Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
351
 

Gerçekten Atatürkçü müyüz?

Gerçekten Atatürkçü müyüz?
 

Günlerden 10 Kasım...

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının 79. yıl dönümü.

Atatürk'ü her yıl olduğu gibi saygıyla,rahmetle,özlemle anıyoruz. Anıtkabir'e akın akın yapılan ziyaretler, ülkenin dört bir yanında yapılan törenler, metrelerce açılan bayraklar, okunan marşlar...

Elbette hepsi çok önemli faaliyetler. Öyle ki bu faaliyetler "Milletim beni nereye gömmek isterse oraya gömsün. Yeter ki beni unutmasın." diyen Atatürk'ün bu isteğine, anısına ve bize kazandırdığı cumhuriyete saygının en büyük göstergesidir ve kıymet bilmektir.

Peki Atatürk'ün her düşüncesine ve sözüne gerçekten gereken kıymeti ve değeri veriyor muyuz? Gerçek bir Atatürkçü müyüz? Yoksa insanımızın en büyük hastalıklarından biri olan ' Bir şey olduğunu sanma ' hissiyati içerisinde kendimizi mi kandırıyoruz?

Atatürkçü olmak ne yazık ki Atatürk'ün imzasını dört bir yana yapıştırmakla, posterini asmakla, marşları bağırarak okumakla, 1938'in sonuna sekiz yerine sonsuzluk işareti koymakla ve buna benzer biçimcilik hareketleriyle olacak iş değildir. Bu bizim insanımızın hemen hemen her konuda öne çıkan biçimcilik hastalığıdır. Öyle biçimciyizdir ki bir süre sonra o biçimin içini dolduramayacak kadar yetersiz kalır ve ancak sadece bir şeyler olabildiğimizi sanarız. Tıpkı Atatürkçü olduğumuzu sandığımız gibi. Işte, bu içi boş, biçimsel Atatürkçülük, bence Atatürk'e yapılan en büyük saygısızlıktır.

' Atam izindeyiz..'
Atatürk'ün izi vatandan, milletten, cumhuriyetten geçer.

"Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır" der Atatürk.

Hepimizin bir görevi var bu hayatta. Mesleğimizden aile yaşantımıza kadar birçok görevimiz var. Gerçekten görevimizi en iyi şekilde mi yapıyoruz? Birer ebeveyn, çalışan, öğrenci, vatandaş veya en başında insan olarak..

Örneğin ey öğrenci kardeşim!
Bugün öğrencilik ise görevin, bunu hakkını vererek yapıyor musun? Zamanını ve gençliğini öğrenmeye, kendini geliştirmeye; vatanına,milletine faydalı olmaya adıyor musun?

Ey Türk milleti!
İzinde olduğumuz Atamızın hayatı savaş meydanlarında geçmesine  rağmen, ömrü mücadeleyle geçmesine rağmen o yaklaşık 4 bin kitap okumuş ve bizlere muhteşem eserler bırakmıştır.

Biz Atatürk'ün bize armağan ettiği, şehit kanlarıyla sulanan bu topraklarda, bağımsız bir ülkede, her imkana sahip iken Atatürk'ün bu güzel emanetine sahip çıkmak için ne yapıyoruz? Zamanımızın ne kadarını kitap okumaya, gelişmeye, geliştirmeye ayırıyoruz? Bunlar birer örnektir. Bunları çoğaltmak mümkündür.

Ey Türk milleti!
"Hiç bir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak" diyor Atatürk.

Peki biz çalışkan mı, her işin kolayına kaçan bir millet miyiz? Neyi, nasıl daha kolay, daha kısa sürede yaparımın hesabında mıyız? Sorumluluk almak yerine sorumluluktan kaçan, hazırlamak yerine hazıra konmayı seven bir millet miyiz? Devlete bir şey katmak yerine, ona sırtını dayayıp, onu sömürmek isteyen zihniyette miyiz? Bu soruları çoğaltmak mümkündür.

Atatürk'ün her sözünü düşünüp bir de kendimizdeki karşılığına bakarsak özde değil sözde Atatürkçü olduğumuzu görmek hiç de zor olmayacaktır. Atatürk'ü sadece anmak yetmez. Bize lazım olan ve Atatürk'ün asıl istediği şey onu anlamamızdır. Biz onu anladıktan sonra yapılan her şey bir anlam kazanır.

"Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir."
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kesin olan şu ki biz her konuda olduğu gibi şekilciliği ve özellikle de hamaseti severiz. Bu nedenle de ATATÜRKÇÜ olarak görünür ama asla ve asla ATATÜRK'ün yaptıklarının çoğu zaman tam tersini yaparız. 1 TL verir onun imzasının çıkartmasını arabamıza yapıştırır veya biraz daha fazla masrafa girer oramıza buramıza dövmesini yaptırır veya T-Shirt'ün giyeriz. Oysa ATATÜRK gibi olmak bu kadar ucuz olmamalıydı ve olamazdı da zaten. Gençliğin gerçekten ne olduğu PISA sınavlarında ortaya çıkmıyor mu? Okuduğunu anlamak konusunda bile dünya sonuncusu olan bir gençlik ATA'sının kemiklerini sızlatıyordur. Çok çok yazık! Selamla

Matilla 
 11.11.2017 14:56
 

Günlerden 10 Kasım ve çok özel bir yazıyla Milliyet Blog Ailesine girdiniz. Hoş geldiniz... Kaleminiz daim olur inşallah... Saygıyla...

Özkan Sarı 
 11.11.2017 2:16
Cevap :
Teşekkürler.  11.11.2017 15:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 219
Kayıt tarihi
: 10.11.17
 
 

Bir "insan" ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster