Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
881
 

Genel Seçim 2011

Genel Seçim 2011
 

Bu resim google görseller bölümünden alınmıştır.


Sandık Kurulları ve Seçim Güvenliği 

Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz 1946 yılından beri, seçimlere şaibe karıştığı söylentileri devam etmiştir. 1946 Genel Seçimlerine hile karıştırıldığı ve halka baskı uygulandığı gerekçesiyle, oyların çoğunluğunu alan DP iktidarı engellenmiştir dedikodusu, günümüze kadar süregelmektedir.(1) Bu tarihten sonra yapılan hemen her seçimin ardından basına yansıyan ve zihinleri karıştıran benzer haberler, uzun süre gündemde kalmaya devam etmiştir. Seçim sonuçlarına gölge düşürüp tartışma yaratan bu söylentiler, halkın belleğinde soru işaretleri yaratmakla kalmayıp, hukukun ve demokrasimizin güvenilirliği konusunda imaj zedelenmesine yol açmıştır. Halen uygulanmakta olan ve objektif olmayan %10 Barajlı D’hondt seçim sistemi de bu iddiaları haklı çıkaracak antidemokratik özellikleri barındırmaktadır.  

Geçtiğimiz seçim dönemlerinde basında yer alan gerçek veya söylenti iddialarından bazıları şöyle: “Büyükçekmece’de kayıp oy pusulaları bulundu. (2)” “Beyoğlu’nda tutanak değişti iddiası. (3)” “Kayıp oy pusulaları seçimi iptal ettirdi. (4)” “Her yerden kayıp oy çıkıyor. (5)” Hani dilimizde yerleşmiş bir Atasözü vardır, “Sinek küçüktür ama mide bulandırır (6)” diye. Bu şaibeler gerçek olmasa da mideleri bulandırmakta, kafalarda cevap bekleyen soru işaretleri yaratmaktadır.  

Ülkemizde suç işlemeyi alışkanlık haline getiren bazı kişiler, “kanunlar ihlâl edilmek için yapılır” düşüncesine hizmet etmekte, zamanla suç işleme makinesine dönüşmektedirler. Toplumumuzda robotlaşmış suç makinelerinin sayısı oldukça çoktur. Hele bir de kanunların boşluğundan sızacak aralık bulmuşlarsa, ne yapar eder buldukları açığı mutlaka değerlendirirler.  

Devletin başında bulunmuş bazı eski siyasilerin söylediği, “Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz” söylemi, henüz hafızalardan silinmedi. Hemen ardından da, “Böyle gelmiş böyle gider”(7) sözleriyle hukuk istismarının devamlılığına işaret edilmiştir. Demek ki, hukuku çiğneme alışkanlığı bizim siyası geleneğimizde de var. Geçmişte hep böyle olmuşsa, bundan sonra da ayni şekilde devam edeceği anlamına gelmektedir. Yukarıda sıraladığımız gerekçelerden dolayı siyasi partilerin seçimlerden sorumlu organlarını, seçim güvenliği tedbirleri almaya zorlamaktır.  

Son günlerde şaibe yaratıp toplumsal güven duygusunu zedeleyen gelişmeler, sandıkların siyasi partilerce daha dikkatli gözetilmesi gerektiği fikrini destekler niteliktedir. Geçtiğimiz yıl cevapların sızdırılmasıyla iptal edilen ÖSYM sınavından sonra, bu kez de YGS sınavında (Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı) şifrelerin dışarıya verilmesi iddiası, ikilem yaratan bir toplumsal ayrışmayı da birlikte getirmiştir. Bir yanda eğitimde fırsat eşitliği ortadan kaldırılmış, hakları gasp edilen ama sınavın geçerliliğine asla inanmayan bir kesim, öte yanda ise, sınavın objektifliğine ve geçerliliğine inanan yönetici siyasi kadrolar. Bu ayrışma sonucunda sokağa yansıyan protestolar ve geleceği karartılmış liselilerin tutuklanarak cezaevlerine gönderilmesiyle gençlerin yönetime karşı zedelenen güven duyguları.  

Milliyet Blok yazarı bazı arkadaşların anket sonuçlarına dayanmayan, Ak Parti’nin oyların en az %40’ini alacağına dair atmasyon tahminleri, gerilimi körüklemeye başladı bile. Sayın Başbakan’ın 12 Haziran seçimlerinde 315-335 arasında milletvekilliği kazanacağını iddia etmesi, muhalefet partilerinin zihinlerinde daha bugünden kötümser düşünceler oluşturmaya başladı bile. Siyasilerin, özellikle fanatik yandaşların seçimi mutlaka kazanmaları gerektiği saplantıları ve tek kazanma noktasında kendilerini odaklamaları, seçimlerin akla gelebilecek bin bir çeşit tehlikeye açık olduğu gerçeğini göstermeye yeter. Seçim sonuçları belli olmadan yapılan maksatlı açıklamalar veya verilen demeçler, rekabet ortamını germekle kalmaz, fanatik yandaşların moralini bozup, öfkeyi ve hırsı azdırır. Sonuçta fısıltı gazetelerinde alttan alta yayılan söylentilere bir ortam oluşturmaya yeterli zemin hazır demektir.  

Oy pusulalarında sıra belirleme kuraları geçtiğimiz günlerde çekildi. Ak Parti 1.sırada, CHP ise 4. sırada yer aldı.(8) İktidar, kendi partisini ilk sırada yer almasını sağlayarak avantaj sağladığı söylentileri, seçim gerilimini tırmandırmaya yeterli bir nedendir. Bunun için genel barajı aşması muhtemel siyasi partilere, seçim güvenliği bakımından önemli sorumluluklar düşmektedir. Bugün aralarındaki gerilimin had safhada olduğu siyasi partilerin seçim tarihi yaklaştığında ne halde olacaklarını tahmin etmek, hiç de olumlu bir görüntü vermiyor. Siyasette rekabet boyutlarını aşan aşırı ve sert tepkiler, şiddet içeren her tür tehlikeyi de içinde barındırıyor demektir.  

Bana göre en sağlıklı anket, Yüksek Seçim Kurulu’nun açıklayacağı kesin seçim sonuçlarıdır. Anketlerden doğru sonuçların elde edilmesi, farklı parametrelere bağlıdır. Bu değişkenler, denekleri test eden anket sorularının hazırlanmasından tutun, anket yapılan alanın belirlenmesi ve deneklerin seçimine kadar pek çok değişkeni içermektedir. Seçim gününe kadar yapılacak tahminlerin hiçbiri yüzde yüz doğruyu asla yansıtmayacaktır.  

Sağlıklı bir seçimin yapılması, sandıkların güvenliğinin sağlanmasından tutun seçmenlerin oylarını güven içinde kullanmalarına kadar, hücredeki oy pusulalarının ve ıstampa gibi diğer malzemelerin denetiminden, oyların özgürce kullanımına varıncaya kadar, partilerin sandık müşahitleri tarafından harfiyen izlenmesini kapsayan bir dizi kurala dikkat edilmesine bağlıdır. Sandıkların açılmasından sonraki aşamada ise, oyların geçerliliğinin belirlenmesinden sayımına, tutanaklara geçirilmesinden İlçe Seçim Kurullarına teslimine kadar, sandık kurullarının görevlerini gereği gibi yapmalarına bağlıdır.  

Oy vermeye elverişli ve emin bir seçim ortamının oluşması için, TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin Genel Başkan yardımcılarına buradan bir çağrı yapmak istiyorum. Ak Parti, CHP ve MHP’nin seçimden sorumlu Sayın Genel Başkan Yardımcılarının, sandık başlarına görevlendireceği müşahitlerini özenle seçmelerini öneriyorum. Seçtikleri kişilere seçimle ilgili genel talimatları ve sandık kurulundaki görevlerini iyice öğretiniz. Diğer partilerle işbirliği yaparak bir oto kontrol sistemi oluşturmalarını sağlayınız. Oy verme işlemi bittikten sonra sandık başından ayrılmamalarını, sayım işleminden sonra sonuçları tutanağa geçirip bir nüshasını almalarını ihmal etmemelerini, oy torbalarının İlçe Seçim Kurulu’na teslim edinceye kadar gözden uzak tutulmaması gerektiği hususuna dikkat etmelerini tembihleyin. Sandık seçim sonuçlarını ve oy pusulalarını sandık başkanı ile birlikte ilçe seçim kuruluna teslim etmeleri gerektiğini telkin ediniz. Mümkün olursa teslim tesellüm tutanağının bir nüshasını almalarını söyleyin. 12 Haziran Genel Seçimlerinin yaklaşmakta olduğu şu günlerde geçmiş seçim dönemlerinde yaşanan benzer şaibelere yer vermemek için, TBMM’de grup oluşturma ihtimali yüksek olan Ak Parti, CHP ve MHP’ye önemli sorumluluklar düşmektedir. Daha bugünden aralarındaki gerilimin had safhada olduğu görülen bu partileri, yarın seçim günü yaklaştığında hangi husumet duyguları içinde olacaklarını tahmin etmek zor olmasa gerek. Siyasette rekabet boyutlarını aşan bu aşırı sert muhalefet biçimi, her tür tehlikeyi de içinde barındırıyor demektir.  

Seçimlerde tehlike arz eden mevcut gerilimi düşürmek ve söylentiden uzak huzurlu bir seçim ortamı hazırlamak için yukarıda isimleri geçen partilerin yetkili Genel Başkan Yardımcılarını bir araya gelerek Centilmenlik antlaşması imzalamaya davet ediyorum. Biz vatandaşların en büyük arzusu, siyasilerin seçim tansiyonunu düşürecek tavır almalarını görmektir. Sürekli didişme halinde gördüğü iktidar ve muhalefet partilerini bir kez de uzlaşma içinde görmek, seçim tansiyonunu da düşürecek en önemli toplumsal beklentidir.  

İstanbul, 11 Nisan 2011  

 

1)http://www.frmtr.com/siyasal-bilgiler-hukuk/735511-turkiye-de-cok-partili-hayata-gecis.html  

2)http://forum.kanka.net/archive/index.php/t-727146.html  

3)http://www.secimgercegi.com/secm-secss-haberler/kayp-oy-gerginlii.html  

4)http://gazetesokcom.üçler.net/haber.jsp?cid=60793&haberadi=Kayip_oy_pusulalari_secimi_iptal_ettirdi.html  

5)http://www.spothaber.com/haber.asp?id=101426  

6)Ömer Asim Aksoy, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü 1Atasözleri Sözlüğü, Türk Dil Kurumu Yayınları:325 Ankara Üniversitesi Basımevi. Ankara, 27.07.1971  

7) http://www.uludagsozluk.com/k/anayasayi-bir-kere-delmekle-bir-sey-olmaz/ 

8) http://www.stratejikboyut.com/haber/oy-pusulasi-siralamasi-belli-oldu52074.html 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendimi bildim bileli, bütün genel seçimlerin ardından sandıkların çalındığı, yakıldığı vs söylentiler veya gerçekler yazıldı durdu.Bugüne kadar da bir önlem alınamadı. Bu iş bu kadar zor mudur?Sizin yazınızın bir kısmı bu konuda. Diğer bir kısmına gelince. Geçen seçim ortamıyla bu seçim ortamında bir değişiklik görüyor musunuz? Halkın yüzde kaçı Sn. Önder Sav'ın gidip Sn. Süheyl Batum'un gelişiyle ilgilenir? Kiminle konuşsam Kemal Kılıçdaroğlu hakkında müspet bir şey söylemiyor.Halkımızı heyecanlındıracak, harekete getirecek ne yaptı CHP. AKP ise çok puan kazanmasa da, hiç puan kaybetmiyor. CHP durgun, MHP durgun .Sonuç, parsayı AKP toplayacak. Bugünkü manzara bu. Belki yanlış düşünüyorum ama mantığım bunu söylüyor. Saygılarımla.

yılmaz çetingöz 
 15.04.2011 22:15
Cevap :
Sayın Çetingöz, ben seçim tahminlerinden ziyade, yayınlanan anket sonuçlarının hiçbirinin yüzde yüz doğruyu yansıtmayacağını ve partilerin yaptırdığı anket sonuçlarının kamuoyuna duyrulmasını seçim sonuçlarını kendi lehlerine çevirecek bir propaganda aracı olarak değerlendiriyorum. En gerçekçi anketin de, Yüksek seçim Kurulunun yayınlayacağı kesin sonuçlar olduğunu iddia ediyorum. Sonra da diyorum ki, bekliyelim görelim. "Halep ordaysa arşın burada." 12 Haziran'a kadar daha çok zaman var. Halkı hangi faktörlerin etkileyeceğini bugünden doğru tespit eden Partı, zaten seçimi kazanmış demektir. Halkı etkileyeceğine inandığım bilimsel verilere dayanmayan yanlı yayınların şimdiden yapılmaya başlanmasının doğru olmadığını ve seçim süresince basın ahlak yasasına göre objektif ve tarafsız kalması gerektiğine inanıyorum. Aynı anlayışla yazdığım yazımın kişileri ve siyasi partileri hedef almadığını,açıklama fırsatı veren yorumunuzdan dolayı teşekkürlerle sevgilerimi sunuyorum.  17.04.2011 12:25
 

Başında duranlara emanetir. Her partiden bir temsilcinin bulunma hakkının olduğu seçimlere hile karıştırılması söylentilerine aklım ermiyor. Sorumluluk sandık başına temsilci göndermeyen (gönderemeyen) partilerdedir. Selamlar saygılar...

Kadri KANPAK 
 11.04.2011 20:58
Cevap :
Sayın Kanpak, çok partili siyasi yaşama geçtiğimiz 1946 sçimlerinden itibaren tarihi bir perspektiften bakarak ve gerekçelerini de ortaya koyarak önümüzdeki seçimlerde TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin kendi aralarıdaki gerilimi azaltacak, alınması gereken tedbirlere değindim. Hile söylentilerini de kaynak göstererek somutlaştırdım.Halkın beklentisi bu siyasi partilerimizi uzlaşı içinde görmektir. Hangi partiden olursa olsun, görevi namus anlayışı ile kabul eden diğer partilerin temsilcilerine de saygı duymak gerekir. Sözümüz belli kişi ve partilere karşı değil, emanete ihanet edecek tıynette olanlara ve temsilci göndermeyerek sorumluluktan kaçan partileredir. Ziyeretinizden dolayı size teşekkür ediyor, yorumunuza cevap bulduğunuz ümidiyle selam ve saygılar sunuyorum.  13.04.2011 3:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 175
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 904
Kayıt tarihi
: 09.12.07
 
 

Rize merkez ilçeye bağlı Yiğitler Köyünde doğdum. Lise bitinceye kadar ilk gençlik yıllarımı geçi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster