir ekip kur, kontrolünün sende olduğu bir ekibin olsun. Her sürü bir lidere sahiptir. Sürüden ayrılmak zayıf olmak anlamı taşımaz. Liderle ya da sürüdeki diğerleriyle geçinemediğin zaman ayrılırsın yada lider seni kendine rakip görebilir. Bu fikir ayrılığı senin isteğin ile değil, liderin isteği ile sonuçlanır. Sürüden ayrılman senin kuvvetli bir kişiliğin olduğuna ve doğrularından taviz vermediğin anlamına gelir. Lidere yada sürünün önde gelenlerine baş eğmektense kişiliğin ve cesaretin senin kendi doğrularının peşinden gitmeni sağlar. Sürüden ayrılmak korkusu aslında dışlanmak korkusu yaşayan kişilere mahsustur. Suskunluk, sanılana ivme kazandıran bir merkez-kaç kuvvetidir. İnsanlar toplumdan dışlanırım korkusu  ile kendilerine önlem aldıklarını düşünürler. Bu önlem alma varsayımı çevreye uyum göstermek denilen huzur içinde yaşamak için etliye sütlüye karışmamak, halkın çoğunluğuna uyum sağlamak gibi görülse de ben buna katılmıyorum. Sürüye uyum sağlamak, sürü içinde yaşamak, kendi düşüncelerinden sıyrılıp hep başkalarının düşünceleri peşinde olmak, kendi benliğinden, kişiliğinden sıyrılmaktır. Benim için bu bir acizliktir. Sürü içinde olmanın yanlış olduğunu bile bile bulunmak öylece yol almak istersen, bu durumda da ömür boyu kendini başkalarına mahkum etmektir.
 
Sahiplik insanın en belirgin özelliğidir ama kendisini geliştiribilirse. İnsan noksansız yaratıldığı halde kendini tanımadığı zaman muhakkak kendine bir dayanak arar. Dayanakların da kimi maddeye dayanır, kimi de bir kula. Dayanaklar gün gelir de ortadan kalktığı zaman ver elini boşluk sonra ne olacak? En iyisi önce kendisine dayanacak insan. Kulağından ne giriyor, gözüyle ne görüyor, ağzından ne çıkıyor onu bilecek. Hayallerimiz hayalden öteye varamadığında, nasılsa hayaldi diyebilmek vardır. Zor olan gerçeklerin hayal oluşunu yaşamaktır.
 
HÜLYA ÇAKICI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 491
Toplam yorum
: 177
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 447
Kayıt tarihi
: 19.12.15
 
 

Hacettepe Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Akdeniz Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster